Microsoft

Microsoft

12 kişi 100 cevap verdi.
Zaman zaman bizim bölümümüzde de stajyer ya da part time alımı oluyor. Bu tür arkadaşlardan beklediğimiz aslında bir iki konu var. Birincisi her şirkette olduğu gibi biz de Microsoft’ta çok çalışıyoruz. Çünkü; ürünümüzü seviyoruz, sahip olduğumuz işi seviyoruz ve buna yönelik kanalda ve pazarda çalışmalar gerçekleştirebiliyoruz. Bu arkadaşların bir zeminde işimize katkı sağladığı anlarda onlardan da bizim gibi işi sahiplenmesini bekliyoruz. Elbette onların deneyimleri az. Bizim de o zamanlar deneyimlerimiz azdı. Fakat istekli olmak, işe bağlılığını göstermek, bir şeyler yapmak istediğini göstermek çok önemli. İkincisi, Microsoft teknolojiyi takip eden bir şirket. Dolayısıyla beraber çalışan stajyer arkadaşım da teknolojiyi takip edebiliyor olmalı. Belki her zaman kendini güncel tutamaz ama o motivasyonun olması bizler için önemli.
Yazılım; anlamayı, yazılım dünyasını takip etmeyi gerektiren ve bu anlamda çok meraklı olmayı gerektiren bir rol. Yazılım, çok hızlı değişen bir dünya. Bundan 5 sene öncesine kadar bu kadar popüler olmayan bulut teknolojileri şu anda dünyanın gidişatını inanılmaz değiştirebiliyor. O yüzden bulutun neyi ifade ettiğini çok iyi bilecek kadar teknik olmak gerekiyor. Ama yalnızca teknik olmak ve kod yazmak yeterli değil. Zamanımın üçte biri çeşitli toplantılarda ve etkinliklerde Microsoft’u temsil ederek geçtiği için, temsil ettiğimiz kitleye “Gelin arkadaşlar kod yazalım.” demek yeterli olmuyor. Fırsatların nerede olduğunu, tehlikelerin nerede olduğunu, piyasanın nereye gittiğini, dünya çapında yeni çıkan fırsatların nerelerde odaklandığını ve öbeklendiğini anlatabilmek gerekiyor. O yüzden özellikle işletme mezunu olmam da benim için bir anlamda artı değer yaratıyor. Piyasanın nereye gittiğini anlayabilmek, yeni startupların nereden çıktığını ve nasıl büyüdüklerini anlamak önemli. O yüzden piyasayı takip eden meraklı bir insan olmak, teknik ve analitik olmak ayrıca İngilizce’nin iyi olması önemli. Özellikle yazılım dünyası İngilizce’yi çok iyi bildiği ve gelişmeler İngilizce’de oluştuğu için bu dünyayı takip edebilecek kadar iyi İngilizce bilmek ayrıca dış yayınları bu anlamda çok iyi takip etmek gerekiyor.
İşimin en tatmin edici yanı insanların hayatını değiştirebiliyor olmak. Örneğin; acikadakemi.com üzerinden verdiğimiz eğitimlerle gençlerin yazılım geliştirme teknolojilerini anlamalarına, öğrenmelerine yardımcı oluyoruz. Oradan öyle başarı hikayeleri duyuyor, öyle enteresan arkadaşlarla tanışıyoruz ki; daha lisede ya da üniversitede, dünyanın çeşitli yerlerinde kullanılan yazılımlar geliştirmeye başlamışlar. O zaman öğrettiğimiz ve anlattığımız şeylerin bir şeyleri değiştirdiğini, birtakım insanların hayatını pozitif etkilediğini, onların yazdığı uygulamalar yoluyla belki yazılımcı olmayan ama o insanların uygulamalarını kullanarak hayatı değişen insanların olduğunu görmek bizi çok mutlu ediyor. Dolayısıyla, Türkiye'de ufak da olsa değişiklikler yapabiliyor olmak bizi çok motive eden, mutlu eden yönler.
