Cevaplar 101

Yükleniyor...
7,298 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Zaman zaman bizim bölümümüzde de stajyer ya da part time alımı oluyor. Bu tür arkadaşlardan beklediğimiz aslında bir iki konu var. Birincisi her şirkette olduğu gibi biz de Microsoft’ta çok çalışıyoruz. Çünkü; ürünümüzü seviyoruz, sahip olduğumuz işi seviyoruz ve buna yönelik kanalda ve pazarda çalışmalar gerçekleştirebiliyoruz. Bu arkadaşların bir zeminde işimize katkı sağladığı anlarda onlardan da bizim gibi işi sahiplenmesini bekliyoruz. Elbette onların deneyimleri az. Bizim de o zamanlar deneyimlerimiz azdı. Fakat istekli olmak, işe bağlılığını göstermek, bir şeyler yapmak istediğini göstermek çok önemli. İkincisi, Microsoft teknolojiyi takip eden bir şirket. Dolayısıyla beraber çalışan stajyer arkadaşım da teknolojiyi takip edebiliyor olmalı. Belki her zaman kendini güncel tutamaz ama o motivasyonun olması bizler için önemli.

4
6,864 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Kesinlikle çalışabilir. Mühendis demek, aslında birçok konuya çok daha çabuk çözüm bulabilen insan demek. Analitik düşünebilen, farklı perspektiflerden bakıp çözüm üretebilen insan demek. Eğer ki bu insanlar bir şekilde insan ilişkisinden hoşlanıyorlarsa, sahada olmayı seviyorlarsa, inatçılarsa, dikkatlilerse, bu dikkatlerini müşteri tarafına harcayabiliyorlarsa, müşterinin dertlerini kendi dertleri gibi üzerlerine alabileceklerse bence her mühendislik öğrencisi satış yapabilir. Hatta bildiğim kadarıyla galiba bizim satış ekibindeki arkadaşlarımızın hepsi mühendislik kökenli insanlar. Hepsinin de çok uzun yıllardır işlerinde çok başarılı olduklarını düşünüyorum.

1
4,941 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Öncelikle mutlaka bir yerde bu alanda staj yapsınlar. Böylece hem İnsan Kaynakları’nın farklı alanlarını görme imkanları olur, hem de gerçekten hangi alanda çalışmak istediklerini az çok netleştirmiş olurlar. Çünkü işe alım, farklı yetkinlikler gerektiriyor. Ücretlendirme farklı yetkinlikler, beklentiler gerektiriyor. Öncelikle buna karar verebilecekleri bir deneyim edinmeleri çok önemli. Sonrasında ise gitmek istedikleri alan ile ilgili kendilerini geliştirmeleri gerektiriyor. İşe alımsa eğer, özellikle işe alım yapan danışmanlık firmalarından başlayabilirler. Çünkü danışmanlık firmaları özellikle yeni mezun işe alımları yapabiliyorlar. İnsan Kaynakları’nın farklı alanları ile ilgili çalışmayı düşünüyorlarsa bunla ilgili de özellikle hem global firmaların hem Türk firmalarının yeni mezun programları içerisinde yer almalarını kendilerine tavsiye ederim. Genelde bu tip programlar farklı farklı eğitimlerle geliştiriciliği anlamında çok üst düzeyde oluyorlar. Bunlarda sadece İnsan Kaynakları alanında değil, aslında topyekün şirketin gitmiş olduğu alan ile ilgili, içinde bulunmuş olduğu sektörle ilgili veya farklı sosyal yetkinliklerle ilgili eğitim alma imkanına sahip oluyorlar. Bunları mutlaka değerlendirsinler. Oralardan İnsan Kaynakları alanına geçiş yapma imkanı da çok daha fazla olabilir.

