Cevaplar 10

Yükleniyor...
354 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Öncelikle Linkedin profili %100 dolu olmalıdır ve bununla ilgili Linkedin profillerini konuştuğumuz videoyu izleyebilirsiniz. Daha efektif bir Linkedin kullanıcısı olmak istiyorsanız Linkedin’in sunduğu fırsatlardan yararlanabilirsiniz. Aslında her birimiz içerik üreticisiyiz ve iş bulmanın yanında birbirimizden öğrenmek için de bağlantı kuruyoruz. Ben bunun için düzenli olarak gönderi paylaşılması gerektiğini düşünüyorum. Birlikte çalıştığım yöneticilere de bu konuyla ilgili ciddi tavsiyelerde bulunuyorum. Lütfen gündemi takip edin. Kendi iş alanınızda neler olduğunu araştırıp networkünüzdeki insanları bilgilendirecek şekilde içerik hazırlayın.

 

Linkedin’i kurumsal bir blog olarak kullanabilirsiniz. Kendi iş alanlarınızla ve deneyimlerinizle ilgili yazı paylaşıp makale yazın. Ayrıca Linkedin’de sağ üstte kişilerin doğum günlerini ve iş yılı dönümlerini gösteren bir yer var. Network ile ilişkinizi canlı tutmak için bu kısma önem verin. Oradaki standart mesajla değil ama mutlaka o kişiye mesaj atın çünkü ileride kimin kiminle iş yapacağı hiç belli olmuyor. Bu yüzden ağınızdaki kişilerle olan ilişkilerinizi canlı tutun.

 

Linkedin’deki Recommendation kısmı Türkiye’de pek kullanılmıyor ama yurtdışında bununla ilgili ciddi bir alışkanlık var. Bu kısımda yazının içeriği çok kritik değil. Zaten Linkedin’de recommendation’da kötü bir şey yazmazsınız çünkü sizden istenildiği için yazıyorsunuzdur. Böylece o kişiye güvendiğiniz mesajını veriyorsunuz. Dolayısıyla ilk işinizden itibaren çalıştığınız kişilerden mutlaka size recommendation yazmasını isteyin. Linkedin’den o kişiye bununla ilgili davet gönderebilirsiniz ama sözlü olarak da söyleyin. Ben buna biraz dijital miras olarak bakıyorum. Zamanla bu recommendation’lar birikiyor ve bir zaman sonra o insanlar da iş değiştiriyor. Benim örneğimde, bir zaman birlikte çalıştığım yönetici şu anda CEO oldu. Bir firmanın CEO’sunun yazdığı recommendation’ın benim profilimde yer alması benim için çok değerli.

1,360 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Yurtdışında iş bulmak için birden fazla yol var ama en önemlisi Linkedin’dir. Doğru bir Linkedin profilinin olması ve doğru keywordler içermesi çok önemlidir. Artık birçok kişi Linkedin’in yurtdışı fırsatlarının önemini biliyor. Her ülkenin Kariyer.net gibi kendi kariyer sitesi var ve firmalar bazen Linkedin’den daha çok kendi mecralarını kullanabiliyor. Bu yüzden o firmaları Google’da aratabilirsiniz. Özellikle yeni mezun ve giriş pozisyonları için Glassdoor gibi sitelerde daha farklı iş ilanları çıkabiliyor.

 

Bunun dışında danışmanlık firmalarından da iş bulunabilir. Biz ağırlıklı olarak buradaki danışmanlık firmalarıyla irtibattayız ama her ülkenin kendi içerisinde danışmanlık firmaları var. Linkedin bile farklı danışmanlık firmalarıyla çalışıyor. Linkedin’de birçok şirketin kendi sayfası olduğu için orada çalışan kişileri de görebiliyorsunuz. Dolayısıyla onlara Linkedin’den veya kendi web siteleri üzerinden ulaşabilirsiniz. Bu başvurular sonrası genelde hızlıca bir ön görüşme yapılıyor. Etrafımdaki pek çok kişinin de oradan bu şekilde haber aldığı olmuştur.

 

Bunun dışında bir bütçeniz veya birikiminiz varsa, yurtdışına gitmeyi kafanıza koyduysanız oralardaki dil kurslarını veya MBA programlarını araştırabilirsiniz çünkü çalışma izni çok büyük bir problem yaratıyor. Normalde bir işe geçerken çalışma iznini almak aylar sürebiliyor veya hiç alınamayabiliyor ama o ülkede öğrenciyseniz devlet size mutlaka belli bir saat çalışma izni veriyor. Dolayısıyla siz bu çalışma iznini kullanarak oradaki kısa dönemli ve yarı zamanlı işlere başvurabilirsiniz. Kendinizi o işte ispatladıktan sonra da şirketin sizi işe alması veya sizin çalışma vizesi masraflarınızı karşılaması mümkündür.

716 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Talent Brand Company olarak 360 derece işveren markası hizmetleri sunuyoruz. İşveren markası; 360 derece bütün çalışanlara, potansiyel adaylara ve işten ayrılanlara dokunuyor çünkü bizim için en tercih edilen şirket olmaya çalışmak değil, en doğru hedef kitlesi ve yetenek havuzu için en çok tercih edilen şirket olmak önemlidir. Dolayısıyla daha segmente dayalı, içinde daha İK ve Pazarlama fonksiyonları olan projeler grubuyuz diyebilirim.

İşe alım sürecinde adayı nasıl geliştirdiğimizi, adayın nasıl bir kariyer yolu izlediğini, bizden nasıl ayrıldığını ve ayrıldıktan sonra bizimle ilgili neler söylediğini düşünerek her bir nokta için özel projeler üretiyoruz. Talent Brand Company olarak en önemli farkımız; İnsan Kaynakları’nı çok iyi bilmemiz ve Pazarlama deneyimimizin olmasıdır. Dolayısıyla Pazarlama bakış açılarını İK’nın özel ihtiyaçları için entegre ederek her şirketin ihtiyacına göre çözümler üretebiliyoruz.

672 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Gerekmiyor ama olursa çok daha avantajlı olursunuz. Zaten Türkiye’den yetenek arayan bir firma mümkün mertebe firma içerisinde İngilizce kullanır. Başvuracağınız ülkenin dilbilgisine ufak da olsa bir hakimiyetiniz varsa seçilme sebebi olmanız yüksektir.

490 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Sektörden ziyade fonksiyonlar önemlidir. Bence Satış, Müşteri İlişkileri ve İş Geliştirme pozisyonları şu anda daha avantajlı çünkü genellikle bu pozisyonlar yurtdışında açık olup Türkçe dilbilgisi isteniyor. Bunun yanı sıra Bilişim sektöründeki Mühendis arkadaşların da son zamanlarda avantajlı olduğunu düşünüyorum. Bu arkadaşlar mutlaka İş İngilizcesini iyi bir şekilde öğrensinler. Zaten Türkiye’deki ve yurtdışındaki pozisyonlarda çok avantajlılar. Bana sorarsanız İKCI kimliğimle şöyle cevap verebilirim; yurtdışındaki firmalar teknik pozisyonlarda EQ'ya da ciddi anlamda bakıyor. Çok iyi kodlama bilebilirsiniz veya çok iyi ürünler geliştirebilirsiniz ama iyi insan ilişkileri çok ciddi kriterdir.