Orta Doğu Teknik Üniversitesi

Orta Doğu Teknik Üniversitesi

56 soruya 259 cevap verildi.

Cevaplar 259

Filtrele:Sırala:

Onur İbrahim Kocabey sordu.

ODTÜ İngilizce hazırlık eğitimini anlatır mısınız? (1 Cevap)

1983 yılında Hazırlık yönetmeligi Hazırlık bölümü A, B, ve ingilizce bilmiyenler olarak üç sınıfa ayırmıştı.

Ben bilmiyenler grubunda yer aldım. A gurubu kolej mezunu ingilizceyi bilen  fakat muafiyeti geçemeyenler, B grubu orta derece denilebilinir.Sabah dersleri gramer ağırlıklı öglen dersleri okuma ve uygulama olan , hemem hemen her iki günde bir popquizi olan bir yılı geçirdiginiz dönem denilebilinir. Her bölümden karşılaşacagınız renkli kişilikler, özetle eğlenceli yıllar olarak aklımda kaldı. Açıkçası, ilk sömestir ortalaması 45 gibi rakamla kapattıgım için hocalarında sende fazla umut yok olarak dillendirdigi ilk sömestirde biraktım dersleri. Atılma karşılıgında, İTÜ Maden fakültesi macerası başladı  bu durum YÖK ün yeni uygulaması idi.1985 yılında ÖYS sınavı sonrası ODTÜ Jeoloji kazanmamdan sonra de muafiyet sınavına kadar  hızlandırılmış İngilizce kursları katkısıyla muafiyet alt sınırı 60 olan sınavı 61 ile  gögüsledim. 

ODTÜ İşletme ve Yönetim yüksek lisansı size neler kattı? (1 Cevap)

Endüstri Mühendisliği’nden sonra ODTÜ İşletme’de MBA yaptım. Bu da Endüstri Mühendisliği’nde sahip olduğum her şeyi modelleyip optimize edebilme bakış açımı biraz daha yumuşatmamda yardımcı oldu. Endüstri Mühendisliği’nde çok fazla girmediğim Finans, Pazarlama, Satış ve İnsan Kaynakları konularına İşletme Master’ı sırasında girebildim. Bu da bana iş hayatına girip üst seviyelere tırmandığımda işi anlama konusunda büyük fayda sağladı.

Neden ODTÜ'yü ve Elektrik Elektronik Mühendisliği'ni tercih ettiniz? Burası size neler kattı? (1 Cevap)

Ben İstanbul Atatürk Fen Lisesi mezunuyum. Dolayısıyla Fen Lisesi’nde daha çok matematik, fizik yoğunluklu ve gerçekten laboratuvar ortamlarımızın olduğu güzel ortamlarda bulunmaa şanslarını yakaladım. Bu ortamlar bizi matematiğe, fiziğe, mühendisliğe doğru hep motive etti, ilgimi çekti. Her zaman bir şeyler keşfetmek ve bir şeyleri, bazı kompleksiteleri, zorlukları aştıktan sonra basitleştiriyor olmak. Yani zorluktan basite doğru gidiyor olmak. Bir mühendislik bakış açısıyla gelişimi takip etmek, yakalamak her zaman ilgi çekici geldi. ODTÜ okul olarak önemliydi. Elektrik Elektronik Mühendisliği’nde ise bir şeyler yaratır olmak, farklılık katmak ve geleceğe yönelik dizaynlarda bir parça olmak tat veriyordu bana. Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünde çip dizayn ettik. Farklı fonksiyonları yapan küçük otomasyonlar gerçekleştirdik. Proje çalışmalarımız, robotik çalışmalarımız oldu. Bunların hepsi tat veriyordu. Çünkü yoktan bir şeyleri planlamak, dizayn etmek, hatalarıyla da yüzleşmek. Yani başarmak kolay değildi hiçbir zaman. Hataları düzelterek ve pes etmeden sonuca doğru gidebiliyor olmak çok şey kattı. Elektrik Elektronik Mühendisliği ODTÜ’de zor bir bölümdür. Aynı zamanda kendi içinde müthiş zevk veren bir bölümdür. Çünkü pratikte deneyebileceğiniz laboratuvar ortamlarımız çok fazladır. Bilgi paylaşımı yapabileceğiniz kişiler hem kadro olarak, hem de öğrenci ekibi olarak çok güçlü ve sağlamdır. Dolayısıyla ODTÜ bana ne kattı diyorsanız öncelikle sanırım pes etmemeyi yani “Evet, illa ki bunun bir çözümü vardır.” diye düşünmeyi. Çalışkan olmak ve o analitik düşünce dediğimiz sihirli sözcüğü. Bunu klişe olarak almasın gençlerimiz. Gerçekten karmaşık ve yoğun, ve birçok faktörün içinde olduğu durumları olabildiğince basitleştirerek o kapıyı aralamak. Ben bunu ODTÜ Elektrik Elektronik’ten aldığımı düşünüyorum. Bunun önemli katkısı olduğunu düşünüyorum.

