Cevaplar 152

Yükleniyor...
764 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Grup içinde şu an için en fazla sakızı üreten fabrikayız. %80 üretimimiz ihraç ediliyor. Senede 20.000 tonun üzerinde net sakız üretiyoruz. Bunun %30’u Almanya, Fransa, UK gibi Avrupa’nın büyük bir kısmına gidiyor, %20-25’lik bir kısmı Amerika’ya ihraç ediliyor. Geri kalan kısımlar da Yunanistan, Güney Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor. Aslında kağıt üzerinde 14 regionla görüşüyor olabilirim ama direkt olarak yükleme yaptığımız 58-60 tane ülke var. Dolayısıyla aslında ihracat ağırlıklı bir firmayız. Biz üretici bir firmayız, direkt olarak burada satış hedefleyen bir firma değiliz. Ancak diğer taraftan da iç pazarda pazar lideri olarak devam ediyoruz.

390 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Burada belli noktalara değinmek gerekir. Burada çalışmak buranın ruhunu da taşımayı beraberinde getiriyor. Burada çalışan ya da burada çalışacak öğrencilerimize ve adaylarımıza şunları söyleyebilirim: Burada çalışmaya başladıktan sonra işe gelirken yolda radyonuzda jingle’ınızı duyduğunuzda ya da bir markette ürününüzü gördüğünüzde ve ürün standınızın dağınık olduğunu gördüğünüzde eliniz, o standı düzeltmeye gidecektir. Ya da herhangi bir yerde oturup yemek yerken yan masada ürününüzün ikram edildiğini görüyorsanız yüzünüzde bir tebessüm oluşacaktır. Bunları baştan söyleyerek eğer bu ruha sahipseniz başvurmanızı ve ilanlarımızı takip etmenizi tavsiye ederim.

238 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İlk olarak Perfetti Van Melle’nin ilanını Facebook’tan gördüm ve çok renkli bir ilanı vardı. Kariyer.net’te ilanı inceleyip hemen başvurdum. Başvururken başvurmak istediğim departmanları öncelik sırasına koydum. Sonrasında online bir mülakata davet edildim ve bu mülakatı istediğim bir zaman aralığında cevapladım. Mülakat 6 farklı sorudan oluşuyordu ve yarısı Türkçe, diğer yarısı İngilizceydi. Örneğin; “Hangi filmi tekrar izlemeyi tercih edersiniz?” gibi ilginç sorular vardı ve İngilizce seviyemizi iyi ölçen sorular da mevcuttu. Online mülakatta başarılı olan bizler Case Study’e çağrıldık. 6-7 kişiden oluşan gruplar halinde ve 2 gözlemci eşliğinde Case’i gerçekleştirdik. Burada da başarılı olduktan sonra İnsan Kaynakları Partneri ve başvurduğumuz departmanın direktörleriyle birebir mülakatlar yaptık. Bunun sonucunda da Career Kitchen Programı’na katılmaya hak kazandık.

200 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Aslında grubun geneline baktığımızda Perfetti Türkiye’nin yaş ortalaması genç kalıyor. Yurt dışında çok daha yüksek yaş ortalamalı grup şirketleri var. Ama tabi 25 yıldır Türkiye’de olmasından dolayı da çok uzun yıllardır tecrübeli çalışanları da var. Yeni mezun çalışanı da var. Yeri geldiğinde bu iki farklı yaş grubundakiler aynı ekip içerisinde olabiliyorlar. Ama şirket bu iki farklı neslin birbirine adaptasyonu ve iletişimiyle ilgili eğitimler ve destekleri sağladığı için iki taraf da birbirine anlayışlı bir şekilde ortak bir amaç için çalışabiliyorlar. Yeniler eskilerin tecrübelerinden faydalanıyor. Eskiler de yenilerin bu son gelişmelerle ilgili olan bilgisinden fayda sağlıyor. Karşılıklı ortak bir fikir alışverişi olabiliyor.

367 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Perfetti Van Melle’de hem şirketin kendisi hem de benim çalıştığım departman benim ana motivasyon kaynağım aslında. Ben kimya mühendisiyim. ArGe sektörünü düşünerek bölümümü seçtim. Çok şanslıyım ki böyle bir şirkette ArGe’de çalışabiliyorum. 5 yıl önce ArGe mühendisi olarak başladım. Daha sonra Kıdemli ArGe Mühendisi olarak devam ettim. Şu anda da ArGe Şefi olarak departmanda denemeler, reçete süreçleri gibi kısımları yönetebiliyorum. Daha geniş bir takımla çalışabiliyorum. ArGe başlı başına keyifli. Burada da çalıştığımız iş çok canlı, hareketli. Şanslıyız ki bir ürünü tasarlayıp hemen birkaç ay sonrasında markette görebiliyoruz. Bu benim için tabi ki güzel bir motivasyon kaynağı. Sürekli hareketliyiz, durağan bir işim yok. Her gün bir şeyler öğrenebiliyorum. Her gün kendime bir şey katabiliyorum. Sonu olmayan bir şey olduğunu düşünüyorum. Belli şeyleri öğrenip durabileceğiniz bir şey değil bu. Teknoloji ilerledikçe, belirli alanlarda belirli çalışmalar yapıldıkça biz de bunlara kendimizi adapte ediyoruz. Biz de yeni şeyler geliştirebiliyoruz bu doğrultuda. Bu zaten baştan sona heyecan verici bir şey. Ben de içinde olmaktan mutluyum.