Yurtdışında çalışabilmek için gidilen ülkenin dilini konuşmak gerekir mi? İngilizce yeterli mi? (1 Cevap)

Gerekmiyor ama olursa çok daha avantajlı olursunuz. Zaten Türkiye’den yetenek arayan bir firma mümkün mertebe firma içerisinde İngilizce kullanır. Başvuracağınız ülkenin dilbilgisine ufak da olsa bir hakimiyetiniz varsa seçilme sebebi olmanız yüksektir.
461

Yurt dışında nasıl iş bulunur? (1 Cevap)

Yurtdışında iş bulmak için birden fazla yol var ama en önemlisi Linkedin’dir. Doğru bir Linkedin profilinin olması ve doğru keywordler içermesi çok önemlidir. Artık birçok kişi Linkedin’in yurtdışı fırsatlarının önemini biliyor. Her ülkenin Kariyer.net gibi kendi kariyer sitesi var ve firmalar bazen Linkedin’den daha çok kendi mecralarını kullanabiliyor. Bu yüzden o firmaları Google’da aratabilirsiniz. Özellikle yeni mezun ve giriş pozisyonları için Glassdoor gibi sitelerde daha farklı iş ilanları çıkabiliyor. Bunun dışında danışmanlık firmalarından da iş bulunabilir. Biz ağırlıklı olarak buradaki danışmanlık firmalarıyla irtibattayız ama her ülkenin kendi içerisinde danışmanlık firmaları var. Linkedin bile farklı danışmanlık firmalarıyla çalışıyor. Linkedin’de birçok şirketin kendi sayfası olduğu için orada çalışan kişileri de görebiliyorsunuz. Dolayısıyla onlara Linkedin’den veya kendi web siteleri üzerinden ulaşabilirsiniz. Bu başvurular sonrası genelde hızlıca bir ön görüşme yapılıyor. Etrafımdaki pek çok kişinin de oradan bu şekilde haber aldığı olmuştur.  Bunun dışında bir bütçeniz veya birikiminiz varsa, yurtdışına gitmeyi kafanıza koyduysanız oralardaki dil kurslarını veya MBA programlarını araştırabilirsiniz çünkü çalışma izni çok büyük bir problem yaratıyor. Normalde bir işe geçerken çalışma iznini almak aylar sürebiliyor veya hiç alınamayabiliyor ama o ülkede öğrenciyseniz devlet size mutlaka belli bir saat çalışma izni veriyor. Dolayısıyla siz bu çalışma iznini kullanarak oradaki kısa dönemli ve yarı zamanlı işlere başvurabilirsiniz. Kendinizi o işte ispatladıktan sonra da şirketin sizi işe alması veya sizin çalışma vizesi masraflarınızı karşılaması mümkündür.

Yurt dışında iş ararken başvuru ve mülakat süreci nasıl ilerler? (1 Cevap)

Başvuru sürecinde birinci kaynak Linkedin’dir ama kişilerin her ülkenin kendi içerisinde bulunan belli başlı danışmanlık firmalarına ulaşmalarına da tavsiye ederim. Kendilerini onlara tanıtıp özgeçmişlerini göndersinler çünkü genellikle geri dönüş oluyor. İkinci bir yöntem; ülkemizde Linkedin’in alternatifi olan meşhur bir iş arama platformu var. Her ülkenin de kendine ait platformu olduğu için oradaki firmaların hepsi Linkedin kullanmayabiliyor. Arkadaşlar mutlaka oraları araştırıp CV oluşturarak ilanları takip etsinler. Özellikle giriş seviyesindeki roller için büyük firmalar Linkedin’e ilan vermeyebiliyor. Bu yüzden giriş seviyesindeki rolleri diğer mecralarda rahatlıkla bulabilirler. Başvuru süresince ekstra olarak yapılabilecek pek bir şey yok. Mülakatlarda gözünüz korkmasın çünkü ülkemizdeki gibi kasmıyorlar. Ben kendi görüşmelerimde 20 dakikalık bir telefon görüşmesi yaptım ve bana hiç zor soru sormadılar; çok arkadaşça bir görüşme gerçekleştirdim. Dolayısıyla önemli olan samimi olmanızdır. İngilizce mülakatlar için pratik yapın, birkaç video izleyerek podcast dinleyin. Kelimelere çok takılmayın çünkü o işi hangi kelimeyle anlattığınız değil, rahatlıkla kendinizi ifade edebilmeniz önemli. Görüşmelerde genelde 20 dakikalık bir telefon görüşmesinden sonra daha uzun bir Skype görüşmesine davet ediliyorsunuz. Daha üst düzey pozisyonlarda bazı firmalar uçak bileti gibi masraflara sponsor olarak sizi orada ağırlamak isteyebiliyor. Burada önemli olan rahat olmanızdır. Bildiğim kadarıyla Facebook, Google, Linkedin gibi firmaların çoğu İngilizce sınavları yapmıyor. Siz görüşmede kendinizi iyi ifade edebiliyorsanız bu onlar için genelde yeterli oluyor. 
631

