İstanbul Üniversitesi'nin beğendiğiniz yanları nelerdir? (49 Cevap)

Öğrenmeye aç olanların daha rahat eğitim görebilmeleri için her geçen gün yeni imkanlar sunuyor.
Sorunlara hızlı çözümler Üretmesi başka bir özelliği..

AYRICA BÜYÜK HARFLERLE BELİRTMEM LAZIM Kİ; ÇEŞİT ÇEŞİT YEMEKLER YEMEKHANELERDE SADECE 75 KURUŞ VE İSTEDİĞİN YEMEKHANEYİ KULLANMA HAKKIN VAR. İSTER BOĞAZ MANZARALI İSTER GÖL MANZARALI (Küçük Çekmece Gölü).

Neden İstanbul Üniversitesi? (62 Cevap)

İstanbul Üniversitesi’nin dünyanın en iyi beş bin (5000) üniversitesinden biri olması ve Beyazıt Kampüsü gibi Türkiye Siyasi Tarihi açısından önem taşıyan bir kampüste olacak olmamdan ötürü tek tercih olarak yazdım, öte yandan kurulu düzenimin İstanbul’da olması da bunda önemli bir etken oldu diyebilirim.

İstanbul Üniversitesi'nin hoşlanmadığınız yanları nelerdir? (52 Cevap)

Çoook kalabalık. Tam olarak bilmiyorum ama bizim dönem neredeyse 500 kişi. Bu yüzden anatomi pratikleri işkence gibi geçiyor, diğerlerinde sorun yok ama anatomide tam anlamıyla işkence. Kadavrayı görmek bile zor oluyor ki hocanın anlattığını dinleyip de anlayacaksınız, biraz zor o iş. Ama sınav dönemi öncesi serbest çalışma saatlerinde her şeyi öğreniyorsunuz, çünkü mecbursunuz.

Ayrıca kampüs hayatı yok, ona da alışılıyor ama bazen insan imrenmiyor değil.

Spor salonu falan da beklemeyin, bir adet potamız var, iki tane de voleybol direği, ama file olmuyor bazen, zaten hiç oynayan da olmuyor.

Evet, sadece tıpçılar, dişçiler, hastalar ve arkadaşlarınız var. Zaten orayı yaşanabilir kılan da arkadaşlarınız, yoksa çekilmez olurdu. İyi arkadaşlarınız varsa kampüse de gerek kalmıyor zaten, o tamamı beton olan fakülte size çok güzel geliyor.

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'ndeki deneyimlerinizi anlatır mısınız? (1 Cevap)

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nin ne kadar köklü bir okul olduğunu hepimiz biliyoruz ama o dönemde beklentileri karşılayan bir eğitim düzeyi yoktu. Bir süre önce okul, Basın Yayın Meslek Yüksekokulu’ndan bir fakülteye dönmüştü. Fakülte gerekliliklerinin tamamı görünür olmakla birlikte laboratuvar imkanımız, işimizle ilgili öğrenmemiz gereken çekim ve montaj stüdyoları gibi imkanlar çok sağlıklı değildi.İletişim Fakültesi'ne girdiğim gün itibariyle İletişim Grubu’na girdim, o da rektörlüğe bağlı yarı kadrolu çalışan bir gruptu. Biz de 4 yıl boyunca “Yılın İletişimcisi” ve “Ayın İletişimcisi” olarak iki farklı organizasyon yaptık. Ayın İletişimcisi bir süre kesildi, Yılın İletişimcisi devam etti. Ben okulda bu işlerin mutfağını bu şekilde görme fırsatı elde ettim ama o grupta çalışan sınıfta 3 kişi vardı, geri kalanları da istemeden gelmişti. Biz de kendi kendimize bu işi öğrenmek için bir laboratuvar oluşturduk ve okulun sosyal anlamda faydaları da oldu.Ben okula girdiğimde akademisyen olmak istiyordum. Binayı gördükten sonra oraya dekan olabileceğimi düşündüm. 1 senenin sonunda rektörlükle birebir ilişkileri gördükten sonra olamayacağıma ve özel sektörde devam etmem gerektiğine karar verdim. 3 sene boyunca İletişim Fakültesi’nin telefonları borçtan ötürü kesikti. Kapıda İletişim Fakültesi yazıyor, telefonlarınız çalışmıyor, siz Yılın İletişimcisi diye bir ödül töreni yaparak Uğur Dündar gibi Türkiye’nin önde gelen büyük iletişimcilerini bir sahnede ağırlayıp ödüller veriyorsunuz ve gazetelerde yarım sayfa haber alıyorsunuz. Tuhaf ve kaotik bir şey ama sanırım ben o kaosa aşık oldum.Üniversitedeyken bir arkadaşıma destek olmak için turizm acentesinde yarı zamanlı olarak çalışmaya başladım. Para kazanıyordum ve orada çalışmayadevam ettim. Okulun 2 senesinde hem okul grubunda hem turizm acentesinde çalışıyordum hem de okulun dersleri vardı. O esnada başka bir sektörü de tanımış oldum. Turizmde insan ilişkileri adına çok şey öğrendim çünkü ne yazık ki fakültelerde insan ilişkilerine dair yüzleşeceğiniz hiçbir kanıt yok ve bunu iş dünyasına girdiğiniz zaman anlıyorsunuz. Başınıza ne gelip gelmeyeceğini, neyi yapabileceğinizi ve neyin size göre olduğunu okulda anlamanız mümkün değil. İletişim Fakültesi’nin iletişim duayenleriyle yaptığımız organizasyonlarda birebir temastan dolayı çok büyük bir katkısı olduğunu düşünüyorum. Bir de telefon olmadan iletişim kurmayı öğrenmek de güzel bir deneyimdi.

