Gıda

12 soruya 12 cevap verildi.

Cevaplar 12

Yükleniyor...
499 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Gıda sektöründe çalışmayı düşünen öğrenci ve yeni mezunlara tavsiyem; her sektörde olduğu gibi bu sektörü de gerçekten sevip sevmediklerini ve ilgi duyup duymadıklarını iyice düşünsünler. Hatta mümkünse bu konuda staj yapacakları noktaları da özenle seçsinler çünkü bana göre staj; farklı kategorilerde ve farklı departmanlarda olmalı. Bu sayede mezun olduklarında ne istediklerini bilebilirler. Gıda sektöründe çalışmak isteyen birinin mutlaka Gastronomi’ye, yeniliklere, dünya pazarına, Türkiye pazarına ve yerel değerlere ilgi duyması, dinamik bir yapıda olması lazım. Dolayısıyla yeni mezunlar bunu en iyi stajda görebilirler. Bunun dışında bir tavsiyem de; Metro’da işe başladıkları zaman genellikle birincil endişeleri unvan oluyor. Ben bunun hiçbir zaman birincil endişe olmaması gerektiğini düşünüyorum. Sizin bir süre sonra bu işte ve Gıda sektöründe nerede olacağınızı bilmeniz tüm hayatınızı etkileyen bir şey değil çünkü yanlış yerdeyseniz bunu 6 ay veya 1 yıl içerisinde değiştirme şansınız var. Sizin burada düşünmeniz gereken nokta; 5-10 yıl sonra sektörün nerede olacağı, sizin nerede olacağınız, kendinize ne tarz yatırımlar yapabileceğiniz ve çalıştığınız firmanın ne kadar vizyoner olduğu önceliklidir. Siz zaten bir işi tutkuyla, severek ve heyecanla yaptığınız zaman ve o işi tüm hayatınıza yaydığınız zaman o unvan mutlaka sizi buluyor.

411 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Gastronometro’da çalışmak inanılmaz keyifli bir şey ve bunu alana girdiğiniz anda ya da herhangi bir sosyal medya hesabımızda birden fazla fotoğrafa baktığınız anda tahmin edebilirsiniz. Çünkü öncelikle havada her zaman sizi güzel şeyler düşünmeye, güzel hissetmeye teşvik eden bir koku var, her şeyden önce bu var. Etrafınızda beyaz kelebekler gibi gezen beyaz ceketli Şefler var ve her zaman güler yüzlüler çünkü biz misafirperverlik dediğimiz sektörün bir parçasıyız. Dolayısıyla Gastronometro’ya gelen herkes ister eğitime gelmiş olsun ister bir etkinliğin katılımcısı olsun bizim için birer misafirdir. Onların bizim için birer misafir olması bunu bir iş gibi görmekten uzaklaştırıyor. O yüzden biz keyif aldığımız bir ortama ve keyif aldığımız insanlarla vakit geçirmeye geliyoruz.

Her gün Şefler yeni bir şey deniyorlar. Mutfakta olmasak dahi bunun bir parçası oluyoruz ve mutfakta daima devam eden heyecan bize de bulaşıyor. Dolayısıyla iş hayatıyla ilgili insanı en çok korkutacak şey; tekrara düşmek ve düştüğü rutinden sıkılmak olabilir ama biz rutine düşmüyoruz çünkü bizim mutfağımızdan çıkan bir şeyin tekrar çıkması 1 ayı bulabilir, hiç çıkmayabilir. Dolayısıyla Gastronomi alanında çalışmak, Gastronomi alanında Gastronometro’da çalışmak inanılmaz keyifli bir iş.

370 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Gıda üzerine çalışmanın zevkli yanı nelerdir? Her şeyden önce kendi mesleğimle ilgili bir işi yapıyorum. Mağazamızda yaklaşık 25 bin kalem gıda ürünü mevcut. Merkez mağazada çalışmanın özelliklerinden ve güzelliklerinden bir tanesi de; özellikle Gastronometro’ya yakın çalışmamızdır. Gastronometro’da gerçekten değerli şeflerimiz var. Metro’nun da özellikle Gastronomi’ye vermiş olduğu değeri hepimiz biliyoruz. Bu anlamda oradaki şeflerle koordineli bir şekilde damak paletimizi geliştirme imkanımız oluyor.

Ek olarak; mağazamızın tam göbeğinde, tam çekirdek noktasında bir tane Şef’in Mutfağı var. Şef’in Mutfağı’nda da günlük olarak mağazamızdaki gıda ürünlerini, sezona gelmiş ürünleri ya da yeni ürün lansmanını müşterilerimizle beraber yapıyoruz. Müşterilerimizle bunların lansmanını yaparken bizler de bu gıdayı illa ki tadıyoruz. Bunun da bize artısı oluyor ama tabii ki kilomuza da dikkat etmeye çalışıyoruz.

