Bir iletişim ajansında çalışmak nasıl özellikler gerektirir? Bu iş kime göredir? (1 Cevap)

İletişim danışmanlığı firmalarında, halkla ilişkiler ajanslarında ve diğer ajanslarda çalışmak için memur zihniyetinde olmamanız gerekiyor.  Eğer ajansta çalışıyorsanız insanlara yaptığınız işi tek bir cümlede özetleyemezsiniz. Dolayısıyla hayatında düzen isteyen, giriş-çıkış saatlerinin belli olmasını isteyen, kazanacağı paranın, onun getireceklerinin ve bundan 5 sene sonra çıkacağı seviyenin belli olmasını isteyen, planlı ve programlı olan kişiler lütfen ajansta çalışmasın çünkü bizim de sinirimizi bozuyor, kendisi de çok mutsuz oluyor. Bunun çok fazla örneğini görüyoruz. Yanlış anlaşılmasın, bunu yanlış bulmuyorum ama bunlar çok baskın karakter özellikleridir.Ben İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım mezunuyum. Bir gün 80 kişilik sınıfımızda hocalardan birisi bize kaç kişinin isteyerek bu bölüme girdiğini sordu ve sadece 5 kişi el kaldırdı. Dolayısıyla 75 kişi istemeye istemeye bir ajansın, medya kuruluşunun veya bir reklam departmanının kapısından içeriye girip mutsuz olup çıkıyor. Bunun en büyük sebebi de bu işin saatsiz bir iş olmasıdır. Ajans size bir düzen vaat etmez, size bir kaos vaat eder. Eğer kaos seviyorsanız çok eğlenirsiniz, mutlu olursunuz,çok yaratıcı işler yaparsınız ve her şeyden biraz öğrenme fırsatınız olur ama sevmiyorsanız, kendinize çizdiğiniz limitlerin içinde kalmak istiyorsanız bu kaygan zeminden uzak durmanızı tavsiye ediyorum çünkü bu güvenle ilgili bir şey. Bu yüzden kendileri mutsuz olmasınlar, bizi de onlarla niye anlaşamadığımız ikileminde bırakmasınlar.

Öğrencilere kariyer tercihlerinde tavsiyeleriniz nelerdir? (1 Cevap)

Şu anda üniversite okuyan arkadaşlarıma en büyük tavsiyem; yapmak istediklerini ve seçimlerini araştırarak vakitlerini değerlendirmeleridir. Bir reklam vardır; haritada genç ve beyaz yakalı bir kadının gittiği yer gösteriliyor. Kadın sabah işe gidiyor, işte koşturup geri geliyor ve koltukta uyuyakalıyor. Sonrasında o resim büyüyor ve harita üstünde “bu kadarcık yer kaplıyorsunuz” diye tek bir çizgiyi gösteriyor. Siz öğrenciyken o çizginin dışına çıkabilirsiniz. Zikzaklar, yuvarlaklar çizebilirsiniz veya ülkenin dışına çıkabilirsiniz.Lütfen bu sürenizi çok iyi değerlendirin çünkü hayatın para kazanmak gibi bir gerçeği var. Bu gerçeği gerçekleştirmek zorunda olmadığınız tek zaman ise sadece öğrencilik zamanı. O öğrencilik zamanında o kısa çizgiyi nerede geçireceğinize iyi karar verirseniz, ömrünüzün sonuna kadar mutlu bir kariyeriniz olabilir. Bu markette kasiyerlik yapmak, sokakta çöp süpürmek, ajansta eleman olmak veya C levelda bir yönetici olmak olabilir. Önemli olan mutluluk ve huzuru hangi noktada bulduğunuzdur çünkü ancak o şekilde karar verebilirsiniz. Okuduğunuz bölümün doğru olmak gibi bir zorunluluğu yok. Dolayısıyla öğrencilik zamanınızı mutlaka kendi sektörünüzün dışında bir şeyleri araştırarak, orada size ilham verecek bir kıvılcım bulabileceğinize inanarak geçirin çünkü ondan sonrasında belli bir rutinin içine girdiğinizde o rutinden çıkmak çok uzun sürüyor. 