Yurt dışındaki firmalar Türk çalışanlara nasıl bakıyor? (1 Cevap)

Sizi Türk olduğunuz için diğerlerinden ayrı bir yere koymuyorlar, bütün çalışanlar nasılsa siz de öylesiniz. Ben yurtdışında çalıştığım süre boyunca ne pozitif ne de negatif anlamda bir ayrımcılık hissetmedim. Firmadan ziyade vize prosedürleri, oturum izninin sürekli yenilenmesi, ailenizi yanınızda götürmeniz gibi konularda Avrupa Birliği üyesi ülkelerden çok daha dezavantajlı konumdasınız. Ben de bu konularda sıkıntı yaşıyordum. İK’yla diğer arkadaşlarıma göre çok daha fazla irtibatım oluyordu. Bu yüzden bir ev tutarken bile çok ciddi referanslar almanız gerekiyor. Firmanızın veya müdürünüzün size referans yazması gerekebiliyor. Özellikle Avrupa’daki firmalar çeşitliliğe çok önem veriyor. Bu yüzden ekstra bir farklılık hissettiğimi söyleyemeyeceğim.
340

Hangi sektörlerde çalışanların yurt dışında iş bulma olanağı daha fazladır? (1 Cevap)

Sektörden ziyade fonksiyonlar önemlidir. Bence Satış, Müşteri İlişkileri ve İş Geliştirme pozisyonları şu anda daha avantajlı çünkü genellikle bu pozisyonlar yurtdışında açık olup Türkçe dilbilgisi isteniyor. Bunun yanı sıra Bilişim sektöründeki Mühendis arkadaşların da son zamanlarda avantajlı olduğunu düşünüyorum. Bu arkadaşlar mutlaka İş İngilizcesini iyi bir şekilde öğrensinler. Zaten Türkiye’deki ve yurtdışındaki pozisyonlarda çok avantajlılar. Bana sorarsanız İKCI kimliğimle şöyle cevap verebilirim; yurtdışındaki firmalar teknik pozisyonlarda EQ'ya da ciddi anlamda bakıyor. Çok iyi kodlama bilebilirsiniz veya çok iyi ürünler geliştirebilirsiniz ama iyi insan ilişkileri çok ciddi kriterdir.
800

Öğrencilerin mezun olur olmaz yurt dışına gitmelerini tavsiye eder misiniz? (1 Cevap)

Hem ederim hem de etmem. Gidebiliyorlarsa hemen gitsinler çünkü öğrenciyken veya yeni mezunken hayatımızda planlamadığımız şeyler olabiliyor. Örneğin ben evlendim ve çocuğum oldu. Buna rağmen gittim ama çok büyük bir riskti, çok zorlandım. Bunu herkes yapamayabilir. Dolayısıyla sizi buraya bağlayan bağlar çok güçlenmeden, hayatınız tam yerine oturmadan gitmeniz daha avantajlı olur.   Diğer yandan tecrübe edinip de gidebilirsiniz. Eğer Türkiye’de bir iş yapacaksanız pazarı tanımanız, pazarda bağlantılarınızın olması ve buradaki ekosistemi bilmeniz lazım. Sıfırdan orada başlayan arkadaşlarım bu konuda çok sıkıntı yaşadı. Türk olmalarına rağmen sadece üniversite ekosistemini bilip iş dünyasıyla ilgili hiçbir fikirleri yoktu. Daha çok biz onları o anlamda besliyorduk ama kıdem olarak bizden daha üst seviyelerdeydi çünkü mezun olduktan itibaren orada çalışmaya başlamışlardı. Dolayısıyla arkadaşlar yaşam tarzlarına göre buna karar verebilirler.
428