Şirketin gitmiş olduğu noktada şirketin vizyonu misyonu ve stratejileri doğrultusunda insan kaynakları ekibi olarak bizim ciddi bir sorumluluğumuz var. Neden derseniz hepimizin bildiği gibi aslında çalışanlar bir şirket için en değerli kaynaklar. Ondan dolayı bu kaynakları en iyi şekilde almak ve şirkete almış olduğumuz bu çalışanları en iyi şekilde eğitmek, onlara gerekli eğitimleri sağlamak, gelişimlerine katkıda bulunmak; yönetim ekibi ve yöneticilerin de yine aynı şekilde insanları eğitebilecekleri şekilde donanmalarını sağlamak ve sonrasında da bu insanları çok daha büyük rollere taşımak. Tabi bunları aslında şirketin gitmekte olduğu strateji ve vizyon doğrultusunda en iyi kaynağı bulundurma, onları yetiştirme ve şirkette çok iyi yerlere taşıma amacıyla yapıyoruz. Bunun için çok fazla, değişik uygulamalarımız var. İnsan kaynakları içerisinde işe alımdan tutun da yetenek yönetimine, ücret ve farklar yönetimine, organizasyonel gelişime kadar birçok farklı süreçler var. Tüm bu süreçlerin organizasyonunu ve insanlarla şirketin yararında yürütülmesi İnsan Kaynakları Müdürü’nün genel sorumlulukları olarak düşünebilirsiniz.
Biz Windows 10 bütün cihazların işletim sistemi diyoruz, bu çok önemli bir şey. Bunu sonuçları farklı, bundan biraz detaylı bahsedeceğim. İkinci olarak da şöyle; baktığımızda Microsoft’ta da rakiplerimizde de farklı farklı cihazlar için farklı farklı işletim sistemleri var. Bizim bilgisayarlar, tabletler, PC’ler için Windows 8’imiz vardı. Telefonlar için Windows Phone’umuz vardı. Xbox’ımızın ayrı bir işletim sistemi vardı. Sensörler için ayrı bir işletim sistemi vardı. Rakiplerimize bakın bu durum yine bu şekilde. Ama tüm cihazlar birbirine yaklaşıyor. 15 sene önce kalın laptoplara biz mobil cihaz diyorduk. Sonra akıllı telefonlara mobil cihaz demeye başladık. Sonra tabletler geldi mobil cihaz oldu. Şimdi tabletler düşüyor, yine akıllı telefonlar artıyor. Cihazlar günden güne değişiyor ve değişmeye de devam edecek. Laptop diyorduk tablet laptop bir arada cihazlar gelmeye başladı. Hızlı bir şekilde klavyesi ayırıyorsunuz tablete dönüşüyor, klavyesini takıyorsunuz bilgisayar gibi kullanmaya başlıyorsunuz. Bütün cihazlar farklılaşıyor. Örneğin oyun konsolları. Çünkü oynama şekilleri değişiyor. Bu cihazlar değişirken ve değişmeye devam ediyorken bütün cihazların form faktörleri birbirine yaklaşıyor. Mesela ben bir tane telefon kullanıyorum, 7 inchlik şık bir cihaz. Böyle bir cihazın tabletten çok bir farkı yok. Hatta bunda telefon özelliği var. Bizde de rakiplerimizde de telefonla tablet birbirine yaklaşıyor. Mesela benim bir masaüstü bilgisayarım yok, laptopım da yok. “Surface” kullanıyorum. İkisi bir arada bir cihaz. Klavyesi takılıyken masamda ama klavyesinin söktüğüm veya kapak yaptığım an tablet olarak kullanıyorum. Ayrıca Windows 10’la beraber artık Xbox oyunlarınıza şöyle bir boyut geldi; Xbox evde oturma odasında duruyorsa ben mutfakta oturma odasındaki Xbox oyununu PC’den oynayabiliyorum. Mesela telefonumda Xbox oyunları var. Xbox oyunumu burada oynamaya başlıyorum, duraklatıyorum, eve gidip Xbox konsolunu açıyorum ve oyunuma kaldığım yerden devam ediyorum. Veya gündüz bilgisayarda bir hatırlatıcı ayarlıyorum. Akşam sekizde Xbox oynarken bildirim Xbox a geliyor. Windows 10’un özelliği tüm cihazlarda çalışacak tek işletim sistemi olması. Şu gördüğünüz telefon, baktığınızda donanımsal olarak 10 sene öncenin laptoplarından daha güçlü. Bu bir gerçek. Windows 10’la beraber biz şöyle şeyler yapabiliyoruz: tatile gittiniz, yanınızda bilgisayar veya tablet, hiçbir şey yok. Otel odasında bir televizyon var, bir klavye, mouse var. Telefonumu otel odasındaki televizyona bağlıyorum ve bilgisayar olarak kullanmaya başlıyorum. Çünkü aynı işletim sistemi çalışıyor. Yani Windows 10’un en önemli özelliği tüm cihazlar için her şeyi birleştirmesi. Girişimciler için de büyük bir fırsat sunuyor. Bir uygulama yazdığınızda o artık tüm cihazlarda çalışıyor. Uygulamanızı değiştirmeden tüm cihazlarda aynı uygulama çalışabiliyor. Windows 10’un diğer özelliği de bundan sonra onu devamlı güncelleyecek olmamız. Windows 11 olmayacak demiyorum ama bundan sonra yeni inovasyonu görmek için üç sene falan beklemek gerekmeyecek. Bu sonbaharda ve gelecek senenin ilkbaharında yeni özellikler gelecek. Bundan sonra yeni inovasyonları, yeni çözümleri sürekli bir şekilde son kullanıcılarla buluşturacağız. Bu da önemli major değişikliklerden bir tanesi.
