Arvato CRM Türkiye Onaylı Hesap

7 kişi, 82 cevap verdi.

Cevaplar 82

Yükleniyor...
28,049 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Kamu Yönetimi’nde adı üstünde kamuyla ilgili bir şeyler yapmamız gerekiyor. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi’nden mezun arkadaşlarımın arasında bankada ve İK’da çalışan, reklamcı olan, siyasete atılan, Dış İşleri’ne giden kişiler var.

Hepimizin hedefi Dış İşleri’ne girmekti ama mezun olduğumuzda bambaşka bir tabloyla karşılaştık. Biz güzel güzel İngilizce okuyup bunun bizim için çok ciddi bir avantaj olduğunu düşünürken, KPSS’ye girip çok farklı bir noktada olduğumuzu gördük çünkü hem eğitimin metodolojisi hem de İngilizce olması KPSS önünde kocaman bir engel teşkil ediyordu. Ben de bu kadar süre eve kapanıp KPSS çalışmak istemedim ve iş hayatına atılmak isteyip MBA yapmaya karar verdim. MBA yapmanın bana çok farklıbir vizyon katacağını biliyordum ve master yaptıktan sonra yönümü belirledim. Bunu tüm arkadaşlara tavsiye ederim. Siyaset Bilimi üzerine devam etmek de ayrı bir fedakarlık ama yabancı diliniz varsa ve farklı alanda ilerlemek istiyorsanız özel sektörde çok güzel fırsatlar var. Ben bu fırsatı İK’dan yana kullandım ve bundan çok mutluyum.

2,656 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Benim tavsiyem üniversiteyle beraber başlıyor. Üniversite sırasında aktif bir okul hayatları olsun ve derslerine mutlaka çalışsınlar. Bunun dışında sosyal anlamda kendilerini geliştirmeleri çok önemli olduğu için farklı aktivitelerde, belli derneklerde, uluslararası projelerde bulunsunlar. Bunları ben de kariyerimden önce yaptığım için oralarda sorumluluk almanın oldukça kritik olduğunu biliyorum. Bunun dışında üniversite eğitimi ve sosyal alan arasında güzel bir denge kursunlar. Yurt dışına çıkmaya ve orada okumaya çalışsınlar. Bilsinler ki iyi bir şekilde çalıştıklarında, şirkette veya kendi bölümlerinde başarılı bir şekilde ilerlediklerinde onları güzel birkariyer fırsatı yakalayacaktır.

1,084 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Galatasaray Üniversitesi’nde master yapmak bana çok fazla şey kattı ve kariyerimi orada şekillendirdim. Üniversiteden mezun olduktan sonra önünüzde çok fazla iş imkanı oluyor ama nereye yöneleceğinizi bilemiyorsunuz. Özellikle benim gibi Siyaset Bilimi’nden mezunsanız ve KPSS’ye girmek istemiyorsanız kariyerinizde ne yapacağınızı düşünüyorsunuz. Bu anlamda MBA size gerçekten farklı bir vizyon katıyor ve dersleri kendi ilgi alanlarınıza göre seçebiliyorsunuz.

Örneğin, ben Pazarlama dersinde çok güzel deneyimler elde ettim ve Pazarlama’nın bu kadar zevkli olacağını bilmiyordum. Keza İnsan Kaynakları bölümüyle de orada karşılaştım ve hiçbir zaman bu kadar kapsamlı olduğunu düşünmemiştim. Orada tanıştığım çok değerli bir profesör sayesinde İK’ya aşık oldum ve bu bana çok şey kattı. Çok değerli hocalarımız vardı ve MBA'de İşletme’de aldığım diğer derslerde bir işletmenin hangi fonksiyonlarla yönetildiğini öğrendim. İşletme okuduğunuzda özel sektöre çok daha yakın oluyorsunuz. Bugün Müşteri Temsilcisi olarak çalışsanız da ileride İK’da çalışabileceksiniz çünkü insanlara dokunmayı seviyorsunuz. Dolayısıyla ben de böyle olunca tüm kariyer yolumu orada şekillendirdim.

726 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Ben mezun olduktan sonra yapmayı tercih ettim çünkü iş tecrübem olmasını istedim. Eğer kararlıysanız, ilgi alanlarınızı biliyorsanız, önceden birkaç stajda yer aldıysanız hedefinizi belirlemeniz çok daha kolay olur. Bu durumda master’ı aynı anda veya mezun olduktan sonra yapabilirsiniz.

Eğer yönünüzü ve ne iş yapacağınızı bilmiyorsanız iş tecrübesi edinmenizi tavsiye ederim çünkü bir işletmeye girdikten sonra dışarıdan ne kadar öneri alsanız da onlar sizin gibi hissetmeyecektir. Dolayısıyla o işletmede yer alıp işi gözlemledikten sonra uzmanlaşmak istediğiniz alanı belirlemenizi tavsiye ederim.

685 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Temel programlama mantığını anlamanın iş yaşamında çok ciddi faydalarını gördüm. Basit bir program yazsanız bile önce programın ne yapacağını anlamanız gerekir. Bunu anladıktan sonra programın kodlamasına geçmeden önce bir kağıda yazarak işi parçalara bölersiniz. İşi parçalara böldükten sonra aksiyona geçip kodu yazmaya başlarsınız.

Ben iş yaşamında bu metodu kullanmanın çok faydasını gördüm. Üniversite bittikten sonra 1 buçuk yıl kadar kursa gidip bu bilgileri pekiştirdim. Bir problemle karşılaştığımda bu problemi hemen ele alarak onu nasıl çözebileceğimi düşündüm ve parçalara böldüm. Daha sonra bu metodu kullandığımı fark ettim. Dolayısıyla üniversitede edindiğim teknik bilgileri ve deneyimleri iş yaşamında farklılaştırıp onların faydasını gördüm, hala gördüğümü düşünüyorum. Analitik olma ve muhakeme yapabilme noktasında programlama becerisi beni ciddi derecede geliştirdi.