Halkla İlişkiler sektöründe bir ajans başkanı olarak nasıl zorluklarla karşılaşıyorsunuz? (1 Cevap)

Bütün ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de yaşam koşulları ve iş hayatı gittikçe zorlaşıyor, rekabet korkunçlaşıyor. Yaptığımız işe her gün giren yeni şirketler var ve yeni giren şirketler ayakta kalabilmek için fiyatları düşürüyor. Fiyatların düşürülmesi de daha tecrübesiz insanlarla aynı işin yapılabileceği hissini doğurarak bütçeleri düşürüyor ama bizim de ödün veremediğimiz bazı kalitelerimiz var. Rekabetle başa çıkmak adına bazı tavizler vermemiz gerekiyor. Bu tavizleri vermek istemeyen bir şirket olarak da acı çekiyoruz, mesleğimizin en zor kısmı bu. Giriş bariyeri çok düşük ve çalışmak isteyen şirketlerin baktığı tek konu çoğu zaman bütçe oluyor. Dolayısıyla işimizin zor yanları; rekabetle ve düşen bütçelerle uğraşmak diyebilirim.

Öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir? (25 Cevap)

Üniversiteye girdikten sonra ilk yazdan itibaren çalışmaya başlamalarını öneriyorum, başka hiçbir tavsiyem yok. Yabancı dili zaten öğrensinler ama farklı alanlarda çalışmaya başlasınlar çünkü çalışmak onları her zaman bir adım öteye götürecektir.Mühendislerse Finans Departmanı’nda çalışsınlar çünkü ileride yönetici olmak istiyorlarsa bilançoya bakmak ve onu okuyabilmek zorunda kalacaklardır. Mimarlık okuyorlarsa ama yaratıcı olmak istiyorlarsa, bir grafik atölyesinde çalışsınlar veya staj yapsınlar. Artık fotokopi çekilmiyor ama mail atsınlar. Gidip orada toplu sms kampanyaları yapsınlar ama mutlaka çalışsınlar. Çalışma hayatı üniversite hayatından çok farklı. Bunun için de birçok sivil toplum kuruluşu öğrencilerin çalışma hayatına bir an evvel girmesi için ciddi projeler yapıyor, bunlara katılsınlar. 

Strateji, sosyal medya, kreatif ve diğer departmanlarınızdan bahsedebilir misiniz? (1 Cevap)

Sadece bilindik Halkla İlişkiler yöntemlerinin değil, yaratıcı Halkla İlişkiler yöntemlerinin kullanılması lazım. Bu da ancak Strateji Departmanı’yla olabiliyor. Halkla İlişkiler içinde Strateji Departmanı mutlaka vardır.Bir başka departman Sosyal Medya’dır. Bağlı bulunduğumuz Porter Novelli’ninbize empoze etmesiyle sosyal medyanın, Halkla İlişkiler’in ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz çünkü iletişim hangi kanaldan olursa olsun tektir. Siz bunu ister Twitter’da, isterse gazetede verin. Hedef kitleye bir şekilde ulaşacaksanız iletişimin aynı merkezden çıkması gerekir. Bu nedenle mutlaka Halkla İlişkiler’in içinde mutlaka bir Dijital Departman veya Sosyal Medya Departmanı olmasına, stratejinin tek elden yazılması gerektiğine inanıyoruz ve bunu yapıyoruz.Biz 360 derece hizmet veren bir ajans olduğumuz için kendi içimizde kreatiftarafımız da var. Televizyon, dergi, gazete reklamları hazırlıyoruz, bir markanın isminin bulunmasından kurum kimliğinin hazırlanmasına, onun tüm dökümantasyonlarının, reklamlarının ve fuar stantlarının uygulanmasına kadar tüm süreci sağlıyoruz. Bunu yapan bir Kreatif Departmanımız var.Medya Planlama ve Satın Alma tarafında da bu konuda uzmanlaşmış üçüncü partilerle çalışıyoruz.

