Vodafone

Vodafone

9 kişi 127 cevap verdi.
Bundan 3 yıl önce Vodafone’a Discover olarak giriş yaptım ve çok heyecanlı yıllar geçirdim. Discoverlık süreci bittikten sonra 1 yıldır devam eden Kurumsal Ürün Yönetimi Ekibi’nde çalışmaya başladım. Rolüm Uzmanlık ve uzmanlığım çerçevesinde tarife, kampanya ve servislerden sorumluyum. Bu tarife ve kampanyaların müşterilere kusursuz bir şekilde erişilebilir kılınması, müşterilerin bu tarifelerden memnun kalması gibi sorumluluklarım var. Dolayısıyla insanları mutlu ettiğimiz sürece biz de mutluyuz.
2009 yılında üniversitenin son yılında bir kozmetik firmasında staja başlamıştım ve oldukça keyifliydi. Bir kadının güzellik sektöründe geçirebileceği çok güzel bir 7 ay yaşadım. Sonrasında Telekom biraz aklımı çeldi. Telekomla ilgili bir alanda çalışmayı merak ediyordum çünkü oldukça dinamik bir sektördü. 2009 yılında da Discover programıyla Vodafone'a katıldım. Üniversiteden mezun olunca da önce yarı zamanla sonra da tam zamanlı olmak üzere Vodafone'da çalışmaya devam ettim. Yaklaşık 6 yıldır da Vodafone'da çalışıyorum. 2009 yılında Etkinlik Sponsorluk Ekibi'nde işe başladım. 1 yıl orada çalıştıktan sonra Marka Stratejisi ve İletişim Ekibi'ne geçerek 3 yıl da orada çalıştım. Marka Ekibi benim için çok iyi bir deneyimdi. Pazarlama ile ilgili üniversitede öğrendiğim bilgiler varken bunun üzerine Vodafone gibi yılda 70-80 adet reklam filmi ve büyük lansman yapan bir firmada çalışmak iyi bir tecrübeydi. O 3 yıllık tecrübemde şu anda büyük markalar olan; Vodafone İş Ortağım, Freezone ve Vodafone Red gibi belli markaların doğuşuna şahitlik ettim. Bu yüzden çok keyifli ve güzel bir 3 yıldı. Ardından Vodafone'da kalmak istediğime karar verdim. Biraz daha Business'ın içinde olmak istiyordum. Marka İletişimi ve Reklam'dan biraz daha çıkıp Core Business'a geçmek istedim. Pazarlama Ekibi'nde segmentler vardı. Farklı hedef kitlelerini segmentlere bölerek yönetiyoruz. Bunlardan bir tanesi de dijital müşteriler yani Vodafone Red'tir. Böylece Vodafone Red segmentine geçerek 2 yılı tamamladım ve burada çalışmaya devam ediyorum.
Discover başlangıç sürecine bütün üniversitelerdeki insanlar başvuruyor ve çok zorlu bir süreç var. Assessment Center’larda, video mülakatlarında ve birebir mülakatlarda gerçekten zorlandık. Burada Satışçı olarak çalıştıktan sonra bir Pazarlama veya Teknoloji fonksiyonunda yer almak isteyebilirsiniz. Dolayısıyla ne istediğinizi bilip o isteklerde kısıtlı kalmamanız gerekiyor.
Vodafone’da çalışmak güzel bir duygu ve iyi şeyler yaptığınız hissi kolay kolay kaybolmuyor. Bu yüzden de yaptığınız işleri hızlı yapmanız ve sonuçlarını doğal olarak hızlı görmeniz motivasyonunuzu oldukça diri tutuyor. İlk işimde 6 yıl boyunca ilerleyerek devam etmeyi biraz da şirketin dinamizmine borçluyum. Bunun dışında şirketin öncelikleri çok net olduğu için sizin de öncelikleriniz netleşiyor. Hem içinde bulunduğunuz ekip hem de yönettiğiniz ekipte şirketin netliğini ve nereye odaklandığını bildiğiniz için siz de aynı odaklanmayı gösterebiliyorsunuz. Bu sayede sonucu çok yakın zamanda görüyorsunuz ve o başarıyı sonrasında kutluyorsunuz. O açıdan hem dinamik hem de rekabetçi bir sektör. Ne yaptığınıza baktığınız kadar rakiplerin ne yaptığına da bakıyorsunuz. Bu adrenalin de sizi gerçekten mutlu kılıyor. Çok çalışıp merak etmeniz ve hızlı ayak uydurmanız gerekiyor. Dolayısıyla Vodafone genel olarak iyi şeyler yaptığınızın hissini veriyor ve bunu kolay kolay kaybetmiyorsunuz.
