Access Türkiye Onaylı Hesap

1 kişi, 23 cevap verdi.

Cevaplar 23

Yükleniyor...
Transkripti Göster

2013 yılında kurumsal hayattan bir travmayla çıktım. Çok mutsuzdum ve buradaki hayat amacımın ne olduğuyla alakalı birçok soru işaretiyle dışarı çıktım. Belki biraz yorulduğumu düşünüp vakit geçirmek ve dinlenmek istedim, Access Consciousness’la da o dönemde tanıştım.

Hayatım terapilerle başladı ve ardından kendimi hiç planlamadığım ve bilmediğim bir eğitim yolculuğu içinde buldum. 1 sene boyunca Amerika’da, Kosta Rika’da ve Avrupa’da tüm eğitimleri aldıktan sonra annemin deyişiyle bambaşka bir insan olarak Türkiye’ye geldim ve tekrar kurumsal iş görüşmelerine başladım. Sonra o dünyanın dinamikleri içinde olmak artık yol haritamın içinde olmadığını anladım. Bu sefer ne yapacağımla ilgili soru işaretlerim oluştu ve bir anda bu kadar çok değiştiysem bunu birilerine anlatmam, bunun bir hikayesi olduğunu herkese söylemem ve isteyen herkesin bunu yapabileceğine dair bir rehberlik sunmam gerektiğini düşündüm. İşte orada Access Türkiye ihtiyacı oluştu çünkü kurumsal hayattan geldiğim için ve bu tip öğretilerde güven duygusunun temel olduğunu bildiğim için bir merkez kurmak istedim, Access Türkiye de böyle oluştu.

Çok başarılı bir reklam ajansı bana bu dünyada neyi yaratmak istediğimle alakalı ruhumdaki ve kalbimdeki görsel dünyamı hazırladı. Onlarla beraber çok istediğim bir yolculuğa çıktım. Bugün itibariyle 4. senemizi bitirdik ve artık bir markamız var. Access Türkiye dışarıdan bir marka gibi gözükmekle birlikte, aslında benim kişisel gelişim yolculuğumun ortaya çıkardığı kocaman bir dünya.

114 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Access eğitimlerine herkes katılabilir. Temel eğitimlere katılabilmek için Bars Eğitimi hariç ön koşullar var ama Bars Eğitimi’ne herkes katılabilir. 16 yaşından küçük olan gençlerimizi ücretsiz olarak, 16-18 yaş arasındaki gençlerimizi  %50 indirimle eğitime alıyoruz. 18 yaştan sonrasını da yetişkin sayıyoruz. Herkese açık bir eğitim olduğu için isteyen herkes alabilir.

220 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Access Consciousness’ın Türkçe karşılığı, bilince erişim demektir. Bir Amerikan öğretisidir ve merkezi Texas’tadır. Access Consciousness’ın içinde çok geniş bir yapı var. Başlayacağınız ilk nokta Bars Terapisi’dir. Bunun dışında Beden Terapisi ve felsefeyi anlatan ana sınıflarımız var.

Access Consciousness’ı diğer öğretilerden ayıran en büyük özellik; Nörolog Jeffrey Fannin'in yaklaşık 1 sene 300 kişi üzerinde yaptığı Bars ve Beden Terapileri sonucunda, kişilerin nöronlarındaki değişimleri, bu değişimlerin davranışlarına nasıl yansıdığı, kişinin değişen bu davranış kalıplarından sonra evrene ve hayata olan uyumluluğunun nasıl değiştiğiyle alakalı yapılan bir çalışmadır. Şu anda da bu değişen davranış kalıplarının insanları daha da ileriye götürebilmesi için neye ihtiyaç olduğu ve bu çalışmanın nasıl devam edeceği konusunda ikinci setup çalışması yapılıyor.

Sistemin içinde son 2 senedir Ana Lisans Eğitmeni olarak çok ciddi miktarda Nörolog, Psikolog ve Psikiyatr oluşmaya başladı. Kanada’da Dr. Terry’nin bir araştırması yayınlandı, biz de Nisan’ın sonunda web sitemizde yayınlayacağız; Kendisi yaklaşık 1 sene boyunca hastaları üzerinde anksiyete, panik atak, şizofren ve bipolarla alakalı Bars üzerinden çalışmalar yaptı. Bu çalışma, hangi hormonların değiştiğini, nöronların nasıl bir etkisi olduğunu, kişinin davranışlarının nasıl değiştiğini açıklayan bir çalışmaydı. Dolayısıyla Access’in yaygın olma şekli genellikle enerji üzerine oluyor ancak bu işin bir konvasyonel tarafı da var. Her öğretide olduğu gibi Access’te de böyle. Bu tamamen eğitmenin çabasıyla, araştırma potansiyeliyle, bu işe vakit ayırmasıyla doğru orantılı olarak değişiyor. Bizim koçluk zamanlarımızda birçok arkadaşımız koçluğu da kendi bakış açısıyla yapmaya başlamıştı. Bu tamamen sizin şahsi talebinizle alakalı değişiyor.

