Şirketler

Abdi İbrahim

25 çalışan 289 cevap verdi.

KEŞFET

BSH

21 çalışan 233 cevap verdi.

KEŞFET

Siemens

27 çalışan 220 cevap verdi.

KEŞFET

TOFAŞ Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.

14 çalışan 201 cevap verdi.

KEŞFET

EY Türkiye

11 çalışan 172 cevap verdi.

KEŞFET

Türk Telekom

11 çalışan 156 cevap verdi.

KEŞFET

Perfetti Van Melle

13 çalışan 152 cevap verdi.

KEŞFET

PepsiCo

11 çalışan 147 cevap verdi.

KEŞFET

Procter & Gamble

12 çalışan 145 cevap verdi.

KEŞFET

Vodafone

9 çalışan 136 cevap verdi.

KEŞFET

Unilever

15 çalışan 122 cevap verdi.

KEŞFET

METRO Cash & Carry Türkiye

10 çalışan 121 cevap verdi.

KEŞFET

Kraft Heinz

8 çalışan 113 cevap verdi.

KEŞFET

Philip Morris / Sabancı

11 çalışan 112 cevap verdi.

KEŞFET

Nestle

9 çalışan 112 cevap verdi.

KEŞFET

British American Tobacco

8 çalışan 111 cevap verdi.

KEŞFET

AXA SİGORTA

8 çalışan 110 cevap verdi.

KEŞFET

Colgate-Palmolive

9 çalışan 105 cevap verdi.

KEŞFET

Zingat.com

8 çalışan 104 cevap verdi.

KEŞFET

Microsoft

12 çalışan 101 cevap verdi.

KEŞFET

Koton

8 çalışan 101 cevap verdi.

KEŞFET

Garanti Teknoloji

6 çalışan 91 cevap verdi.

KEŞFET

Pronet

7 çalışan 91 cevap verdi.

KEŞFET

Canon Eurasia

8 çalışan 76 cevap verdi.

KEŞFET

Mercedes-Benz Türk

6 çalışan 71 cevap verdi.

KEŞFET

Habitat

9 çalışan 70 cevap verdi.

KEŞFET

Nokta

14 çalışan 70 cevap verdi.

KEŞFET

Opsago

6 çalışan 67 cevap verdi.

KEŞFET

Anlatsın

8 çalışan 59 cevap verdi.

KEŞFET

Zeo

7 çalışan 59 cevap verdi.

KEŞFET

Garanti Bankası

6 çalışan 55 cevap verdi.

KEŞFET

Solvoyo

9 çalışan 55 cevap verdi.

KEŞFET

L'Oréal

19 çalışan 52 cevap verdi.

KEŞFET

Bain & Company

6 çalışan 44 cevap verdi.

KEŞFET

ProBro Akademi

5 çalışan 43 cevap verdi.

KEŞFET

Bilhassa

4 çalışan 41 cevap verdi.

KEŞFET

Avon

7 çalışan 40 cevap verdi.

KEŞFET

Userspots

4 çalışan 40 cevap verdi.

KEŞFET

DenizBank

2 çalışan 31 cevap verdi.

KEŞFET

Dinamo Consulting

1 çalışan 24 cevap verdi.

KEŞFET

Marjinal Porter Novelli

2 çalışan 22 cevap verdi.

KEŞFET

Eczacıbaşı Topluluğu

10 çalışan 19 cevap verdi.

KEŞFET

Akbank

2 çalışan 18 cevap verdi.

KEŞFET

Moda Kariyeri

1 çalışan 18 cevap verdi.

KEŞFET

QS Quacquarelli Symonds

1 çalışan 16 cevap verdi.

KEŞFET

Anbean

5 çalışan 12 cevap verdi.

KEŞFET

Girişimcilik Vakfı

1 çalışan 8 cevap verdi.

KEŞFET

BinYaprak

6 çalışan 6 cevap verdi.

KEŞFET

PwC

1 çalışan 5 cevap verdi.

KEŞFET

Kron

1 çalışan 5 cevap verdi.

