Kişisel Gelişim

22 soruya 36 cevap verildi.

Cevaplar 36

Yükleniyor...
2,383 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Bilinçaltı, tamamıyla müdahale ve kontrol edemediğimiz bir yapıdır. Doğduğumuz andan itibaren gözümüzle, görsel ve duyusal korteksimizle, tat alma duyumuzla beraber milyarlarca bilgi nöronların üzerine yerleşiyor. Nöronların tek başına herhangi bir bilgiyi ifşa edebilme yeteneği yok. Bir bilgiyi oluşturabilmeleri için birbirleriyle iletişime geçmeleri gerekiyor. Eğer anne ve babanız kaygı ve endişe odaklı bir profilse, siz bütün bilgiyi kaygı ve endişe odağından öğrenmeye başlıyorsunuz. Kontrol odaklı bir anne ve babaysa, o odak üzerinden öğrenmeye başlıyorsunuz. Dolayısıyla bilinçaltı, genetik kodlarınızla beraber getirdiğiniz bilgilerin üzerine, anne ve babadan aldığınız bilgilerle oluşuyor.

Bilinçaltına ulaşmak, bilinçaltını çözmek ve deşifre etmek konusunda henüz bilimsel anlamda ispat edilmiş bir çalışma yok ama nöronlar üzerinde çok sıkı çalışmalar yapılıyor. Bundan 6 ay önce Texas’ta bir Nörobilimci olan Dr. Jennifer, beynin sağ tarafında bulunan yaklaşık 600 milyon kadar nöronun duygularımızı kontrol ettiğiyle alakalı bir araştırma başlattı ve ilk aşamasında kanıtlandığını söyledi. Dolayısıyla bu çok dipsiz bir dünya. Bilinçaltımız bizim hayatı öğrenme şeklimiz olduğu için farklılığı yükseltmek ve bilinçle yaşayabilmek çok kıymetli.

Access’in de en büyük fark yarattığı iyileşme ve farklılıklardan birisi de, bilinçaltı kod temizliğidir. Bu yüzden bilinçaltını ne kadar temiz tutarsak, onun ne kadar farkında olursak ve oradan çıkan bilgilerle yüzleşmeye ne kadar hazırsak, hayatımızın kalitesi de her geçen gün daha rafine hale gelebilir.

1
1,378 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Vodafone'un genel olarak çalışanlarına uyguladığı belirli dönemlerde eğitim programları var. Discover olarak da bizim bir ayrıcalığımız var. 1 yıllık bir Discover Gelişim Programı'na dahil oluyoruz. 1 yıl boyunca ayda 1 tane oturum olmak üzere eğitimlere gidiyoruz. Bu eğitimlerde birbirinden tatlı iki tane hocamız var. Onlar üniversitedeki profesörlerimiz gibi eksik olduğumuz yönleri görüp onlar üzerinde gelişmemizi sağlayarak ve ödevler vererek kendimizi geliştirmemize yardımcı oluyorlar.