4,227 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Teknoloji sektörünü özel kılan temel şeylerden bir tanesi sürekli güncelleniyor olması. Sürekli yeni ürünler, yeni çözümler çıkıyor, teknoloji ciddi anlamda değişiyor. Eğer bu sektöre girmek istiyorlarsa bunlara da bir miktar yakın olmak önemli. Dolayısıyla söyleyebileceğim en temel şeylerden bir tanesi günceli takip etmek ve araştırmaya, kendini geliştirmeye sürekli devam etmek. Bu kitap okumak olur, internetten blogları takip etmek olur, YouTube'dan video seyretmek olur. YouTube mesela bunun için çok iyi bir kanal. Yani kitap okumak veya blog okumak sizi yoruyor olabilir. Teknoloji sektörü çok yoğun bilgi bombardımanına maruz kaldığınız bir sektör olduğu için ve teknoloji sektöründe çalışan insanlar da genelde bilgisayar başında vakit geçirmeyi seven insanlar olduğu için burada genç arkadaşların özel bir dengeye dikkat etmesini istiyorum. Verimli çalışma belli bir yerden sonra çok kritik hale geliyor. Çünkü insan kapasitesi her gelen şeyi istediğiniz üretkenlikte çıkarmanıza imkan vermiyor. İş dünyasında bir müddet sonra öyle yoğun bir bombardıman oluyor ki, balataları yakmak tabiri ile ifade edebileceğimiz bir noktaya geliyorsunuz. Ne kadar zeki olursanız olun, bu bir kapasite meselesi. Her insanın belli bir kapasitesi var. Dolayısıyla benim genç arkadaşlara söyleyeceğim şey; bir zaman planlaması. Verimli çalışmalarında neyin öncelikli ve acil olduğu konusunda hep bir farkındalıklarının olmasını özellikle tavsiye ederim. Bunu da özellikle bizim gibi yoğun çalışan şirketlerde dengeleyebilmek için, farklı bir hobinin muhakkak olmasını öneriyorum. Bu biraz sosyal tarafı yani belki kişisel bir öneri olacak ama bu bir spor olabilir bir müzik olabilir ya da farklı sanatsal bir şey olabilir. Ben örneğin uzun koşu yapmayı seviyorum. Zaman zaman gitar çalıyorum. Bu sizi gerçekten iş dünyasını verdiği yoğun tempodan bir miktar alıp kafanızı boşaltmanızı sağlıyor. Tekrar işe döndüğünüzde ise daha verimli çalışmanıza ve daha üretken olmanıza imkan sağlıyor. İkinci söyleyeceğim şey de eğer teknoloji sektörüne giriyorsanız; İngilizce, İngilizce, İngilizce. Yani bu olmazsa olmaz bir konu. Günümüzde bu alanda kariyer yapmak istiyorum diyorsanız İngilizce konusunu çözüyor olmak çok önemli. Kaynakların büyük bir çoğunluğu İngilizce geliyor. Türkçe’ye çevrilen kaynaklar çok az. Çünkü o kadar sürekli değişen ve yenilenen bir sektörden bahsediyoruz ki, hem ürünler hem çözümler dolayısıyla bunları sürekli Türkçe'ye çevirmek maliyetli oluyor ve kimse bununla uğraşmıyor. Bir kez yapıyorsun, eskide kalmış oluyor. Dolayısıyla bir bilgiyi, en hızlı şekilde ilk çıktığı zaman elde edebiliyor olmak fark yaratan bir şey olduğu için, dil konusu çok çok önemli. Bunu bütün genç arkadaşlara söylüyorum; ne yapın ne edin, İngilizce’yi muhakkak öğrenin.

3
4,153 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Öncelikle insan odaklı olmayı söyleyebiliriz. İnsanlar ile ilişki kurmayı, iletişim içerisinde bulunmayı sevmeyi söyleyebiliriz. Çünkü İnsan Kaynakları’nın hangi alanında olursanız olun, bir gününüz insan odaklı sorunlara problemlere çözüm bulmakla geçiyor. Onun için insanlarla iletişim içerisinde olmak, insanların problemlerine çözümler üretebilmek gerçekten olmazsa olmaz. Tabi bunun yanında İnsan Kaynakları’nın birçok farklı alanı var. Departman yöneticileri olsun, Genel Müdür Yardımcısı seviyesi olsun ve aynı zamanda aslında normal uzman seviyesinde çalışan kişilere kadar şirketin hemen hemen tamamıyla biz iletişim içerisindeyiz. Yani ben şu an Microsoft’ta çalışan insanların %99.9’unu tanıyorum, böyle de düşünebilirsiniz. Bu da tabi sürekli onlarla iletişim içerisinde olmaktan, onları tanımaktan sorunlarına çözümler üretmekten geçiyor. Bir yandan da iş birimlerine çok yakından çalışıyoruz. İş birimleri nasıl, ne gibi işlerle ilgileniyor diye inceleyip yakından çalışıyoruz. Tabi ki öncelikle en iyi yetenekleri, ihtiyaçları duydukları doğrultuda aslında bulabilmek için çalışıyoruz. Bunun için işe alım ekipleri ile çok yakından çalışıyoruz. Aynı zamanda da bölümler içerisinde özellikle organizasyonel anlamda birtakım yenilikler ve düzenlemeler yapılması gerekiyorsa bunları beraber planlıyoruz. Ondan dolayı da aslında insan kaynaklarında çalışan bir kişinin organizasyon anlamda da genel resmi görebilmesi ve analitik düşünebilmesi oldukça önemli. Aslında analitik düşünmek veya matematiksel zeka çok fazla insan kaynaklarında yer alan yetkinliklerden bir tanesi olmasa da, bence en önemli şeylerden bir tanesi. Özellikle son zamanlarda çok daha fazla artmış durumda bu. Şu an dünyada özellikle insan kaynakları alanında en çok konuşulan şeylerden bir tanesi HR metrikleri (HR-Analytics) konsepti. Bunun içerisinde sadece rapor, sadece kaç tane alım var, kaç tanesi kadın, kaç tanesi erkek gibi soru bakış açısından ziyade biraz ileriye dönük analizler çıkarabilecek ve bu anlamda da üst düzey yöneticilerimize değişik insan kaynakları faaliyetleri konusunda karar vermelerini rahatlatıcı, yol gösterici bir takım datalar, veriler sunabilmek. Hem bu datalara erişmek hem de bunu yorumlamak ve reaksiyona dönüştürmek insan kaynaklarının özellikle birkaç yıl içerisinde çok fazla odaklanacağı alanlardan bir tanesi olacak gibi gözüküyor. Bunun için de analitik düşünme insan kaynakları içerisinde de geçerli bir yetkinlik diye düşünüyorum.