Yabancı dillerini geliştirmelerini öneririm. Bütün sektör İngilizce üzerinden yürüyor. Öncelikle çok iyi İngilizce konuşmalarını öneririm. Sonrasında, sürekli okumalarını tavsiye ederim. Sürekli gelişmelerden kendilerini haberdar tutmaları çok önemli. Sonuçta sosyal mecrada bütün bu bilgiler akıyor. İlgi duydukları alana karşı kendilerini yönlendirmelerini, o konuda kendilerini geliştirmelerini tavsiye ederim. Bilgi teknolojileri sektörü oldukça yeniliğe önem veren bir sektör. Burada şöyle bir yanılgıya düşmeyin; belli bir noktaya geldikten sonra artık öğrenecek bir şey yok, bu işin kaymağını yiyeceğim gibi bir şey olmuyor. Sürekli kendinizi yenilikçi tutmanız lazım. Bu işin sınırları da yok. Sınırlarını şu an koyabilen bir kimse de yok. Bu tamamen sizin yaratıcılığınıza, çalışmanıza ve bir şeyi gerçekten istemenize bağlı. Dolayısyla oldukça dinamik bir sektör. Bu sektörde başarının sınırları daha çizilmedi. Ben bunu seçerken, bu noktalar beni heyecanlandırdı. Bunları da genç arkadaşlarımın bilmesini isterim.
İşimizin en zor yanı küçük bir ekiple, görece kısıtlı kaynaklarla tüm Türkiye çapındaki yazılımcılara ulaşabilmek. Yazılımcıların sayısı Türkiye çapında tahmin ettiğimiz ve bildiğimiz kadarıyla 50.000’in üzerinde. Dolayısıyla bu insanlara ulaşabilmek işimizin zor ama bir yandan da keyifli tarafı. Çok etkinlikte konuşmak, çok etkinlikte yer almak, birtakım online ve offline faaliyetleri beraber yürütmeyi gerektiriyor. Dolayısıyla işimizin en zor yanlarından bir tanesi bu dengelemeyi yapabilmek. O 50.000 kişilik kitleye küçücük bir insan topluluğuyla nasıl ulaşabileceğimiz üzerine düşünüyoruz. İkinci zor yanı yazılımdaki gelişmeleri takip edebilmek. Çünkü; dünya çok hızlı değişiyor ve gelişiyor. Dünyadaki değişiklikleri takip edebilmek, anlamak ve başkalarına öğretebilecek kadar iyi bilmek insanın kendini teknik olarak ve merak anlamında zorlamasını gerektiriyor. İşimizin üçüncü zorluğu da Türkiye'ye özel bir zorluk. Türkiye'de yazılım geliştirici ekosistemi pek büyük değil. Türkiye potansiyeliyle karşılaştırdığınız zaman bu kadar genç, bu kadar online, internet erişimi çok olan, cep telefonu çok kullanan bir kitle var. Ama bakınca yazılımcı olma bilinci ve isteği çok fazla yok. Her sene tüm Türkiye'de 5.000’den biraz fazla yazılım veya bilgisayar mühendisi mezun oluyor. Bu Türkiye için yeterli değil. Dolayısıyla işimizin en önemli zorluklarından bir tanesi o pastayı büyütebilmek. Paydaşlarımızla, kamuyla, diğer özel şirketlerle beraber burayı nasıl büyütebileceğimiz üzerine çözümler bakıyoruz.