Ben bu işe çok fazla vakit harcıyorum. Çok fazla okuyorum ve nöronlara takmış vaziyetteyim. Nöronların nasıl değişim geçirdiğini ve insanların nasıl bu kadar değiştiğini araştırıyorum. Dolayısıyla Access’in diğer öğretilerden açık ara tek farkı bugün için bu. Biz bu çalışmaları takip etmeye devam ediyoruz, bizi takip edenler de bu yenilenen bilgileri bizim sayemizde öğrenebilirler.


131 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İçerideki sistem çok bireysel bir yapıya sahip. Biz B to B dediğimiz bir sistemle ilerliyoruz ve bireysel insanların seçerek ilerlediği bir yapılanma var. Benim dünya genelinde tanık olduğum bazı şeyler var. Mesela Amerika’da Google’ın merkezindeki çalışanlar 3 aylık bir kişisel gelişim kampına girdiler. Google bu tür konularda öncü bir firma ve bu kampla beraber kendi içindeki turnover’ın sebebini bulmaya çalıştı. Dünya bazında da bütün büyük şirketlerin derdi turnover’dır. İnsanların sürekli işten çıkmasıyla birlikte işe tekrar alım ihtiyacı oluyor çünkü artık gençlerimizin dinamikleri ve istekleri çok farklı. Bizim zamanımızda marka değeri, iyi bir şirkette çalışmak ve MBA çok önemliydi. Şimdiki gençlerde inovatif ve yaratıcı olmak, geleceğin onlara ne kazandıracağına bakmak gibi konular olduğu için çok çabuk sıkılıyorlar ve bu yüzden onları elde tutmak biraz zor oluyor.

Kişisel gelişim sonucunda oradan çıkan bilgiler de çok enteresan. “Şirkete marka bağlılığı olarak bağlanmak istemiyoruz, bu şirketi sevdiğimiz için burada olmak istiyoruz. Biz bir şirkette olacaksak, Google olduğu için olmamalıyız, sevdiğimiz için olmalıyız. Yöneticimizle konuşabilmeliyiz, iletişimimiz çok iyi olmalı, yaratıcılık adına kafamızdan geçen her şeyi ortaya çıkarmalıyız.” Bugünkü düzene baktığımız zaman bu biraz zor ama imkansız değil.

2,383 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Bilinçaltı, tamamıyla müdahale ve kontrol edemediğimiz bir yapıdır. Doğduğumuz andan itibaren gözümüzle, görsel ve duyusal korteksimizle, tat alma duyumuzla beraber milyarlarca bilgi nöronların üzerine yerleşiyor. Nöronların tek başına herhangi bir bilgiyi ifşa edebilme yeteneği yok. Bir bilgiyi oluşturabilmeleri için birbirleriyle iletişime geçmeleri gerekiyor. Eğer anne ve babanız kaygı ve endişe odaklı bir profilse, siz bütün bilgiyi kaygı ve endişe odağından öğrenmeye başlıyorsunuz. Kontrol odaklı bir anne ve babaysa, o odak üzerinden öğrenmeye başlıyorsunuz. Dolayısıyla bilinçaltı, genetik kodlarınızla beraber getirdiğiniz bilgilerin üzerine, anne ve babadan aldığınız bilgilerle oluşuyor.

Bilinçaltına ulaşmak, bilinçaltını çözmek ve deşifre etmek konusunda henüz bilimsel anlamda ispat edilmiş bir çalışma yok ama nöronlar üzerinde çok sıkı çalışmalar yapılıyor. Bundan 6 ay önce Texas’ta bir Nörobilimci olan Dr. Jennifer, beynin sağ tarafında bulunan yaklaşık 600 milyon kadar nöronun duygularımızı kontrol ettiğiyle alakalı bir araştırma başlattı ve ilk aşamasında kanıtlandığını söyledi. Dolayısıyla bu çok dipsiz bir dünya. Bilinçaltımız bizim hayatı öğrenme şeklimiz olduğu için farklılığı yükseltmek ve bilinçle yaşayabilmek çok kıymetli.

Access’in de en büyük fark yarattığı iyileşme ve farklılıklardan birisi de, bilinçaltı kod temizliğidir. Bu yüzden bilinçaltını ne kadar temiz tutarsak, onun ne kadar farkında olursak ve oradan çıkan bilgilerle yüzleşmeye ne kadar hazırsak, hayatımızın kalitesi de her geçen gün daha rafine hale gelebilir.