Cevaplar 121

Filtrele:Sırala:

Yeni mezunlara yönelik Unilever Future Leaders Programı'ndan bahseder misiniz? (1 Cevap)

Unilever Future Leaders, UFL, diye bir sistemimiz var, yeni mezun sistemimizin adı. Marketing UFLleri ise şu şekilde bir programa tabi tutuluyorlar, brand building ve brand development denilen iki farklı pazarlama departmanımız var: brand building local olarak projeleri burada uygulayan departman, brand developmentsa o marka için, o markanın bulunduğu pazara göre 3 yıllık bir strateji planı oluşturan departman. Onların bize tavsiye ettiği projeleri biz burada uyguluyoruz. Marketing UFL sürecinde de, marketing UFLleri bir dönem boyunca brand building tarafında çalışıyor, diğer bir dönem brand development tarafında çalışıyor. Tüm UFLlere zorunlu olan bir de satış projemiz var, bu satış projemizi de gerçekleştirdikten sonra UFLlikten mezun olmuş oluyoruz.
24.06.2016 24.06.2016 11,387

Müşteri Geliştirme kime göre bir iştir? Nasıl özellikler gerektirir? (2 Cevap)

Customer Development yani Müşteri Geliştirme üzerine düşünecek olursanız gerçek hayatı yaşamayı seven, dokunmayı seven, dokunmaktan kastım yaptığı işi görmek, etkisini hızlı bir şekilde alabilmek, hızlı karar alabilmek, birçok insanla birlikte farklı profilleri yönetebilmek, insanlarla hem pazarlık anlamında hem katkı anlamında bir şeyler ortaya çıkartmayı seven, heyecanı sürekli yaşayabilen ve elde etmek istediklerinin günün belirli saatiyle sınırlamayan insanlar arıyoruz. Alışveriş dünyası 7 gün 24 saat çalışıyor, dolayısıyla bu anlamda baktığınız zaman hayatımızın tamamı hala oralarda o saatlerde dönüyor, bu biz de 7/24 çalışıyoruz demek değil ama netice itibariyle hayatınız yayılmış bir hayat. Dolayısıyla çalışma hayatınızın dengesini siz kuruyorsunuz. Bugün baktığınız zaman benim ekibimin çok limited çalışma zamanları yoktur, onlar kendi işlerine göre bunu ayarlarlar. Dolayısıyla gerçek hayatı içinde yaşamayı seven, insanlarla birlikte bir şeyler ortaya çıkartmayı seven, yaptığı aksiyonların hemen karşılığını görüp ona göre kendini yönlendirebilen, çabuk karar alabilen, heyecanı seven ve birtakım limitleri olmayan, daha esnek bir ortamda kendini yönetmesini bilen insanlara göre diye düşünüyorum. Ticari dünya çok hareketli bir dünya, değişken bir dünya. Gelen dalgaların üzerinde sörf yapmayı bilen kişilere yönelik, dalgayla birlikte sürüklenip giden kişilere göre değil. Dalgalar üzerinde sörf yapıp bundan keyif almasını bilen kişilere uygun diye düşünüyorum.

Yeni mezunlara yönelik Unilever Future Leaders Programı'nı anlatır mısınız? (1 Cevap)

Unilever’de UFLP olmak kendinizi geliştirmek için büyük bir fırsat yakalamış olmaktır bence. Unilever’in UFLP programı çerçevesinde çeşitli departmanlarda rotasyonlar var ve bunlardan bir tanesi de satış departmanı. 3 aylık bir süre zarfında şirketin belki de kalbi olan satış departmanını tanıma fırsatını elde ediyorsunuz. Bunun yanında diğer rotasyonlarla da size en uygun olan bölümü veya koltuğu araştırıyorsunuz kendi bünyenizde. Bu rotasyonların bir artısı da sizin kendi zayıf yönlerinizi fark ediyor olmanız, bu şekilde bunların üzerine giderek kendi kendinizi geliştiriyorsunuz. UFLP programı 3 yıl süren bir program. Bu 3 yıl içerisinde hem yurtiçi rotasyonlar hem de performansa bağlı olarak yurtdışı rotasyonlar da mümkün. Bu 3 yıl tamamlandığında ise yine performansınıza bağlı olarak bir üst kademeye atlama şansınız da mevcut.

