Bilkent Üniversitesi

60 soruya 564 cevap verildi.

Cevaplar 564

Yükleniyor...

Üniversite, bir insanın küçüklüğünde başlayan saf ve temiz hayallerinin en güzel parçasıdır. Benim için de böyleydi. Ailemin etkisiyle olmalı ki henüz küçük yaşlarda ODTÜ, Bilkent, Boğaziçi gibi Türkiye’de akademik ve sosyal alandaki başarıları ile kendilerini kanıtlamış üniversitelerin isimlerini işitme fırsatım oldu. Tabi o zamanlar bu üniversitelere gitmek benim için bir hayal iken gün geçtikçe bu hayaller hedef olmaya başlamıştı.

İlköğretim çağımda ODTÜ çok meşhur bir üniversite idi. ÖSS’de Türkiye derecesi yapmış insanlar hep ODTÜ’ye giderlerdi. Ayrıca birçok başarılı çalışma da hep ODTÜ önderliğinde inşa edilirdi. Bu sebeple ben de büyüdüğümde Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde kendimi görmek istemiştim.

Lise boyunca hayalim uzun bir süre değişmedi: ODTÜ’yü düşünüyordum. Okulumuza gelen eski mezunlar, çeşitli üniversitelerin öğretim üyeleri ve tanıtım ekipleri de fikirlerimi değiştiremedi. Lakin o günlerde okumak istediğim üniversitenin bulunmasını istediğim şehir ise Ankara idi. Bu sebeple Ankara’daki diğer üniversiteleri araştırırken Bilkent gözüme ilişti. Verdiği eğitimin kalitesinden olsa gerek ki o dönemde Bilkent, sadece benim gözümde değil tüm Türkiye’de yükselen bir değer olmaya başlamıştı. Belki de zaten öyleydi; fakat ben bu durumu yeni öğrenmiştim : )

ÖSS’ye girip çıktıktan sonra tercihlerden önce Ankara’yı ziyaret etme fırsatı buldum. Şansızlığımızdan mıdır bilmiyorum; ama çeşitli gerekçelerden dolayı lisemizde hiçbir üniversite gezisi olmadı. Bu sebeple, bu ziyaret benim için çok faydalı oldu diyebilirim. Tabi aklımda iki üniversite vardı: Bilkent ve ODTÜ. İkisini de gezdik. Kampüslerini gördüğümde Bilkent çok daha cazip geldi. Bir kere ODTÜ’ye göre daha bakımlıydı ve fakülteler iç içeydi. Bilkent’i tanıtan kız, bize Bilkent’te her öğrencinin ihtiyaçlarına karşılık bulabileceğini söylemiş ve Bilkent’te sağlanan olanaklardan fazlasıyla bahsetmişti. O tanıtımdan çok etkilendim ve tercih dönemimde gözüm kapalı “Bilkent !” dedim.

2,601 görüntülenme

Devlet üniversitelerini hiçbir zaman tercih etmeyi düşünmedim. Bürokrasi, kadrolaşma, devletin kafasına göre atadığı rektörler, bütçe darlığı, öğrenciye ilgisizlik gibi sebeplerden dolayı devlet üniversitelerine hep soğuk baktım. Vakıf üniversitelerini devlet üniversitelerine göre çok daha yenilikçi, atılımcı ve başarılı buluyorum. Vakıf üniversitelerini inceleyince de üç seçeneğimin olduğunu gördüm, en azından okumak istediğim bölümde başarılı olan: Bilkent, Koç ve Sabancı. Üçünün de tanıtım günlerine katıldım. Sabancı'nın rektörünü çok laubali ve gayriciddi buldum. Ayrıca okulun core dersler sisteminin de zaman kaybı olduğunu düşündüğüm için Sabancı'yı kolayca eledim. Koç ve Bilkent arasında seçim yapmak kolay olmadı dürüst olmak gerekirse. Ama Bilkent'in Koç'a göre çok daha eski ve oturmuş bir sisteme sahip olması, daha tecrübeli olması benim için ayırt edici bir faktör oldu. Ayrıca üniversitelerin kurucularına baktığımızda İhsan Doğramacı'nın Koç ailesine göre çok daha vizyoner ve eğitim sevdalısı olduğu gerçeği de bu süreçte seçim yapmamı kolaylaştırdı.

2,586 görüntülenme
2,579 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İşletme Fakültesi bana bu işin bütün teorik ve pratik bilgisini verdi diyebilirim. Stajda da kullandığım bilgilerin çoğunu okuldaki öğretmenlerimden öğrendim. Ben çok mutlu bir Bilkent Üniversitesi öğrencisiyim ve bölümümden çok memnun bir şekilde mezun oluyorum. Bana çok fazla şey kattığını düşünüyorum çünkü sunum yapma özelliği ve analitik gibi tüm becerilerim gelişti.

1