1
336 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Gıda insana çok dokunabildiğiniz bir sektör. Şu an Gıda sektörü çok revaçta ve insanlar sağlık konusunda çok fazla bilinçlendiler. Bu da işin iyi yanı olduğu için hep daha sağlıklı ürünler araştırıyorlar. İnsanlarda marka bağlılığı var fakat yine de Gastronomi’nin gelişen dünyasıyla yeni ürün tatmak üzerine yeni bir arayıştalar. Dolayısıyla restoranların bu kadar güçlendiği, dünyadan ya da Türkiye’den farklı ve yerel lezzetlerin restoranlarda sunulmaya başlandığı, insanlar kendi evlerinde farklı tatlar arayıp farklı yemekler yaparak, bunları çevresiyle ve sosyal medyada paylaştığı bir noktada Gıda sektörü uçsuz bucaksız bir deniz diyebilirim. Müşteriye trendleri bir an önce sunabilmek, müşteriyi bilinçlendirebilmek için Gıda sektöründeki bütün haberlerden önceden haberiniz olması ve kendinizi sürekli geliştirmeniz gerekiyor. Bu da işin iyi bir noktası çünkü piyasayı çok önceden takip edebiliyorsunuz. Dünya üzerinde gıda satın alması yapan diğer noktalarda çalışan bir gıda satın almacısının işi daha az dinamik diyebilirim. Çünkü Türkiye’de özellikle İstanbul tarafındaki Gıda sektöründe fiyatlar çok dinamik ve hızlı değişiyor. Anadolu ve Avrupa yakasındaki fiyatlandırmalar bile oldukça farklı fakat Avrupa’da 6-7 ay önceden 6-7 ay sonrasının fiyatını veriyorlar. Dolayısıyla Türkiye’deki bu dinamik yapı ticarete biraz daha heyecan katıyor. Şarap biraz daha niş bir iş çünkü çok fazla ürün bilgisi gerektiriyor. Dünyada çok büyük ama Türkiye’de çok küçük bir sektör olduğunu söyleyebilirim. Türkiye’den ve dünyadan çok fazla hem yerel hem de butik üreticimiz var. Bu butik üreticilerle birebir kontakt halindeyiz ve aldığımız ürün sadece o üreticiye yaramıyor. O üzümü bağdan toplayan çiftçiye, bağbozumunda üzümleri alıp traktörle üretim alanına götüren şoföre, çiftçisinden üreticisine, etiketleyicisinden şişeleyicisine kadar herkese dokunabildiğimiz bir iş. Dolayısıyla insan faktörü tam olarak odağımızda olduğu için çok enerjik ve dinamik bir iş olduğunu söyleyebilirim.

328 görüntülenme
·
Transkripti Göster

HoReCa müşterileri dediğimiz otellerin, restoranların ve cafelerin mutfaklarına verdiğimiz hizmet artarak devam ediyor. Onlar bizim iş ortağımız olduğu için onlara profesyonel destekte bulunmak bizim en önemli önceliklerimizden birisidir. Kendi mağazamdan örnekler vermek istiyorum. Bayrampaşa mağazasında arka tarafta çok büyük bir sevkiyat alanımız var. 15 kamyonumuzla birlikte İstanbul Avrupa Yakası’nın çok önemli noktalarına sevkiyat hizmeti veriyoruz ve bu durum sürekli artıyor. Dolayısıyla onlara zamanında hizmet vermek, istedikleri anda istenilen ürünü götürebilmek bizim için çok önemli. Örneğin; Nişantaşı’nda bir restoran müşterimiz akşamdan siparişini verip sabah ürününü beklediğinde, bu ürünleri zamanında kendisine ulaştırabilmemiz çok önemli. Bizim Soğuk Zincir adında üzerinde defalarca durduğumuz ve müşterilerimize anlattığımız çok önemli bir özelliğimiz var. Ürün bize geldiği andan depolandığı ve kamyona yüklendiği ana kadar Soğuk Zincir bozulmuyor. Tekel döndüğü andan itibaren bile kamyonda Soğuk Zincir’i muhafaza ediyoruz. Dolayısıyla müşteriye ürünü zamanında götürmek kadar doğru bir şekilde götürmek de çok önemli. Hava 40 dereceyken donmuş ürünleri herhangi bir kamyona yükleyemezsiniz. Bu yüzden hizmet seviyesi en önemli önceliğimizdir. Bu ürünleri her yerde bulabilirsiniz ama zamanında ve doğru kalitedeki hizmeti size sadece Metro sağlıyor. Dolayısıyla bizim müşterilerle yaptığımız iş ortaklığımız bulunmaz bir ortaklıktır. Örneğin; müşteri ziyaretine gitmeyi çok sevdiğim için geçenlerde bir müşterimize gittim. Restoran sahibi 1 saat sonra ayvaya ihtiyacı olduğunu ve ayvalardan reçel yapacağını söyledi. Böyle bir durumda mağazaya telefon açıp durumu izah ettim. Ben daha müşterinin yanından kalkmadan ayvalar geldi. Ben bunu yapabilen bir şirkette çalışmaktan çok büyük gurur duyuyorum.

1