Cevaplar 183

Yükleniyor...
19,411 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Bir süre başlangıçta dikkatli olmanız lazım, zorluk değil ama kendinizi bilmek, kültürü anlamak dinlemek ve de ikisini doğru overlap edebilmek çok mühim. Mesela çok önemli bir şey, ben normalde çok sabırsız bir insanım, ama Çin’e gittiğimde okuduklarımdan öğrendiklerimden en önemli şey şuydu: sabırsız olursanız kaybedersiniz o kültürde. Dolayısıyla bunu hep kulağıma küpe yaptım. İşe başladım, gerçekten bizim on dakikada yaptığımız iş bazen günlerce sürüyordu o zamanlar Çin’de. 6 aylık bir ilişki inşa ediyorsunuz, ilişkileri güçlendiriyorsunuz, onlar sizi tanıyor siz de onları tanıyorsunuz. O güveni oluşturmak çok mühim ve ondan sonra istediğiniz her şeyi istediğiniz hızda yaptırabilirsiniz. Ama o güveni özellikle doğu kültüründe çok dikkatli inşa etmek çok mühim. Şüphesiz her kültürde güven çok önemli ama orada acele etmeyeceksiniz. Aksi halde sizin sessizce idam fermanınızı yazarlar, bir fotokopi bile çektiremeyebilirsiniz. Birkaç farklı milletten arkadaşın nasıl başarısız olduğunu çok yakından gördüm ve tanık oldum. Dolayısıyla en büyük öğrendiğim şey farklı kültürlerde hem kendinin, hem kültürün farkında olmak ve hızını ona göre ayarlamak, ama daha da önemlisi o kültürle nasıl çalışacağını, hassas noktaları çok iyi kavramak. Zaten farklı bir ülkede çalışırken en önemli özellik de bu, çünkü herkes akıllı herkes eğitimli ama bir Güney Afrikalıyla çalışma tarzınız belki daha çok process oriyantasyonu gerektirirken bir İtalyanla çalışma tarzınız daha pragmatik daha sonuca yönelik olabiliyor.

1
14,815 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Satış adrenalin işi, yani bence satış nabzınızın şöyle her gün tık tık tık attığı bir iş. Çünkü o günün satışını yapıp kapatıp ertesi gün sanki hiçbir şey yapmamışsınız gibi yeniden başlamanız lazım. Yeniden başlama hissi hem güzel ama biraz da yorucu bir iş ve hem kısa vadede düşünmeniz gerekiyor, çünkü ay hedefi var gün hedefi var yıl hedefi var, ama bir yandan da uzun vadeli planları da yapmanız gerekiyor. Çünkü Türkiye'nin de içinde bulunduğu birçok pazar artık ya çok modern ticaretin geliştiği pazarlar ya da hibrit dediğimiz yani gene de büyük oyuncuların içinde bulunduğu pazarlar ve dolayısıyla müşterimizle biz üreticiler olarak bir araya gelindiğinde sadece kısa vade ile bu iş olmuyor, üç yıllık beş yıllık planlar lazım. O yüzden ne lazım bir kere adrenalin sevmek lazım, çok çalışkan olmak lazım, birden fazla işi birlikte yapabilmek lazım. İşin içinde değişimi yönetebilmek lazım, çünkü trendler değişiyor. Unilever çok büyük bir pazarlama şirketi. Markalarımız var ama sonuçta satış, o markaları müşterinin rafına, şu içinde bulunduğum kategoride müşterinin tabağına, aşçının mutfağına sokmadığı sürece hiçbir şey ifade etmez. Onun için de satışta bir de iş bitirici olmak lazım.

3
13,862 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Unilever Future Leaders, UFL, diye bir sistemimiz var, yeni mezun sistemimizin adı. Marketing UFLleri ise şu şekilde bir programa tabi tutuluyorlar, brand building ve brand development denilen iki farklı pazarlama departmanımız var: brand building local olarak projeleri burada uygulayan departman, brand developmentsa o marka için, o markanın bulunduğu pazara göre 3 yıllık bir strateji planı oluşturan departman. Onların bize tavsiye ettiği projeleri biz burada uyguluyoruz. Marketing UFL sürecinde de, marketing UFLleri bir dönem boyunca brand building tarafında çalışıyor, diğer bir dönem brand development tarafında çalışıyor. Tüm UFLlere zorunlu olan bir de satış projemiz var, bu satış projemizi de gerçekleştirdikten sonra UFLlikten mezun olmuş oluyoruz.

