Cevaplar 25

Yükleniyor...

Bu soru bana da çok gelmeye başladı buradan yazayım bari dedim. Anladığım kadarıyla tercihler esnasında, Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunları hala tüm mezunlar arasında en gizemli olanı olma özelliğini koruyor. Özellikle benim gibi taşradan gelen birileri için endüstri mühendisi ne iş yapar nedense asla bilinmez. Şahsi nedenim şu: Bir rol model yok. İnsanlar endüstri mühendisliği bölümü mezunlarını Isparta'da potansiyel işsiz olarak görürler mesela. Bu çok komik. Her sene 1241232434234 tane endüstri mühendisi çıkarırsanız tabi ki işsizlik olacak. Ama kendini doğru yetiştirmiş bir endüstri mühendisinin, eğer üzerinde inanılmaz bir şanssızlık yoksa iş sorunu yaşayacağını asla düşünmüyorum. İki senedir önemli şirketlerde staj tecrübeleri yaşıyorum. Bu şirket stajyerleri arasında sayıca her zaman bir endüstri mühendisi bolluğu yaşanıyor. Endüstri mühendisleri şu anda çok gözde bir konumdalar. Bunun değişmesi için de bir neden göremiyorum.

"Ne iş yaparlar"a gelelim biraz da. Endüstri mühendisliği eğitimi en azından bizim okulda fabrikalara (üreim süreçleri, kalite kontrol, fabrika yönetimi bla bla) veya şirketlerin tedarik zinciri (Supply Chain olarak duyarsınız) ve lojistik kanallarına yönelik eğitim veriyor. Bunlar benim için cazip değiller. İş hayatının yenilerindenim tabi ki ama kendimce de gözlemlerim var. Endüstri mühendisleri her yerdeler. Şirketlerin her departmanında iş bulabiliyorlar. Pazarlama, satış, insan kaynakları(İK veya HR şeklinde kullanılır), satın alma, bilişim sistemleri(IT), finans, araştırma ve geliştirme(AR≥ denir hep) kısaca biraz önce de okuduğunuz gibi her yerdeler.

52,503 görüntülenme

Kayıt dönemi benim için her anlamda uçuşlarda olduğum bir dönemdi. Hangi üniversiteye gideceğime bir türlü karar veremiyordum. Sadece şehre istinaden fikirlerim oluşmuştu. İnsanların cık cık seslerini kulaklarımda hissedeceğime eminim ama başıma bir şey gelmeyecekse İstanbul’u ezelden beri sevemedim. Benim için İstanbul gezilecek şehirdir. O yüzden Boğazici, İtü, Koç, Sabancı dörtlüsü benim için çok ön planda olmadı. Kampüs istedim, yurt dışı olanakları istedim, iyi akademisyenler istedim, havalı olsun istedim. İzmir ile Ankara arasında kalan ben, kalbim Ege’de kalsa da, Bilkent’in gönderdiği kitap ve cd farkıyla Ankara’yı ve Bilkent’i seçtim.

4,425 görüntülenme

Ben aslında buram buram eşit ağırlıkçı kokan bir insan olduğuma inanıyorum. Esasen hukuku, işletmeyi, uluslararası ilişkileri, iktisadı isterdim. Ancak okuduğum lise benim sadece sayısal fakülteleri seçmeme müsaade eden yapısıyla beni kısıtladı. Çok fazla seçeneğim yoktu. Biyolojisi vasat bir öğrenciydim ve sağlı sektörü gram çekici gelmedi. Yaratıcı bir insan olduğum sanrısıyla mimar mı olsam dedim. İşin mühendislik tarafında ise aklımda endüstri mühendisliği vardı. 2 yılın sonunda, mimarlığı seçmediğim için hiçbir pişmanlık duymadığımı belirtmek isterim. Endüstri mühendisliğinin sayısal alanda benim için en doğru tercih olduğunu iki yılda anladım. Önerim herkesin kararını kendi vermesidir. Hiç kimseyi dinlemeyin, hem de hiç kimseyi (ana baba bacı gardaş dahil).

32,563 görüntülenme

Pahalı yemekleri, pahalı kantinleri, sağlık merkezi çalışma saatleri, kütüphanenin yurtlara uzaklığı, Ankara’nın soğuğu.

658 görüntülenme