KEŞFET

Eti

Şirket

KEŞFET

Migros

Şirket

KEŞFET

Öne Çıkan Anlatımlar
Her Uluslararası İlişkiler öğrencisi diplomat olmayı hayal eder çok çok fazla emek harcarsa diplomat olur ,çok emek harcarsa Dışişleri Bakanlığında kendisine yer bulabilir ,yine çok çok emek harcayıp akademisyen olup profesörlüğe ,rektörlüğe kadar gidebilir ya da çok emek harcayıp yardımcı doçent, doçent olabilir bir kez daha çok emek harcayıp özel sektörde yöneticilik yapabilir en azından bir şirkette muazzam seviyelere gelebilecek bilgi birikimine sahiptir.
Ya da; 4 veya 5 sene okulunu okur bitirir elinde ne dili vardır ne bilgi birikimi ne seminerlere katılmıştır ne konferanslara ne derslere girmiştir ne de yurt dışına çıkmıştır, işte o Uluslararası İlişkilercinin ,elindeki diplomanın ona direk güvence sağlaması ütopik bir hayal olabilir.
Soruya bir kahkaha attıktan sonra devam edeceğim... Ankara'da okursunuz. Yani İstanbul'daki gibi trilyarlarca aktivite, mekan, konser vs. olmuyor. Yine de büyükşehir olduğunu unutmamak lazım tabi burda da var bişeyler ama her Allahın günü gezmek istiyorsan gelmeyeceksin. Ki öyle bir durumda okuma zaten :) Eskişehire yakınlığını artı görenler var bilemiyorum hiç gitmedim. İstanbul'a göre daha bir öğrenci şehri Ankara, çünkü aynı zamanda memur kenti de. "Hocam" diye bir yakınlığı var. Dolmuş şoföründen öğrencisine ve akademisyenine herkes Hocadır Ankara'da. İlk başlarda bu tabir garip gelmşti ama son zamanlarda sıcak buluyorum bunu. Düzenli şehir.
Kaymakamlık, mülki idare amirlikleri,

İdare mahkemeleri ve bölge idare mahkemelerinde idari hakimlik,

Bakanlıklarda uzmanlık, müfettişlik, danışmanlık,

Polislik, komiser yardımcılığı, komiser ve emniyet teşkilatında diğer uzmanlık görevleri,

KİT’ler ile yatırımcı kuruluşlarda orta ve üst kademe yöneticilik, uzmanlık ve müfettişlik,

Teftiş kurullarında müfettişlik, uzmanlık ve yöneticilik,

Danıştay ve Sayıştay’da denetçi ve uzmanlık,

Dış İşleri Bakanlığı’nda meslek memurluğu ve idari memurluk,

İçişleri Bakanlığı’nda İl Planlama ve Koordinasyon Uzmanlığı,

Rekabet Kurulu, Telekom Üst Kurulu gibi üst (düzenleyici) kuruluşlarda uzmanlık ve denetçilik,

Hazine, Devlet Planlama Teşkilatı, Maliye Bakanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, TUİK/DİE gibi kuruluşlarda müfettişlik ve uzmanlık,

Tüm kamu ve özel bankalar ile özel sektör kuruluşlarında ve çok uluslu şirketlerde yöneticilik, müfettişlik ve uzmanlık.
Birçoğunuzun aşina olduğu KOBİ diye bir tabir vardı, Küçük ve Orta Bütçeli "İşletme"ler. Bir de tabii Büyük "İşletme"ler var. Bunların Finansmanının yapılması, "İşletme"nin çarklarının dönebilmesi için bir Finans, Muhasebe ve Vergi gibi mali faaliyetlerin düzenli gitmesi gerekir; bu "İşletme"nin sunduğu hizmet ya da malı satabilmesi için bunu tüketiciye/hizmeti alan kişiye tanıtması gerekiğinden Pazarlama; ikna olan kişi ürünü/hizmeti satın alacak kişiyle Satış;elimizdeki ürünü oluşturmak/hizmeti sağlayabilmek için hammadde/işlenmiş malzemeyi sağlayabilmek için Satın Alma; satılacak ya da satın alınacakların bir yerden bir yere ulaşımını denetlemek ve bunlardaki problemleri çözebilmek için Lojistik ;tüm bunları yapabilecek yetkinlikte olan, her konuma/pozisyona hitap eden çalışanları bulabilmek ve düzeni sağlamak için İnsan Kaynakları gibi departmanların hepsinde çalışabilir bir İşletmeci. Veya bir bankada da yine Finans, Kredi, vs. gibi pek çok departmanda da kendine yer bulabilir.

(Bu departmanları tek başlarına söylediğimizde benim anladığım/aklıma gelenler bunlar, sizlerin farklı bulduğu şeyler de olabilir. Yanlış/Eksik bir şey yazdıysam affola.)