Neden Orta Doğu Teknik Üniversitesi? (43 Cevap)

Neden ODTÜ?
Türkiye’de bir çok isim yapmış üniversite öğrencisi şüphesiz ki akademik kadro iyi, üniversitenin kültürü diğerlerinden farklı, yayın sayısı&kalitesi; çok üst düzeyde, yurt dışında inanılmaz saygın gibi argümanlar öne sunabilir. Buna saygı duymakla birlikte diğer üniversiteleri tanımanın ancak orada kısa sayılamayacak bir zaman geçirilerek olabileceğini düşündüğümden bu tarz konularda ODTÜ ve diğer Türk üniversiteleri arasında kıyaslama yapmayacağım. Çünkü yapacağım olası kıyaslamalar gerçekten çok uzak olacak. Tüm isim yapmış üniversitelerin öğrencileri/mensupları bu argümanları öne süreceğinden ODTÜ için ayrı bir durum olduğunu söylemeyeceğim.

Peki neden ODTÜ?

Çünkü ODTÜ insana gerçek anlamda dik durmasını sağlayacak teknik eğitimi sağlamasının yanında insana hiç ummadığı alanlarda kendini geliştirme imkanı sağlıyor. Bunu tabi ki ilgi alanları çok marjinal olan onlarca insanla birlikte bir eğitim veriyor olmasının ve disiplinler arası etkileşimin olabilecek en üst düzeyde olmasının büyük bir önemi var. ODTÜ hayatıma başlamadan önce aklımda ne olduğuna dair hiç bir fikir olmayan bir çok konuda ilgi alanları çok değişik olan insanlar sayesinde şu anda bilgi sahibiyim. Bunun başlıca sebebi, 17:30 da dersten çıkıp yurda giderken fizik çimlerinde top veya diabolo çeviren jonglörleri görmem veya spor salonunda çalışırken daha önce fikrim olmayan capoeira hakkında epey donanım sahibi insanların antrenmanlarını görmek hiç şüphe yok ki insana sosyal anlamda epey donanım katan örnekler. Bunun yanında ODTÜ EE mezunu olup ODTÜ Psikoloji bölümü bölüm başkanlığı görevini yürüten Ahmet İnam gibi marjinal isimlerin bulunduğu bir okul olması, ODTÜ’yü çekici kılan sebeplerdendi.

Okula başlamadan önce ÖSS hazırlık sürecinde istediğim tek okul/bölüm ikilisinin ODTÜ ve Makina Mühendisliği olmasının başka sebepleri vardı aslında ama öte yandan sözünü ettiğim disiplinler arası etkileşim ve uyumun mümkün olan en üst düzeyde olması seçimimi bu şekilde yapmış olmamda önemli bir faktördü. Bunu tüm mezun yakınlarımdan duymaktaydım. Ayrıca ODTÜ ME seçmemin başlıca sebebi Türkiye’de bu disiplinin eğitimini alabileceğim en iyi üniversitenin çeşitli okulların mezunlarının ağız birliği yaptığı şekliyle ODTÜ olmasıydı. Öncesinde ODTÜ ME hakkında tek bildiğim kontrol alanındaki ve mekatronik alanındaki çalışmalarının yanında mekanizma ve içten yanmalı motorlar konusunda alanında ülkenin en iyileri olarak gösterilen akademisyenleri barındırmasıydı.

Sonuç olarak, istediğim teknik disiplinde en iyi eğitimi alacağıma emin olduğumdan ve bunu alırken sosyal yaşamdan kopmayacağıma ve günün her saatinde “yaşayan” gerçek bir kampüste eğitim alacağımdan emin olduğum için ODTÜ’yü tercih ettim.

ODTÜ Makina Mühendisliği bölümü size neler kattı? (4 Cevap)

Makina Mühendisliği’nden önce ODTÜ bana çok fazla şey kattı. Eminim bunu ODTÜ’de okuyan herhangi bir kişi gözleri dolarak anlatacaktır. ODTÜ çok güzel bir üniversite ve çok güzel bir ortamı var. Düşünce özgürlüğünün olduğu, kendinizi ifade edebildiğiniz, kendi karakterinizi yaşayabildiğiniz, kimsenin sizi yargılamadığı çok güzel bir ortam var. Böyle bir okulda Makina Mühendisliği okumak da ayrı bir keyifti çünkü çok köklü ve çok değerli hocaların olduğu bir bölümdü. Burada akademik anlamda çok dolu yetişiyorsunuz ve güzel bir öğrenim alıyorsunuz. Bunların hepsi güzel bir bileşimdi ve ben o zamanlarımı büyük bir özlemle hatırlıyorum.

ODTÜ’den çıkıp BSH’a gelmek de ayrı bir keyif. ODTÜ gibi bir okuldan mezun olduktan sonra dışarıya adapte olmak çok zor çünkü aynı özgürlükle düşüncelerinizi ifade edemeyebiliyorsunuz ancak BSH bunun için çok doğru bir yer. Bu anlamda ODTÜ için ne söylüyorsam, BSH için de aynısını söyleyebilirim.