Tıp Bölümü

44 soruya 161 cevap verildi.

Cevaplar 161

Yükleniyor...

Ben ilk olarak neden ingilizce tıp fakültesini tercih ettiğimi açıklayayım. Benim hedefim kendimi akademik olarak geliştirmek araştırmalar yapmak bu yüzden ingilizce bilmem(çok iyi bir mesleki ingilizce tabi ki) çok önemliydi. Tıp alanında Türkiye çok gelişmiş bir çok ülkeye göre ama buna rağmen yabancı kaynakları takip etmeniz gerekiyor. Eğer ingilizce bilmezseniz dünya çapında yayınlanan makalelerden faydalanabilmek için Türkçeye çevrilmesini beklemeniz gerekiyor bu da dünyayı en az 6 ay geriden takip etmek demek. Aynı zamanda sadece makaleler değil yeni bulunan tedavi yöntemlerini de geriden takip etmek zorunda kalırsınız iyi bir ingilizceniz yok ise. Ama hedefi normal bir doktor olup devlet hastanesinde çalışmak olan bir öğrenci için kesinlikle Türkçe tıp öneririm. Fakat şu bilinmelidir ki Acıbadem gibi büyük sağlık gruplarında çalışmak istiyorsanız en azından ingilizce bilmeniz şarttır(farklı yabancı dillerde artı sağlayacaktır). Bir de bu sene yapılan değişiklikle TUS sınavında başarılı olsanız bile sınavınızın geçerli olabilmesi için YDS(yabancı dil sınavı)'den 50 ve üzeri not almanız gerekiyor ki bu da düşük bir not değil genel ingilizcenizin yeterli olması gerekir(bunun için de bir çok insan son sene kursa gidiyor.TUS kursunun yanında bir de ingilizce). İngilizce tıpın tek bir dezavantajı olduğuna inanıyorum o da ilk sene biraz zorlanabilme ihtimali ki eğer istekli olursanız kısa sürede ingilizce derslere uyum sağlayabilirsiniz. Bana bir tercih hakkı daha verilseydi gene ingilizce seçerdim pişman değilim ingilizce tıp okuduğum için.

37,486 görüntülenme

Elbette büyük çoğunluğu doktorluk yapmaktadır. Üniversitede akademisyen olarak devam etmek de bir tercihtir. Akademisyenlik temel bilimler ve klinik bilimler alanında olabilir. Akademisyen olarak bilimsel çalışmalar sürdürürken, biraz daha fazla çalışarak yasalar çerçevesinde muayenehane açmak mümkün olabilir. Yeni iş alanlarından biri de tıbbi ilaç sektörüdür. Sektörün pazarında bir pazarlama elemanı olarak görev almakla birlikte, AR-GE birimi de bir tercih seçeneğidir. "Tıp Fakültesinden arada bir doktor çıkar" sözünü duymuşsunuzdur. Bir şarkıcı, artist, yemek şirketi sahibi, turizm acentası sahibi vs. de olabilirsiniz. Ancak bunlar için tıp fakültesi okumaya gerek yok diye düşünüyorum.

33,767 görüntülenme
Eğer akademik alanda ilerlemeyi düşünüyorsanız İngilizce tıp çıkışlı olmanız sizi daha tercih edilebilir yapar.

'Ben muayenehanemi açayım, hastama bakayım.' diyorsanız nereden mezun olduğunuz pek bir önem teşkil etmiyor.

İngilizcem kötü, zorlanırım demeyin, İngilizce tıp eğitimi zaten sınırlı bir kelime havuzundan oluşuyor. Çoğu kelime Latince; Türkçe tıpta olduğu gibi. Geri kalan İngilizce kelimelere aşina olmanız da sadece birkaç ayınızı alır. İlk günlerde amfi derslerinde hocaları anlayamayabilirsiniz, telaşa gerek yok, zamanla onların da 50 kelimeyle konuştuklarını fark edersiniz zaten.
31,783 görüntülenme

Tıp fakültelesinde eğitim 6 yıldır. Okuldan okula değişmekle beraber, ilk 3 yıl teorik eğitim, son 3 yıl da pratik eğitim alınır.

Teorik eğitim alınan ilk 3 senede, amfilerde hocanız size ders anlatır. Bu dersler Anatomi, Biyokimya, Histoloji, Farmakoloji gibi Temel Bilimler olarak adlandırılan alanların dersleridir. Klinik Bilimlerden de Dahiliye, Pediatri, Kadın Doğum gibi alanların da temel düzeyde eğitimleri verilir.

İlk 3 yılı atlatan tıpçı, 4. senesinde artık Stajyer Doktor olarak adlandırılır. Okuldan okula değişmekle beraber, genelde, büyük stajlar olarak adlandırılan Dahiliye, Pediatri, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Cerrahi bölümlerinde staj yaparsınız. Stajlarda size teorik derslerin yanında muayene becerilerinizi geliştirecek eğitimler verilir, bir hastadan hastalığının hikayesi nasıl alınır öğretilir. Bu eğitimlerin ardından sizden hasta hazırlamanız istenir. Serviste halihazırda yatmakta olan hastalardan en başından bir hikaye alıp baştanaşağı bir muayene yaparsınız. Servislerde hocanızla vizit yaparsınız, hocanıza hasta sunarsınız. Artık iş ciddileşmiştir ve direkt hocanızla muhattapsınızdır. Her stajın sonunda teorik sınav ve sözlü sınav yapılır.

5. sınıf da yine okuldan okula değişmekle beraber küçük stajlar senesidir. Birkaç haftalık Psikiyatri, Radyoloji, Adli Tıp, Kulak Burun Boğaz gibi stajlardan oluşan 5. sınıf kimi okullarda en rahat yılken, bazılarında ise zorlayıcı geçmektedir.

6. sınıfta artık İntern Doktorsunuzdur. Sınav, staj derdi bitmiştir, fakat artık hastanede mesai yapmaktasınızdır. Bazı geceler nöbet tutarsınız. Hastaya ilk bakan doktor siz olursunuz. 300 lira civarı bir maaşınız vardır.

Artık mezunsunuz. Önünüzde TUS* adı verilen bir sınav var. Bu sınava 2 yıl boyunca harıl harıl hazırlandınız, dersanelere gittiniz (Dersane demişken, TUS'a hazırlık dersanelerine kaydolmak için yaklaşık 8000 TL'yi gözden çıkarmalısınız), denemelere girdiniz, kamplara katıldınız.
Eylül ve Nisan olmak üzere yılda 2 defa yapılan bu sınav neticesinde aldığınız puana göre tercih yapıp bir bölüme yerleşirsiniz ve yerleştiğiniz bölümde 3 ile 5 yıl arasında asistan hekim olarak eğitim alırsınız. Bu uzmanlık eğitimi süresince doktorluk da yaparsınız, maaş da alırsınız. Uzmanlık eğitiminiz bitince zorunlu hizmet atamanız yapılır.

TUS'ta bir yere yerleşemedinizse zorunlu hizmet atamanız yapılır. Devletin atadığı yerde Pratisyen Hekim olarak çalışmaya başlarsınız.

* http://tr.wikipedia.org/wiki/Tıpta_Uzmanlık_Eğitimi_Giriş_Sınavı

Yolunuz uzun, işiniz zor. İyi araştırılmalı, zorluklar göze alınmalı. Çileli, fakat bir o kadar da tatmin edici.

Şimdiden kolay gelsin :)

30,625 görüntülenme