Satış alanında çalışmak için nasıl özelliklere sahip olmak gerekir? (8 Cevap)

Ya sahada işin en başından başlayacaksınız, ya da işin mutfağında en başından başlayacaksınız. Ama bir şekilde en başından başlamanız lazım. Temeli görmeniz, sahayı, pazarı koklamanız lazım. Satış öyle bir şey ki, “Oldum.” diye bir şey yok. Her gün bir şey öğrenirsiniz. Ben hala bir şeyler öğreniyorum ve öğrenmeye devam edeceğim. Türkiye pazarı zaten dinamik bir pazar. Her gün farklı, her dakika farklı şeyler önünüze çıkabilir. O yüzden bunlara karşı kendinizi ve algılarınızı sürekli açık tutmanız lazım. Satışta zaten beyaz ya da siyah diye bir şey yoktur. Gri noktalarınız olması lazım ki orta nokta bulabilesiniz. Kişilikler çok farklıdır. Bayi kişilikleri çok farklıdır. Gelenekler, örf ve adetler çok farklıdır. Pazarın işleyişi, ticaretin işleyişi farklıdır. Gaziantep’te farklı bir ticaret görürsünüz İzmir’de farklı bir ticaret görürsünüz. Erzurum’da farklı bir ticaret görürsünüz, Ankara’da farklı bir ticaret görürsünüz. Bunları bilmeniz lazım. Ama bunu da tabi ki sahaya çıkarak bilmeniz lazım.
5,881

Satış alanında çalışmak için nasıl özelliklere sahip olmak gerekir? (8 Cevap)

Satış adrenalin işi, yani bence satış nabzınızın şöyle her gün tık tık tık attığı bir iş. Çünkü o günün satışını yapıp kapatıp ertesi gün sanki hiçbir şey yapmamışsınız gibi yeniden başlamanız lazım. Yeniden başlama hissi hem güzel ama biraz da yorucu bir iş ve hem kısa vadede düşünmeniz gerekiyor, çünkü ay hedefi var gün hedefi var yıl hedefi var, ama bir yandan da uzun vadeli planları da yapmanız gerekiyor. Çünkü Türkiye'nin de içinde bulunduğu birçok pazar artık ya çok modern ticaretin geliştiği pazarlar ya da hibrit dediğimiz yani gene de büyük oyuncuların içinde bulunduğu pazarlar ve dolayısıyla müşterimizle biz üreticiler olarak bir araya gelindiğinde sadece kısa vade ile bu iş olmuyor, üç yıllık beş yıllık planlar lazım. O yüzden ne lazım bir kere adrenalin sevmek lazım, çok çalışkan olmak lazım, birden fazla işi birlikte yapabilmek lazım. İşin içinde değişimi yönetebilmek lazım, çünkü trendler değişiyor. Unilever çok büyük bir pazarlama şirketi. Markalarımız var ama sonuçta satış, o markaları müşterinin rafına, şu içinde bulunduğum kategoride müşterinin tabağına, aşçının mutfağına sokmadığı sürece hiçbir şey ifade etmez. Onun için de satışta bir de iş bitirici olmak lazım.
8,657

Mühendislik Fakültesi mezunları Satış alanında çalışmaya uygun mudur? (3 Cevap)

Kesinlikle çalışabilir. Mühendis demek, aslında birçok konuya çok daha çabuk çözüm bulabilen insan demek. Analitik düşünebilen, farklı perspektiflerden bakıp çözüm üretebilen insan demek. Eğer ki bu insanlar bir şekilde insan ilişkisinden hoşlanıyorlarsa, sahada olmayı seviyorlarsa, inatçılarsa, dikkatlilerse, bu dikkatlerini müşteri tarafına harcayabiliyorlarsa, müşterinin dertlerini kendi dertleri gibi üzerlerine alabileceklerse bence her mühendislik öğrencisi satış yapabilir. Hatta bildiğim kadarıyla galiba bizim satış ekibindeki arkadaşlarımızın hepsi mühendisi kökenli insanlar. Hepsinin de çok uzun yıllardır işlerinde çok başarılı olduklarını düşünüyorum.
2,355

