Satış

383 soruya 491 cevap verildi.

Cevaplar 491

Yükleniyor...
10,235 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Yeni mezun olmuş bir kişinin, bir iş yerinde çalışmaya başlamasından itibaren ilk dönemi çok yoğun geçirmesi lazım. Ben 4. sınıfta bunları düşünmeye başladığımda büyüklerim de hep bunu diyordu. Bunu yapabilmek için ne olup bittiğini iyi anlamak ve bir şeyi üretmeye başlamadan önce şirketi iyi anlamak gerekiyor. Operatif görevler önemli. Satış Pazarlama‘da olmanın avantajı müşteriyi iyi tanımayı ve iyi anlamayı sağlıyor. Bu da ayrı bir gayret istiyor. Çalışma saatleri çok düzenli olmayabiliyor, sürekli daha fazlasını kendinizden vermeniz, fedakarlık etmeniz gerekiyor. Satış bütün hadisenin koptuğu bir alan ve ne kadar iyi üretirseniz, satış rakamlarını döndürdüğünüz ve faturaları kestiğiniz nispette başarılısınız. Bu da müşteriyi iyi anlamaktan, ona ürünleri iyi tanıtmaktan geçiyor. Dolayısıyla oldukça meşakkatli bir iş ama bir o kadar da zevkli diyebilirim.

9,039 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Kesinlikle çalışabilir. Mühendis demek, aslında birçok konuya çok daha çabuk çözüm bulabilen insan demek. Analitik düşünebilen, farklı perspektiflerden bakıp çözüm üretebilen insan demek. Eğer ki bu insanlar bir şekilde insan ilişkisinden hoşlanıyorlarsa, sahada olmayı seviyorlarsa, inatçılarsa, dikkatlilerse, bu dikkatlerini müşteri tarafına harcayabiliyorlarsa, müşterinin dertlerini kendi dertleri gibi üzerlerine alabileceklerse bence her mühendislik öğrencisi satış yapabilir. Hatta bildiğim kadarıyla galiba bizim satış ekibindeki arkadaşlarımızın hepsi mühendislik kökenli insanlar. Hepsinin de çok uzun yıllardır işlerinde çok başarılı olduklarını düşünüyorum.

8,995 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Ya sahada işin en başından başlayacaksınız, ya da işin mutfağında en başından başlayacaksınız. Ama bir şekilde en başından başlamanız lazım. Temeli görmeniz, sahayı, pazarı koklamanız lazım. Satış öyle bir şey ki, “Oldum.” diye bir şey yok. Her gün bir şey öğrenirsiniz. Ben hala bir şeyler öğreniyorum ve öğrenmeye devam edeceğim. Türkiye pazarı zaten dinamik bir pazar. Her gün farklı, her dakika farklı şeyler önünüze çıkabilir. O yüzden bunlara karşı kendinizi ve algılarınızı sürekli açık tutmanız lazım. Satışta zaten beyaz ya da siyah diye bir şey yoktur. Gri noktalarınız olması lazım ki orta nokta bulabilesiniz. Kişilikler çok farklıdır. Bayi kişilikleri çok farklıdır. Gelenekler, örf ve adetler çok farklıdır. Pazarın işleyişi, ticaretin işleyişi farklıdır. Gaziantep’te farklı bir ticaret görürsünüz İzmir’de farklı bir ticaret görürsünüz. Erzurum’da farklı bir ticaret görürsünüz, Ankara’da farklı bir ticaret görürsünüz. Bunları bilmeniz lazım. Ama bunu da tabi ki sahaya çıkarak bilmeniz lazım.

7,601 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Aslında bizim iki tane alımımız oluyor. Bir tanesi; daha önce hayatında hiç satış yapmamış yeni mezun ya da yeni mezun değil ama farklı farklı işlerde çalışmış, hayatımın bir döneminde de satış deneyeyim, diyen arkadaşlar. Burada hangi okuldan mezun oldukları (bölüm olarak) çok önemli değil. Çünkü biz, firma olarak satışı öğretmek istiyoruz. Bizim şöyle bir amacımız yok: Satışı bilerek gelsin. Eğer gönlünde gerçekten satış yapmak varsa, satışı öğrenmek istiyorsa, bizim için değerli biridir. Burada neye bakıyoruz? Başarı odaklı mı değil mi, sonuç odaklı mı? Takım içinde çalışacağı için de; takım çalışmasına uygun olup olmadığına bakıyoruz. Şirketin sürekli değişen ve gelişen bir yapısı var. Normal piyasa şartlarına, global dünyaya göre, bulunduğu sektörde sürekli kendini geliştiriyor, gerisinde kalmıyor. Çalışacak arkadaşın da değişime ve gelişime açık olması gerekir. Bununla birlikte, diğer tarafta ise zaten hayatını satışla kazanan, satıcılık işini profesyonel olarak, meslek olarak yapan arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlar geldiği zaman da onlara sadece ürünü öğretiyoruz çünkü satışı zaten biliyorlar. Mevcut işlerinde belki kariyer beklentileri karşılanmıyor ya da kazançlarından memnun değiller. Burası onlar için ikinci bir yer, ikinci bir şans haline geliyor. O arkadaşlarla da çalışabiliyoruz. Benim girmiş olduğum mülakatlarda, hep dikkat ettiğim şey: Aday burayı gerçekten istiyor mu, satıcılık onun için bir meslek mi? Ama gönlünün bir tarafında satış varsa, Pronet olarak o kişiye bu işi öğretme konusunda her türlü feda karlığa katlanıyoruz.