Cevaplar 272

Filtrele:Sırala:

BSH'de hikayeniz nasıl başladı? Bugüne kadar hangi görevlerde bulundunuz? (11 Cevap)

Staj yaptığım şirketin hizmet verdiği şirketlerden bir tanesi BSH’ydı. Buradaki ilgili birimdeki kişilerle irtibat halindeydim, görüşüyordum. Görüşmelerimde onların profesyonel bakış açıları beni BSH’yı tanımaya, araştırmaya itti. Ondan sonra BSH’ya karşı ilgim oluşmaya başladı. Hizmet veren bir noktada staj yaparken, hizmet alan bir firmanın benim gözümde daha büyük gözüktüğünü gördüm. Biraz da beni bu çekti diye düşünüyorum. O yüzden, o zamanlar staj yapmamın da çok büyük avantajıyla şöyle diye düşündüm: “Ben uluslararası bir firmada olmalıyım. Hizmet alan tarafta olmalıyım.”. Tabi ki baktığınız zaman BSH da hizmet veren taraf. Ama büyük bir firma. O yüzden staj dönemim devam etmesine rağmen BSH hep aklımda olan bir firmaydı. Bir ilk olarak da Profilo markasında Satış Direktörü Asistanı olarak başladım.

BSH'de hikayeniz nasıl başladı? Bugüne kadar hangi görevlerde bulundunuz? (11 Cevap)

BSH’da hikayem Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği’ni bitirdikten sonra 2002 yılında başladı. Ekonomik krizin olduğu bir dönemde tüm gençler gibi önüme çıkan, ön plandaki bütün şirketlerin ilanlarına başvururken BSH’dan bir görüşme talebi aldım. O görüşme talebine istinaden Çerkezköy’e geldim. Çerkezköy’e gelmek ilk etapta moralimi bozmuştu. Ankara’da ODTÜ’de okuduktan sonra ilk başta “Neden Çerkezköy? Benim burada ne işim var? Neyse bir görüşeyim.” dedim. Daha sonra içeriye girdiğimde üretimin dinamizmini gördüm, akışın hızlılığını, tempoyu. Ve görüşme yaptığım yöneticim benim için büyük bir şanstı. Vizyonumu açabildi. Bana bir yön verebildi ve iş bana çok ilgi çekici geldi. “Peki o zaman, başlayalım.” dedim. Teknik Planlama olarak başlayıp, daha sonra Üretim Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği görevlerinde bulundum. Bölümüm Elektrik Elektronik Mühendisliği’ydi. O yüzden ilk önce test cihazları, onların programlanması, sistem tasarlanması üzerine çalıştıktan sonra; olay daha çok planlama kapsamını genişletip, imalat planlaması çerçevesine geldi. Ondan sonra dediğim gibi Üretim Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği ve arada 3 senelik bir yurt dışı tecrübesi oldu. BSH’ın piyasaya sunacağı yeni bir platform projesinde, ilk önce Berlin’de oturarak İspanya için çalıştım. Daha sonra da Türkiye projesinin konseptini hazırlayıp, devreye alımı için Türkiye’ye geri döndüm. Son 3 senedir Türkiye’de İmalat Mühendisliği Müdürü olarak devam ediyorum.

İş Zekası nedir? BSH'deki çalışmalarınızdan örnekler vererek anlatır mısınız? (2 Cevap)

Aslında iş zekası genel olarak yüksek volümdeki bir veriyi bilgiye dönüştürmek için kullandığımız teorilerin, metedojilerinin tümüdür. Yani aslında bir disiplindir. Şöyle düşünelim; milyonlarca kayıtlık bir veri var önümüzde. Ve buna ilk bakışta birimizin bir şey anlaması mümkün olmayabilir. Hatta imkansız denebilir. Ama iş zekası tool'larıyla, biz veriye sorular soruyoruz ve bu sorular için cevaplar alıyoruz. Bu cevaplarla da yönetimsel kararlar alabiliyoruz. Mesela BSH‘tan örnek vermek gerekirse; biliyorsunuz BSH global bir şirket ve bizim dünya çapında Amerika, Çin, Rusya, Almanya ve Türkiye başta olmak üzere birçok yerde üretim tesislerimiz var. Bu üretim tesislerinde üretim planlamaları yapılıyor. Ve bizim de hedeflerimiz oluyor. Tabi ki bu üretimi gerçekten planlanan zamanda ve miktarda yapabilmiş miyiz soruları ortaya çıkıyor. Ve biz bu soruları iş zekası ile cevaplıyoruz. Böyle bir durumda iş zekasının olmadığını düşünecek olursak her ülkeden farklı farklı insanlar birbirini toplamak için sorumlu olacaklar. Bu veriler toplanacak. Nerede kaç günde raporlanacak? Ve herkes acaba aynı kriterle mi raporlayacak? Ama iş zekası her şeyi konsolide ediyor. Tek bir merkezden, burada bütün raporlarımızı sunabiliyoruz. Çok fazla raporumuz var zaten. BSH iş zekasına oldukça yatırım yapan ve önem veren bir şirket. Ben bunu rekabet avantajı olarak kullanabildiğimizi düşünüyorum.

