Cevaplar 10

Yükleniyor...
12,407 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Yurtdışında iş bulmak için birden fazla yol var ama en önemlisi Linkedin’dir. Doğru bir Linkedin profilinin olması ve doğru keywordler içermesi çok önemlidir. Artık birçok kişi Linkedin’in yurtdışı fırsatlarının önemini biliyor. Her ülkenin Kariyer.net gibi kendi kariyer sitesi var ve firmalar bazen Linkedin’den daha çok kendi mecralarını kullanabiliyor. Bu yüzden o firmaları Google’da aratabilirsiniz. Özellikle yeni mezun ve giriş pozisyonları için Glassdoor gibi sitelerde daha farklı iş ilanları çıkabiliyor.

 

Bunun dışında danışmanlık firmalarından da iş bulunabilir. Biz ağırlıklı olarak buradaki danışmanlık firmalarıyla irtibattayız ama her ülkenin kendi içerisinde danışmanlık firmaları var. Linkedin bile farklı danışmanlık firmalarıyla çalışıyor. Linkedin’de birçok şirketin kendi sayfası olduğu için orada çalışan kişileri de görebiliyorsunuz. Dolayısıyla onlara Linkedin’den veya kendi web siteleri üzerinden ulaşabilirsiniz. Bu başvurular sonrası genelde hızlıca bir ön görüşme yapılıyor. Etrafımdaki pek çok kişinin de oradan bu şekilde haber aldığı olmuştur.

 

Bunun dışında bir bütçeniz veya birikiminiz varsa, yurtdışına gitmeyi kafanıza koyduysanız oralardaki dil kurslarını veya MBA programlarını araştırabilirsiniz çünkü çalışma izni çok büyük bir problem yaratıyor. Normalde bir işe geçerken çalışma iznini almak aylar sürebiliyor veya hiç alınamayabiliyor ama o ülkede öğrenciyseniz devlet size mutlaka belli bir saat çalışma izni veriyor. Dolayısıyla siz bu çalışma iznini kullanarak oradaki kısa dönemli ve yarı zamanlı işlere başvurabilirsiniz. Kendinizi o işte ispatladıktan sonra da şirketin sizi işe alması veya sizin çalışma vizesi masraflarınızı karşılaması mümkündür.

2,529 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Sektörden ziyade fonksiyonlar önemlidir. Bence Satış, Müşteri İlişkileri ve İş Geliştirme pozisyonları şu anda daha avantajlı çünkü genellikle bu pozisyonlar yurtdışında açık olup Türkçe dilbilgisi isteniyor. Bunun yanı sıra Bilişim sektöründeki Mühendis arkadaşların da son zamanlarda avantajlı olduğunu düşünüyorum. Bu arkadaşlar mutlaka İş İngilizcesini iyi bir şekilde öğrensinler. Zaten Türkiye’deki ve yurtdışındaki pozisyonlarda çok avantajlılar. Bana sorarsanız İKCI kimliğimle şöyle cevap verebilirim; yurtdışındaki firmalar teknik pozisyonlarda EQ'ya da ciddi anlamda bakıyor. Çok iyi kodlama bilebilirsiniz veya çok iyi ürünler geliştirebilirsiniz ama iyi insan ilişkileri çok ciddi kriterdir.

2,367 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Linkedin’deki tüm alanları doldurmak çok önemli çünkü tamamını doldurduğunuz zaman Allstar niteliği kazanıyorsunuz. Bu yüzden mutlaka Allstar olmaya çalışın ve hangi nitelikleri doldurduğunuza dikkat edin. Birinci sırada profil fotoğrafı var. Ben profesyonel ve kurumsal olmayan fotoğraflarla çok karşılaşıyorum. Arkadaşlar lütfen buna dikkat etsinler. Profili hızlıca doldurmaya başladığınızda o alan doldurulması zorunlu bir alan olduğu için masaüstünde ne varsa ekleyip geçiyorlar ve sonradan değiştirmek zor olabiliyor. Artık insanlar sizinle fiziksel olarak karşılaşmadan önce sizi dijitalde araştırıyor ve oradaki fotoğrafınızla karşılaşıyor. Dolayısıyla bu durumda nasıl görünmek istediğiniz çok önemli. Bunu düşünerek kurumsal bir fotoğraf koymak daha anlamlı olur.

 

İkinci olarak profil fotoğrafının altındaki Headline yani Başlık kısmıdır ama ben ona Slogan diyorum çünkü sizin kişisel markanızın dijital dünyadaki sloganınızı yansıtıyor. Pek çok kişi oraya iş aradığına dair bir şeyler veya kendi unvanını yazıyor ama ben bunu önermiyorum. Marka yönetimi olarak düşünürseniz orası bir profil kartıdır. Orada cezp edici bir profil kartı hazırlamanız gerekiyor ki insanlar merak edip profilinize girsinler. Bu yüzden Headline kısmında biraz yaratıcı olup kendilerini, tutkularını, olmak istedikleri kişiyi veya iş yapış şekillerini yazsınlar.