İş imkanlarına gelecek olursak, ODTÜ zaten size iyi bir eğitim sunuyor, ama İşletme kişinin kendine Akademik özellikler dışında ne kattığıyla da ilgilenen bir bölüm. Dolayısıyla bölümün kapısından girip 4 yıl sonra sadece müfredatınızda yer alan derslerde öğrendiklerinizin bir kısmını yanınıza alarak çıkarsanız, tabiki bir iş bulabilirsiniz, ama o işin sizi tatmin edeceğini garanti edemem. Ama siz bir yandan derslerinizi takip etmiş bir yandan da bunları eğitimler, seminerler, kurslar, projelerle desteklemişseniz imkanlar artacaktır. Büyük Türk veya çok uluslu firmaların Genel Müdürlük/Merkezlerinin çoğu İstanbulda olduğu için.. Sanırım her şey açık. Tabii Bankacılıkta şehrinizde bulunan şube, Bölge Müdürlüğü gibi yerlerde veya büyük şirketlerin Satış elemanlarının sorumlu oldukları birkaç şehir/bir bölge gibi sorumluluk alanınıza göre değişkenlik gösteren yerlerde çalışmanız da mümkün.
Sosyal , sürekli kendini geliştiren , 4 yıllık bölümlerin aynı kampüs içerisinde yer aldığı , kampüs içi ulaşımın kolay olduğu , öğrencisini seven bir üniversite . Ayrıca ;

MEZUNLARI EN KOLAY İŞ BULAN ÜNİVERSİTE

Sakarya Üniversitesi, Türkiye'de mezunları en kolay iş bulan ilk 5 üniversite arasında.

İnsan kaynakları sitesi Secretcv.com'un verilerine göre Türkiye'de mezunları en kolay iş bulan üniversiteler arasında Sakarya Üniversitesi öne çıkıyor. Açıklanan verilere göre Sakarya Üniversitesi, İstanbul, Marmara ve Kocaeli Üniversitesi'nin ardından 4. sırada yer alıyor.

SAPANCA GÖLÜ MANZARALI EŞSİZ KAMPÜS

Sakarya Üniversitesi'nin Sapanca Gölü manzaralı yemyeşil kampüsünde öğrencilerin rahat bir eğitim alması için her türlü olanak düşünülmüş. Öğrenciler posta ve banka hizmetleri için kampüste bulunan şubelerden yararlanmaktalar. Beslenme ihtiyaçlarını ise, merkez yemekhane ile birlikte kampüs içerisinde bulunan birçok kafeden karşılamaktalar. Sakarya Üniversitesi’nin tüm kampüslerinde kablosuz ağ bağlantısı ve öğrencilerin kullanımına açık bilgisayar laboratuvarları bulunmaktadır. Kütüphane hizmetleri ise merkez ve fakülte kütüphanelerinden verilmektedir.

ULUSAL KALİTE ÖDÜLLÜ İLK VE TEK DEVLET ÜNİVERSİTESİ
Sakarya Üniversitesi’nin EFQM Mükemmellik Yetkinlik Seviyesi Kalite Belgesi’ne sahip ilk ve tek devlet üniversitesi. 2001 yılında idari ve destek hizmetlerinin iyileştirilmesi amacıyla başlanan kalite çalışmaları 2010 yılında kamu kategorisinde Ulusal Kalite Ödülü alınmasıyla sonuçlandı. Sakarya Üniversitesi bunun yanı sıra 2009 yılında Avrupa Komisyonu tarafından verilen ‘Diploma Eki Mükemmellik Ödülü’, yine aynı yıl ‘Avrupa Dil Ödülü’nü aldı. 2010 yılında ise Türkiye’de ilk defa ‘ECTS Eki Mükemmellik Ödülü’nü aldı.

ERASMUSA EN FAZLA BÜTÇE AYIRAN ÜNİVERSİTE
Sakarya Üniversitesi, Türkiye’de Erasmus öğrenci değişim programlarına en fazla bütçe ayıran üniversite olmanın yanı sıra, bu sayede ikili anlaşmalar çerçevesinde yurtdışına en fazla öğrenci gönderen ikinci üniversite durumunda.
ÖĞRENCİ TOPLULUKLARI SÜREKLİ AKTİF
100'ün üzerinde öğrenci topluluğunun bulunduğu Sakarya Üniversitesi'nde yıl boyunca panel, seminer, konferans, kongre ve söyleşi hiç eksik olmuyor. Yıl boyu düzenlenen onlarca etkinlikle sosyal açıdan gelişen öğrenciler kariyer topluluklarının sayesinde de iş hayatıyla mezun olmadan yakından tanışma fırsatı yakalıyorlar.

ULUSLARARASI GEÇERLİLİĞE SAHİP DİPLOMA
Sakarya Üniversitesi mezunları, diplomalarının yanında aldıkları diploma eki ile uluslararası tanınırlık kazanıyor.