Neden İstanbul Üniversitesi? (62 Cevap)

Ben üniversite seçmekten çok, okumak istediğim bölümü ve şehri seçtim diyebilirim. Liseyi yarı-özgür bir şekilde İstanbul’da okuduktan sonra, İstanbul’dan vazgeçemedim ve İstanbul’daki üniversiteler dışında tercih yapmadım. İstanbul Üniversite’sini özellikle seçtim diyemem, o zamanlarda, Boğaziçi Üniversite’sinde okumayı tercih ederdim. Fakat İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde aldığım eğitimin benzerini Boğaziçi’nde alamayacağımı sonradan gördüm.

İstanbul Üniversitesi'nin beğendiğiniz yanları nelerdir? (49 Cevap)

Konumu özellikle çok önemli İstanbul'un merkezindedir(Avcılar Kampüsü hariç),sürekli konferanslar olur ve önemli katılımcılar konuşma yapar.Ayrıca boğaz manzaralı yemekhanesinde 1.85 Tl'ye öğle yemeği çıkar.

Neden İstanbul Üniversitesi? (62 Cevap)

Ben lisedeyken hep Hacettepe’yi istiyordum. Çünkü puanı en yüksek olan oydu, sadece bu yüzden, ne eğitim sistemini biliyordum, ne de içinde bulunan öğrencilerin fikirlerini. Sonra sonuçlar açıklandı puanım yetmiyor, kaldı iki seçenek; Ankara Tıp ya da İstanbul Tıp (halk arasında Çapa). Sonra kalktım arkadaşlarımla İstanbul’a ve Ankara’ya gittim, maksat gezmek, biraz da bilgi almak. Oradaki asistanlarla ya da bütünlemeye kalmış olan öğrencilerle konuştum, ve Çapa’ya daha da sıcak bakmaya başladım. Tabi bir de İstanbul’a gelince kendi kendime demiştim ki: “Ben burada okumalıyım!” İşte o öğrencilerle konuşmam da bunu pekiştirmiş oldu. Demek istediğim İstanbul’da o kadar çok imkan var ki, sosyal, kültürel, ne açıdan bakarsanız bakın hayatının bir kısmını İstanbul’da geçirmeli insan, ve bu öğrencilikse eğer çok çok güzel :)

İstanbul Üniversitesi'nin hoşlanmadığınız yanları nelerdir? (52 Cevap)

Üniversite tanıım broşürlerinde görülen çimlere uzanmış eğlenen öğrenci topluluğunun olmaması, bir hafta uykusuz kalarak çalışmanın hiçbr sınavı geçmeye yetmemesi ve kimse tarafından adam yerine konmamak.

“Sıradan bir tıp öğrencisine yapılan şeyleri bir köpeğe yapmak için iki başpiskopos tarafından imzalanmış, üç nüshalı bir lisans gerekir.” – J.B.S Haldane

Neden İstanbul Üniversitesi? (62 Cevap)

İstanbul Üniversitesi, her alanda kendini ispatlamış bir üniversite. Neredeyse ilgilenmediği bölüm, alan, ana bilim dalı, bilim dalı yok gibi. Üniversite sıralamalarına baktığınızda ilk 500′e girmiş bir üniversite. Yerleşkelerinin bir tarafı tarih diğer tarafı bugünü yansıtan, dünyanın yaşam merkezlerinden biri olan İstanbul’da olması çok önemli tercih sebebim idi.

Neden İstanbul Üniversitesi? (62 Cevap)

Bulunduğu şehrin İstanbul olması. Hacettepe, Cerrahpaşa ya da Çapa’da olmanın birbirinden çok farklı olduğunu düşünmüyorum. Bizde kadavra sayısı fazla, biz TUS sorularını hazırlıyoruz kısmı hikaye bence. Ancak İstanbul’da kendini geliştirebileceğin ya da sıkıldığın bir anda çıkıp kafanı dağıtabileceğin seçenekler çok fazla. Özellikle popüler kültür meraklısı değilsen ya da ilginç hobilerin varsa Ankara’da bir üniversite tercihi kayıp olacaktır kanımca. Tabi yine de Ankara’ da okuyanlara sormak lazım. Neden Çapa değil de Cerrahpaşa konusunu da burada açıklamak gerekirse İngilizce olması en önemli etken oldu. USMLE düşündüğüm ve geleceğimi Türkiye’ de planlamadığım için en mantıklı tercihti.

CEVAPLARI FİLTRELE

Soru Etiketi
Şirket
Üniversite
Bölüm

Filtreyi Temizle