Ankara Üniversitesi

Ankara Üniversitesi

173 kişi 221 cevap verdi.
221 Cevap
üniversitemin bana sunduğu olanaklar tabi ki.mesela girişte bir döner kapı birde normal kapı var.istediğim zaman istediğimi kullanıyorum.canım mı sıkkın gidiyorum döner kapıya hızlıca iteliyorum kapıyı.insanların kapıya takılmasını şevkle izliyorum.
Sonuçların açıklandığı o ilk hafta duyabileceğin en büyük gururla "Mülkiyeli oldum!" diyebilmek için Ankara Üniversitesi. Diğer fakültelere gidenlerde de aynı şey var mı bilmiyorum, fakat artık Mülkiye'ye ait olduğunu bilmek bile başlı başına bir tercih sebebidir benim için. Öğrencisini Twitter'da DM üzerinden "Hoşgeldin :)" mesajı atarak karşılayacak kadar sevecen, doğal ve alçakgönüllü bir dekanı olduğu için. Her şeyiyle, gururla "benim okulum, benim fakültem" diyebildiğim için Ankara Üniversitesi.
Neden mi Ankara Üniversitesi? Çünkü; okulumuz cumhuriyet tarihinin ilk üniversitesi. Size şöyle söyleyeyim. Okulumuzun her semtte, her kesimde kampüsü olduğu kadar her şehirden hatta her ülkeden farklı kesimlerden öğrenciler kabul ediyor. Ankara'da olmasının avantajları da var elbette. 'Memur' ya da 'Öğrenci' şehridir Ankara. Ne alsan ya da atıyorum ne istesen 'öğrenciyim' deyip indirim yaptırabilirsiniz. Bu siteye ilk defa geçen yıl bende tercih zamanı araştırırken girmiştim. O kadar çok yardımcı oldu ki bana geçen yıl. Ve şimdi çok mutluyum üniversitemden. Gerek eğitimi olsun, gerek öğrencileri, gerek çok bilgili hocaları, avantajları, kampları, kursları, erasmus programı da en büyük olanağı zaten. Tüm bunlar üniversitenin öğrenciye sağladığı olanaklar. Eğitiminin yanı sıra kampları, gezileri, konserleri de var tabi. Ama ben en çok eğitiminden ve Ankara'da olması nedeniyle bu üniversiteyi seçmiş bulunmaktayım. Size şu kadarını söyleyeyim. Hiç pişman olmayacaksınız. Eğer gelirseniz, siz de benim gibi seneye bu soruları cevaplayıp hafif tebessüm ediyor olacaksınız. Şimdiden gelecek arkadaşlara hayırlı olsun diyorum :)
Özellikle hukuk ve siyasal fakültesinin alt dallarını düşünenler için neden Ankara Üniversitesi sorusunun cevabı açıktır: prestij. Amaç 'Ankara hukuklu' ya da 'Mülkiyeli' olma ayrıcalığını yaşamaktır. Köklü bir üniversitede okumak gibi değil de bir soyu devam ettirmek gibi. Vakıf üniversitelerinin göz boyamalarına aldırmayıp idealist yaklaşabilenler için bu soruya cevap vermeye çok da gerek yok yani aslında..
Şimdi size şunu söylüyorum. İlk ve en önemli adımınız heyecanınızı yenmek olsun. Eğer ilk seneden hazırlık kısmı bölümünüzde zorunluysa gölbaşı illetini çekmek zorundasınız. Ve eğer başta hazırlık sınavından kaldıysanız günde 4 saat ingilizcenin size ileriki zamanlarda yetmediğini göreceksiniz. Bu yüzden hazırlığın verdiği eğitimle kendinizi sınırlamamanız lazım. Hazırlığın sadece 1 yıl olduğunu zannederek beyninizi koşullamayın. Çünkü biliyorsunuz ki artık iş verenler ingilizceyi yabancı dilden saymıyorlar bile. Yani bu şu demek, ingilizceyi anadiliniz kadar bilmek, öğrenmek zorundasınız. Bu yüzden ekstradan hikayeler, filmler, dizilere başlayın başta. Sonra yetmediğini anlarsanız okulumuzun olanağını kullanıp tömere yazılabilirsiniz. Çünkü üniversitemizin öğrencilerine tanıdığı bu olanak size P fiyata mal olacak sadece. Denemenizde fayda var. Bunun dışında tek dille sınırlı kalmayın. Çünkü tek dille artık yüzünüze bile bakmazlar. Bunun sizde farkındasınız sanırım :) Birkaç dil öğrenmenizde yarar var. Avrupa dilleri gibi gibi. Ya da atıyorum bölümünüze geçtiğinizde şayet küçük çaplı marketlerde, kafelerde ya da mağazalarda işlere girebilirsiniz. Bunlar biraz fasa fiso gibi gelse de size deneyim sonuçta hepsi. O yüzden nereden iş gelirse ufakta olsa değerlendirmenizde fayda var. Bununla birlikte ön staj yapabilir ya da üstten dersler alabilirsiniz. Tabi bunlar ilerki zamanlarda olacak işler ama aklınızda bulunsun derim. En başa dönmek en iyisi sanırım. O güne gelelim. Kayıt zamanına. Ve uyum programına. Bende bunu ilk yıla başlarken öğrendim. Uyum programına mezun olana kadar vermek zorundasınız. Vermezseniz mezun olamıyormuşsunuz. O yüzden hiç diğer yıllara bırakmadan gidin derim. Ve her ne kadar tam teşekküllü tavsiye olmasa da gelen arkadaşlara kocaman 'hoşgeldiniizz' diyorum :)
Türkiye'nin en köklü eğitim kurumlarından biri olan Mülkiye'ye ev sahipliği yapması şu anlık ankara üniversitesinin beğendiğim tek yanıdır. Mülkiye'nin beğendiğim yanlarına gelirsek, hala çizgisini bozmadan ana dilde eğitim vermesi; özellikle cumhuriyetin siyasi, akademik, entelektüel camiasına sayısız önemli ismi yetiştirmesi; her zaman muhalif olup yine de ülkeyi ayakta tutmuş, tutan ve tutacak öğrencilere, mezunlara sahip olması aklıma şimdi gelen bazı sevdiğim yanları.
Ya aslında biliyorsunuz bunları. Vakıf-devlet farkı aslında hoşlanmadığınız yanları yaratan. Hemen hemen her devlet üniversitesi için geçerli. Kampüs yok, hani bizim yepyeni bilgisayarlı çılgınlı sınıfımız, neden 57348572593475 kişiyiz amfide, bizde de bir sürü etkinlik-kurs vs olsun'lar.. Benim için önemli tek sorun bölümün verdiği ve daha ilk seneden insanların üstüne çöken ciddiyet, ağırlık. Biraz kasıntı gelebiliyor insanlar gözünüze ama alışıyorsunuz. İçinizdeki çocuğun kafasına sıkmalarına izin vermediğiniz sürece sorun yok!
Ankara Üniversitesi'nin hocaları iyidir. Eğer gerçekten okumaya geliyorsanız doğru üniversitelerden birini tercih ediyorsunuz demektir.
hala Türkçe eğitim veren üniversiteler arasında sosyal bilimler alanında en kaliteli eğitimi veren üniversite olduğu için ve tabii en azından benim sosyal bir bilimin yabancı dilde okunamayacağını, okunsa bile verim almanın zor olacağını düşündüğüm için.