Bilkent Üniversitesi

45 soruya 548 cevap verildi.

Cevaplar 548

Yükleniyor...

Apolitik öğrenci sayısının fazla olması en nefret ettiğim kısmı. Apolitikten kastım sadece politikayla ilgilenmeyen değil tabi. İnsanların burada birçoğunun hayat hakkında hiçbir görüşü olmadığını düşünüyorum. Ama sabırlıysanız siz de benim bulduğum gibi donanımlı ve vizyon sahibi insanlarla da tanışabilirsiniz(Hatta onlardan bir tanesi bu siteyi yarattı :) ). Bunun dışında yemeklerin pahalı olması ve çeşidinin az olması, çok ödev verilmesi okulumun hoşlanmadığım yanları.

2,484 görüntülenme

Kesinlikle yok çünkü kimse kimsenin burslu veya burssuz okuduğunun bilgisinde değil. İnsanın böbürlenme huyu yoksa ki bu da binde bir gerçekleşen bir şey, dereceyle giren insanları bilmezsiniz bile. Hazırlık okurken 2 arkadaşım da Türkiye derecesi yapıp, Bilkent seçerek burs almışlar, başarılarını çok uzun zaman sonra öğrendik.

Bilkent'in farklı yanı bu aslında. Girerken yaptığınız derecenin değil de, içindeyken çabaladığınız vaktin karşılığını aldığınız bir üniversite olduğundan, onca yoğunluğun ve zor çalışmanın arasında, kimsenin ayrım yapmaya dahi vakti kalmaz (:

2,443 görüntülenme

Üniversite, bir insanın küçüklüğünde başlayan saf ve temiz hayallerinin en güzel parçasıdır. Benim için de böyleydi. Ailemin etkisiyle olmalı ki henüz küçük yaşlarda ODTÜ, Bilkent, Boğaziçi gibi Türkiye’de akademik ve sosyal alandaki başarıları ile kendilerini kanıtlamış üniversitelerin isimlerini işitme fırsatım oldu. Tabi o zamanlar bu üniversitelere gitmek benim için bir hayal iken gün geçtikçe bu hayaller hedef olmaya başlamıştı.

İlköğretim çağımda ODTÜ çok meşhur bir üniversite idi. ÖSS’de Türkiye derecesi yapmış insanlar hep ODTÜ’ye giderlerdi. Ayrıca birçok başarılı çalışma da hep ODTÜ önderliğinde inşa edilirdi. Bu sebeple ben de büyüdüğümde Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde kendimi görmek istemiştim.

Lise boyunca hayalim uzun bir süre değişmedi: ODTÜ’yü düşünüyordum. Okulumuza gelen eski mezunlar, çeşitli üniversitelerin öğretim üyeleri ve tanıtım ekipleri de fikirlerimi değiştiremedi. Lakin o günlerde okumak istediğim üniversitenin bulunmasını istediğim şehir ise Ankara idi. Bu sebeple Ankara’daki diğer üniversiteleri araştırırken Bilkent gözüme ilişti. Verdiği eğitimin kalitesinden olsa gerek ki o dönemde Bilkent, sadece benim gözümde değil tüm Türkiye’de yükselen bir değer olmaya başlamıştı. Belki de zaten öyleydi; fakat ben bu durumu yeni öğrenmiştim : )

ÖSS’ye girip çıktıktan sonra tercihlerden önce Ankara’yı ziyaret etme fırsatı buldum. Şansızlığımızdan mıdır bilmiyorum; ama çeşitli gerekçelerden dolayı lisemizde hiçbir üniversite gezisi olmadı. Bu sebeple, bu ziyaret benim için çok faydalı oldu diyebilirim. Tabi aklımda iki üniversite vardı: Bilkent ve ODTÜ. İkisini de gezdik. Kampüslerini gördüğümde Bilkent çok daha cazip geldi. Bir kere ODTÜ’ye göre daha bakımlıydı ve fakülteler iç içeydi. Bilkent’i tanıtan kız, bize Bilkent’te her öğrencinin ihtiyaçlarına karşılık bulabileceğini söylemiş ve Bilkent’te sağlanan olanaklardan fazlasıyla bahsetmişti. O tanıtımdan çok etkilendim ve tercih dönemimde gözüm kapalı “Bilkent !” dedim.

2,405 görüntülenme