Cevaplar 43

Yükleniyor...

“I brain ODTÜ!!” videolarıyla şimdilerde çok fazla karşılasabilirsiniz ki bence “Neden ODTÜ?” sorusunun en güzel cevabı o videolardır. “Ben bir ODTÜ’lüyüm” diye başlar ve şöyle devam eder: “ODTÜ’lü hiçbir sınırı ve sınırlamayı kabul etmez. Özgür düşünür; düşüncelerini özgürce ifade eder. Bizi ODTÜ’lü yapan ODTÜ’nün başarma ve fark yaratma kültürüdür. ODTÜ’lü var olan bilgiyle yetinmez; sorgular, araştırır, geliştirir. Yeni bilgi üretmek, hayata geçirmek, paylaşmak için çalışır. Sorumluluğu sadece çevresiyle sınırlı kalmaz. Ülkenin ve dünyanın sorunlarıyla ilgilenir, çözüm arar. İşte ODTÜ ruhu budur. Bu ruha bazen idealizm, bazen devrimcilik denir. Bizler ODTÜ’lülük diyoruz. Bu ruhla yakın çevremizden başlayarak tüm dünyayı değiştirebileceğimize inanıyoruz. Bizler dünyayı değiştirebiliriz.” diye de biter. Videolardan ilkinde ODTÜ’de eğitim görmüş ve bugün önemli yerlere gelmiş mezunlara, ikincisinde de “okula 100 verin” kampanyasıyla okul öncesi ve ilköğretimdeki arkadaşlarımıza yer veriliyor. Ben hangisini izliyor olursam olayım aynı duyguları hissediyorum: ODTÜ ruhu. Günümüzde çok iyi eğitim veren birçok üniversite var ve bunların sayısının artmasından büyük mutluluk duyuyorum. Bugün biliyorum ki Bilkent’teki arkadaşım da Boğaziçi’ndeki ya da Hacettepe’deki arkadaşlarım da çok iyi eğitim alıyorlar. Bu yüzden de ODTÜ eğitim konusunda şöyle iyi böyle iyi diye konuşmayacağım. Ama iyi :) Buradan mezun olduğunuzda olmak için geldiğiniz kişiden çok daha fazlası olduğunuzu görerek ayrılırsınız. Diploma töreni gelip çattığında sizi siz yapmış bir yere olan minnetle alırsınız diplomanızı. Gidiyorum üzüntüsü olmaz hiç. Çünkü o sizin hayatınızın hep bir parçasıdır, yaşam tarzınızdır, ruhunuzdur. Buradan mezun olduğunuz anda size kattığı şey teknik bilgiden ibaret değildir kısaca. İnsanlara, doğaya, dünyaya farklı bir gözle bakmayı öğrenirsiniz. Tabii bir de hayata atılırken daha cesur olursunuz. Vizyonunuz okuduğunuz bölümle sınırlı değildir; yeni şeyler denemekten korkmazsınız. Burada kimya okuyup modacı, mimar olmak için gelip müzisyen, inşaat mühendisi olup bir de üstüne yazar olabilirsiniz. Çünkü ODTÜ ideallere değer verir. Henüz çok yeni mezunum. Bu duygusallıkla yazıyor olabilirim ama üniversitemde geçirdiğim her bir dakikayı, soluduğum her nefesi ve bana kattığı her zerreyi hep ruhumda taşıyacağım. Daha da fazla duygusallaşmadan; işte bu yüzden ODTÜ diyorum :)

7,876 görüntülenme
4

Türkiye'deki gerçek anlamda "sağlam" olan üniversiteleri 3 seviyeye ayırırsak;

1.seviye : ODTÜ, Boğaziçi, Bilkent
2.seviye : İTÜ, YTÜ, Koç, Sabancı
3.seviye : İstanbul Üniv, Anadolu Üniv, Hacettepe Üniv vb.