Üniversitede okurken derslerle aram iyi olmasına rağmen hep kendimi sektörleri araştırmaya adamıştım. Bu sebeple bir Üretim stajı yapmak istedim. Çünkü bir Endüstri Mühendisi olarak Üretim öğrenmek şarttır. Bu stajdan çok memnun kalmadım çünkü çok sıradan ve her gün ne iş yapılacağı belli bir sektör. Bu yüzden kendime Bir MT Programı'nı hedef koydum. Bu bir banka veya hizmet sektörü de olabilirdi. Bunları araştırırken Vodafone Discover Genç Yetenek Programı'nın ihtiyaçlarıma uygun bir program olduğunu düşünerek başvurdum.
Vodafone'un genel olarak çalışanlarına uyguladığı belirli dönemlerde eğitim programları var. Discover olarak da bizim bir ayrıcalığımız var. 1 yıllık bir Discover Gelişim Programı'na dahil oluyoruz. 1 yıl boyunca ayda 1 tane oturum olmak üzere eğitimlere gidiyoruz. Bu eğitimlerde birbirinden tatlı iki tane hocamız var. Onlar üniversitedeki profesörlerimiz gibi eksik olduğumuz yönleri görüp onlar üzerinde gelişmemizi sağlayarak ve ödevler vererek kendimizi geliştirmemize yardımcı oluyorlar.
Diğer Vodafone ülkelerinde de bizim gibi genç Discover'lar var. Bu Discover'ların kaynaşmasından Vodafone sorumludur. Yılda 1 defa bunun bir toplantısı oluyor. Geçtiğimiz Haziran ayında Londra'da VIDA'nın bir toplantısı vardı. Bütün ülkelerden genç yetenekler toplandı. Vodafone'un dünyaya ne katkılar sağlayabileceğini konuştuk. Her ülke; kendi ülkesinde neleri iyi yaptığını, neleri planladığını ve stratejilerini anlattı. Çok güzel fikir alışverişleri oldu. Ben Vodafone Kenya'nın yaptığı ??? uygulamasını öğrendim. Çok büyük teknolojik geliştirmeler olmadan müşterinin ihtiyaçlarını anlayarak çok güzel bir ürün geliştirmişler. Discover'ların mezun olduktan sonra katılabilecekleri bir Colombus programı var. Bu program Discover'ların mezun olduktan 3 yıl sonra başvurabilecekleri, 2 yıl kadar süreyle başka bir ülkede çalışma imkanı sunan bir programdır. VIDA da zaten bunun altyapısını oluşturuyor. Ben şu an Discover olarak 1 yılımı tamamladım. VIDA etkinliğiyle beraber yurtdışındaki insanları tanımaya başladım. Colombus Programı öncesinde de öğrenmeye devam ediyorum. Böylece başvurup yurtdışına gitmek istediğim zaman VIDA bana çok güzel bir altyapı sunmuş olacak çünkü her ülkenin eksilerini ve artılarını görebiliyorum. Etkinlik de eğlenceli olduğu için gayet güzel vakit geçiriyorum.
Şirketin vizyonu dijital dönüşümdür. Dijital dönüşümde, bireylerin ve kurumların mobil teknolojilerle hayatlarını kolaylaştıracağımız çözümler üretmeye çalışıyoruz ve onların dijital dönüşüm süreçlerine liderlik etmek istiyoruz. Tüm adımlarımızı da ona göre atıyoruz. Kendi yaptığım iş de bununla çok ilintilidir. Vodafone Red'te ulvi amacımız bireylerin dijital dönüşümüne liderlik etmektir. Bu yüzden de bu segmentin adı Dijital Müşteriler'dir. Hali hazırda dijital olan ve dijital olmak isteyen insanlar benim şu anda bulunduğum görevdeki hedef kitlemdir. Bu insanların teknolojiye daha hızlı adapte olması, akıllı telefonunu değiştirip yeni bir telefon alması, interneti daha fazla kullanması gibi farklı durumları oluşuyor. Vodafone Red ile çok yakın zamanda Fikret Kuşkan'la beraber Yedi Artısı lansmanı yaptık. Tüm bunlar zamanı olmayan ve teknolojiye gerçekten ihtiyacı olan insanların dijital olarak dönüşmesine liderlik etmek için yapıldı. Vodafone Red, şirketin bireysel kısmında bireylerin dijital dönüşümleriyle ilgili aksiyonların tam kalbinde bulunuyor. Bu da benim için çalışması çok keyifli ve gurur verici bir alan. Şirketin vizyonuyla Vodafone Red'in de böyle bir ilişkisi var.
