Cevaplar 395

Yükleniyor...
2,068 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Öncelikle kişilerin iletişiminin çok güçlü olması ve ürünleri sevmesi gerekiyor. Biz fiziksel anlamda biraz fazla efor sarf ediyoruz. Daha fazla ayakta kalıyoruz, sahada sürekli müşteriyle iletişim halinde oluyoruz ve bu da bazen bizi yorabiliyor ama iletişime açık olan arkadaşların bu işi çok rahat yapabileceğini düşünüyorum. Çünkü iletişimi doğru kurduğunuz sürece hem satmanız hem de insanlara yardımcı olmanız sizi tatmin etmeye başlayacaktır.

2
2,061 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Artık günümüzde satış da, pazarlama da dönüşüyor ve kendini güncelliyor. Philip Kotler’in yıllardır üzerinde durduğu, uzun yıllardır şirketlere de ilham olan 4P sistemi değişiyor. Buradaki maddelere baktığımız zaman product yani ürün kısmı, solution yani çözüm üretme kısmı, bayi ve kanal kısmı, access yani erişim. Artık satılan ürünlere her yerde erişebiliyorsunuz. Fiyat kısmı değere dönüşüyor. Çünkü artık insanlara fiyatlar değil, aldığı ürünün ona ne kadar değer kattığı çok önemli. Pazarlamamız da artık sadece televizyon reklamları değil. Onlara satış sonrasında da o ürünle ilgili, ürünün özelikleriyle ilgili ve onun memnuniyetini daha uzun süreli kılması açısından tüketicileri o ürünle ilgili ne kadar fazla eğitebildiğimizle ilgili bir sisteme dönüşüyor. O yüzden bizim hem satışımızı, hem pazarlamamızı bu yeni tüketici alışkanlıklarının bize sunmuş olduğu yeni dönüşümlerle entegre etmemiz gerekiyor. Aynı şekilde satış sistemi de dönüşüyor. Artık süreç odaklı bir sistemden daha çok muhakeme odaklı bir sisteme dönüşüyoruz. Bu ne demektir? Artık insanların daha kısıtlı bilgilerin olduğu, rekabetin daha yoğun olduğu durumlarda bir şekilde tüketicinin ya da müşterinin istediklerini ve ihtiyaçlarını iyi anlayıp, onlara çözüm sağlamaları gerekiyor. Rakiplerden daha iyi ne çözüm sağlayabiliyorsun? Bu kısıtlı bilgiler esnasında bunları nasıl muhakeme edebiliyorsun? Nasıl çözüm sağlayabiliyorsun? Ve müşteriyi nasıl elde tutup, onu nasıl geliştirebiliyorsun? Aslında ezberci bir sistemden daha dinamik, anlık olarak karşına çıkan sorunlara, aktif problemlere karşı nasıl çözümler sağladığının önemli olduğu bir sisteme dönüyorsun artık. Ki bu da şunu gerektiriyor: sürekli kendini geliştireceksin. Sürekli kendini yenileyeceksin ve sürekli kendine yeni şeyler katacaksın. Donanımını geliştireceksin. Bence satış dünyasında bunlara da çok dikkat etmemiz gerekiyor.

1
2,006 görüntülenme
·
Transkripti Göster

En önemli nokta, yeniliklerin olmasıdır. Koton olarak yeniliklere açık bir firma olmamız buna bir etken olabilir ama sektör de kendini sürekli olarak yeniliyor. Özellikle teknolojiyi iyi kullanmaya başlıyoruz ve bununla ilgili birçok alanımız var. Kendimi niye burada iyi hissettiğimi çok sorguluyorum çünkü ben Broker olmak isterken bir anda kendimi tekstilin içerisinde buldum. Yaklaşık 18 senedir bu işin içerisindeyim ve kariyer olarak Satış Danışmanlığı’ndan başlayıp Satış Direktörlüğü’ne kadar geçen süreç çok kısa diyebilirim. Özellikle insanlarla iyi iletişim kurabiliyorum ve işimi severek yapıyorum. Burada da en önemli nokta takımımın beni motive etmesi çünkü her şeyi takımla birlikte yapıyoruz. Bu işi bireysel olarak yapamayız, “biz” olmak zorundayız. Burada takımla birlikte olmak ve bireyselliğin ortadan kalkması bizim için çok önemli. Muhtemelen ben; “biz” olmayı sevdiğim için bu işi çok daha keyifle yapıyorum.

2
1,797 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Aslında, Pronet'te satış alanında çalışmamın birçok sebebi var. Birincisi her gün yeni birilerini görüyorsunuz ki bu çok çok önemli bir şey. Farklı insan profillerini anlamayı öğreniyorsunuz. İnsanların hayatlarına dokunuyorsunuz, sevdiklerini ve değer verdiklerini koruyorsunuz. Bu sistemi sattıktan sonra sizi biri arıyor ve diyor ki; 'Apartmanda bir hırsızlık yaşandı ve sizin sayenizde benim kapıma bile dokunmamışlar. Çok teşekkür ederim.' Bu, insanı gerçekten çok mutlu ediyor. Ya da bir müşteriniz bir sağlık problemi yaşamış ve siz oraya ambulans müdahalesi yaptırmışsınız, bu sayede hayatta kalmış. Arayıp; 'Şu anda sizin sayenizde hayattayım.' diyor. Bunlar gerçekten çok değerli şeyler. Bununla birlikte, inanılmaz bir çevre yapıyorsunuz. Çünkü bu işte herkese dokunuyorsunuz. Bunların içinde; ünlüler, iş adamları, belli şirketlerin yönetim kurullarında olanlar, küçük-orta ölçekli şirketler, ev kullanıcıları var. Aklınıza gelebilecek her yer potansiyel müşteri adayınız olduğu için sürekli o insanlarla görüşüyor ve sürekli kendi kendinize network yapıyorsunuz. Bazen düşünüyorum; buradan çıkan bir insan, her sektörde tanıdığı olan bir insan haline geliyor. Çünkü her sektöre dokunabiliyor. Bence işin en büyük artılarından biri bu. Bu işin bir de maddi boyutu var. Çok ciddi maddi kazanç sağlayabileceğiniz, bu kazançla birlikte kendinizi kişisel olarak geliştirebilirsiniz. Eğitime harcayabilirsiniz ya da çok daha iyi hayat standartlarında yaşayabilirsiniz. Pronet bu imkânların hepsini size sunuyor. Bu yüzden de bence burası çok değerli bir yer.