Teknoloji sektörü hala erkek egemen bir sektör. Biz bayanlar olarak bu sektöre daha yeni yeni girmeye başlıyoruz. Fakat Microsoft’a baktığımız zaman bu tam tersi bir şekilde. Çünkü; Microsoft gerçekten bayan çalışanları destekliyor, bu motivasyonu bize sağlıyor. Zor yanları var ama benim için çok motive edici ve çok zevkli. Çünkü; kendimi güncel tutabiliyorum. Teknoloji artık o kadar hızlı gelişiyor ki son 10 yılda katettiği yollar akılalmaz. Bunları öğrenmek bunlarla kendini güncel tutmak ve müşteriye bu teknolojiyle beraber onlara nasıl katkı sağlayacağımızı anlatmak çok hoşuma gidiyor ve beni gerçekten ayakta tutuyor. Dolayısıyla ben bunları zor olarak görmüyorum. Kendime bir motivasyon aracı olarak görüyorum.
Kategori Müdürü, bir ürünün ve o kategorinin her şeyinden sorumlu kişi demek oluyor. Hem satış, hem pazarlama alanında sorumluluklarımız var. Yani marka yönetiminden bahsediyoruz. Markanın imajı, bilinirliği, pazarlama anlamında yapılacak en ufak aktiviteden daha büyük çaplı projeler, hem de satıştan gelecek kârlılık analizlerinden, satış rakamlarına ve hedeflere gidecek bütün sorumluluklar aslında kategoridedir. Kategori kısmında, Microsoft’ta sizin altınızda çalışan çok büyük ekipler yok ama çok uzman bir kadro var. Çok deneyimli insanlarla beraber daha lateral bir yapı var. Satışı yöneten bir arkadaşımız var, sahayı yöneten bir arkadaşımız var. Hepimiz koordineli bir şekilde çalışıyoruz. En sonunda her şey de kategoride toplanıyor. Ürünün her şeyinden sorumlu olunca her gün karşınıza sürprizler çıkabiliyor. Bu da aslında işi eğlenceli kılan ve sizi her gün işte yeni bir şeyle karşılaştıran güzel bir yön. Beni çok motive eden şeydir bu. Bunun dışında genel olarak özellikle Xbox’ta ürün lansmanı, yani oyun lansmanında takibi aylık olarak satış hedeflerinin gerçekleşmesi için yapılacak hedeflemelere koşan, hem operasyonel hem de büyük projeler yönünde ilerliyoruz. Bir de Xbox’ta işimizi daha çok partnershipler yoluyla götürüyoruz. Burada da benim daha önceki deneyimlerimin faydası oluyor. Dediğim gibi, on sene içinde iyi bir network kazandığımı düşünüyorum. Aynı şekilde Microsoft da size yepyeni bir network sunuyor. Bunların hepsi bir araya geldiğinde farklı farklı şirketlerle, çok güzel projeler ortaya çıkartabiliyoruz.
Kurumsal Destek Hizmetleri departmanı teknik müşteriler, yöneticiler, destek mühendisleri ve saha analistlerinden oluşmakta. Destek mühendisleri, müşterilerimize uzaktan telefonla destek vermekte. Saha mühendisleri de gerektiği zaman müşterilerimize sahada destek vermekte. Bizim görevimiz bu arkadaşlarımızı gerektiği noktada müşterinin ihtiyaçlarına uygun bir şekilde birbiriyle buluşturmak. Ayrıca müşterinin, satın almış olduğu destek kontratını, müşteriyi memun edecek şekilde ihtiyaçlarına uygun bir şekilde kullandığından emin olmak. Bunlar dışında müşterilerimizin operasyonlarını da planlıyoruz. Müşterilerimizin teknoloji yatırımlarından en fazla verimi almasını amaçlayan bir ekibiz. Microsoft dünya ölçeğinde bir firma olduğu için, 191 ülkede 46 farklı dilde destek veren çok büyük global bir ekibin Türkiye bacağıyız.