Cevaplar 317

Yükleniyor...
145 görüntülenme
·
Transkripti Göster

O ekibi oluşturan kişilerin işe duyduğu heyecan çok önemli. TürkTraktör'dekiİnsan Kaynakları Ekibi de işini severek yapan, buraya her gün heyecanla ve gülerek gelen bir ekip. Bunlar olmadığı takdirde birçok süreçte başarılı olamıyorsunuz. Bizim ekibimizi de bunlar farklı kılıyor. Burada İnsan Kaynakları Analitiği, Yetenek Yönetimi, Teknik Eğitim ve Kalite Sistemleri ekiplerimiz, iş birimleriyle çalışan iş ortaklarımız, sendika faaliyetleri, saha çalışanlarının yönetimini gerçekleştiren endüstriyel ekiplerimizler var.

143 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Şirketler performans ve sonuç yaratarak ölçülebilir, başarılı, etkin ve verimli iş sonuçları yaratmak istiyor ama artık çalışan segmentasyonu değişti. Y jenerasyon bir çalışan olumlu bir deneyim yaşamak istiyor, sadece sonuçla ilgilenmiyor ve gidiş yolundan da puan istiyor. Dolayısıyla gençler olumlu bir deneyim yaşamak, anlamlı bir yaşantının bir parçası olmak ve üretmek istiyor.

Burada şirketleri gençlerin beklentileriyle buluşturmak son derece önemli. Zaten inovasyon denilen şey de buradan çıkıyor. Şirket inovatif olduğunu söyleyip inovasyona yatırım yaparak en yenilikçi gençleri istihdam etmek istiyor fakat istihdam ettikten kısa bir süre sonra, ölçümlemelerimize göre yaklaşık 6 ay sonra bu genci o paradigmanın tiranlığına, statükonun keskin dünyasına sokup çok inovatif alanlar sağlamamaya başlıyor. Biz de buna uyumsuzluk diyoruz. O uyumsuzluk da çalışan mutluluğunu ve memnuniyetini düşürüyor ve performans üzerinde olumsuz etkileri oluyor.

Burada şirketlerin sadece Y jenerasyonunu anlaması yeterli değil. Y jenerasyonu da şirketlerin altyapısını, şirketlerin, Türkiye’nin ve dünyanın nereden geldiğinianlaması gerekiyor. Bu yüzden jenerasyonel sistem çalışmaları çok kıymetli çünkü mevzu sadece geleceği anlamak değil, geleceği kavrayabilmektir. Geleceğe hazırlanabilmek için de önce geçmişi anlamak ve onurlandırmak gerekiyor. Geçmişin jenerasyonel kodlarını anlamak bence çok kıymetli. Bu yüzden birbirimizi yargılamamayı öğrenip, birbirimizi var olduğumuz haliyle görerek güçlü yanlarımızı sistemin faydasında kullanırsak, o zaman anlamlı bir ürün ortaya çıkar. Yargılamaya devam ettiğimizde ise bu beyhude bir çaba olur, bizi hiçbir yere götürmez ve inovasyon çıkmaz.

 

142 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Y kuşağı çalışmaları çok yeni çalışmalar değil. Dünya zaten uzun zamandır jenerasyonel sistem segmentasyonunu kullanıyor ama Türkiye’nin neredeyse yarısı genç bir ülke ve insan kaynağı da genç. Ortalama yaşı 30.7 olan bir ülke ve bu ülkede 27 milyon genç var. Nereden baksanız 15 milyon da potansiyel genç var. 2025 yılına geldiğimizde Türkiye’nin de dahil olduğu gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomiler pazarında çalışanların %65’i Y kuşağından olacak. Dolayısıyla bu 27 milyonluk bu coğrafyada bu gençleri anlamak önemli. Şirketler beklentilerini buna göre evirmek durumundalar çünkü bir şirket 20. yüzyıldaki gençlerden beklediğini, 21. yüzyıldaki gençlerden beklemeye devam ediyorsa orada bir problem vardır.