Bilkent Üniversitesi

67 soruya 563 cevap verildi.

Cevaplar 563

Yükleniyor...

Öncelikle yeni arkadaşlarımızı şimdiden tebrik ediyorum , eğer fırsatları düzgün değerlendirebilirlerse gerçekten en başarılı olabiliceğiniz okuldasınız.Size tek tavsiyem ;
Eğer hazırlık okuyacaksanız sakın 'aman geçeriz' mantalitesine bürünmeyin çünkü gerçekten zorlayıcı bir hazırlık okuluna sahibiz.
Bunun dışında kendiniz olun yeter. ;)

9,143 görüntülenme

Zaman zaman açılmayan derslerin problemi ciddi sıkıntılar yaratabilir bunun yanında eski görkemli Mayfest'lerde uzun zamandır yapılmıyor olsa da Bilkent güzelliğini ve kalitesini her zaman korumaya devam ediyor.

8,930 görüntülenme

Güncelleme (14/7/2014):
- Aşağıda bahsettiğim University of California ile olan değişim anlaşmaları maalesef feshedildi.
- Bu yaz mezun oldum. Şu an itibariyle gözlemlediğim, akademik kariyer ve savunma sanayi için Bilkent'in enfes olduğu, ancak özel sektörler için Boğaziçi'nin tartışılmaz bir vizyon kazandırdığı.

-----------------------------------------------------------------

Tercih döneminde aklımı yiyip bitiren bir soru oldu bu. Bilkent mi, ODTÜ mü? Yoksa Boğaziçi mi? O dönemde “Elektrik – Elektronik Mühendisliği” okuma kararımı çoktan vermiş birisi olarak, tek düşündüğüm üniversite tercihiydi. Bilkent kaliteli, ODTÜ ve Boğaziçi’nin ismi yeter, hepsinin ayrı bir güzelliği var. Ancak en akıllı tercihin Bilkent olduğunu düşünmesem şu an Bilkent’te olmazdım.

En başında Bilkent, Elektrik – Elektronik Mühendisliği eğitimini Türkiye’de en iyi veren okul olarak ön plana çıkıyor. Bunu okula geldiğiniz zaman da yoğun ve ağır bir ders programıyla karşılaştığınızda anlıyorsunuz. Ancak düşündüğünüz zaman, ODTÜ ya da Boğaziçi de en kötü halleriyle dahi harika bir eğitim veriyorlar. Öyle olmasalar bugün bulundukları yerde bulunmazlardı. Bu açıdan bakınca, eğitim kalitesi sadece Bilkent’i seçmemi “destekleyen” bir şeydi, işin gerçek sebebi değil.

Peki neydi bu gerçek sebep? Yurtdışı olanakları. Bilkent’te hem öğrenciyken, hem de mezun olduktan sonra master yapmak istediğiniz zaman acayip geniş yurtdışı olanakları var. Çiçeği burnunda birçok vakıf üniversitesi bu yolla öğrenci kandırıyor biliyorum, ancak Bilkent’in durumu öyle değil. Henüz öğrenciyken Berkeley ve UCLA gibi ABD’deki en iyi okullara değişim öğrencisi olarak gitme imkanınız var, diğer vakıf üniversitelerindeki gibi Amerika’nın kıyıda köşede kalmış üniversitelerine değil. Tabi bunlar için yüksek bir ortalama gerek, o ayrı. İşte diğer üniversiteler bu noktada sıkıntılı. Eleştirmek istemem, ancak özellikle diğer üniversitelerde hem üniversite öğrencileri için hem de master dönemi için yurtdışına çıkma konusunda inanılmaz bir karşıtlık var. İmkan olmamasını geçtim, imkan yaratılmıyor. Siz kendiniz imkan bulsanız, referans alamıyorsunuz. “Beyin göçü”nü engellemenin yolunu öğrenci göndermeyi tamamen kesmekte gören bu anlayış, beni doğrudan doğruya Bilkent’e yönlendirdi.

Zamanında bir büyüğüm, “Bilkent diğer üniversitelerden yüksek bir seviyededir. Eğer diğer üniversitelerde okursan gelir Bilkent’te master yaparsın. Eğer Bilkent’te üniversite eğitimini alırsan, master zamanında Amerika yolcusu olursun” demişti. Tercih döneminde yaptığım gezilerde bunun kesinlikle böyle olduğu kanısına vardım, zaten Bilkent laboratuvarlarındaki sayısız ODTÜ’lü master öğrencileri bunun en büyük kanıtı.

Siz siz olun, neyi önemsediğinizi iyi belirleyin. Eğer not ortalamasını pek önemsemeyip üniversite hayatı yaşamak derdindeyseniz, ODTÜ sizlere harika bir kampus öneriyor. Ancak Türkiye’nin en iyi profesörlerinden kaliteli eğitim almak, özel üniversitenin uçsuz bucaksız imkanlarından yararlanmak ve de “yurtdışına gideceğim” dediğinizde size direnen bir anlayışla karşılaşmak istemiyorsanız yapacağınız bir ve yalnız bir tercih var: Bilkent Üniversitesi.

8,499 görüntülenme
7,990 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Neden İktisatı seçtim önce ondan başlayayım, ben her zaman matematik dayalı bir şeyde daha rahat analiz yapılabildiğini, daha somut verilere dayandırılabildiğini düşünen bir insanım ve somut bir şey benim elimde olmalı. Bu sebepten İktisat seçtim. Aynı zamanda dünya ekonomisine olan ilgimden kaynaklı, ekonomiye yönelik ilgimden kaynaklı aslında İktisat seçtim. Çünkü günün sonunda herkes para kazanmaya çalışıyor ve o parayı ne yapacağını bilmek ya da ne yapıyor bu insanlar diye anlayabilmek, sokaktaki insandan biraz farklılaşmak istedim açıkçası iktisat bakış açısı olarak. Bunun dışında Bilkent’te çok mutluydum, gerçekten iyi ki yaptım dediğim şeylerden bir tanesi. Çünkü benim hayalimdi Unilever’e girmek, Unilever’e girmemin gerçekten tek sebebi Bilkent’in vizyonu ve hocalarımın bana verdiği eğitimidir.

Arkadaşlarımın çoğunun burs durumundan habersizim. Genelde kimse kimsenin burs durumuyla ilgilenmez, tesadüfen sohbet arasında öğrenirsiniz. Burslu/burssuz arasında ayrım var diyeni sopayla kovalamak lazım, eskide kalmış onlar.

7,222 görüntülenme