Hacettepe Üniversitesi

Hacettepe Üniversitesi

250 kişi 278 cevap verdi.
278 Cevap
Türkiye'nin en güzel kampüslerinden birinde eğitim hayatınıza devam etmek istiyorsanız tercihlerinizin içerisinde mutlaka Hacettepe Üniversitesi olmalı. Gerek sosyal ortamı gerek eğitim düzeyi bakımından ülkemizin ileri üniversitelerinden birisidir.
Sınava hazırlanırken aklımda üç üniversite vardı: ODTÜ, Hacettepe ve Ankara Üniversitesi. Bu üç üniversitenin eşit ağırlık alanında eğitimlerinin iyi olması ve puanlarının makul olması beni onlara yönelten etkenlerden bazılarıydı. Lise son sınıfta üç üniversiteyi gezmiş ve çok beğenmiştim. Ayrıca şehir olarak Ankara bana çok cazip gelmişti. Nispeten küçük bir şehir(Antalya)den geleceğim için bana çok kalabalık ve pahalı olan İstanbul hiçbir zaman çekici gelmemişti.

Sınavlardan sonra puanlarım gelmişti, ODTÜ hariç istediğim üniversitelere yerleşebiliyordum. Ankara ve Hacettepe arasında çok gelgit yaşadım ama gerek kampüs olanakları, gerek yurt olanakları, gerekse okuayacağım bölümün eğitim dilinin İngilizce olmasının bana çok avantaj sağlayacağını düşünmemden dolayı Hacettepe Üniversitesi’ni seçtim. Bu seçimimden dolayı da gayet mutluyum.
Çünkü delinin teki bi gün bu kuyuya taş atmış, biz de arkasından gidiyoruz. Herkes der tıpta en iyi Hacettepe diye işte biz o söze inandık geldik. Haa bi de puanımız boşa gitmesin gibisinden saçma bi anlayışımız var. Bu nedenlerden dolayı Hacettepe’ yi seçtim.
Hacettepe’nin en sevdiğim yanlarından birisi doğayla başbaşa bir kampüsünün olmasıdır. Beytepe Kampüsü ciddi anlamda öğrencilere verilmiş bir nimet. Ben üniversiteyi üniversite yapan etkenlerden birinin de kampüs üniversitesi olduğunu düşünüyorum. Farklı bölümlerden insanlarla tanışıp kaynaşmak ve sosyalleşmek bu sayede daha kolay oluyor. Ayırca bize sağladığı kaliteli ve uygun fiyatlı yurtlar da hoşuma gidiyor.

Bölümümün akademisyenleri de sevdiğim başka bir yön. Hiçbirinin bize kapıları kapalı değil ve aklımıza takılan şeyleri sormakta hiç çekinmiyoruz. Hepsinin alanında uzman olması ve yurtdışı deneyimi olması da bizim vizyonumuzu geliştiren başka bir unsur.

Kütüphanenin haftaiçi 24 saat açık olması da bizi sınav dönemlerinde kurtarıyor diyebilirim. Çoğu üniversitede bu imkan yoktur. Spor salonumuzu anlatmaya gerek yok, TBL de oynayan bir basketbol takımımız olduğu için salon her sene yenileniyor ve üniversite öğrencilerinin hizmetinde.

Öğrenci klüpleri de çok etkin olan Hacettepe, bu yönden de beni tatmin ediyor. Neredeyse her ilgi alanının bir klübü var ve çoğu da aktif. Söyleşiye getirilen kişiler Türkiye çapında ünlüler. Mesleki konferanslar ve söyleşiler de cabası tabi.

Yemek olanaklarının da uygun olduğunu düşünüyorum. 2 TL’ye 4 çeşit yemek yiyoruz(bazen kötü yemekler çıksa da öğrenci hali tabi, katlanıyoruz). Yemekhane dışında da birçok cafesi olan bir kampüste yaşamak da güzel bir şey. Çiğköfteciden hamburgerciye kadar her çeşit var. Ancak bu kafe ve restaurantlar öğlen vakti öğrenci sayısının çokluğundan kalabalık olabiliyor.
Öğle yemeği saatlerinde her yer tıka basa dolu olur, erken davranmaya çalışın. 5-7 arası otobüs durakları tıklım tıklım olur çıkış saatinizi ona göre ayarlayın.

Kütüphanede yerler çabuk kapılır ama hava güzel olduğunda çimenlerde çalışmayı tercih edin.

Yemekhanenin yemekleri iyidir küçümsemeyin, Aylık 60 TL ye yemek ihtiyacınızı karşılayıp artan parayla gezip tozma şansınız var.