Avon'da satış alanında nasıl kariyer fırsatları var? (1 Cevap)

Üniversiteden yeni mezun olmuş herkese veya belli bir iş tecrübesi olan insanlara da sunduğumuz en önemli fırsat saha ekibinde çalışarak, saha ekibinin bir parçası olarak yükselmek. Bunun içinde tabii ki Bölge Satış Sorumlusu olarak organizasyona dahil olmak ve o satışın sahadaki adımlarını tek tek aşarak, geçerek bu noktaya gelmek gerektiğini düşünüyorum. Tabi bunun haricinde sizin ilgi alanınıza ve beklentilerinize göre eğer daha çok yer almak istemiyorsanız ama analizi seviyorsanız, rakamlarla veya modelleme ile haşır neşir olmayı seviyorsunuz ama belki Finans Ekibi’nde yer almak istemiyorsunuz, yine teknik bir iş yapmak istiyorsunuz ama gerçekten satışla veya bu tip ticari bir şeyle daha fazla bağlantısı olsun istiyorsunuz. O zaman da satışa destek veren ofis rolleri gerçekten çok önemli bir kariyer fırsatı olarak yer alabilir. Biz Avon'da bu tip roller için Satış Analizleri, Satış Teknolojileri, Satış Eğitimleri gibi departmanlarla bu kariyer fırsatlarını sunuyoruz. Biz Avon Türkiye olarak, bütün Afrika ülkeleri, bütün Ortadoğu Ve Türkiye'nin içeride bulunduğu grubun merkez ülkesi ve lideriyiz. Burada aslında fonksiyonların başında olan birçok kişi Afrika'daki, Ortadoğu'daki,i Kuzey Afrika'daki birçok ülkenin fonksiyonlarının da tepesini yönetiyorlar. Yani aslında Avon Türkiye'nin böyle bir merkez olması itibariyle bu ülkelere veya onun globaldeki İngiltere, orta Avrupa, Latin Amerika gibi ülkelere yetenek transfer etme gibi fırsatı var. Avon'un satışta hem saha hem ofis kariyerleri olduğu gibi; bu kariyerlerden yükselen ve gelişen yeteneklerin yurt dışına gidip orada kendini geliştirme, şirketin farklı bir yüzünü görme, dilerlerse orada kariyerlerine devam etme, dilerlerse orada öğrendiklerini Türkiye'de tekrar işlerine yatırma gibi fırsatları çokça oluyor. Bu tip rotasyonlar da bizim şirketimiz için çok önemli bir konu. Bu sebeple de Avon'da hem içeriden hem de Türkiye dışından yetenekleri ihraç ettiğimiz bir yapı var.
855

Müşteri Geliştirme kime göre bir iştir? Nasıl özellikler gerektirir? (2 Cevap)

Customer Development yani Müşteri Geliştirme üzerine düşünecek olursanız gerçek hayatı yaşamayı seven, dokunmayı seven, dokunmaktan kastım yaptığı işi görmek, etkisini hızlı bir şekilde alabilmek, hızlı karar alabilmek, birçok insanla birlikte farklı profilleri yönetebilmek, insanlarla hem pazarlık anlamında hem katkı anlamında bir şeyler ortaya çıkartmayı seven, heyecanı sürekli yaşayabilen ve elde etmek istediklerinin günün belirli saatiyle sınırlamayan insanlar arıyoruz. Alışveriş dünyası 7 gün 24 saat çalışıyor, dolayısıyla bu anlamda baktığınız zaman hayatımızın tamamı hala oralarda o saatlerde dönüyor, bu biz de 7/24 çalışıyoruz demek değil ama netice itibariyle hayatınız yayılmış bir hayat. Dolayısıyla çalışma hayatınızın dengesini siz kuruyorsunuz. Bugün baktığınız zaman benim ekibimin çok limited çalışma zamanları yoktur, onlar kendi işlerine göre bunu ayarlarlar. Dolayısıyla gerçek hayatı içinde yaşamayı seven, insanlarla birlikte bir şeyler ortaya çıkartmayı seven, yaptığı aksiyonların hemen karşılığını görüp ona göre kendini yönlendirebilen, çabuk karar alabilen, heyecanı seven ve birtakım limitleri olmayan, daha esnek bir ortamda kendini yönetmesini bilen insanlara göre diye düşünüyorum. Ticari dünya çok hareketli bir dünya, değişken bir dünya. Gelen dalgaların üzerinde sörf yapmayı bilen kişilere yönelik, dalgayla birlikte sürüklenip giden kişilere göre değil. Dalgalar üzerinde sörf yapıp bundan keyif almasını bilen kişilere uygun diye düşünüyorum.
2,591