Öncelikle 1.seviyeden bir üniversite yazmak ve 1.seviyedeki üniversiteler arasından Dünya sıralamasında ilk 100de bulunan tek Türk üniversitesi olan ODTÜ'yü yazmak başka herhangi bir şey yazmaktan çok daha iyidir. ;)

1,110 görüntülenme
1
Kültürü, sosyal ortamı, atmosferi, dinamizmi çok etkileyicidir. Yaşayan bir şehirdir ODTÜ. 60 senenin çabasını ve birikimini, siz kapıdan içeri girdiğiniz andan itibaren hissedersiniz.
Beni en çok etkileyen öğrencisi, enerjisi ve sosyal ortamı olmuştur. Bu atmosferin bir parçası olmak, bu kültürle gelişmek ilerlemek istemem üniversite tercih zamanımdaki en büyük etken oldu.
Sizi siz yapan fikirlerinizi en rahat paylaşabileceğiniz yerdir ODTÜ.
Mesleki anlamdaki eğitimi ile de çok saygı gören bir teknik üniversitedir. En çok bilimsel makale burdan çıkar. Dersler sizi çok zorlar ama bunlar sizi her an geliştirir. Araştırmaya ve gelişmeye açık olmayı öğretir.
Kısacası bu bütünün bir parçası olmak sizi çok iyi hissettirir. Atmosferiyle, kültürüyle, insanıyla size çok büyük birikim kazandırır. Bu yüzden ODTÜ'lü olmak ayrıcalıktır.
473 görüntülenme

Türkiyede ki kampus ve sosyal olanakları en iyi olan üniversitesi. Ayrıca 8 dalda dünya sıralamasında ilk 200 e girebilmiş bir üniversite.

680 görüntülenme

ODTÜ bir takım ön yargıların aksine sadece mühendislik bölümleriyle değil içinde barındırdığı diğer bölümleriyle de kendini kanıtlamış köklü bir üniversite olduğu için ODTÜ.

753 görüntülenme

Seçim aşamasında felsefeye dair sınırlı bir merakım olsa da, benim için daha çok ODTÜ’nün iyi bir okul olusuna dair kanaatim belirleyici oldu. Türkiye’deki eğitim sisteminin genel olarak kendi içinde her aşamada oldukça sorunlu olduğu aşikar. Üniversiteler de bu sistemin parçaları olarak mevcut problemli halden nasipleniyorlar. Ancak gene de belli üniversitelerin görece daha pozitif koşullar yarattığı da inkar edilemez bir gerçek. ODTU de benim için bu okullardan biri. Kurulu bir düzeninin olması, oldukça donanımlı ve olanakları fazla bir kampuse sahip oluşu, İngilizce eğitim vermesi, yurt kapasitesinin güçlü olusu, kültürel ortamının canlılığı gibi öğeler tercihimde belirleyici oldu diyebilirim.

811 görüntülenme

Kendi bölümüm adına en iyisi olduğunu düşündüğüm için ve bir öğrencinin kendini geliştirmesi için her türlü imkanı sağladığı için ODTÜ.

447 görüntülenme

ODTÜ’de okumayı lise 2′den beri istiyordum. Yerleşke fotoğraflarını gördüğümde, birçok gelişmiş ülkede gördüğüm üniversitelerin ortamına benzetmiştim. ÖSS öncesi daha ayrıntılı araştırma fırsatım oldu ve eğitim dilinin İngilizce olduğunu öğrendim. Gelecekteki iş yaşamımda iyi bir İngilizce sahibi olmamın birçok avantaj getirebileceği düşüncesiyle ilk tercihim ODTÜ’ydü.

Ancak sadece bunlar başlı başına bir etken değildi. Sosyal ortam açısından tam bir üniversiteli gibi bir hayat yaşamak istiyordum. ODTÜ’nün yerleşkesinin içinde yurtların, bölümlerin ve çeşitli dükkanların varlığını öğrenmem de özellikle yollarda helak olmayacağım düşüncesiyle birleşerek rahat bir hayat yaşayarak öğrenimimi tamamlamak istiyordum. Bunların yanında öğrenci topluluklarının çeşitliliği ve kafama uyan birçok öğrenci topluluğunun varlığını görmem de sosyalleşme bakımından doğru adrese geleceğimin sinyalini vermekteydi.

Girdikten sonra anladım ki, yerleşkedeki olanaklar Türkiye’nin sadece sayılı üniversitelerinde vardı. Özellikle büyük şehirlerdeki çoğu üniversite yerleşkeleri fakülte fakülte ayrılmışken ODTÜ’de hepsinin bir arada bulunması ve Ankara içinde ayrı bir şehir olması öğrenci topluluklarının normalden daha aktif olmasına ve bölümler arası öğrenci kaynaşmasını mümkün hale getiriyor.