 

Üçüncü kısım Summary yani Özet kısmıdır. Burayı ön yazı gibi kullanan arkadaşlar var ama bu da pek doğru değil. Summary kısmında özgün olarak kim olduğunuzu, tutkularınızın ne olduğunu, ne üzerine deneyimlerinizin olduğunu ve ne yapmak istediğinizi harmanlayarak, başka profillerden ilham alarak doğru, hatasız, kısa ve öz bir yazımla yazmanızı öneriyorum.

 

Bunun dışında geçmiş ve mevcut iş deneyimleri birçok kişide yazıyor ama bunların altları pek dolu değil. İş deneyiminin altını açıp kişinin ne yaptığına bakmak istediğimde bir metin göremiyorum. Muhtemelen vakitleri olmadıkları için yazamıyorlar. Orayı doldurun çünkü İşe Alımcılar sizi Linkedin Recruiter adı verilen bir lisans kullanarak arıyorlar ve oraya sizinle ilgili keywordler yazıyorlar. Dat.net bilen, Java kodlamış bir Software Delevoper aradıklarında sizin profilinizde bunlar yazmıyorsa sizi bulamayabilirler. Bu yüzden hangi dilleri bildiğinizi profilinizin çeşitli yerlerine yazmanız gerekiyor.

1,256 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Talent Brand Company olarak 360 derece işveren markası hizmetleri sunuyoruz. İşveren markası; 360 derece bütün çalışanlara, potansiyel adaylara ve işten ayrılanlara dokunuyor çünkü bizim için en tercih edilen şirket olmaya çalışmak değil, en doğru hedef kitlesi ve yetenek havuzu için en çok tercih edilen şirket olmak önemlidir. Dolayısıyla daha segmente dayalı, içinde daha İK ve Pazarlama fonksiyonları olan projeler grubuyuz diyebilirim.

İşe alım sürecinde adayı nasıl geliştirdiğimizi, adayın nasıl bir kariyer yolu izlediğini, bizden nasıl ayrıldığını ve ayrıldıktan sonra bizimle ilgili neler söylediğini düşünerek her bir nokta için özel projeler üretiyoruz. Talent Brand Company olarak en önemli farkımız; İnsan Kaynakları’nı çok iyi bilmemiz ve Pazarlama deneyimimizin olmasıdır. Dolayısıyla Pazarlama bakış açılarını İK’nın özel ihtiyaçları için entegre ederek her şirketin ihtiyacına göre çözümler üretebiliyoruz.

1
1,027 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Başvuru sürecinde birinci kaynak Linkedin’dir ama kişilerin her ülkenin kendi içerisinde bulunan belli başlı danışmanlık firmalarına ulaşmalarına da tavsiye ederim. Kendilerini onlara tanıtıp özgeçmişlerini göndersinler çünkü genellikle geri dönüş oluyor. İkinci bir yöntem; ülkemizde Linkedin’in alternatifi olan meşhur bir iş arama platformu var. Her ülkenin de kendine ait platformu olduğu için oradaki firmaların hepsi Linkedin kullanmayabiliyor. Arkadaşlar mutlaka oraları araştırıp CV oluşturarak ilanları takip etsinler. Özellikle giriş seviyesindeki roller için büyük firmalar Linkedin’e ilan vermeyebiliyor. Bu yüzden giriş seviyesindeki rolleri diğer mecralarda rahatlıkla bulabilirler.

 

Başvuru süresince ekstra olarak yapılabilecek pek bir şey yok. Mülakatlarda gözünüz korkmasın çünkü ülkemizdeki gibi kasmıyorlar. Ben kendi görüşmelerimde 20 dakikalık bir telefon görüşmesi yaptım ve bana hiç zor soru sormadılar; çok arkadaşça bir görüşme gerçekleştirdim. Dolayısıyla önemli olan samimi olmanızdır.

 

İngilizce mülakatlar için pratik yapın, birkaç video izleyerek podcast dinleyin. Kelimelere çok takılmayın çünkü o işi hangi kelimeyle anlattığınız değil, rahatlıkla kendinizi ifade edebilmeniz önemli.

 

Görüşmelerde genelde 20 dakikalık bir telefon görüşmesinden sonra daha uzun bir Skype görüşmesine davet ediliyorsunuz. Daha üst düzey pozisyonlarda bazı firmalar uçak bileti gibi masraflara sponsor olarak sizi orada ağırlamak isteyebiliyor. Burada önemli olan rahat olmanızdır. Bildiğim kadarıyla Facebook, Google, Linkedin gibi firmaların çoğu İngilizce sınavları yapmıyor. Siz görüşmede kendinizi iyi ifade edebiliyorsanız bu onlar için genelde yeterli oluyor.