L'Oréal

L'Oréal

19 kişi 78 cevap verdi.
78 Cevap
Müzik benim hayatımın bir parçası. Gitar çalmaya 11 yaşında başladım. Lisedeyken arkadaşlarımla birlikte hayranı olduğumuz rock yıldızlarının taklitlerini yapmaya bayılırdık. O zamanlar fark ettim ki benim davul ile aramda güçlü bir bağ var. Son iki buçuk yıldır yarı profesyonel Color TV adında bir müzik grubunda davul çalıyorum ve geçtiğimiz sene “Life As A Linear Momentum” isminde bir albüm yayınladık.
İşler ters gitse bile bu durumun beni demotive edeceğini sanmıyorum çünkü müzik yapmayı çok seviyorum. Avukat, bankacı gibi farklı işlerde çalışan arkadaşlarımla bir araya gelip farklı bir şeyler yapabilme bir imkanım olduğu için kendimi ayrıcalıklı hissediyorum. Biz hobimizin işimize bir engel olmadığını aksine birbirini destekleyen ve iki alanda da nasıl başarılı olunduğunu gösterdiğimizi düşünüyoruz.
Benim için başarı, müzisyen olarak ‘yapabilirim’ tavrı ve ‘kendin yap’ girişimçi ruhunu birleştirerek ve geliştirerek elde edilir.

1. Başarısızlık sürecin bir parçasıdır.

Eğer yeni bir şarkı üzerinde çalışıyorsanız veya zorlu bir işin üzerinde çalışıyorsanız, deneme yanılma aşaması yaratıcı sürecin bir parçasıdır. Reddedildiğimiz veya fırsatları değerlendiremediğimiz zamanlar oldu ama eğer vazgeçseydik üzerine çalıştığımız her şeyi çöpe atmış sayılırdık. Aynı durum L’Oréal için de geçerli. İşler her zaman istediğiniz gibi gitmeyebilir, bu noktada kendinizi ortaya koymak durumundasınız. Biri size ‘hayır’ derse önünüze bakın ve gerçekleştirmek için başka çözümler üretmeye devam edin. Hata yapmak için, cesur hatta korkusuz olmak zorundasın. L'Oréal’de çalışırken veya müzik yaparken en büyük risk hiçbir değişiklik olmadan sabit bir şekilde konfor alanında kalmaktır. Eşsiz bir şey inşa etmek için istekliysen, değişimi benimsemelisin ve kör sokakları keşfetmelisin.

2. Özgüven

Biz yoktan bazı şeyleri inşa ediyoruz. Bestelediğimiz şarkıları hiç tanımadığımız kalabalıklar önünde söylüyoruz ve insanların nasıl eğlendiğine şahit oluyoruz. Müzik grubunda olmak, seyirciler karşısında başarısız olsam bile risk alma konusunda beni cesaretlendiriyor. Bütün bu başarılar ve başarısızlıklar birlikte bize gurur veriyor ve bu gururla L’Oréal’de başarılı olmak için gerekli özgüvene sahip olduğumu hissediyorum. Eğer iş dışında kıymetli bir şey üretebilirsem biliyorum ki aynı şeyi iş hayatımda da yapabilirim. Başarabilme hissi dünyada üzerinde benim için en tarifsiz duygu.

3. Çeşitlilik kazanır.

Biz, orijinal seslerden oluşan bir albüm yaptık ve ikonik sahnelerde performanslar sergiledik. İz bıraktık çünkü daha önce kimsenin denemediği bir şeye imza attık. Hepimizin farklı ilgi alanları ve zevkleri olmasına rağmen gelişmek ve farklı deneyimler yaşatmak için hepimiz aynı heyecanı paylaşıyoruz. Birbirimizin fikirlerine değer verip üzerine koyarak ilerlememiz ve farklılıklarımız müziğimizin benzersiz olmasını sağlıyor. Aynı durum L’Oréal’de çalışırken de geçerli. L’Oréal’de değişime liderlik etmemizi sağlayan tarafımız hangi departmanda çalışırsak çalışalım yaratıcı bir ekibin parçası olmamızdan kaynaklanır.
Aday, hobisi ne olursa olsun bu konuda dürüst olmalı. Bazen size daha akıllı veya entelektüel gösterecek hobiler hakkında konuşabilirsiniz. L’Oréal sizin kim olduğunuzu ve sizi siz yapan şeyin ne olduğunu bilmek ister. Eğer siz çizgi roman okumayı seviyorsanız veya süper kahraman gibi giyinmeyi istiyorsanız bunu söyleyin. Sizin hayal gücünüz ve yaratıcılığınız ekiplerimiz için büyük bir değerdir. Ben, L’Oréal gibi bir şirkette başarılı olmak ve gelişmek için en az bir hobinizin olması gerektiğini düşünüyorum. Bizi benzersiz kılan bu çeşitliliğimiz.
1. Sürekli kendini geliştirme

Müzik veya sanatın herhangi bir dalıyla ilgilenen birisi için hiçbir zaman doyum noktası olmamalı. Teknolojik gelişmelerin yanı sıra bir çok yeni teknik, harmoni, şarkı, ses, tarz ve sanatçı var. Bu çeşitlilik kendimi geliştirme anlamında beni her zaman motive tutuyor.

2. İletişim kurma

Hiçbir zaman aynı ilgi alanına sahip bu kadar harika insanla tanışacağım aklıma gelmezdi. Hepsi çok tutkulu ve harika insanlar, birbirlerine saygı gösteriyorlar. Rekabetten ziyade birbirlerinin gelişiminin kendi gelişimlerine de yarayacağını düşünerek hareket ediyorlar. Aynı durum sadece bireysel başarıyı kovalamak yerine, iletişimi ve paylaşımı kuvvetli tutarak ekip olarak gelişimi ön planda tutmaya yarıyor.