Eve çıkacaksanız, Bahçelievler, Emek, Çukurambar tercihiniz olsun ama fiyatlar fazla derseniz Eryaman'ı tercih edin çünkü Eryaman'dan Beytepe kampüsüne direk otobüs bulunmakta ve yaklaşık 20dk uzaklıkta. Kurtuluş ve Kolej de güzel tercihler olabilir.

Her topluluğa gireyim aktif olayım diye kendinizi zorlamayın. Toplulukları inceleyin ve yarım bırakmayacağınız bir topluluk seçin.

Spor salonunu ve havuzu kullanın.

Yeşil Vadiye gidin, ormanı gezin.

Kampüsteki hayvanları sevin, besleyin 4 yıl boyunca sizlere arkadaşlık edicekler.
Havuz yok, yani henüz. Bunun dışında bürokratik süreçler bunaltıcı olabiliyordu, ancak bunlar aşılmış sanırım. Her bölüm yüzde yüz İngilizce değil. Bu kötü çünkü her ne kadar hazırlık eğitimi alsanız da kendi alanınızda bu dil eğitimini görmezseniz mezuniyet sonrası devlet ve özel sektörde sorun yaşayabilirsiniz. Sayısalcılara sesleniyorum. Önce ODTÜ sonra Hacettepe!!!

Bunun dışında kampüste sigara satışı yok. Ulaşım egolarla sağlanıyor ve ayrıca popülist rektörlüğün öğrenci kulüplerinin gelirlerinden kısarak sağladığı bedava semt servisleri var. Bu uygulama ulaşımı bayağı bir rahatlatmış olmasına karşın başka hizmetlerin finansmanını kesti ne yazık ki.
Okuduğum zamanlarda klasik ulaşım sıkıntısı bulunmaktaydı. ODTÜ, Gazi ve Ankara Üniversitesine göre biraz şehir merkezinin dışında kalıyor.
Benim Hacettepe’yi seçiş serüvenim biraz daha farklı. Şimdi efendim, senelerden 2007; ben Üniversite Sınavına giriyorum, çıkıyorum; puanlar açıklanıyor falan filan. O zamanın puanıyla tutturabildeğim en üst sıradaki tıp fakülteleri Ege, Marmara, Dokuz Eylül falan filandı. Aile büyüklerim tarafından “Tıp tıptır, sonuçta doktor olacaksın, Ege ile Hacettepe arasında dağlar kadar fark yoktur, yaz gitsin” mentalitesine sahip çeşitli doktorlarla ve özellikle Hacettepe mezunu doktorlarla konuşturuldum, ikna edilmeye çalışıldım. Amma velakin işte o zaman çocukluk mu desek, delikanlılık mı desek, eşeklik mi desek bilemiyorum; ben sınava bir kez daha hazırlanmakta ve Hacettepe için uğraşmakta ısrar ettim ve kararımı uygulamaya koydum. 2008 yılındaki üniversite sınavında Hacettepe Üniversitesi Türkçe Tıp Fakültesi’ni akli ehliyetim yerindeyken oldukça bilinçli bir şekilde seçtim. Ancak gelin görün ki benim de hayat mentalitem artık şu şekilde evrimleşti: “Tıp tıptır, sonuçta doktor olacaksın, Ege ile Hacettepe arasında dağlar kadar fark yoktur, yaz gitsin.” Demek ki büyüklerimin bir bildiği varmış. Evet neden Hacettepe Üniversitesi için bu kadar uğraştın sorusuna cevap verelim şimdi. Şu bir gerçek ki, tıp fakültesi diyince akla gelen ilk şey Hacettepe iken, Hacettepe diyince de akla gelen ilk şey tıp fakültesidir. Tıp Fakültesi diyince Hacettepe ve diğerleri şeklinde bir kategorilendirme yapmak mümkündür. Ama bu kim için geçerlidir? Uzman olmak çok da önemli değil, uzmanklıktan sonrası hiç önemli değil diyenlerin haricindekiler için geçerlidir. Çünkü Hacettepe’de kazanacağınız geniş ufuk, öyle ya da böyle çalışma alışkanlığı ve de iyi hekim olma bilinci ile akademik kariyerinizde fark yaratan bir doktor olabilirsiniz. Üniversitenin imkanları, kapasitesi düşünülmeden YÖK tarafından artırılan kontenjanların yol açtığı derin sorunlara rağmen, eğitimin niteliğinin eskiye göre düşmesine rağmen Hacettepe’nin alanında isim yapmış akademisyenlerinden edinilen tecrübeler emin olun bir ayrıcalık yaratacaktır.
Psikoloji bölümünün en iyisi olması en önemli nedenim. Ancak kampüsü de göz ardı edilemez :)