Kriz ve kriz yönetimi nedir? (1 Cevap)

İletişim Danışmanlığı sektörünün çok ciddi ve rahatsız edici gerçeklerinden bir tanesi krizdir. Bir markanın veya hizmetin başına her an bir kriz gelebilir. Biz krizleri hayatın bir parçası olarak ve asla göz ardı edilmemesi gereken noktalar olarak görüyoruz.Büyük bir deprem olduktan sonra hepimiz evlere deprem çantası koyduk. Biz deprem çantasını markanın ofisine deprem olmadan önce koyuyoruz. O esnada ne yapacağınıza ve başınıza ne gelebileceğine dair senaryolar üretiyoruz, bu da Kreatif Ekibimizin katkılarıyla oluyor. En kötü ne olabileceğini, başınıza en kötü ne gelebileceğini, bir uçak firmasıysanız uçağınızın düşme ihtimalini, uçak düştüğünde ne yapacağınızı düşünmeniz ve yazılı iletişim planlarıyla bunları uygulamanız gerekiyor.Kriz anında mahallelerde bazı tabelalar vardır, toplanma noktalarını gösterir. Biz de markanın hayatını o toplanma noktası tabelalarına yerleştiriyoruz. Kimin konuşacağını, kimin susacağını, kimin nereye gideceğini, ilk mesajların nereye iletileceğini belirliyoruz.Artık kriz dediğimiz şey bir havayolu şirketi uçağının düşmesi değil; sosyal medyada bir anda sizin hakkınızda çıkan bir dedikodu veya yaptığınız bir hatanın ışık hızıyla yayılması demektir. Bu da Sosyal Medya Ekibinin uzmanlığına giriyor. Bu yüzden hayatınızda sosyal medya krizi olmaması için ne yapmanız gerektiğini veya olursa da nasıl konuşmanız gerektiğini bilmemiz gerekiyor. Dolayısıyla iletişim kanalları üzerindeki tehditleri, elimizdeki ürünün veya hizmetin açıklarını çok iyi bildikten sonra her zaman olabilirmiş gibi davranıyoruz, olmayınca da seviniyoruz.Halkla İlişkiler kavramı, İletişim Danışmanlığı’nın bir parçasıdır. Halkla İlişkiler kavramının altında dinamizm sağlayan, gidiş ve gelişi en hızlı olan bir Basınla İlişkiler kanalı var. Bence basın çok enteresan bir oluşum çünkü bir gazeteyi, televizyonu veya sosyal medyadaki bir haber kaynağını toplumun her seviyesindeki insan aynı anda takip ediyor. Gazete sayfası herkese aynı görünüyor ve orada yakalanması gereken ortak bir dil var. Gazetecilerin işlerini en çok zorlaştıran şeyin bu olduğunu düşünüyorum çünkü onlar her noktasıyla anlayıp konu hakkında hiçbir şey bilmeyen insanlara birebir anlatacak cümle, kelime ve anlatım şekillerini bulmakla, haberin peşinden koşmakla veya haber değerinin ne olduğunu bulmakla yükümlüler. Bir motto vardır; insan köpeği ısırırsa haberdir, köpek insanı ısırırsa haber değildir…

İletişim ajansında Müşteri Temsilcisi ne yapar? Marjinal'de görevleriniz neler? (1 Cevap)

Ben Marjinal Porter Novelli’de Müşteri Temsilcisi olarak 4 buçuk yılı aşkın süredir çalışıyorum. Benim işim; müşteri tarafından gelen talepleri içeridekiçeşitli departmanlara yaymak ve içeride üretilen şeyleri müşterilere en uygun bir dille sunmaktır. Ajansımızın içerisinde sosyal medya, tasarım, üretim gibi pek çok aşama gerçekleştiren ekiplerimiz var ve bu ekiplerin her birinin müşterilerle aynı anda diyalogta olması çok büyük bir kaosa sebep oluyor. Biz de aradaki iki tarafın dilini birbirlerine çeviren kişiler olduğumuz için her işten birazcık anlamak zorundayız. Tasarımın nasıl yapıldığını, o süreçlerin nasıl ilerlediğini bilmeliyiz. Bir şey tasarlamasak bile ortaya çıkacak şeyi doğru yönlendirecek kişiler bizleriz. Müşterinin de istediğini alt tarafa açıklamak için diğer birimlere biraz daha açıklayıcı bir şekilde brief veriyoruz çünkü bu tip kreatif çalışma isteyen işlerde müşteri tarafının isteğiyle kreatif tarafın verebileceği arasında bazen çok farklar olabiliyor, biz de o dengeyi kuruyoruz. Dolayısıyla Marjinal Porter Novelli’deki bir günümün %80’i bu dengeleri kurmak ve alışverişi sağlamakla geçiyor.