LinkedIn profilimi düzenlerken nelere dikkat etmeliyim? (1 Cevap)

Linkedin’deki tüm alanları doldurmak çok önemli çünkü tamamını doldurduğunuz zaman Allstar niteliği kazanıyorsunuz. Bu yüzden mutlaka Allstar olmaya çalışın ve hangi nitelikleri doldurduğunuza dikkat edin. Birinci sırada profil fotoğrafı var. Ben profesyonel ve kurumsal olmayan fotoğraflarla çok karşılaşıyorum. Arkadaşlar lütfen buna dikkat etsinler. Profili hızlıca doldurmaya başladığınızda o alan doldurulması zorunlu bir alan olduğu için masaüstünde ne varsa ekleyip geçiyorlar ve sonradan değiştirmek zor olabiliyor. Artık insanlar sizinle fiziksel olarak karşılaşmadan önce sizi dijitalde araştırıyor ve oradaki fotoğrafınızla karşılaşıyor. Dolayısıyla bu durumda nasıl görünmek istediğiniz çok önemli. Bunu düşünerek kurumsal bir fotoğraf koymak daha anlamlı olur.  İkinci olarak profil fotoğrafının altındaki Headline yani Başlık kısmıdır ama ben ona Slogan diyorum çünkü sizin kişisel markanızın dijital dünyadaki sloganınızı yansıtıyor. Pek çok kişi oraya iş aradığına dair bir şeyler veya kendi unvanını yazıyor ama ben bunu önermiyorum. Marka yönetimi olarak düşünürseniz orası bir profil kartıdır. Orada cezp edici bir profil kartı hazırlamanız gerekiyor ki insanlar merak edip profilinize girsinler. Bu yüzden Headline kısmında biraz yaratıcı olup kendilerini, tutkularını, olmak istedikleri kişiyi veya iş yapış şekillerini yazsınlar. Üçüncü kısım Summary yani Özet kısmıdır. Burayı ön yazı gibi kullanan arkadaşlar var ama bu da pek doğru değil. Summary kısmında özgün olarak kim olduğunuzu, tutkularınızın ne olduğunu, ne üzerine deneyimlerinizin olduğunu ve ne yapmak istediğinizi harmanlayarak, başka profillerden ilham alarak doğru, hatasız, kısa ve öz bir yazımla yazmanızı öneriyorum.   Bunun dışında geçmiş ve mevcut iş deneyimleri birçok kişide yazıyor ama bunların altları pek dolu değil. İş deneyiminin altını açıp kişinin ne yaptığına bakmak istediğimde bir metin göremiyorum. Muhtemelen vakitleri olmadıkları için yazamıyorlar. Orayı doldurun çünkü İşe Alımcılar sizi Linkedin Recruiter adı verilen bir lisans kullanarak arıyorlar ve oraya sizinle ilgili keywordler yazıyorlar. Dat.net bilen, Java kodlamış bir Software Delevoper aradıklarında sizin profilinizde bunlar yazmıyorsa sizi bulamayabilirler. Bu yüzden hangi dilleri bildiğinizi profilinizin çeşitli yerlerine yazmanız gerekiyor.
771

LinkedIn profilimi nasıl daha verimli kullanabilirim? (1 Cevap)