3. Konfor alanının dışına çıkma

DJ’lik sizi gerçekten zorlayabilir. DJ kabinine girdiğinizde artık teksiniz. İnsanların önünde durup, kendinize güvenip, başlıyorsunuz. Dinleyiciler için nereden mezun olduğunuz kariyeriniz önemli değil, onlar için önemli olan sizin o günkü performansınız. L’Oréal’de de benzer bir durum var; mevcut sorumluluğunuzu yerine getirirken sorumluluk alanınızı kendi kendinize genişletmeniz ve geliştirmeniz gerekiyor. Böylece bireysel fikirleriniz ve projeleriniz ile ayakta duruyorsunuz, bu da kendinize güvenmenizi sağlıyor.

4. Hedef kitleyi tanıma

Dans pistini fethettiğimde kendimi muhteşem hissediyorum. Fakat bu fetih pek kolay olmuyor; olabildiğine kısa bir sürede kalabalığı dikkatlice izleyip, aramızdaki iletişimi doğru yorumlayıp onlara uygun müziği çalmak gerekiyor. Bu sürecin işimde ihtiyacı belirleme, stresi doğru yönetme ve kısa sürede doğru çözümü bulup uygulama becerimi geliştirdiğine inanıyorum.
Kick-box’a 2 yıl önce üniversiteden çok yakın bir arkadaşımla birlikte başladık. Kulağa şiddet içerikli gelebilir fakat ben kick-box’u bu amaçla yapmıyorum. Benim için güçten çok dayanıklılığı ifade ediyor. Bu sadece sonuçla ilgili değil daha çok yolculuk sırasında kendini ne kadar geliştirdiğinle ilgili.
İyi bir eğitmene sahip olmayı ve çok sevdiğim bir arkadaşımla pratik yaparak birlikte büyümeyi ve gelişmeyi seviyorum. Başkalarıyla antrenman yapmak da performansımı yükseltmem açısından beni teşvik ediyor. Aynı durum L’Oréal için de geçerli. İyi bir liderlik ve takım ile kendinize ve takıma olan bağlılığınızı bir bütün olarak arttırabilirsiniz.
Hobimle ilgili en sevdiğim şey, öğrendiklerimi işimde ve kişisel hayatımda daha başarılı olmak için kullanabiliyorum:

1. Önemli olan süreç

Günümüzde tamamen sonuca odaklanmış durumdayız. Yenmeye karşı yenilmek. Kick-box hakkında sevdiğim şey sonucu her ne olursa olsun süreçteki büyümeye odaklı olmak. Bu tamamen sürekli zenginleşme, gelişme ve öğrenme ile ilgili.

2. Tahammül olmadan başarı gelmez

L’Oréal ve kick-box ortamı aynı bir maraton gibi. Hızlanmanız gereken ve kendinize olan inancınız sayesinde destekleyebileceğiniz anların farkına varmalısınız. Odaklanmayı sağlamak ciddi zaman alıyor.

3. Farkındalık her şeydir

Kick-box bana L’Oréal’de karşılaştığım tartışmaya açık durumları kendi kararlarınızı karşı tarafa fazla defansif olmadan savunmayı öğretti. Kick-box bana odaklanmayı ve saldırı ve savunma arasındaki mükemmel dengeyi kurmayı öğrenmemi sağladı. Fırsatlar tamamen tepki vermemiz veya vermememiz gereken anları bilmek ile ilgili. Kick-box’taki yoğunluk ve hız herhangi bir duruma karşı odaklı kalmama yardımcı oluyor.

4. Tamamen doğru insanla çalışmanızla ilgili

Bir dövüş sırasında karşınızdaki kişiyi görür ve ona göre düşünürsünüz, Kick-box yalnız bir spordur. Göremediğiniz kısmı ise takımın eğitmenleri, koçlarınız, antrenman arkadaşlarınız olmadan hiçbir savaşçının şansı yoktur. Eğer bir Kick-Boxer kazanırsa, bu başarının yarısından çoğu aslında takımına aittir. L’Oréal’de işbirliğine açık olmalısınız. Çalışmalarımızı birbirimizin yetenekleri üzerine inşa ediyoruz. Bu tek kişilik bir gösteri değil.

5. Anahtar “ Saygı”

Boksörlerin birbirlerine vurup bağırmaları maç izlerken beni iyi yönde heyecanlandırıyor. Her ne kadar maç bu şekilde ilerlese de, maç bittiğinde herkes birbirine karşı saygılı oluyor. Ayrıca bütün takım destek için orada oluyor. Bu şekilde, saldırırken veya savunurken rakiplerine karşı saygılı olmak çok önemlidir. Kaybetseniz bile, saygınızla kaybeder ve bu tecrübeden bir ders çıkarırsınız.
I joined L’Oréal Turkey as an intern in e-Commerce in my last year of university. By the time I graduated I started working in the Corporate Digital Organization concentrating on content, media and e-commerce for all L’Oréal brands. There, I had the chance to be part of a team launching several multi-divisional projects. After a year, I moved to Consumer Products and added digital upskilling to my scope of work by leading all the innovative digital projects of the division. For the last four months, I’ve been in L’Oréal HQ in Paris working on international digital projects related to HR. Here I’m working closely with countries to offer them the best in Digital Upskilling programs.
To be honest, when I joined as an intern, I knew almost nothing about the beauty industry. However, the great thing about L’Oréal is that it gives you the right tools and opportunities to upskill yourself both in the category and the market — starting from various trainings to consumer connects, store visits and endless online modules.