BİLGİYE ERİŞİMDE ZAMAN SINIRLAMASI YOK: 7/24 AÇIK KÜTÜPHANE
Öğrencilerin ders dışı boş zamanlarını kütüphanede geçirmeleri, kitap ve çevrimiçi (online) kaynaklara zaman sınırlaması olmadan ulaşmalarını amaçlayan SAÜ, bu doğrultuda Merkez Kütüphanesini 7 gün 24 saat açık tutmakta.
2011-2012 Eğitim-Öğretim yılında özellikle öğrencilerin geç saatlere kadar ders çalışmak için yoğun olarak kullandığı Merkez Kütüphane, bir ders çalışma ortamıyla birlikte bilgisayar laboratuvarı, kablosuz internet erişimiyle de internetin getirdiği sonsuz bilgi erişimine de imkân veriyor.
Yaklaşık 6 bin metrekare alanda hizmet veren SAÜ Kütüphanesi, içinde 730 kişilik konferans salonu, çalışma odaları, okuma salonları, görsel ve işitsel kaynaklara ulaşmak isteyenler için ayrı bölümleri ile bilgiye ulaşmak isteyenlere en iyi hizmet sunma çabasında.
Milyonlarca Kaynağı Erişim
150 bini aşkın kitap, binlerce tez, 3 bin CD veya DVD olmak üzere binlerce bilgi kaynağına sahip Kütüphane, ayrıca yaklaşık 1700 dergi aboneliğiyle de süreli yayınlarda da gelenlere sınırsız bir hizmet sunmakta.
Ulusal ve uluslararası birçok çevrimiçi veritabanına üye olan Sakarya Üniversitesi Merkez Kütüphanesi, öğrencilere, öğretim elemanlarına ve araştırmacılara elektronik veritabanı abonelikleri ile 28 bin e-dergiye, 2 milyon e-kitaba, 2 milyonun üzerinde e-teze ve Time gazetesinin 200 yıllık arşivine elektronik ortamda tam metin erişim olanağı sunuyor.

UZMAN AKADEMİK KADRO
191 Profesör, 175 Doçent, 516 Yardımcı Doçent, 234 Öğretim Görevlisi, 101 Okutman, 505 Araştırma Görevlisi, 51 Uzman ile toplamda 1773 kişilik akademik kadrosuyla bütün öğrencilerine eşit ve kaliteli biçimde eğitim vermeyi sürdüren Sakarya Üniversitesi sürekli olarak akademik kadroyu hem kalite hem de sayı olarak artırmayı hedefliyor.
1992 yılında kurulan ve kurulduğu günden bugüne sürekli gelişim içerisinde olan Sakarya Üniversitesi uluslararasılaşmaya verdiği önemle biliniyor. Her öğretim üyesinin yurtdışı deneyimi kazanmasını zorunlu hale getiren SAÜ bu alanda yurtdışı desteklerini de arttırmış durumda.

FARABİ PROGRAMI İLE YURTİÇİNDE 82 ÜNİVERSİTE İLE ÖĞRENCİ DEĞİŞİMİ
Kısaca "Farabi Değişim Programı" olarak adlandırılan Yükseköğretim Kurumları Arasında Öğrenci ve Öğretim Üyesi Değişim Programı, üniversite ve yüksek teknoloji enstitüleri bünyesinde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde eğitim-öğretim yapan yükseköğretim kurumları arasında öğrenci ve öğretim üyesi değişim programıdır.
Farabi Değişim Programı, öğrenci veya öğretim üyelerinin bir veya iki yarıyıl süresince kendi kurumlarının dışında bir yükseköğretim kurumunda eğitim ve öğretim faaliyetlerine devam etmelerini amaçlamaktadır.
Farabi Değişim Programına katılan öğrencilere karşılıksız burs, öğretim üyelerine de ek ders ödemesi yapılmaktadır.
Sakarya Üniversitesi'nin, Farabi değişim programı dahilinde yurtiçinde 82 üniversite ile anlaşması bulunuyor.

YABANCI DİL OLANAKLARI
Yabancı dil gelişimine hayli önem veren Sakarya Üniversitesi’nde, önlisans, lisans ve yüksek lisans programlarına başlayacak öğrencilerin İngilizce seviyelerini tespit etmek amacıyla İngilizce yeterlik sınavı yapılıyor. Bu sınavdan en 60 puan alan öğrenciler İngilizce Hazırlık Sınıfı'na seviyelerine göre başlıyorlar. Lisans bölümlerinin tamamında İngilizce hazırlık programı bulunuyor. Bazı bölümlerde İngilizce hazırlık sınıfları zorunlu. İlahiyat Fakültesinde ise, Arapça Hazırlık sınıfı zorunlu. İngilizce dersleri Yabancı Diller Bölüm Başkanlığı tarafından yürütülüyor.

FARKLI ÜLKELERDEN BİNİN ÜZERİNDE YABANCI ÖĞRENCİ
Sakarya Üniversitesi, 40 farklı ülkeden binin üzerinde yabancı öğrenci sayısı ile her geçen gün uluslararası bir üniversite olma yolunda hızla ilerliyor.