Öncelikle Linkedin profili %100 dolu olmalıdır ve bununla ilgili Linkedin profillerini konuştuğumuz videoyu izleyebilirsiniz. Daha efektif bir Linkedin kullanıcısı olmak istiyorsanız Linkedin’in sunduğu fırsatlardan yararlanabilirsiniz. Aslında her birimiz içerik üreticisiyiz ve iş bulmanın yanında birbirimizden öğrenmek için de bağlantı kuruyoruz. Ben bunun için düzenli olarak gönderi paylaşılması gerektiğini düşünüyorum. Birlikte çalıştığım yöneticilere de bu konuyla ilgili ciddi tavsiyelerde bulunuyorum. Lütfen gündemi takip edin. Kendi iş alanınızda neler olduğunu araştırıp networkünüzdeki insanları bilgilendirecek şekilde içerik hazırlayın. Linkedin’i kurumsal bir blog olarak kullanabilirsiniz. Kendi iş alanlarınızla ve deneyimlerinizle ilgili yazı paylaşıp makale yazın. Ayrıca Linkedin’de sağ üstte kişilerin doğum günlerini ve iş yılı dönümlerini gösteren bir yer var. Network ile ilişkinizi canlı tutmak için bu kısma önem verin. Oradaki standart mesajla değil ama mutlaka o kişiye mesaj atın çünkü ileride kimin kiminle iş yapacağı hiç belli olmuyor. Bu yüzden ağınızdaki kişilerle olan ilişkilerinizi canlı tutun.  Linkedin’deki Recommendation kısmı Türkiye’de pek kullanılmıyor ama yurtdışında bununla ilgili ciddi bir alışkanlık var. Bu kısımda yazının içeriği çok kritik değil. Zaten Linkedin’de recommendation’da kötü bir şey yazmazsınız çünkü sizden istenildiği için yazıyorsunuzdur. Böylece o kişiye güvendiğiniz mesajını veriyorsunuz. Dolayısıyla ilk işinizden itibaren çalıştığınız kişilerden mutlaka size recommendation yazmasını isteyin. Linkedin’den o kişiye bununla ilgili davet gönderebilirsiniz ama sözlü olarak da söyleyin. Ben buna biraz dijital miras olarak bakıyorum. Zamanla bu recommendation’lar birikiyor ve bir zaman sonra o insanlar da iş değiştiriyor. Benim örneğimde, bir zaman birlikte çalıştığım yönetici şu anda CEO oldu. Bir firmanın CEO’sunun yazdığı recommendation’ın benim profilimde yer alması benim için çok değerli.
402

Sosyal mecralarda, özellikle LinkedIn'deki varlığım iş hayatım için ne kadar önemli? (1 Cevap)

Eskiden bu kadar önemli değildi ama artık oldukça önemli. Özellikle işe girişlerde bununla ilgili spesifik bir kural olmasa da iş görüşmesinden önce hepimiz Google’da aratılıyoruz. Siz de kendi isminizi Google’da aratarak neler olduğuna bakın. Facebook, Instagram ve bunun gibi kişisel anlamda kullandığınız mecraları kilitli tutun çünkü kimin neyden hoşlanıp hoşlanmadığını bilemeyiz. Mülakatlarda siz o işin çok uygun olduğunuzu düşünürsünüz ama İnsan Kaynakları Yöneticisi ile enerjiniz tutmadığı için o iş olmaz. Bu mesele de biraz ona benziyor. Yöneticiler sizinle görüşmeden önce profillerinizi inceleyebilir ve olumlu veya olumsuz bir intibaya kapılabilir. Linkedin profilinizi doğru doldurup doğru yayınlar yapmanız, diğer mecraların sadece yakınlarınıza açık olması bence en doğrusudur. Bunun dışında Youtube’ta da yıllar öncesinden yüklenip unutulup giden videolar olabiliyor. Youtube; dünyada en çok tıklanan ikinci arama motoru olduğu için oradaki geçmişinize de temizlemenizi ve güncellemenizi öneriyorum.
532

Talent Brand Company olarak neler yapıyorsunuz? Üzerinde çalıştığınız projelerinizi anlatır mısınız? (1 Cevap)

Talent Brand Company olarak 360 derece işveren markası hizmetleri sunuyoruz. İşveren markası; 360 derece bütün çalışanlara, potansiyel adaylara ve işten ayrılanlara dokunuyor çünkü bizim için en tercih edilen şirket olmaya çalışmak değil, en doğru hedef kitlesi ve yetenek havuzu için en çok tercih edilen şirket olmak önemlidir. Dolayısıyla daha segmente dayalı, içinde daha İK ve Pazarlama fonksiyonları olan projeler grubuyuz diyebilirim. İşe alım sürecinde adayı nasıl geliştirdiğimizi, adayın nasıl bir kariyer yolu izlediğini, bizden nasıl ayrıldığını ve ayrıldıktan sonra bizimle ilgili neler söylediğini düşünerek her bir nokta için özel projeler üretiyoruz. Talent Brand Company olarak en önemli farkımız; İnsan Kaynakları’nı çok iyi bilmemiz ve Pazarlama deneyimimizin olmasıdır. Dolayısıyla Pazarlama bakış açılarını İK’nın özel ihtiyaçları için entegre ederek her şirketin ihtiyacına göre çözümler üretebiliyoruz.
648

CEVAPLARI FİLTRELE

Soru Etiketi
Üniversite
Bölüm