Cevaplar 157

Yükleniyor...
18,359 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Hukuk bölümü mezunları birçok iş yapar. Hakimlik, savcılık, milletvekili, diplomat gibi birçok iş yapılabilir. Bir hukukçu için olanaklar dahilinde birçok meslek alanı var ve avukatlık sizi daha çok rutinin dışına çıkaran bir iş. Her davada yeni bir şey öğrenip yeni bir müvekkille veya yeni bir müşteriyle iletişime geçiyorsunuz. Bu yüzden rutin değil, oldukça renkli bir iş olduğunu söyleyebilirim.

10,806 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Özgeçmiş, kişilerin iş arama sürecinde çok önemlidir. Her şeyden önce adayın firmayla buluşmadan önceki ilk temasıdır. İnsan Kaynakları çalışanı ya da herhangi bir yöneticinin ilk intibası olduğu için de oldukça özet, doğru, net olması ve kişiyi tanımlaması çok önemlidir. Öncelikle yeni mezun bir kişinin özgeçmişinin en fazla 1 sayfa olması beklenen düzeyde bir uzunluktur. Dolayısıyla kişilerin eğitim bilgisinin, iş ve staj tecrübelerinin, üniversite aktivitelerinin, sertifika programlarının, başarılarının, burslarının, benzeri kursların ya da kendini geliştirdiği faaliyetlerin yer alması beklenir. Yeni mezunlar için referans pek kritik değildir, “gerektiğinde paylaşılacaktır” da denebilir. Ancak akademik tarafta kendisini çok iyi tanıdığını düşündüğü bir tanıdığı varsa, bu kişiyi ya da maksimum 2 kişiyi belirtebilir. Dolayısıyla biz, bir yeni mezunun özgeçmişinde öncelikli olarak eğitim bilgisine, ardından da staj bilgisine bakıyoruz.

1
9,846 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Biz okurken Core sisteminden çok şikayetçiydik. Core sistemi dahilinde üniversiteye başladığınızda belli ortak dersler alıyorsunuz. İlk yıl bir mühendis ile bir hukukçu aynı dersleri alabiliyordu. Biz bu kapsamda Biyoloji ve Matematik gibi dersleri aldık. Hukuk Fakültesi’ne geldiğimizi zannederken beyaz önlükle laboratuvarda deneyler yapıyorduk. Bu yüzden şikayetçi olduk çünkü hukuk derslerine çalışamıyorduk. Sonradan anladık ki bu dersler ufkumuzu açtı ve ortak dersler sayesinde diğer bölümlerden insanlarla tanıştık. Tanıştığımız her insan da değişik bir bakış açısı kazandırdı.

8,095 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Üniversite 1. sınıfta muhasebeye giriş dersi alıyordum ve aldığım tek muhasebe dersi buydu. Oradaki hocam Audit’e girmemizi tavsiye etmişti ve başka bir sektörde 10 yıl çalışarak kazanacağımız tecrübeyi, Audit’te 3-5 yılda kazanabileceğimizi söylemişti. Bu aklıma takıldı ve araştırmaya başladım. O zamanlar 1. sınıfta olduğum için çok bir stres yoktu. Çevremde Audit sektöründe çalışan birkaç kişiyle konuştum. Böylece biraz daha aklıma yatmaya başladı çünkü ben hiçbir zaman Finans dışında bir departmanda çalışmak istemedim. Araştırdım ve çeşitli staj olanakları aramaya başladım. Stajda bu sektörü görme fırsatım oldu. Biraz daha işin içine girdikçe ve bu sektörü tanıyan insanlarla konuştukça neden Audit’te çalışmak istediğimi daha iyi anladım. Bana ne faydası olacağını ve beni nasıl geliştireceğini bilerek geldim. Zorluğuyla ve kattıklarıyla nasıl bir meslek olduğunu az çok biliyordum. Dolayısıyla en başından beri aklımda olan bir şeydi. Yıllar içerisinde beklentilerim; gördüklerim ve duyduklarımla şekillendi ama bu beni hiçbir zaman isteğimden koparmadı.

1
6,195 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Koç Üniversitesi İşletme bölümü bana çok esneklik kattı çünkü zorunlu derslerin yanında çok farklı seçmeli dersler de seçebiliyorduk. Benim için en çok motivasyon sağlayan şey de oydu. Ben Edebiyat’a çok ilgi duyduğum için Edebiyat’tan 3-4 tane ders seçmiştim. Genel olarak üniversitede soft-skill’lerin biraz daha önemli olduğunu düşünüyorum çünkü iş hayatına girdiğinizde ancak işi öğrenebiliyorsunuz. Altyapı çok önemli ama oradaki zorunlu dersler gerekli olan altyapıyı zaten sağlıyor. Örneğin, bir tane sosyal sorumluluk projesine katılmıştım. Bu proje için ortaokul öğrencilerini okulumuza çağırıp onlara yaz okulu yaparak üniversite hayatının ne kadar eğlenceli ve güzel olduğunu anlatmıştık. Ben de 3 hafta boyunca düzenlenen bu projede kendimi faydalı bir birey olarak hissetmiştim. Koç Üniversitesi’nde sosyal aktivitelerin çok olması ve seçmeli derslerin çeşitli olması benim ev sevdiğim taraflarıydı.