Müşteri geliştirme nedir? Müşteri geliştirme departmanlarının görevleri nelerdir? (1 Cevap)

Müşteri geliştirme departmanları aslında işin hem saha hem iç iş tarafını birleştiren kısımlar. Sahada gerçek ticareti, gerçek hayatı, gerçek insanı, gerçek rakamı yaşayan departmanlar buralar. Yani şirketlerin içerisinde bir takım gruplarda ağırlıklı olarak operasyonun bir kısmını kağıt üzerinde yürütürsünüz, kağıt üzerinde derken bir takım hareketler olur, onun rakamlarını kağıt üzerinde yaşarsınız. Halbuki burada piyasaya çıktığınız zaman yaptığınız her şeyi yaşayabilme imkanınız var çünkü rafta gidersiniz ürününüze dokunursunuz, akşam satış rakamına baktığınız zaman ne yaptığınızı görürsünüz, bugün yaptığınız bir uygulamanın yarın sonucunu görürsünüz. Dolayısıyla fevkalade gerçek hayatın içerisinde yaşayan bir gruptur. Baktığınız zaman insanların bir şeyleri almaları, kullanmaları, tüketmeleri anlamında alışveriş alışkanlıkları hızlı bir şekilde değişiyor. Geçmişte tüketici pazarlaması tarafında çok daha yoğun bir aktiviteyi yapıp satış fonksiyonunu ağırlıklı olarak satışa sunulan noktalardaki düzgün raf yönetimi ve o müşteri grubuyla ilişki şeklinde tarif edebilmek mümkündü. Ancak bugün öyle değil, neden derseniz, giderek insanların farklı medya kullanımları, tüketicinin birbirinden farklı yerlerde olması nedeniyle çoklu kanal dediğimiz bir yapı ortaya çıkıyor. Yani insanlar alışveriş alışkanlıklarını giderek mağazalarda veya bulundukları farklı kanallardaki kararlarıyla şekillendiriyorlar. Televizyonda seyrettiği bir reklamdan elbette ki etkileniyor ama karar süreci geçmişten çok daha fazla olarak bu çoklu kaynaklara kaymış durumda. Yani mağazaya gittiği zaman mağaza içerisindeki kararın %70’i mağaza içerisinde oluşuyor. Dolayısıyla sizin orada farklı bir yapıyla olmanız söz konusu. Bu nedenle Türkiye’de veya Unilever’de satış fonksiyonu adlandırmasından ziyade müşteri geliştirme adlandırmasını kullanıyoruz. Çünkü biz oradaki alışverişçiye kararına erişme ve müşteriye düzgün bir pazarlamayla ürünlerimizi anlatabilme imkanı yakalamaya çalışıyoruz. O yüzden de konuyu müşteri geliştirme çerçevesinde değerlendirecek olursanız, bu alışverişçinin bulunduğu bütün kanallarda, ürünümüzle karşılaşabileceği her noktada o kişiye gerekli pazarlama desteğini, hizmetini sunabilmek ve o ürüne erişebilmesini sağlamak bizim görevimiz. Tabiki bunun altında, bu bulunduğu kanalların düzgün kanal yönetimleri söz konusu: rafta düzgün bulunurluk, doğru fiyatlandırma, doğru promosyon, doğru aktivasyon gibi hikayelerin hepsi bu çerçevenin içerisine giriyor. Kısaca akılda kalması için söylenmesi gereken hikaye şu: bir satış operasyonu var, bugünün müşteri geliştirme departmanları ağırlıklı olarak alışverişçi kararları üzerinde aksiyonlar almayı tercih eden veya onun üzerinde çalışan gruplar.
3,172

