Orta Doğu Teknik Üniversitesi

76 soruya 267 cevap verildi.

Cevaplar 267

Yükleniyor...
16,729 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Endüstri Mühendisliği’nden sonra ODTÜ İşletme’de MBA yaptım. Bu da Endüstri Mühendisliği’nde sahip olduğum her şeyi modelleyip optimize edebilme bakış açımı biraz daha yumuşatmamda yardımcı oldu. Endüstri Mühendisliği’nde çok fazla girmediğim Finans, Pazarlama, Satış ve İnsan Kaynakları konularına İşletme Master’ı sırasında girebildim. Bu da bana iş hayatına girip üst seviyelere tırmandığımda işi anlama konusunda büyük fayda sağladı.

16,308 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Ben İstanbul Atatürk Fen Lisesi mezunuyum. Dolayısıyla Fen Lisesi’nde daha çok matematik, fizik yoğunluklu ve gerçekten laboratuvar ortamlarımızın olduğu güzel ortamlarda bulunmaa şanslarını yakaladım. Bu ortamlar bizi matematiğe, fiziğe, mühendisliğe doğru hep motive etti, ilgimi çekti. Her zaman bir şeyler keşfetmek ve bir şeyleri, bazı kompleksiteleri, zorlukları aştıktan sonra basitleştiriyor olmak. Yani zorluktan basite doğru gidiyor olmak. Bir mühendislik bakış açısıyla gelişimi takip etmek, yakalamak her zaman ilgi çekici geldi. ODTÜ okul olarak önemliydi. Elektrik Elektronik Mühendisliği’nde ise bir şeyler yaratır olmak, farklılık katmak ve geleceğe yönelik dizaynlarda bir parça olmak tat veriyordu bana. Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünde çip dizayn ettik. Farklı fonksiyonları yapan küçük otomasyonlar gerçekleştirdik. Proje çalışmalarımız, robotik çalışmalarımız oldu. Bunların hepsi tat veriyordu. Çünkü yoktan bir şeyleri planlamak, dizayn etmek, hatalarıyla da yüzleşmek. Yani başarmak kolay değildi hiçbir zaman. Hataları düzelterek ve pes etmeden sonuca doğru gidebiliyor olmak çok şey kattı. Elektrik Elektronik Mühendisliği ODTÜ’de zor bir bölümdür. Aynı zamanda kendi içinde müthiş zevk veren bir bölümdür. Çünkü pratikte deneyebileceğiniz laboratuvar ortamlarımız çok fazladır. Bilgi paylaşımı yapabileceğiniz kişiler hem kadro olarak, hem de öğrenci ekibi olarak çok güçlü ve sağlamdır. Dolayısıyla ODTÜ bana ne kattı diyorsanız öncelikle sanırım pes etmemeyi yani “Evet, illa ki bunun bir çözümü vardır.” diye düşünmeyi. Çalışkan olmak ve o analitik düşünce dediğimiz sihirli sözcüğü. Bunu klişe olarak almasın gençlerimiz. Gerçekten karmaşık ve yoğun, ve birçok faktörün içinde olduğu durumları olabildiğince basitleştirerek o kapıyı aralamak. Ben bunu ODTÜ Elektrik Elektronik’ten aldığımı düşünüyorum. Bunun önemli katkısı olduğunu düşünüyorum.

10,669 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Her şeyin başında ODTÜ’lü olmak çok farklı bir kavram ve kültürü sizi geliştirerek büyütüyor. Kimya Mühendisi olduğum için de çok şanslıyım çünkü ilk başta tereddütlerim olsa da bölüme girdikten sonra hayretler içinde kaldım. Bölümün kimyayla hiç alakası yok, prosesler ve kütlesel üretimlerle ilgileniyor. Dolayısıyla ben bunları görerek bir fabrikanın işleyişini ve üretimin nasıl olduğunu öğrendim. Bunun haricinde Mühendis olmak hep istediğim bir şeydi, bu yüzden çok mutluyum.  

