Cevaplar 334

Filtrele:Sırala:

İş Ortağı Yöneticiliği kime göre bir iştir? Nasıl özellikler gerektirir? (1 Cevap)

Bunun bir doğrusu var mı onu bilmiyorum, ben kendi yaptığımdan yola çıkabilirim. Sonuçta herkesin farklı bir yönetim şekli var ama İş Ortağı Yöneticisi’nin biraz sakin, sabırlı, karşı tarafı dinleyebilen ve karşılaştığı sorunlar karşısında pratik çözümler bulabilen biri olması gerekiyor. Kendimizi sürekli motive tutmamız lazım. Her sabah işe geldiğinizde bir sorunla karşılaşabiliyorsunuz. Bu sorunun sizin motivasyonunuzu bozmasına fırsat vermemeniz gerekiyor. Çünkü bu tarz durumlarla çok fazla karşılaşabiliyorsunuz. O yüzden sakin olup, herkesi dinleyip, şirket içinde doğru insanlarla iletişim kurarak bu sorunlara çözüm üretmeniz gerekiyor. Bu sebeple de iletişim kabiliyetinizin kuvvetli olması olmazsa olmaz özelliklerden.

İş Ortağı Yöneticisi olarak Microsoft'ta bir gününüz nasıl geçiyor? (1 Cevap)

Bir günümüz aslında çok yoğun. Görmek için belki gelip burada yaşamak lazım. Bu bir korkutma gibi olmasın hiçbir zaman ama gerçekten oldukça yoğun yaşıyoruz bir günü. Günün satış zamanından çalmamak, iş ortaklarını müşteriye daha erken göndermek için bazen güne çok erken başlıyoruz. Genellikle ben hafta başında Pazartesi günlerimi ofiste geçirmeye gayret ediyorum. Bizim kendi iç toplantılarımız oluyor. Genelde satış toplantıları ve kendi grup toplantılarımız olan bu toplantılarda haftanın değerlendirmesini yapıp, aksiyonları belirliyoruz. Planlamamızı yapıyoruz. Ondan sonraki dört gün ise sorumlu olduğumuz iş ortağında satış, pazarlama, yönetim birimleri ile aldığımız aksiyonun uygulaması şeklinde geçiyor. Çok dinamik bir satış ekibi var arkamızda. Onların sahada bütün yaptıklarını, iş ortakları üzerinden müşterilerdeki süreçleri sonlandırmak için maksimum eforla çalıştığımız dolu dolu bir çalışma tempomuz var.

İş Ortağı Yöneticisi olarak Microsoft'ta görevleriniz neler? (1 Cevap)

İlk senelere göre rol tanımımızda çok ciddi bir değişiklik var. İlk senelerde iş ortağına gidip Microsoft'un değişikliklerini, ürünlerini onlara anlatan, onların bir şekilde Microsoft’la daha iyi çalışması için onları motive eden bir pozisyondu. Ama şu an bu yeni ürünlerimiz, bulut vizyonumuz bizim daha satışçı rolünde çalışmamızı sağlıyor. Bu yüzden aslında bir senenin başından itibaren o iş ortağının bütün hedef çalışmaları, hedef çalışmalarından sonra organizasyon çalışmaları, pazarlama bütçelerinin sene içinde nasıl kullanılacağı ve bütün satış süreçlerinin içinde yer alarak neredeyse o iş ortamında bir satış yöneticisi gibi çalışmamızı olanak sağlıyor. Microsoft’un da diğer uluslararası şirketlere göre belki biraz daha farklı olarak yaptığı bir şey, iş ortaklarıyla çok yakın ilişkileri olması. Bizim işimizin yaklaşık %90’ın üzerindeki kısmı direkt satış modeli yerine iş ortakları üzerinden geçiyor. O yüzden Microsoft’un iş ortaklarıyla çok farklı bir bağı var.

Satış alanında çalışmaya karar verirken nasıl korkularınız oldu? (1 Cevap)

Satış; çalışma hayatıma başladığımda benim için en korkulu departmandı. Hangi departmanda çalışmak istemediğimi sorsalar muhtemelen Satış ve Finans derdim. Kendimi o açılardan biraz eksik görürdüm ve zorlanacağımı düşünürdüm. Belki de bu yüzden Satış’ı seçtim çünkü daha önce Pazarlama tarafında çalışıyordum ve o alanda gelişebileceğim bir yer kalmadığını fark ettim. Bu yüzden farklı bir servis alanına yönlenmeye karar vererek Satış’ı kendime uygun gördüm. Aslında Satış’ı kendime genel olarak uygun bulmasam da bazı arkadaşlarım benim için çok uygun olduğunu söylüyorlardı. Bu nokta benim için itici bir kuvvet olarak ön plana çıktı. Bunun dışında benim için büyük bir zorluktu ve denemek istedim.Bir ürününüz var ve o ürünü kişilere sunup almalarını istiyorsunuz. O kişilere ürünü sunarken üründen çok eminsiniz ama bu karşının ihtiyacı olmayabilir veya o ihtiyaca yönelik ürünü evrimleştirme süreci zor olabilir. Bizim amacımız; ürünlerimizi karşının ihtiyaçlarına göre evrimleştirip o şekilde sunmaktır. Ürünü bütün yönleriyle anlatabilmeliyiz ki karşıdaki insan da ihtiyacını karşılayıp karşılamayacağını rahatlıkla anlayabilsin çünkü eksik olduğu takdirde anlayamaz. Benim işimdeki zorluk da bu; karşının ihtiyacı tam olarak ne ise, onu belirleyip ona göre bir ürün sunabilmektir.