ÇİFT ANADAL VE YANDAL UYGULAMALARI İLE ÇİFTE DİPLOMA İMKANI
Çift Anadal ve Yandal uygulamalarının çokluğuyla dikkat çeken Sakarya Üniversitesi'nde Fen-Edebiyat Fakültesi ve Mühendislik Fakültesi, başta olmak üzere toplamda 8 fakülte ve 32 bölümde çift anadal ve yandal yapılmasına olanak sağlanıyor. Başarı şartını ve diğer koşulları sağlayan öğrenciler Sakarya Üniversitesi'nde iki ayrı programdan eş zamanlı olarak ders alıp, iki ayrı diploma alabilme imkanına sahip.

100 BİNİ AŞAN MEZUN
Sakarya Üniversitesi kurulduğu 1992'den bugüne 100 binin üzerinde mezun verdi. Sakarya Üniversitesi'nin hür düşünceli, insan haklarını gözeten, insanlığa saygılı, milli ve manevi değerlerine bağlı, vizyon sahibi, demokrat, ekip ruhuna inanan, araştırmacı ve sorgulayıcı, rekabetçi, sosyal ilişkileri güçlü ve yüksek donanımlı öğrencileri mezun olduktan sonra gerek kamu ve gerekse özel sektörde kolayca iş bulabilmektedir.

60 BİNİ AŞAN ÖĞRENCİ
Temelleri 1970 yılında atılan Sakarya Üniversitesi, 60 bini aşan öğrencisi 2500 çalışanı ve 325 farklı bölümü, örgün eğitimin yanında uzaktan eğitim ve sertifika programlarıyla büyük bir kurum haline gelmiştir. Ayrıca 40 farklı ülkeden 1000 e ulaşan yabancı öğrenci sayısı ile uluslararası bir üniversite olma yolunda hızla ilerlemektedir.
Sakarya Üniversitesi, öğrencilerini; hür düşünceli, insan haklarını gözeten, insanlığa saygılı, millî ve manevi değerlerine bağlı, demokrat, vizyon sahibi, ekip ruhuna sahip, araştırmacı ve sorgulayıcı, rekabetçi, sosyal ilişkileri güçlü ve yüksek donanımlı olarak yetiştirmeyi hedeflemektedir.

Ayrıca bknz : http://www.milliyet.com.tr/universite-siralamalari-kopan/gundem/ydetay/2079813/default.htm
Dünyadaki en masum varlığın çocuklar olduğuna inandığım için.
psikoloji bölümü mezunu psikolog olur ve bir sürü iş yapabilir. Kendi tabirimle insanların bir arada yaşadığı her yerde psikologlar için iş imkanı vardır. Ama daha detaylı açıklamak için psikolojinin alt alanlarına ait bilgi vermek gerekir.

Adli Psikoloji (Adli psikolog): Yasal konulara ve sorunlara psikolojinin ilkelerini uygulamak üzere hukuk ile psikoloji arasında kurulan ilişkiden doğan bir alandır. Adli psikologlardan bazıları hem psikoloji hem de hukuk eğitimi almışlardır. Mahkemelerde genellikle onların uzmanlıklarına gereksinim duyulur. Örneğin, hüküm giymiş ya da göz altında tutulan kişilerin davranışlarını ve duygusal strese maruz kalıp kalmadıklarını değerlendirir ve ebeveynlerden hangisi çocuğun velayetini almalıdır ya da bir sanığın zihinsel kapasitesi mahkemede savunma yapmak için yeterli midir gibi sorunlu durumlarda hakime yardımcı olurlar. Lisans ya da yüksek lisans derecesine sahip olanlar, ıslahevi, hapishane ve adli tıp enstitülerinde, hukuk uygulama birimlerinde çalışırlar. Doktora derecesini almış olanlar ise psikoloji bölümlerinde ve hukuk fakültelerinde, araştırma organizasyonlarında ve toplum sağlığıyla ilgili kuruluşlarda danışmanlık yapmakta ya da hukuk uygulama birimlerinde, mahkemelerde ve ıslahevlerinde çalışmaktadırlar.


Deneysel Psikoloji (Deneysel psikolog): Temel davranışsal süreçlerdeki değişiklikleri araştıran ve öğreten psikologlardır. Deneysel psikoloji içindeki önemli alt dallardan biri, bilginin işlenmesi, belleğimizde depolanması, depodan geri çağrılması ve problem çözme durumlarına uygulanması gibi bilgi işleme sürecini çalışan bilişsel psikolojidir. Öğrenme, duyum, algı, performans, motivasyon, bellek, dil, düşünme, iletişim ve problem çözme, yeme, okuma gibi davranışların altında yatan fizyolojik süreçlerin araştırılmasıyla ilgilenen alt alan ise fizyolojik psikolojidir. Deneysel psikologlar, hayvan davranışlarını da inceler ve insan davranışlarıyla ilişkilendirirler. Deneysel psikologlar, aynı sosyal psikologlar gibi genellikle akademik alanda ve araştırma enstitülerinde çalışırlar.