Neden ODTÜ?
Türkiye’de bir çok isim yapmış üniversite öğrencisi şüphesiz ki akademik kadro iyi, üniversitenin kültürü diğerlerinden farklı, yayın sayısı&kalitesi; çok üst düzeyde, yurt dışında inanılmaz saygın gibi argümanlar öne sunabilir. Buna saygı duymakla birlikte diğer üniversiteleri tanımanın ancak orada kısa sayılamayacak bir zaman geçirilerek olabileceğini düşündüğümden bu tarz konularda ODTÜ ve diğer Türk üniversiteleri arasında kıyaslama yapmayacağım. Çünkü yapacağım olası kıyaslamalar gerçekten çok uzak olacak. Tüm isim yapmış üniversitelerin öğrencileri/mensupları bu argümanları öne süreceğinden ODTÜ için ayrı bir durum olduğunu söylemeyeceğim.

Peki neden ODTÜ?

Çünkü ODTÜ insana gerçek anlamda dik durmasını sağlayacak teknik eğitimi sağlamasının yanında insana hiç ummadığı alanlarda kendini geliştirme imkanı sağlıyor. Bunu tabi ki ilgi alanları çok marjinal olan onlarca insanla birlikte bir eğitim veriyor olmasının ve disiplinler arası etkileşimin olabilecek en üst düzeyde olmasının büyük bir önemi var. ODTÜ hayatıma başlamadan önce aklımda ne olduğuna dair hiç bir fikir olmayan bir çok konuda ilgi alanları çok değişik olan insanlar sayesinde şu anda bilgi sahibiyim. Bunun başlıca sebebi, 17:30 da dersten çıkıp yurda giderken fizik çimlerinde top veya diabolo çeviren jonglörleri görmem veya spor salonunda çalışırken daha önce fikrim olmayan capoeira hakkında epey donanım sahibi insanların antrenmanlarını görmek hiç şüphe yok ki insana sosyal anlamda epey donanım katan örnekler. Bunun yanında ODTÜ EE mezunu olup ODTÜ Psikoloji bölümü bölüm başkanlığı görevini yürüten Ahmet İnam gibi marjinal isimlerin bulunduğu bir okul olması, ODTÜ’yü çekici kılan sebeplerdendi.

Okula başlamadan önce ÖSS hazırlık sürecinde istediğim tek okul/bölüm ikilisinin ODTÜ ve Makina Mühendisliği olmasının başka sebepleri vardı aslında ama öte yandan sözünü ettiğim disiplinler arası etkileşim ve uyumun mümkün olan en üst düzeyde olması seçimimi bu şekilde yapmış olmamda önemli bir faktördü. Bunu tüm mezun yakınlarımdan duymaktaydım. Ayrıca ODTÜ ME seçmemin başlıca sebebi Türkiye’de bu disiplinin eğitimini alabileceğim en iyi üniversitenin çeşitli okulların mezunlarının ağız birliği yaptığı şekliyle ODTÜ olmasıydı. Öncesinde ODTÜ ME hakkında tek bildiğim kontrol alanındaki ve mekatronik alanındaki çalışmalarının yanında mekanizma ve içten yanmalı motorlar konusunda alanında ülkenin en iyileri olarak gösterilen akademisyenleri barındırmasıydı.

Sonuç olarak, istediğim teknik disiplinde en iyi eğitimi alacağıma emin olduğumdan ve bunu alırken sosyal yaşamdan kopmayacağıma ve günün her saatinde “yaşayan” gerçek bir kampüste eğitim alacağımdan emin olduğum için ODTÜ’yü tercih ettim.

9,961 görüntülenme
9,856 görüntülenme
·
Transkripti Göster

ODTÜ bir öğretim yuvası olarak serbest düşünce tarzıyla ve kişilere verdiği özgürlüklerle öne çıkıyor. Ben de bu durumdan çok fazla faydalandım. Özgür bırakmakla, ders seçimleriyle ve bize verdikleri fırsatlarla beni çok tatmin ediyor. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde tarihi ve geçmişi anlamak, gelecekte bunların nasıl şekillendiğini görmek beni oldukça geliştirdi. Şu an yaptığım iş okuduğum bölümle çok alakalı olmasa da getirdiği kültür birikimini, Kamu Yönetimi ve Sosyoloji ile ilgili verdiği öngörüleri, toplum psikolojisi gibi alanları iş hayatında oldukça kullanıyorum.