Asistan olarak başlayıp, satış yöneticisi olana kadar nasıl bir yol izlediniz? (1 Cevap)

Asistan olarak baktığımız zaman benim kariyer hedeflerime başladığım noktada belki insanlar şöyle diyebilir: “İstanbul Üniversitesi İşletme Yönetimi mezunu, Marmara Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Para Yönetimi yüksek lisansı var. Hedefleri farklı. Niye asistan olarak başladı?”. İşte burası bence kilit nokta. Çünkü ben profesyonel iş hayatı boyunca şunu öğrendim: sıfatlar hiçbir şey. Ama o işi neden ve nasıl yaptığın çok önemli. Çünkü o sana bir şeyler katıyor. O yüzden asistan olarak başlamaktan mutluluk duyuyorum. Orada kurduğum ilişkiler, öğrendiğim iş çok değerli. İşin mutfağını, satışın mutfağını ve backgroundını gördüğüm işlerin sahaya girdiğim zaman bana çok büyük bir doluluk sağladığını gördüm. O yüzden iyi ki orada başlamışım diyorum. Tabi ki yaptığınız işi nasıl yaptığınızla ilgilenince ve o işin aslında felsefesine bakınca, o işte kendinizi daha donanımlı hale getirmeye çalıştığınız zaman şu ortaya çıkıyor: masaya sığmıyorsunuz. Masaya sığmamak ne demek? Yaptığınız işin tanımının dışına çıkıyorsunuz artık. Farklı birimlerle irtibata geçiyorsunuz, şirketin süreçlerini öğrenmeye başlıyorsunuz. O süreçlerde size daha fazla katkı sağlayacak noktaları görüyorsunuz. Bir aşamadan sonra artık masa size yetmiyor. O zaman işte, bir sıçrama yapmanız lazım. Zaten bunu yöneticiniz de görüyor. Bir şekilde bir fırsat doğması lazım ve sizin fırsatları kovalamanız lazım ki şirketinize daha verimli olun. Hem de kariyer ve kişisel gelişmenizi daha iyi noktalara çıkartabilin. Yani bu basamakları yavaş yavaş çıkmak aslında. Bu noktada Profilo markasında ilk defa kurulan ankastre birimi ortaya çıktı. Ve bu ankastre biriminin başına ben getirildim. Şirkette Profilo markasının ankastre birimi yoktu. Orada Satış Alan Yöneticisi olarak geliştim. Ve birimi sıfırdan, bir bebek halinde alarak, hep birlikte bugünlere getirmeye çalıştık. Tabi o zamanlarda tek kişiydim. Şimdi 10 kişilik bir ekip var. Ve tabi ki tüm Profilo satış ekibi var. Yaklaşık 5 yıl boyunca ankastre Satış Alan Yöneticiliği’ni yürüttüm. Artık az önce söylediğim gibi işin mutfağından daha da sahaya girmiş olduk.
2,911

Satış Yöneticisi olarak görevleriniz neler? Satış ekibi olarak BSH'de bir gününüz nasıl geçiyor? (1 Cevap)