Eğitim Psikolojisi (Eğitim psikoloğu): Eğitim psikoloğu insanların nasıl öğrendiğini ve etkili öğrenmenin gerçekleştirilmesi üzerine yoğunlaşırlar. Her yaştaki insanın eğitimi için gerekli araç, gereç ve yöntemleri geliştirirler. Becerileri değerlendirir ve eğitim programlarının düzenlenmesine ve uygulanmasına yardımcı olurlar. Ayrıca yüksek teknik becerilerin öğretimi, değerlendirilmesi ve düzenlenmesi konularında da eğitim psikologlarından yararlanılmaktadır.Yetenek, güdü, sınıf ortamı gibi pek çok etmeni dikkate alırlar. Eğitim psikologlarının bazıları bilgisayar programlarında da kullanılabilecek yeni yönergeler geliştirirler, öğretmenlere eğitim verirler ve öğretmenlerde iş verimini, performansını ve doyumunu etkileyen etmenleri çalışırlar.Doktora eğitimli gelişim psikologlarının çalışma alanları genellikle öğretim üyeliği ve çeşitli eğitim ortamlarında danışmanlıktır.


Endüstri/Örgüt Psikolojisi (Endüstri psikoloğu): İş yaşamını iyileştirme ve üretimi arttırma amacıyla psikolojik ilkeleri iş yaşamına uygularlar. Bu psikologların çoğu insan kaynakları uzmanı olarak görev yaparlar. Plan yapma, kaliteli yönetim, örgütsel değişim gibi alanlarda eleman örgütlenmesi ve eğitimi konularında çeşitli örgütlere yardımcı olurlar. İlgileri arasında, örgütsel yapı, iş verimi, iş doyumu, tüketici davranışı, personel seçimi ve personelin geliştirilmesi gibi konular yer almaktadır. Endüstri psikologlarının sorumlulukları arasında araştırma yapmak, araştırma sonuçlarını kullanılır kılmak ve problem çözücü olarak işlev görmek de vardır. Endüstri/örgüt psikologları, ticarette, endüstride, kamu kurumlarında ve üniversitelerde çalışabilirler ve firmalara danışmanlık yapabilirler.



Gelişim Psikolojisi (Gelişim Psikoloğu): Gelişim psikologları doğum öncesinden başlayarak ölüme kadar uzanan yaşam süresinde insan gelişiminin evreleri üzerinde çalışırlar. Gelişim psikologları yaşa bağlı davranış değişikliklerinin tanımlanması, açıklanması ve ölçülmesiyle ilgilenirler. Gelişimdeki evrensel nitelikler, kültürel ve bireysel farklılıklar üzerinde çalışırlar. Doktora düzeyindeki gelişim psikologları, arştırma yapma ve öğretim üyeliği gibi faaliyetlerde bulunabilirler. Lisans ve yüksek lisans mezunu olanlar kreş ve gündüz bakımevlerinde, okulöncesi eğitim veren diğer kurumlarda, hastahane ve kliniklerde gelişim psikoloğu olarak çalışabilirler.Huzurevleri ve diğer merkezlerdeki yaşlıların belirlenen hedeflere yönlendirilmeleri, yetiştirme yurdu ve bakımevlerinde ergen ve gençlere uygulanan programların değerlendirilmesi türünde faaliyetleri de yürütürler.


Klinik Psikoloji (Klinik psikolog): Zihinsel davranışsal ve duygusal bozukluğu olan bireyleri değerlendirip, tedavi ederler. Klinik psikologların ilgilendikleri sorunlar, gelişim dönemleriyle ilgili kısa süreli gelişimsel krizlerden (ergenlikteki başkaldırı ve orta yaşta kendilik değerindeki düşme gibi) fobi, depresyon ya da şizofreni gibi daha ağır sorunların tedavisine kadar değişebilmektedir. Pek çok klinik psikolog aynı zamanda araştırma da yapmaktadır. Araştırma konuları arasında başarılı bir klinik psikoloğun özelliklerini ve bir tedavinin etkililiğinde rolü olan faktörleri belirleme, başarılı yaşlanmayla veya çeşitli davranış bozukluklarıyla ilişkili olan etmenler, fobilerin nasıl geliştiği ya da şizofreninin nedenlerini belirleme gibi konular sayılabilir. Ayrıca bireyi değerlendirmek amacıyla test ya da ölçek uygulama ve yorumlama ile tedavi amaçlı bireysel ya da grup terapisi yapma da klinik psikoloğun önemli görevleri arasındadır. Lisans ya da yüksek lisans eğitimi olan klinik psikologlar kendi muayenehanelerini açamasalar bile, doktora eğitimli bir başka klinik psikoloğun gözetiminde çalışabilirler.


