Cevaplar 10

Filtrele:Sırala:

Yurtdışında çalışabilmek için gidilen ülkenin dilini konuşmak gerekir mi? İngilizce yeterli mi? (1 Cevap)

Gerekmiyor ama olursa çok daha avantajlı olursunuz. Zaten Türkiye’den yetenek arayan bir firma mümkün mertebe firma içerisinde İngilizce kullanır. Başvuracağınız ülkenin dilbilgisine ufak da olsa bir hakimiyetiniz varsa seçilme sebebi olmanız yüksektir.

Talent Brand Company olarak neler yapıyorsunuz? Üzerinde çalıştığınız projelerinizi anlatır mısınız? (1 Cevap)

Talent Brand Company olarak 360 derece işveren markası hizmetleri sunuyoruz. İşveren markası; 360 derece bütün çalışanlara, potansiyel adaylara ve işten ayrılanlara dokunuyor çünkü bizim için en tercih edilen şirket olmaya çalışmak değil, en doğru hedef kitlesi ve yetenek havuzu için en çok tercih edilen şirket olmak önemlidir. Dolayısıyla daha segmente dayalı, içinde daha İK ve Pazarlama fonksiyonları olan projeler grubuyuz diyebilirim.

İşe alım sürecinde adayı nasıl geliştirdiğimizi, adayın nasıl bir kariyer yolu izlediğini, bizden nasıl ayrıldığını ve ayrıldıktan sonra bizimle ilgili neler söylediğini düşünerek her bir nokta için özel projeler üretiyoruz. Talent Brand Company olarak en önemli farkımız; İnsan Kaynakları’nı çok iyi bilmemiz ve Pazarlama deneyimimizin olmasıdır. Dolayısıyla Pazarlama bakış açılarını İK’nın özel ihtiyaçları için entegre ederek her şirketin ihtiyacına göre çözümler üretebiliyoruz.

Yurt dışında nasıl iş bulunur? (1 Cevap)

Yurtdışında iş bulmak için birden fazla yol var ama en önemlisi Linkedin’dir. Doğru bir Linkedin profilinin olması ve doğru keywordler içermesi çok önemlidir. Artık birçok kişi Linkedin’in yurtdışı fırsatlarının önemini biliyor. Her ülkenin Kariyer.net gibi kendi kariyer sitesi var ve firmalar bazen Linkedin’den daha çok kendi mecralarını kullanabiliyor. Bu yüzden o firmaları Google’da aratabilirsiniz. Özellikle yeni mezun ve giriş pozisyonları için Glassdoor gibi sitelerde daha farklı iş ilanları çıkabiliyor.

 

Bunun dışında danışmanlık firmalarından da iş bulunabilir. Biz ağırlıklı olarak buradaki danışmanlık firmalarıyla irtibattayız ama her ülkenin kendi içerisinde danışmanlık firmaları var. Linkedin bile farklı danışmanlık firmalarıyla çalışıyor. Linkedin’de birçok şirketin kendi sayfası olduğu için orada çalışan kişileri de görebiliyorsunuz. Dolayısıyla onlara Linkedin’den veya kendi web siteleri üzerinden ulaşabilirsiniz. Bu başvurular sonrası genelde hızlıca bir ön görüşme yapılıyor. Etrafımdaki pek çok kişinin de oradan bu şekilde haber aldığı olmuştur.

 

Bunun dışında bir bütçeniz veya birikiminiz varsa, yurtdışına gitmeyi kafanıza koyduysanız oralardaki dil kurslarını veya MBA programlarını araştırabilirsiniz çünkü çalışma izni çok büyük bir problem yaratıyor. Normalde bir işe geçerken çalışma iznini almak aylar sürebiliyor veya hiç alınamayabiliyor ama o ülkede öğrenciyseniz devlet size mutlaka belli bir saat çalışma izni veriyor. Dolayısıyla siz bu çalışma iznini kullanarak oradaki kısa dönemli ve yarı zamanlı işlere başvurabilirsiniz. Kendinizi o işte ispatladıktan sonra da şirketin sizi işe alması veya sizin çalışma vizesi masraflarınızı karşılaması mümkündür.

Yurt dışında iş ararken başvuru ve mülakat süreci nasıl ilerler? (1 Cevap)

Başvuru sürecinde birinci kaynak Linkedin’dir ama kişilerin her ülkenin kendi içerisinde bulunan belli başlı danışmanlık firmalarına ulaşmalarına da tavsiye ederim. Kendilerini onlara tanıtıp özgeçmişlerini göndersinler çünkü genellikle geri dönüş oluyor. İkinci bir yöntem; ülkemizde Linkedin’in alternatifi olan meşhur bir iş arama platformu var. Her ülkenin de kendine ait platformu olduğu için oradaki firmaların hepsi Linkedin kullanmayabiliyor. Arkadaşlar mutlaka oraları araştırıp CV oluşturarak ilanları takip etsinler. Özellikle giriş seviyesindeki roller için büyük firmalar Linkedin’e ilan vermeyebiliyor. Bu yüzden giriş seviyesindeki rolleri diğer mecralarda rahatlıkla bulabilirler.

 

Başvuru süresince ekstra olarak yapılabilecek pek bir şey yok. Mülakatlarda gözünüz korkmasın çünkü ülkemizdeki gibi kasmıyorlar. Ben kendi görüşmelerimde 20 dakikalık bir telefon görüşmesi yaptım ve bana hiç zor soru sormadılar; çok arkadaşça bir görüşme gerçekleştirdim. Dolayısıyla önemli olan samimi olmanızdır.

 

İngilizce mülakatlar için pratik yapın, birkaç video izleyerek podcast dinleyin. Kelimelere çok takılmayın çünkü o işi hangi kelimeyle anlattığınız değil, rahatlıkla kendinizi ifade edebilmeniz önemli.

 

Görüşmelerde genelde 20 dakikalık bir telefon görüşmesinden sonra daha uzun bir Skype görüşmesine davet ediliyorsunuz. Daha üst düzey pozisyonlarda bazı firmalar uçak bileti gibi masraflara sponsor olarak sizi orada ağırlamak isteyebiliyor. Burada önemli olan rahat olmanızdır. Bildiğim kadarıyla Facebook, Google, Linkedin gibi firmaların çoğu İngilizce sınavları yapmıyor. Siz görüşmede kendinizi iyi ifade edebiliyorsanız bu onlar için genelde yeterli oluyor. 

Yurt dışındaki firmalar Türk çalışanlara nasıl bakıyor? (1 Cevap)

Sizi Türk olduğunuz için diğerlerinden ayrı bir yere koymuyorlar, bütün çalışanlar nasılsa siz de öylesiniz. Ben yurtdışında çalıştığım süre boyunca ne pozitif ne de negatif anlamda bir ayrımcılık hissetmedim. Firmadan ziyade vize prosedürleri, oturum izninin sürekli yenilenmesi, ailenizi yanınızda götürmeniz gibi konularda Avrupa Birliği üyesi ülkelerden çok daha dezavantajlı konumdasınız. Ben de bu konularda sıkıntı yaşıyordum. İK’yla diğer arkadaşlarıma göre çok daha fazla irtibatım oluyordu. Bu yüzden bir ev tutarken bile çok ciddi referanslar almanız gerekiyor. Firmanızın veya müdürünüzün size referans yazması gerekebiliyor. Özellikle Avrupa’daki firmalar çeşitliliğe çok önem veriyor. Bu yüzden ekstra bir farklılık hissettiğimi söyleyemeyeceğim.