Öğrenci topluluklarının yanında birçok spor dalıyla ilgilenebileceğiniz spor toplulukları ve bu topluluklara girmeseniz de rahatça spor yapabileceğiniz alanlar bulunuyor… Amerikan futbolu, ragbi, oryantiring, su altı hokeyi, buz hokeyi ve hatta korfbol sporunun bile takımı olan üniversitede farklı spor dallarıyla ilgilenilebiliyor. Üniversite öğrencilerinin tenis kortlarından ücretsiz olarak faydalanmasının birçok üniversiteye göre lüks olarak addedilmesinin yanında fitness salonuyla havuza girişin cüzi miktarda olup öğrenci bütçesini zorlamaması, 15 dakikada bir kalkan ücretsiz ringlerle yurtlardan bölümlere gitmenin kolay olması, ihtiyacınızın büyük bir kısmını yerleşke içinde karşılanması, dışarı çok fazla çıkma gereği duyulmaması, halı sahalarda dışarıya göre çok düşük fiyatlarda futbol maçı yapılabilmesi…

Ayrıca sunduğu sessiz ve sesli mekan seçenekleriyle verimli ders çalışabilmeyi sağlayan kütüphaneden ise özellikle sınav zamanları oldukça fazla öğrenci yararlanıyor. Kütüphanenin geniş kataloğunda İngilizce kitaplar ağırlığı oluştursa da birçok Türkçe kitabı da bulabilme şansımız oluyor.

Daha anlatılacak çok şey var ama asıl gelip de görmek, yaşamak gerek bu ortamı. Öyle bir ortam ki, bir süre sonra mezun olduğunuzda bile asla kopamayacağınız anılarla ve insanla dolu olan…

4,800 görüntülenme

Buraya ODTU’nun eğitim kalitesi, dünya sıralamalarındaki yeri, öğretim üyelerinin kalitesi ya da araştırma imkanlari gibi bir suru şey yazabilirim. Ama bunların aynılarını sayıları ve univeriste isimlerini değiştirerek bir Bilkent, Boğaziçi yada ITU öğrencisi de yazabilir. Yazdıklarım ve belki birkaç tane daha okulun dünya standartlarında ve benzer kalitede, kaliteli bir eğitim verdiği su götürmez. Ama neden ODTÜ;


Yukarıda yazdığım tüm kampüsleri gezdim, mezunları ve öğrencileri ile konuştum. Bilkentliler mezunlarının yurtdışında daha kolay kariyer yaptığını, Boğaziçi’liler çok fazla CEO olan mezunları olduklarından bahsettiler. ODTU’lüler ise üniversite yıllarının ve ODTÜ ailesinin değerinden, ODTÜ ruhundan bahsettiler. İlginç olan herkes yurtdışında yaptığı masterdan, başarılı işinden gurur duyarken; ODTÜ’lüler ODTÜ’lü olmaktan gurur duyuyorlardı aynı başarılara sahip olmalarına rağmen. Ben de bu ailenin parcası olmak istedim, ve ODTÜ’de geçirdiğim her an bu kararın ne kadar doğru olduğunu tekrar anladım.

6,451 görüntülenme

Açıkçası ‘ODTÜ’lü olmak ayrıcalıktır’ düşüncesine pek katılmadığım gibi, istediğim bölümler arasında yaptığım seçenekler doğrultusunda ODTÜ’ye biraz da şans eseri girdim. Fakat geçirdiğim 2 (şu an 4. senem ve fikrim aynı) seneden sonra bu soruya verebileceğim yanıt gayet nettir, güzel bir kampüs hayatı, giyim ve kuşamdan tutun fikirlerinize kadar en fazla özgürlüğe kavuşabilme imkanı ve ODTÜ’de okuduğunuz bölümün ve katılacağınız ve ya yapacağınız şeylerin de hakkını verdiğinizde diplomanızın gerçekten bir ayrıcalık sağlayacağı.

Unutmamak gerekir ki ODTÜ'deki bu başarı üniversiteden ziyade öğrencilerin sağladığı bir ortamdır ve başarılı öğretim elemanı kadrosu ile beraber size ayrıcalıklı bir üniversite hayatı sağlayacaktır.

Ayrıca bilimsel ve kültürel açıdan etkinlikler bakımından fazlasıyla zengin bir üniversite ve ilgilendiğiniz her konu hakkında öğrenci toplulukları ve ya seminerler bulma şansınız var.

Geçireceğiniz öğrencilik hayatında da kesinlikle okulu uzatma planları yapacağınızı garanti ederim :)

4,319 görüntülenme
Sonraki Sayfa »