Biz Pazarlama Departmanı’nda oldukça farklı ekiplerle çok yakın çalışıyoruz. Bireysel ve kurumsal müşterilerle ilgili tüm operasyonları, plan ve programları yürüten büyük bir ekibiz. Bu büyük yapının sırrı tüketicidir. Şu an içeride olan yapımız, tamamen kazanmak istediğimiz hedef kitlelere göre yapılanmış durumda. Bu yüzden de bazı Segmentlerimiz var. Vodafone Red bu segmentlerden bir tanesidir ve bu Dijital Müşteriler Segmentidir. Dijital olan ve dijital olmak isteyen abonelerin her türlü ihtiyaçlarını en iyi ve tam bir şekilde karşılamak için çalışıyoruz. Eğer Pazarlama’da çalışıyorsanız çok yakın çalışmanız gereken ekipler var. Bunlardan bir tanesi Ürün ve Fiyatlandırma Ekipleridir. Onlarla birlikte ciddi bir mesai harcıyoruz. İşin biraz daha hazırlık tarafında bu ekiplerle kol kolayız. Vodafone Red’in şu anda ciddi bir müşteri bazı var ve onları yönetip mutlu etmek, onların tavsiyelerini takip etmek gibi bir görevimiz var. Vodafone Red’in dijital müşteriler arasında en çok tavsiye edilen bir marka olması için çaba harcıyoruz. Dolayısıyla Baz Yönetimi Ekipleri ile de çok yakın çalışıyoruz. Ürünler ve servisler hakkında tüketiciye ne söyleyeceğimiz netleştiği zaman, Pazarlama İletişimi ve Marka Stratejisi Ekipleri bizim için çok önemli bir rol oynuyor. Ben 2 yıldır Segment’te çalışıyorum. Ondan önce de 3 yıl boyunca Marka Stratejisi ve İletişim Ekibi’nde çalıştım. Segmentlerin Brief’lerini yazdıktan ve tüketiciye ne söyleyeceklerini netleştirdikten sonra kapılarının çalındığı ekipteydim. Şu anda da Marka Ekibi’nin çok yakın çalıştığı Segment Ekibi’ne geçiş yaptım. Bu yapıda Marka Ekibi kritik bir rol oynuyor. Çünkü belirttiğim gibi 70-80 tane reklam filmi yapıyoruz. Bunların belli strateji ve hedef kitlelerde başarılı olması için çalışıyoruz. Hem tüketici için keyifli olan hem de bizim için iş sonuçlarına katkısı olan lansmanlar yapmaya çalışıyoruz. Tüm bu lansman aşamasında belli ekipler gündemimize daha çok giriyor ve beraber mesaiye kalıyoruz. O dönem bittikten sonra sıra diğer ekibe geliyor ve onlarla daha yakın bir takım çalışması oluyor. Bunun dışında Satış bizim için çok kritik ve Türkiye’nin her yerinde iyi bir iş ağı var. Ürün lansmanı yapıldığı zaman ertesi gün cep merkezine gidip o ürünü oradan satın alabiliyorsunuz. Bir şeyi sattıktan sonra o aboneyle ilişkiniz bitmiyor. Onun memnun olması için yeni tarifeler, yeni ürünler ve yeni servisler kullanması için de bir çaba sarf ediyorsunuz. Dolayısıyla o ay kazandığınız aboneler ve sizinle beraber geçmişten gelen mutlu aboneleriniz oluyor. Bunun için de yine Baz Ekipleri ve Müşteri Deneyimi Çağrı Merkezleri ile de çok yakın çalışıyoruz.
Arkadaşlık ortamı çok iyidir. İlk işim olduğu için diğer şirketleri bilmediğimden dolayı kıyaslama yapamıyorum ama böyle bir arkadaşlık ortamının başka bir yerde olabileceğini düşünmüyorum. Bütün gün burada beraber değilmişiz gibi dışarıda da görüşüyoruz. Bu yüzden de çok samimi bir ortam var. Günümün büyük bir kısmı da sohbet ve muhabbetle geçiyor. Bu yüzden de çalışırken çok eğleniyoruz. Benim eski ekibim olan Marka Ekibi’nde Can adında bir arkadaşımız vardı. Can bizi fındık, fıstık ve organik sebzeyle beslerdi. Bir akşamüstü eğer kimsenin doğum günü yoksa ve pasta kesmiyorsak, Can’ın meyveleriyle besleniyorduk. Dolayısıyla hem işe odaklanıp bol bol çalıştığınız hem de o samimiyet ortamında arkadaşlıkları kaybetmeyeceğiniz bir ortam var.