BSH'de hikayeniz nasıl başladı? Bugüne kadar hangi görevlerde bulundunuz? (11 Cevap)

BSH’la tanışmam aslında üniversite yıllarımda oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde okuyordum o zamanlar. 3. sınıftım. Makine Mühendisliği ve İşletme Mühendisliği okuyordum. BSH da tanıtım gününe İTÜ’ye gelmişti. Ben de BSH’ı tanımak adına katılmıştım. Orada iş olanaklarından ve part time çalışma olanaklarından bahsettiler. Bu part time çalışma olanaklarından birisi de satın almadaydı. Satın almanın da, makine mühendisliği ve işletme mühendisliği, benim özelliklerime uygun olacağını düşünüyordum. Part time olmuş olması da benim için bir avantajdı. Çünkü son yıl haftada 2-3 günüm boştu. O yüzden kariyer gününde böyle bir iş fırsatını öğrenince başvurmuştum. Bunun sonucunda da part time olarak BSH’da başladım. Öğrencilik yıllarım bittikten sonra da BSH’da full time olarak satın alma departmanında devam ettim. 2 yıl Satın Alma Mühendisi olarak çalıştım. 2 yıl sonra grubun başına Satın Alma Müdürü oldum. 3.5 yıl çamaşır makinesi fabrikasının Satın Alma Alan Yöneticiliği’ni yerine getirdikten sonra, yaklaşık 3-4 ay önce yeni bir departman kuruldu: Teknik Ürün Yönetimi. Teknik Ürün Yönetimi’nde böyle bir fırsat çıktı. Ben de farklı vizyonlar, farklı tecrübeler kazanmak adına bu yöne yönelmek istedim. Son 3-3.5 aydır da bu departmanda bir fiil olarak çalışıyorum.

Kariyerine yeni başlamış biri olarak, üniversite öğrencilerine tavsiyeleriniz nelerdir? (5 Cevap)

2013 yılında mezun olduğum için hani öğrencilerle kendimi daha yakın hissediyorum açıkçası. Bence bir öğrenci birey olarak eforunun yüzde 40’ını, hadi maksimum yüzde 50’sini derslere ayırması gerekiyor. Yani tabi ki derslerinde başarılı olmak her şeyi öğrenmek ve sınavlarda yüksek not almak onun sorumluluğu. Ama bunu eforunun maksimum yüzde 40’ı, yüzde 50’siyle falan yapmalı. Geri kalan eforunun yüzde 25’ini ailesine ve sosyal hayatına ayırması gerekiyor. Arkadaşlarıyla, üniversitenin sosyal faaliyetleriyle geçirmesi, hayattan kopmaması gerekiyor. Bence en önemli şey denge. Tabi ki eforumuzun bir kısmı daha kaldı. Bunda ne yapmalıyız? Bence bunda kendimize yatırım yapmalıyız. Benim birey olarak eksik yanlarım neler? Ben sektörde nasıl kendimi parlatırım? Sektörde nasıl kişiler aranıyor? Ben hangi sektörde kendime yer bulabilirim? Staj olanakları şirketlerin önem verdiği noktalar. Hangi sektör ne kadar büyüme oranına sahip? Yani öğrenciyken bir gözümüzün hep iş hayatında açık kalması gerekiyor. Bir gözümüzün de hem dersleri, hem ailemizi ve arkadaşlarımızı takip etmesi gerekiyor. Bence üniversite hayatında bir kişi dengeyi iyi kuruyorsa, iş hayatına girdiğinde zaman yönetimi çok kolay olur. Mesela biz üniversite giriş sınavlarına hazırlanırken “Sadece sınava çalış. Aman sadece sınav olsun hayatında. Başka bir şey olmasın.” diye yetiştiriliyoruz. Aslında ne kadar yanlış. Çünkü böyle bir dünya yok. İş hayatına geçtiğinizde sadece işimi yapayım, sadece bu projede çalışayım gibi bir şey yok. Bir sürü proje gelecek. Bir sürü iş gelecek. Biz onların hepsinde aynı performansta çalışmak zorunda olacağız. Dolayısıyla eforumuzu bölüp yönetebilmeyi üniversite hayatında öğrenebilirsek her şeyi çözmüş oluruz diye düşünüyorum. Çok mu pollyanna oldum bilmiyorum ama kesinlikle böyle olduğunu düşünüyorum.