Güne mutlaka erken başlamayı tercih ediyorum. Çünkü o güne ait “Türkiye’de, dünyada ne olmuş? Politika, ekonomi, sosyal ve teknolojik olarak neler olmuş?” bilmemiz lazım. Günlük olarak ekonomik verileri takip ediyoruz mutlaka. “Pest Analizi” diyoruz aslında buna. Bizim için çok önemli. Gazetelerimizi mutlaka okuruz. O yüzden sabah erkenden günümüze başlarız. Çünkü biz bayiye gittiğimiz zaman sadece satış konuşamayız. “Ben gittim, sadece siparişlerimi yazdım, hadi eyvallah” diye bir şey yok. Tabi ki günlük bir şeyleri konuşacaksınız. Yeri geliyor siz bayinin danışmanı haline geliyorsunuz. Bir şekilde biz zaten bayi satış yönetmenlerimizi satış danışmanı olarak yetiştiriyoruz. Bizim aylık toplantılarımızda “pest”in her bir harfinin arkadaşlara verildiği, ve o konuda aylık olarak yorumlar yapıldığı bölümlerimiz olur. Bu bizim için çok önemli. O yüzden günlük ekonomik verileri, dünyada olup bitenleri ve siyasi verileri mutlaka takip ederiz. Bunlarla ilgili bilgi sahibi oluruz, kendimizi güncelleriz. Bunun dışında, tabi ki işin odak noktası satış. Aylık satış olarak takip etmemiz gereken durumlar var. Haftalık, günlük hedeflerimiz var. Bunlarla ilgili ne durumda olduğumuzu günlük olarak analiz edip, raporlarımızı inceleriz. Onun hemen akabinde de tüm arkadaşlarımızla bir konferans yaparız ki arkadaşlar rootlarına çıkar. Akıllarında soruları var mı? Nasıl hareket ediyorlar? Sahada satış argümanlarını nasıl kullanıyorlar? Bu konularda ortak bir dil oluşturmaya çalışırız ve mutlaka o hedefleri birlikte güncelleriz. Herkesin bir şekilde aynı noktada olduğundan emin olduktan sonra sahada herkes çalışmalarına başlar. Gün içerisinde satışları kontrol ederiz, bakarız, takip ederiz. Onun dışında tabi ki ofis içerisindeysem yoğun toplantılarım olur. Çünkü satışı şöyle düşünün: orta yere koyduğunuz zaman satışı; yanlarındaki pazarlamasıyla, planlamasıyla, ürün müdürleriyle mutlaka irtibat halinde olunması lazım. Servis kanadıyla mutlaka irtibat halinde olunması lazım. Çünkü bu işin 4P’si bu. 5P’si bu. Philip Kotler’in durumu bu. Ürünü, fiyatı, bayi kanalını, satış ekibini, pazarlamasını, satış sonrası servis kanalını, hepsini, zincirin tüm halkalarını çok sağlam bir şekilde tutmanız gerekiyor. Satışın da bu şekilde koordinasyon sağlaması gerekiyor ki en önemli işlerimizden biri de bu koordinasyonu sağlamak ve sahaya daha donanımlı, daha güçlü bir şekilde çıkabilmek. O yüzden ilgili departmandaki tüm arkadaşlarımızla toplantılarımız oluyor. Onları takip ediyoruz. Bir şekilde olumsuz olabilecek, sorun çıkabilecek konularla ilgili önceden önlemler almaya çalışıyoruz. Hızlı hareket etmeye çalışıyoruz. Çünkü dediğim gibi her şey hızla değişiyor. Türkiye pazarı çok dinamik. Satışta da çok dinamik olup hızlı karar almanız lazım. O yüzden de bir şekilde tüm arkadaşlarla aynı seviyede, aynı güçte ve bağlılıkta olup onların da gücüyle birlikte, sahaya markanın gücünü, şirketin gücünü yansıtmamız lazım. O yüzden de bunların hepsinin koordinasyonu ve akşam da yine “Satışımız ne oldu?” kapanışımızı mutlaka yaparız. Yine ertesi gün bu şekilde devam eder. Ama bunun yanında tabi ki çok yoğun bayi ziyaretlerimiz var. Ben tüm Türkiye’den sorumluyum. O yüzden Edirne’den Kars’a bir ritüelimiz var. Bütün Türkiye’deki bayilerin root root ziyaretlerini yapıyoruz. Orada sahadaki ekibimizle birlikte ürünlerimizin teşhirinden, markanın stratejisine, yeni kanalların oluşturulmasına kadar tüm koordinasyonun bayilere aktarılması ve biz “Profilo satış kanalını, küçük ev aletleri ve ankastreyi daha verimli nasıl geliştiririz?” bunun yollarını arıyoruz. Ve bunları da sahada bayilerimize aktarıyoruz.
3,498

