Cevaplar 28

Filtrele:Sırala:

İnsan Kaynakları Departmanlarının önemi nedir? (1 Cevap)

İnsan Kaynakları çok önemli bir fonksiyon haline geldi. Hatta fonksiyon derken bile dilimin ucunu ısırmak istiyorum çünkü fonksiyon demek, kavramın değerini biraz düşürüyor. İnsan Kaynakları çok önemli stratejik bir partner. Tom Petersbenim çok sevdiğim modern çağ düşünürlerinden birisi ve diyor ki; “Biz artık Human Resources demeyelim, Human Enablement Departmanı, yani İnsanı Mümkün Kılma Departmanı diyelim.”

Bence İnsan Kaynakları sadece istihdam, yerleştirme ve tutundurma değil, insanı sisteme dahil ettikten sonra daha da mükemmel bir hale getirme, insanın yapabileceklerini arttırma ve insanı mümkün kılma departmanıdır. İnsan Kaynakları’nın dünyada ve Türkiye’deki gelişimini, personel yönetiminden insan kaynakları yönetimine nasıl evrildiğini biliyorsunuz. A4 kağıt, su veyaelektrik bir kaynak ama insan bir kaynak değil. İnsan sabit bir değer. Dolayısıyla İnsan Kaynakları bu değeri nasıl mümkün kılabileceğini daha fazla düşünür oldu.

Biz her sene Türkiye’de ve dünyada yaptığımız gençlik araştırmalarında, genç arkadaşlara ve üniversite öğrencilerine mezun olduklarına hangi departmanda çalışmak istediklerini soruyoruz ve bunları fakülte bazında kırıyoruz. İktisadi ve İdari Bilimler öğrencilerine sorduğumuzda sonuç son birkaç senedir yaratıcı zekalarına çok güvendikleri için Pazarlama Departmanı olarak çıkıyordu. 2015 senesinde ilk defa İnsan Kaynakları Departmanı, Pazarlama’nın önüne geçti. İktisadi ve İdari Bilimler öğrencilerinin çok önemli bir kısmı İnsan Kaynakları profesyoneli olmak istediğini söyledi ve hemen ardından Pazarlama geliyordu. Dolayısıyla Pazarlama Departmanı kadar stratejik yaratıcılığın gerektiği bir departman olduğunun farkındayız.

Ben Türkiye’nin gelecek yıllarında İnsan Kaynakları altyapısından gelen daha fazla CEO, tepe yönetici ve genel müdür görmek isterim. Bunların sayısıumuyorum ki ilerleyen yıllarda gençlerle birlikte artacaktır.

Üniversite eğitimi yeterli midir? Üniversite öğrencileri kendilerini nasıl geliştirmeliler? (9 Cevap)

Üniversite eğitimi 20. yüzyılda yeterliydi. Türkiye’de 1992 yılında 53 üniversite vardı. Bu üniversiteler 33 bin mezun veriyordu ve bu mezunlar uygun yerlere yerleşiyordu. Bugün 2017’de Türkiye’de 185 tane üniversite var ve yılda 1 milyon mezun veriyoruz. Dolayısıyla mezunlarımızın yetkinlikleri çok daha önemli hale gelmeye başladı. Bu yüzden üniversite eğitimi kesinlikle yeterli değil. Ben kendi şirketimde ve danışmanlık verdiğim organizasyonlarda istihdam sağlarken Blank CV modeline bile geçmemiz gerektiğini düşünüyorum, hatta bazı şirketlerle buna geçtik. Dolayısıyla mezun olunan üniversitenin ismini kapatarak yetkinlik bazlı elemeler yapmaya başladık. Artık Orta Anadolu’da veya Doğu Anadolu’da herhangi bir üniversiteden mezun olan bir arkadaşım, İstanbul, İzmir ve Ankara’nın çok büyük ve şanslı okullarından birinden mezun olan birinin önüne geçebilecek.

Girişimci olmak isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir? (8 Cevap)

Girişimci olmak isteyen kişilere tavsiyem; belirsizlikle baş edebilme, belirsizliği kucaklayabilme ve muğlaklıkla mücadele edebilme güçleri varsa girişimci olmalarıdır çünkü 21. yüzyıl tam olarak böyle bir yüzyıl. Belirsizliği, öngörülemeyeni, muğlak olanı yönetme yüzyılı. Ayrıca Türkiye’de girişimcilerin sırtını sıvazlamıyorlar. Girişimcilik hala birçok anlamda Türkiye’de desteklenmediği için dirayet çok önemli ve psikolojik sermayenin çok güçlü olması gerekiyor. Zannediliyor ki, girişimci olmak için finansal sermaye gerekiyor ama hiç öyle değil. Girişimci olmak için entelektüel sermaye gerekiyor ama bu da tek başına yeterli değil. Girişimciyi başarılı yapan tek şey psikolojik sermaye.

Fred Luthans çok önem verdiğim bir bilim insanı ve psikolojik sermayeyi şöyle tanımlıyor; “Umut, iyimserlik, faydalılık ve direnç. Bu dört kavrama haizsen senin psikolojik sermayen güçlüdür.” Bence de bu sermayesi olmayan girişimci olmasın, ben öyle düşünüyorum.

 

İşveren Markası nedir? (4 Cevap)

İşveren Markası; bir kurumun mevcut çalışanların, potansiyel çalışanların, üniversite öğrencilerinin, pazardaki deneyimli yeteneklerin ve önceki çalışanların nezdindeki algısının ve yarattığı deneyimin bileşkesidir. “Ben sadece tüketicilerimde değil, mevcut veya potansiyel çalışanlarımda nasıl bir his, deneyim ve algı yaratıyorum?” sorusunun cevabı İşveren Markasının değerini gösterir.

İşveren Markası çalışmaları sadece kampüslerde ve gençler nezdinde çekici olmayı kapsamıyor çünkü İşveren Markası üçlü bir set. Bir tanesi; mevcut çalışanlarınız tarafından nasıl algılandığınızı ölçmeniz gerektiğidir. İçeride çalışan kişiler mevcut çalışanlardır ve onların ne hissettiğinin, buradaki çalışmanın onlardaki etkisinin ne olduğunun bir resmini çekmeniz gerekiyor. İkincisi, algılayış ve dışarıdaki kavrayıştır. İşveren Markanızın dışarıdaki her seviyeden potansiyel yeteneklere nasıl göründüğü, eski çalışanlarınıza karşı yarattığı algı ve sizin nereye gittiğiniz, şirketinizi gelecekte nerede görmek istediğinize dair gelecek vizyonunuz, yarattığınız algı ve yaşattığınız gerçekliğin ne denli konuştuğu gibi şeylerin keşişim kümesinde İşveren Markası vardır.

Sizce geleceğin meslekleri nelerdir? (7 Cevap)

Geleceğin meslekleri tabii ki bir miktar değişiyor. Bundan 20 yıl önceki bazı mesleklerin belli yüzdelerde bugün olmadığını görüyoruz ama bizim ana öznemiz insan olduğu için benzer yetkinliklere sahip olmayı gerektiriyor. Yapay zeka ve robotların gelecekte dünyayı ele geçireceğini söylüyoruz ama aslında bu otomasyonunu, yapay zekayı ve robotları dünya getirdiği halde, insanın zihnini ve yaratıcılığını daha makul konumlarda kullanma ve daha yaratıcı olma fırsatlarımız olacak. Dolayısıyla geleceğin mesleklerini şekillendiren şeyler robotlar değil, akıllı insanların ta kendileri olacaktır. Bu yüzden şu anda öngöremediğimiz meslekler olabilir.