Gelecekte hangi mesleklerin öne çıkacağını düşünüyorsunuz? (1 Cevap)

Şu meslek demekten ziyade içerik anlamında söylemek mümkün. Online kültür yaşam kültürü haline gelmeye başladığı zaman insanlar çok fazla alternatifle, seçim zorluğuyla karşı karşıyalar, o zaman sizin burada farklılaşmak gibi bir derdiniz var. Bunu da ben online kültür üzerinden yürütüyorsam içerik yani content yaratıcılarının bu anlamda fevkalade önemlerinin olacağını düşünüyorum gelecekte. Çünkü sosyal medyada da hangisine bakacağınızı o içeriğe göre bakıyorsunuz, hem şirketler için hem kişisel olarak ilgilendiğiniz hikayeler için. İkincisi, çok ciddi bir data ortaya çıkıyor, her yerden data yağıyor. Geçmişte data azken iyiydi, şimdi hangi datayı nasıl kullanacağız gibi bir derdiniz var: demek ki big data analizcileri bu anlamda fevkalade önemli adamlar, mühendis olabilirler, analizci olabilirler. Bunu bizim kullanabileceğimiz bir şekilde filtreleyebilen, o linkleri birbiriyle kurgulayabilip bu networkün sonucunda size şöyle bir tablo çıkıyor diyebilecek adamlar çok önemli adamlar. Tabi bunların çevriminde tüm bunları kurgulayacak kod yazıcıları, bilgisayar yazılımcıları da bu işin içinde yer almakta. Standart bir program yazmaktan bahsetmiyorum, şuanda da bilgisayar yazılımcısı bu anlamda önemli ama ben o filtremeleri kullanabilecek yapılardan bahsediyorum. Üçüncüsü biraz daha demografik tarafta, hızla yaşlanan bir nüfus var, insanların sağlıkları konusunda çok daha fazla ilgileri var, daha uzun ama daha iyi yaşamak istiyorlar. O zaman demek ki sağlıkla ilgili ciddi bir gelecek var. Bu yaşlı bakımları da olabilir, yaşlılara bu destekleri sağlayabilen insanlar da olabilir, onlara uygun içerikleri ortaya çıkaranlar da olabilir. Bir diğer yapıya baktığınızda da bu kadar datanın devreye girdiği bir noktada giderek insanla makinenin iç içe geldiği bir yapıya doğru gidiyoruz. Dolayısıyla bu yapıları kurgulayabilecek insanlar önemli. Yapay zekayı nerede kullanacağız, bunları üst taraftan yönlendirici yapıları neler olacak... Yönlendirici yapılar muhtemelen geleceğin meslekleri içerisinde olacak çünkü manuel olarak yapılan işlemlerin çoğu makineler tarafına aktarılıyor olacak. Biliyoruz ki hayalleri kurduğunuz zaman gerçekleştirmeye başlıyorsunuz o yüzden hayal kurmakta fayda var.

Unilever'de hikayeniz nasıl başladı? Bugüne kadar hangi görevlerde bulundunuz? (11 Cevap)

Unilever’de maceram 1999 yılında başladı, Boğaziçi Üniversitesi İşletme mezunuyum. Cumartesi akşamı balomuz olmuştu, pazartesi günü işe başladım ve yalvarmıştım bir hafta tatil yapayım diye, ama bir yandan da çok büyük bir gururdu. Çünkü o zaman da, hala, Türkiye’nin nin en çok tercih edilen şirketiydi. Finans bölümünde başladım, 4.5 sene finansta çalıştım. Arkasından tedarik zincirine geçtim, tedarik zincirinde Gıda Planlama Müdürü olarak çalıştım. Aynı zamanda Unilever’in ilk talep planlama departmanını kurdum. Bir işletmeci olarak o dönemler harıl harıl endüstri mühendisliği kitapları çalıştığımı hatırlıyorum. Ayrıca işime ek olarak Sales & Operations Planning dediğimiz satış ve planlama projesinin başkanlığını yaptım. Bu proje bana satışın dünyasını açtı. O zamanlar her zaman olduğu gibi Unilever bir değişimin eşiğindeydi ve şimdiki yapımızın alt yapıları kuruluyordu. “Go to market” yani pazara ulaşma dediğimiz yapıyı kuruyorduk. Pazarlama ikiye bölündü: “brand development” yani marka geliştirme ve “brand building” markayı büyütme ekipleri olarak. Satış da ciddi anlamda yeniden organize oldu ve ben satışa geçtim. Dolayısıyla bütün bu hikayede 15 senelik bir Unilever var, son 7-8 senesini satışta geçirdim. Satışta daha önce hiç satış yapmamış biri olarak bir çok arkadaşımın ‘dizlerin titremiyor mu Neslihan?’ sorularına rağmen Carrefour & Tesco’dan sorumlu yönetici olarak başladım. Sonra hayatımın en güzel lansmanı olan oğlumu doğurdum, Ömer, şimdi 5 yaşında. 60 küsür yıldır Unilever Türkiye’de bir kadın satış direktörü yoktu o zamana kadar. Doğum sonrası bir terfi alarak Unilever’in ilk kadın satış direktörü olarak başladım. 4 sene modern ticaret tarafında çalıştım. Modern ticaretin yanı sıra bizim satışta operasyonlar dediğimiz ve işin mutfağından sorumlu bir ekip daha var, ondan da sorumluydum. Şuan ise çok yeni olarak Eylül ayı itibariyle şimdiki işime geçtim. Global Account Director, Unilever Food Solutions olarak geçiyor.