Nöropsikoloji ve Psikobiyoloji (Nöropsikolog): Biyolojik sistemler ile zihnin işlevi ve davranış arasındaki ilişkiyi incelerler. Beynin biyokimyasal mekanizmaları, beyin yapılarının fonksiyonları, kimyasal ve fiziksel değişikliklerin davranışlara ve duygulara etkisini araştırırlar. Nöropsikolog, merkezi sinir sistemi bozukluklarının teşhis ve tedavisi ile ilgilenir ve davranış bozukluğunun teşhisi ve rehabilitasyonu için hastayla çalışır. Klinik nöropsikologlar, nöroloji, pediatri, beyin cerrahisi, psikiyatri kliniklerinde görev alırlar. Bu alanda yetişmiş akademik personel, nöropsikolog yetiştirir ve klinik psikolog ile tıp doktorlarının eğitimini üstlenir. Lisans ya da yüksek lisans derecesi olanlar nöropsikolojik değerlendirmede ya da araştırma laboratuvarlarında araştırma yardımcısı olarak çalışabilirler.


Okul Psikolojisi (Okul psikoloğu): Okul psikologları özel ya da devlet okullarında çalışır, öğrencilere danışmanlık ve değerlendirme yaparlar. Ruh sağlığı ve öğrenme için gerekli çevresel koşulları düzenleme ile de ilgilenirler. Sınıf ortamını bozan ya da özel eğitime gereksinimi olan çocuklar ile ilgilenir, programlar geliştirir ve değerlendirir; sınıf yönetimi konusunda öğretmenlere eğitim verirler. Ailelere ve okul çalışanlarına da psikolojik ve eğitsel konularda danışmanlık yaparlar. Okul psikologları, anaokullarında, hastanelerde ve ruh sağlığı kliniklerinde çalışabilirler.


Psikometri (Psikometrist): Psikolojik bilginin elde edilmesi ve uygulanması sırasında kullanılacak teknik ve yöntemler üzerinde çalışırlar. Zeka, kişilik, yetenek ve diğer alanlardaki testleri geliştirirler. Bu testler, klinik, danışmanlık, iş yaşamı, endüstri ve okul gibi alanlarda kullanılmaktadır. Psikometristler, araştırma desenleri, veri analizi ve verinin yorumlanması konularında da faaliyet gösterirler. Bu alanda çalışan psikologlar, matematik, istatistik, teknoloji, ve bilgisayar programları bilgileriyle donanmışlardır. Yüksek lisans derecesi olanlar genellikle endüstride, araştırma merkezlerinde ve test geliştirme alanında çalışırlar.

Sağlık psikolojisi (Sağlık psikoloğu): Sağlık psikologları, hastalıkların önlenmesi ve sağlığın sürdürülebilmesi için araştırmacı ve uygulamacı olarak çalışırlar. Sağlığı ve hastalığı etkileyen biyolojik, psikolojik ve sosyal etmenlerle ilgilenirler. İnsanların hastalıkla nasıl başedebildikleri, neden bazı insanların tıbbi önerileri izlemedikleri, acının en etkili bir biçimde nasıl denetlenebileceği ve kötü alışkanlıkların nasıl değiştirileceği ile ilgilenirler. Örneğin, sigara bırakma, kilo verme, stresi kontrol altına alma gibi konularda programlar ve sağlık kampanyaları düzenlerler. Duygusal ve fiziksel sağlığı iyileştirici sağlık stratejileri de geliştirirler.Ayrıca hasta-hekim ilişkisi ve sağlık personelinin sorunları da ilgi alanları içindedir. Sağlık örgütleri, kamu sektörü, hastane ve tıp merkezlerinde ya da polis güvenlik servislerinde çalışırlar. Henüz bu alanda oluşturulmuş bir yüksek lisans ya da doktora programı yoktur. Psikoloji bölümlerinin bazılarında verilen Sağlık Psikolojisi dersleri ve Türk Psikologlar Derneği bünyesinde verilen hizmet içi eğitim kurslarıyla eksiklik giderilmeye çalışılmaktadır. Genellikle psikologlar, psikolojinin klinik veya sosyal psikoloji alanlarında bir uzmanlaşmadan sonra bu alana yönlendirilmektedirler.


