Marjinal Porter Novelli Onaylı Hesap

2 kişi, 22 cevap verdi.

Cevaplar 22

Yükleniyor...
602 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Halkla İlişkiler, eskiden gazetecilerin yaptığı bir meslekti. Bizim Marjinal’detercihimiz; başka ajanslarda pek çalışmamış, hatta mümkünse staja Marjinal’lebaşlamış, Marjinal’in ruhuna ve genine uygun insanlardır. Titiz, takıntılı, müşterisini müşteriden daha fazla düşünen, sorumluluk sahibi, yapılan işlerin raporunu sorulmadan veren, disiplinli genleri olan kişiler bizim için çok önemli. Bence Halkla İlişkiler, İletişim ve tüm kreatif çalışmalar için de bu çok önemli.

Kreatif dediğiniz anda sözünü tutamayan, akşam yatamayan ama gündüz kalkamayan insanlar akla gelir. Hele bir de adınızda Marjinal varsa böyle hissedilir ama biz tam tersiyiz. Zamanında toplantıya başlayıp bitiren, bir şeyi yapmayı kafaya koyduğunda o işi yapan insanlarız. Ben İletişim sektöründeki tüm çalışanlara sözünün eri olması gerektiğinin bir kez daha altını çizmek istiyorum.

875 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Bundan 21 yıl önce ilk personel alımımızda “Metin Yazarı aranıyor!” şeklindegazeteye ilan vermiştik. O zaman Porter Novelli ekimiz yoktu, sadece Marjinal olduğumuz için Marjinal olarak verdik ve mavi saçlı, süper yaratıcı bir kadın geldi ve işe başladı. Çok tatlı bir insandı fakat 1 hafta sonra istifa etti. Nedeni de onun düşündüğü gibi marjinal olmamamızdı. Ofisimiz o zamanlar Sıraselviler’deydi. Burada şarabımızı açıp kreatif çalışacağımızı düşündüğünden bahsetti. Dolayısıyla ben Marjinal’in anlamının ekonomiden geldiğini artık her iş görüşmesinde anlatıyorum.

1,386 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Sadece bilindik Halkla İlişkiler yöntemlerinin değil, yaratıcı Halkla İlişkiler yöntemlerinin kullanılması lazım. Bu da ancak Strateji Departmanı’yla olabiliyor. Halkla İlişkiler içinde Strateji Departmanı mutlaka vardır.

Bir başka departman Sosyal Medya’dır. Bağlı bulunduğumuz Porter Novelli’ninbize empoze etmesiyle sosyal medyanın, Halkla İlişkiler’in ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz çünkü iletişim hangi kanaldan olursa olsun tektir. Siz bunu ister Twitter’da, isterse gazetede verin. Hedef kitleye bir şekilde ulaşacaksanız iletişimin aynı merkezden çıkması gerekir. Bu nedenle mutlaka Halkla İlişkiler’in içinde mutlaka bir Dijital Departman veya Sosyal Medya Departmanı olmasına, stratejinin tek elden yazılması gerektiğine inanıyoruz ve bunu yapıyoruz.

Biz 360 derece hizmet veren bir ajans olduğumuz için kendi içimizde kreatiftarafımız da var. Televizyon, dergi, gazete reklamları hazırlıyoruz, bir markanın isminin bulunmasından kurum kimliğinin hazırlanmasına, onun tüm dökümantasyonlarının, reklamlarının ve fuar stantlarının uygulanmasına kadar tüm süreci sağlıyoruz. Bunu yapan bir Kreatif Departmanımız var.

Medya Planlama ve Satın Alma tarafında da bu konuda uzmanlaşmış üçüncü partilerle çalışıyoruz.

23,790 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Ben mezun olurken ve benden birkaç sene sonra okula gelenlerin okuduğu bölümün adı Halkla İlişkiler ve Tanıtım’dı ama o düzen artık tamamen yok oldu. Şimdi Halkla İlişkiler ve Sosyal Medya ve İletişim Camiası adında bir şey ortaya çıktı.

Halkla İlişkiler’in temeli, Amerika’daki lobicilik faaliyetlerinden çıkan bir değerdir. Bunu ancak akademiyi bitirenler bilir ve anlar, bunun haricinde sağda solda pek telaffuz edilmez. Lobicilik ülkemizin kanunları gereği yasak olduğu için devşirilerek ve daha sonra özel sektöre adapte edilerek Halkla İlişkiler adını almıştır. Halkla İlişkiler, bir ürünü ve hizmeti hedef kitlesine tatlı gösterme sanatıdır.

Burada elimizdeki malzemenin iyi ve işe yarar halini yüceltmek, eksiklerini de üreticiye veya tedarikçiye göstermek gibi bir zorunluluğumuz var çünkü iletişim çift kanallı bir şey. Dolayısıyla bir Halkla İlişkiler Uzmanı, elindeki hizmeti ya da malı çok iyi tanımalı ve bunları ilgili kanallardan hedef kitlesine sızdırarak hedef kitlenin o konuyla ilgili fikrini de geri getirmelidir. Biz iki yönde çalışan bir postacı gibiyiz, karşı tarafın cevap mektubunu almadan eve dönmüyoruz. Eve döndüğümüzde de ona çalışıyoruz, her iki tarafın mektupta ne yazacağına biz karar veriyoruz çünkü her birinin bambaşka bir dünyası olmasından ötürü birbirleriyle iletişim kurmayı genelde bilmiyorlar ve aynı dili konuşmuyorlar.

15,032 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İletişim Fakültesi'nde okumayı ortaokul ikinci sınıftayken seçtim. O zamanlar Hey Girl diye bir dergi vardı, genç kızlar için hayat önerilerinin yanı sıra hangi mesleklerin ne iş yaptığını da anlatırdı. Bence çok faydalı olan ve benim hayatımı etkileyen böyle bir bölümleri vardı. Bir gün o dergide yaşça büyük bir hanım Halkla İlişkiler’in ne olduğundan ve ne iş yaptığından bahsediyordu. Ben de elimde dergiyle anneme gidip bu mesleği yapacağımı söyledim. O zamanlar Türkiye’de İletişim Danışmanlığı’nın ve Halkla İlişkiler’in esamesiokunmuyordu fakat o dergide anlatılanlardan ben çok etkilenmiştim.