2
12,185 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Şu meslek demekten ziyade içerik anlamında söylemek mümkün. Online kültür yaşam kültürü haline gelmeye başladığı zaman insanlar çok fazla alternatifle, seçim zorluğuyla karşı karşıyalar, o zaman sizin burada farklılaşmak gibi bir derdiniz var. Bunu da ben online kültür üzerinden yürütüyorsam içerik yani content yaratıcılarının bu anlamda fevkalade önemlerinin olacağını düşünüyorum gelecekte. Çünkü sosyal medyada da hangisine bakacağınızı o içeriğe göre bakıyorsunuz, hem şirketler için hem kişisel olarak ilgilendiğiniz hikayeler için. İkincisi, çok ciddi bir data ortaya çıkıyor, her yerden data yağıyor. Geçmişte data azken iyiydi, şimdi hangi datayı nasıl kullanacağız gibi bir derdiniz var: demek ki big data analizcileri bu anlamda fevkalade önemli adamlar, mühendis olabilirler, analizci olabilirler. Bunu bizim kullanabileceğimiz bir şekilde filtreleyebilen, o linkleri birbiriyle kurgulayabilip bu networkün sonucunda size şöyle bir tablo çıkıyor diyebilecek adamlar çok önemli adamlar. Tabi bunların çevriminde tüm bunları kurgulayacak kod yazıcıları, bilgisayar yazılımcıları da bu işin içinde yer almakta. Standart bir program yazmaktan bahsetmiyorum, şuanda da bilgisayar yazılımcısı bu anlamda önemli ama ben o filtremeleri kullanabilecek yapılardan bahsediyorum. Üçüncüsü biraz daha demografik tarafta, hızla yaşlanan bir nüfus var, insanların sağlıkları konusunda çok daha fazla ilgileri var, daha uzun ama daha iyi yaşamak istiyorlar. O zaman demek ki sağlıkla ilgili ciddi bir gelecek var. Bu yaşlı bakımları da olabilir, yaşlılara bu destekleri sağlayabilen insanlar da olabilir, onlara uygun içerikleri ortaya çıkaranlar da olabilir. Bir diğer yapıya baktığınızda da bu kadar datanın devreye girdiği bir noktada giderek insanla makinenin iç içe geldiği bir yapıya doğru gidiyoruz. Dolayısıyla bu yapıları kurgulayabilecek insanlar önemli. Yapay zekayı nerede kullanacağız, bunları üst taraftan yönlendirici yapıları neler olacak... Yönlendirici yapılar muhtemelen geleceğin meslekleri içerisinde olacak çünkü manuel olarak yapılan işlemlerin çoğu makineler tarafına aktarılıyor olacak. Biliyoruz ki hayalleri kurduğunuz zaman gerçekleştirmeye başlıyorsunuz o yüzden hayal kurmakta fayda var.

3
8,977 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Bana kattığı en önemli şeylerden bir tanesi analitik düşünme yapısıydı. Biz Endüstri Mühendisliğinin temel dersleri dışında finans dersleri de aldık, zaten özellikle Sabancı’yı seçme sebeplerimden bir tanesi de buydu. Sadece mühendislik eğitimi değil bunun dışında farklı dallardan da ders alabiliyordum: ekonomi, management, marketing olsun çok farklı dallardan dersler aldım. Orada Endüstri Mühendisliği yapısında aldığım Financial Engineering dersi özellikle bana Unilever’deki işimde çok yardımcı oldu. Çünkü her ay güncellenen finansallarımızı aldığım dersler sayesinde çok daha rahat okuyabiliyorum, çok daha rahat şekilde analitik sonuçlar çıkartabiliyorum. Gerçekten Endüstri Mühendisliği okuduğum için çok mutluyum, bir daha olsa bir daha okurum.