Cevaplar 23

Yükleniyor...

Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümü temel bilimlerden fizik ve matematiğe dayalı bir bölüm. Bu sebeple, analitik düşünebilmenin ve bu konulardan zevk alabilmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Lisede matematik ve fizik karışımı, zorlayıcı sorular çözmekten zevk alıyorsanız; bu tarz soruları bulmaca gibi görüp zevk alarak çözüyorsanız bu bölümü tercih edebilirsiniz.

1,112 görüntülenme
1

Bilkent Üniversitesi, akademik alanda kendini geliştirmek isteyenler için mükemmel bir yer. Eğer akademik bir kariyer istiyorsanız, Elektrik Elektronik Mühendisliği alanında Bilkent Üniversitesi sanırım Türkiye'nin en iyisi. Lisans eğitimimiz sonrasında yurt dışındaki üniversitelerde (MIT, Stanford dahil) yüksek lisans ve doktora yapmaya giden birçok arkadaşım oldu.

Bana da bu akademik bilgiyi ve bakış açısını kattı; fakat ben akademik alanda ilerlememe kararı aldım. Girişimci oldum ve arkadaşlarımla birlikte Anlatsın'ı kurdum. Girişimcilik yolculuğumda bölümün bir katkısı oldu mu derseniz, cevabım kesinlikle hayır. Peki Bilkent'in bir katkısı oldu mu derseniz, kulüpler ve okulun efsane kampüsü sayesinde birçok kişiyle ve şirketle tanıştım. Bu da iş hayatına birazcık önde başlamamı sağladı diyebilirim.

684 görüntülenme

Hayatımın en muhteşem deneyimiydi. Henüz üniversite öğrencisiyken yüzlerce kişiyi barındıran bir organizasyonu yönetmek, sene boyunca binlerce kişiye dokunan etkinlikler yapmak, büyük bir ekip olarak çalışmayı öğrenmek bana çok şey kattı.

Bir kulüpte çalışmak üniversite öğrenciyken yaşanabilecek en güzel deneyim. Hem birçok insanla tanışıyorsunuz (Networking at its best) hem birçok şirketle tanışıyorsunuz (Gelsin stajlar gelsin iş imkanları) hem de kendinizi aşırı geliştiriyorsunuz.

Kulüp tecrübelerinin en güzeli de MT'de yaşanıyor

392 görüntülenme
1,144 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Erken aşama start-up'ta en büyük problem güvensizliktir. Size kimse güvenmiyor çünkü siz gençsiniz ve şirketiniz de genç. Türkiye'de işe sıfır güvenle başlayıp bir şeyler kanıtlandıktan sonra güven hissi oluşuyor. Böyle olduğu için ilk anda size güvenen kimse olmuyor. Sizinle beraber çalışmak isteyen bir müşteri, takım arkadaşı yok ve hatta sizin çalışmak istediğiniz kişiler bile sizinle çalışmak istemiyor. Bu hem yatırım sürecini etkiliyor hem de müşteri ve çalışan bulmak zorlaşıyor.

2
453 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Aklıma gelen ilk başarısızlık hikayemiz; yatırım aldığımız projemiz Sinaps.com'dur. Biz üniversite 2. sınıftayken girişimci olmaya karar verdiğimizde Galata Yatırım Melekleri'nden yatırım almak istedik ve Sinaps.com isminde bir internet projesiyle başvurduk. Onlar da takımımızı beğenip fikrimizi beğenmediklerini söyleyerek bize yatırım yaptılar. Bu yatırımla Sinaps.com isminde, vaka analizi yarışmalarını online'a dönüştüren, şirketlerin online vakalar bırakabildikleri, öğrencilerin ve yeni mezunların bu vakalara cevap vererek ödüller kazanabildiği bir platform oluşturduk. Oluşturduktan sonra bekledik çünkü şirketlerin ve öğrencilerin bize kendi kendilerine gelmesini istedik. Çok bekledik ve bu süre boyunca hiçbir şey yapmadık. Ben 8 ay Kanada'ya gittim ve bu işin oradan yürüyebileceğine inandım. Sonuç olarak iş tabii ki yürümedi, Sinaps.com battı ve yatırımcılarımıza mahcup olduk. Bunun sonucunda çalışmadan olmadığını öğrendim. Siz istediğiniz kadar güzel olduğuna inandığınız bir fikri hayata geçirin, o iş ofiste bekleyerek olmayacaktır çünkü sizin şirketleri ve öğrencileri tek tek ziyaret ederek onları bilgilendirmeniz gerekiyor. Başka türlü hiçbir şey olmuyor.

1