Satış kime göre bir iştir? BSH'de satış alanında çalışmak için nasıl özelliklere sahip olmak gerekir? (1 Cevap)

Öncelikle, kişi çizgi üstü başarıyı hedefliyor mu? Bir 100 vardır, 100 mü senin başarın? Biz 100’ü kabul etmiyoruz. Biz 100’ün üzerini hedefleyen arkadaşları istiyoruz. Bizim için başarı çizgi 100 ise 100’ün üzerindekini hedefleyen kişi olman lazım. Bu önemli. İkinci olarak, kişinin bilgiyi sürekli kaydedebilmesi lazım. Sürekli uygulamalar geliyor, iş değişiyor, ortam değişiyor, güncel hayat, ekonomik veriler, piyasa değişiyor. Rakipler geliyor, yeni ürünler gelişiyor. Ürün özellikleri, bayi kanalının özellikleri var. Bunları kaydedebiliyor mu, bunları kullanabiliyor mu? Bunu iyi bir şekilde karşı tarafa aktarabiliyor mu? Kaydetmek, kullanmak ve aktarmak çok önemli. Empati kurabiliyor mu? Bu da çok önemli. Zamanını iyi yönetebiliyor mu? Çok önemli. Bir günün var ama yapacak çok işin var. Bunu çok iyi yönetmen lazım. Sonuçta da sayısal bir veriye, bir yüzdeye, çizgi üstü başarıya ulaşman lazım. O yüzden o zamanı çok iyi kullanman lazım. Tabi ki etkili iletişim ve ikna kabiliyetinin olması, prezentabl olman, karizmatik olman lazım. Yaratıcı olman ve kendine güvenmen lazım. Bunlar çok çok önemli şeyler. Aynı zamanda kişinin şirketin misyon, vizyon ve değerlerini iyice içine sindirip, bunu sahaya yansıtabiliyor oluşu çok önemli. Piyasayı takip edip, rakip analizlerini doğru yapabiliyor mu? Müşteriye doğru çözümler sunabiliyor mu? Bunlar çok önemli. Böyle uzayan bir liste. Bir kere işi çok sevmek lazım. Fedakarlık göstermek lazım. Hayatın odak noktasına satışı koymak lazım. Bu demek değildir ki hiçbir şekilde yaşamayacağız, sosyal hayatımız gidiyor. Zaten satış hayatın orta noktasında olunca diğer taraflarda sosyal olmak zorundasın. Çünkü satış öyle bir iş ki, insanlarla iletişim kuruyorsun, dünyayla iletişim kurmak zorundasın. Farkında olman lazım. Farkındalığının yüksek olması lazım. O yüzden bunlarla birlikte zaten sosyal hayat mecburen gelmek zorunda. O yüzden satışı orta noktaya koyun derken bütün hayatla irtibatı kesin demiyorum. Keserseniz zaten satışı orta noktaya koyamazsınız. O yüzden bu özelliklerin, bu yetkinliklerin yanı sıra tabi ki de sosyal olmak çok önemli. İnsan tanımak önemli. Yaptığınız işi çok sevmek önemli. Ve tabi ki çok fedakarlık göstermek ve çok çalışmak önemli.
931

CEVAPLARI FİLTRELE

Soru Etiketi
Şirket
Üniversite
Bölüm

İş İlanları (2)