Sosyal Psikoloji (Sosyal psikolog): Sosyal psikologlar insanların birbirleri ile nasıl etkileşime girdikleri ve sosyal çevrelerinden nasıl etkilendikleriyle ilgilenirler. Bireyleri, grupları ve grup davranışını, tutumları, önyargıları ve bunların oluşumu ile değişimini incelerler. Arkadaşlık, ikili ilişkiler, çekicilik ve saldırganlık gibi konular üzerinde araştırma yaparlar. Dolayısıyla sosyal psikolojide genellikle doktora derecesi gereklidir ve sosyal psikologlar çoğunlukla akademik ortamlarda çalışırlar. Ancak son yıllarda reklam şirketlerinde, hastanelerde, eğitim kurumlarında, mimarlık ve mühendislik firmalarında ve çeşitli kamu alanlarında araştırmacı-danışman olarak çalışmaktadırlar.


Spor Psikolojisi (Spor psikoloğu): Spor psikolojisi, psikoloji ilkelerinin spor ortamına uygulanmasını içeren bir alt alandır. Spor psikologları hem akademisyen hem de uygulamacı olarak çalışırlar.Spor psikologları, uygulamacı olarak takımın performansını artırmaya ve takım içinde olumlu bir hava yaratmaya çalışırlar. Bir yarışma öncesindeki kaygı ve sonrasındaki başarısızlık duygusu ile nasıl başedilebileceği konularında sporculara yardımcı olurlar; ayrıca, sporcuların yarışma amaçlarına yoğunlaşmalarına ve güdülenmelerine yardım ederler. Araştırmacı spor psikologları ise sporda davranış ve performansı etkileyen faktörleri araştırırlar. Ülkemizde henüz gerçek anlamda spor psikolojisi eğitimi veren bir birim bulunmamakla birlikte bu alana duyulan ihtiyaç gün geçtikçe artmaktadır.


Trafik Psikolojisi (Trafik psikoloğu): Trafik psikolojisi, psikoloji ilkelerinin trafik ve yol güvenliği alanına uygulanmasıdır. Türkiye de yeni bir alan olan trafik psikolojisinin etkinlikte bulunduğu alanlar; sürücü yeteneklerinin psikoteknik değerlendirilmesi, sürücülük tarzları ve trafikte risk alma davranışı, sürücü eğitimi ve rehabilitasyonu, ergonomi, trafik güvenliği için bilinçlendirme, trafik yasalarını yapan ve uygulayanlara danışmanlık, trafikle ilgili davranış tutum yetenek ve becerileri ölçme araçları geliştirme, bu konularla ilgili araştırmalar ve üniversitelerde trafik psikolojisi dersleri verme olarak sıralanabilir. Trafik psikolojisi alanında henüz üniversitelerimizde yüksek lisans programları yoktur. Ancak, Türk Psikologlar Derneği’nce düzenlenen sürekli eğitim programlarıyla alanda duyulan gereksinime yanıt verilmeye çalışılmaktadır.
Tarihe biraz meraklıysanız Ankara sizin için doğru tercih olucaktır. En güzel müzelerin yanı sıra Atatürk Orman Çiftliği ve Anıtkabir gibi ziyaret olanaklarınızda mevcuttur.
Ayrıca Ankara doğru yerleri öğrendikten sonra zamanla öğrenciler için ucuza yaşanabilecek bir kent haline gelicektir.
Deniz canlısı değilseniz, Ankara gelebileceğiniz en güzel şehirlerden bir tanesi.

Sonbaharı çok güzeldir, keyif almanızı sağlar. Hele Bilkent gibi bir yerdeyseniz bu his 10 katına çıkar.

Düzenlidir, bürokratiktir. Yaşam alanları bellidir bu yüzden çok fazla uzaklaşmazsınız, çoğu yere tek araçla ulaşabilirsiniz.

Eve çıkmak çoğu zaman daha avantajlıdır, keyifli de olur.

İnsanı değişiktir, bazen iyi bazen olumsuzdur. Ama yol tarif edemiyorlar (Faruk Eczanesi mantığı), bir yere gitmek için dolmuş sorduğumda 3 ayrı kişi 3 farklı yeri göstermişti ve onlardan bağımsız bir yerden geçiyordu filan.

Gece yürüyebilirsiniz (her yerde değil abartmamak lazım). Örneğin yaz stajında İstanbul'da Harbiye taraflarında kalırken eve gidiş-geliş bir gerginlik yaratırken, İstanbul'dan Ankara'ya döndüğümde sabah 5'te Emek'ten eve geçerken tek tehdit benmişim gibi hissettiren tek şehir. Gece sakince yürümenin hissi çok güzeldir.