Ajans Başkanı ne yapar? Marjinal PN'de görevleriniz neler? (1 Cevap)

Ajans Başkanı olarak her işi yapıyorum. Marjinal’de herkes her işi yapar çünkü içimizde çok fazla CEO var. Hayvan CEO’su, Kedi CEO’su, Eğlence CEO’su, Oyun CEO’su gibi Marjinal’de çalışan 50’ye yakın insanın bir CEO’luk görevi var, bana da Ajans Başkanı demişler.Ben bizi arayıp bizimle görüşmek isteyen müşterilerle görüşüyorum. Genellikle onların ortamlarında görüşerek onların ortamını görüyorum. Nasıl bir ortamda oldukları, bizi uyup uymadıkları, enerjilerinin tutup tutmadıkları, nasıl bir bakış açılarının olduğu, kadın-erkek çalışma oranlarının nasıl olduğu gibi konularda onları izlemeye çalışıyorum. Eğer bize uygunsa ilişkileri devam ettirip müşteriyi kazandırdıktan sonra ekiple tanıştırıyorum.Bunun dışında stratejik toplantılara katılıyorum, zaman zaman müşteri ziyaretleri yapıyorum. Arkadaşlarla birlikte onların işine dahil olarak bu şirkette çalışan herkesin yaptığı işin ne kadar önemli olduğunun bilincine varıyorum. Sadece oturduğum yerden işlerin yapılmasını söylemiyorum, zaman zaman ben de yapmaya kalktığımda o işlerin ne kadar zor olduğunu fark ediyorum. Dolayısıyla her işi yapan, yaptığı işi çok seven bir insanım.

Neden İletişim Fakültesinde okumayı seçtiniz? (1 Cevap)

İletişim Fakültesi'nde okumayı ortaokul ikinci sınıftayken seçtim. O zamanlar Hey Girl diye bir dergi vardı, genç kızlar için hayat önerilerinin yanı sıra hangi mesleklerin ne iş yaptığını da anlatırdı. Bence çok faydalı olan ve benim hayatımı etkileyen böyle bir bölümleri vardı. Bir gün o dergide yaşça büyük bir hanım Halkla İlişkiler’in ne olduğundan ve ne iş yaptığından bahsediyordu. Ben de elimde dergiyle anneme gidip bu mesleği yapacağımı söyledim. O zamanlar Türkiye’de İletişim Danışmanlığı’nın ve Halkla İlişkiler’in esamesiokunmuyordu fakat o dergide anlatılanlardan ben çok etkilenmiştim.

Halkla ilişkiler nedir? (2 Cevap)

Bu soruyu Türkiye’deki şirketlerin %95’i bilmiyor, Halkla İlişkiler’i sadece basında haber çıkarma olarak görüyor. Oysa Halkla İlişkiler, bir kurumun ulaşmak istediği hedef kitlesi tarafından nasıl bilindiğinin öğrenilmesi ve ne olduğunun o hedef kitleye öğretilmesidir. Bu basında haber çıkarmak, etkinlik, birebir görüşme olabilir.Dolayısıyla Halkla İlişkiler, “Ben kurumum, bu topluma faydalı olmak istiyorum. Faydamı sattığım ürün ve hizmetleri hedef kitleme iletebiliyor muyum, iletemiyorsam sorun ne, oradan bana geri bildirim geliyor mu, gelen geri bildirime göre ürün ve hizmetimi değiştirebiliyor muyum, buna göre onların istediği ürün ve hizmeti verebiliyor muyum?” gibi cümleleri söyleyebilme sanatıdır.

CEVAPLARI FİLTRELE

Soru Etiketi
Üniversite
Bölüm

Filtreyi Temizle