Cevaplar 10

Yükleniyor...

Boğaziçi Üniversitesi yurtları şartları açısından gayet rahat yurtlardır. Hazırlık yılında eğer ilk 100'e girmediyseniz Kilyosta kalırsınız. Yurtları 4 kişiliktir. Şimdi bir de 3. yurt açılmış orda 3. yurt nasıldır nedir hiçbi fikrim yok ama ben 1. Kilyosta kalmıştım. 8 kişilik daireydi (2 tane 4 kişilik daire). Güzeldi. Sonra eğer hazırlığı geçerseniz Güney yada Kuzey yurtlarına geçersiniz. Yurt seçimleri-kuraları hiyerarşik sıralamaya göre olur ve oluşturduğunuz odadaki bütün insanların o dönemki kredileri hesaba alınarak oluşturulur. Bütün yurtlarla ilgili bilgiyi websitesinden alabilirsiniz. Bunlar dışında rahattır, giriş çıkış saati problemi olmaz. Yurtta kalmadığınız zaman ebeveynleriniz aranmaz. Ebeveynlerinizin numarası bile alınmaz. Tatlıdır. Bir de sürveyanlık sistemi vardır. Yurt yönetimine bi nevi ortak olursunuz daha az kişiyle daha geniş odada kalırsınız haftada beş gün sorumlusu olduğunuz odaların 12de yoklamasını alırsınız. Bunun dışında belli başlı sorumluluklarınız olur ama bu sayede şahane arkadaşlıklar kurarsınız. Bir de sorumluluk ben de asarım keserim kafasına girmezseniz yurdun tamamını tanır, selamdaş olursunuz. Minnoş bir sistemdir. Bunun içinde her sene nisan ayı gibi yamulmuyosam mülakat yapar yurtlar müdürlüğü. Her yurt müdürünün kendince kriteri olmakla birlikte mülakatta bulunan bütün yöneticilerin ortak puanlandırma sistemiyle değerlendirilirsiniz. Genel olarak ne aşırı obsesif-sorumlu ne de lakayt tipleri sevmezler. Olmaya çalışın mutlu olursunuz. 5 sene yurtta kaldım, son 2 senesini 3. Kuzeyde sürveyan olarak geçirdim. Ayrılırken evimi terkediyorum sanki diyordum ama orası hala benim evim!

17,910 görüntülenme
1

Kilyos'a gidiniz efendim. ORada bir sene feleğin çemberinden geçe geçe ingilizce öğreniniz. Zira benim gözümde Kilyos'un havasını solumayan, soğuğunda (rüzgarında) hasta olmayan Boğaziçili değildir. Olmayacaktır. Geri kalanı gelince yaşayarak öğreniniz, öylesi daha sağlıklı.

3,195 görüntülenme

Öncelikle söylemeliyim ki, psikoloji mezunu illaki akıllarda ilk canlanan anlamıyla danışan gören, terapi yapan, 'klinisyen' olmak zorunda değildir. Klinik psikoloji, yönelebileceğimiz alanların en populeri olabilir ama sadece bir tanesi.
Aslında söylemem gerekir ki üniversite meslek edinilen yerden ziyade o disipline sahip olunan yer. Özellikle fen-edebiyat fakültesi bölümlerinden birini okuyorsanız mezun olduktan sonra meslek sahibi olmazsınız. Lisans boyunca meslek olarak ne yapmak istediğinize düşünüp onun için ekstradan çabalamanız gerekir.
Psikolojiye dönücek olursak, psikoloji 1800 lü yılların sonunda ancak doğan bir 'bilim' olarak gelişmesinin ucunu bucağını kestiremediğimiz bir alan. Gelişim psikolojisi, sosyal psikoloji, bilişsel psikoloji, endüstri ve örgüt psikolojisi, nöropsikolojis psikolojinin alt alanlarından sadece birkaçı. Uzmanlaşmak için bu alanlarda yüksek lisans yapmak gerekiyor. Klinik psikolog olmak için de tabii. Ha master yapmadan kpss'yle devletin sağlık bakanlığı, adalet bakanlığı, aile ve sosyal güvenlik bakanlığı gibi kurumlarına atanabilirsiniz. Devlet hastanelerinde yüksek lisans derecesine sahip olmadan klinik psikolog da olabilirsiniz. Ama bu benim eleştirdiğim bir ihtimal kendi adıma. Danışman olmak 4 senelik bir 'disiplin' eğitimiyle değil daha spesifikleşen bir yüksek lisans eğitimiyle mümkün olabilir gibi geliyor.
Bunun dışında genel olarak sosyal hizmetlerle ilgili şeyler yapılabilir, özel sektöre -reklamcılık, insan kaynakları, marketing gibi- alanlara yönelinebilir. Araştırma şirketlerinden çalışılabilinir. Eğitim psikolojisi uzmanlığı yparsanız okullarda eğitim psikoloğu olarak çalışabilirsiniz. MEsleki anlamda yapılabilecek onlarca seçenek var yani, ama önemli olan bunların hangisine yatkın olduğunuzu anlamak için 4+1 lisans hayatınız boyunca araştırma yapmanız, çabalamanız gerekicek. O anlamda eğitim fakültesinden ve tıp fakültesinden, mesela, daha zor olduğunu söyleyebilirim. Ne olduğunuza bölümünüz değil siz karar vericeksiniz yani.

46,149 görüntülenme

Gerçekten yaşamak, vaktinizi dolu dolu geçirmek isterseniz bir miktar paraya ihtiyacınız var. Ortalama bir öğrenci bütçesine sahipseniz hesap yapmadığınız bir gününüz geçmeyecektir.
Barınmak büyük mesele, ben sıkıntı yaşamadım yurtta kaldığım için ama ev kiralarının ne ocaklar söndürdüğünü biliyorum, hem de rutubeti ıvır-zıvırı cabası.

473 görüntülenme
1

İstanbul öyle bir yer ki, içindeyken ne kadar trafiğiydi, betonuydu şikayet ederseniz edin, ayrıldığınız an tuhaf bi şekilde özlemeye başlarsınız. Eğer hareketi seviyorsanız her gün yapılabilecek bir etkinlik bir şey bulabilirsiniz. Gerçi bunlar artık herkes tarafından bilinen şeyler. Bunlar dışında geriye kalan bütün şehirlerden pek de bir farkı yok çünkü aslında şehirleri güzel yapan içindeki insanlardır, İstanbul'da sadece ekstra bir boğaz, Kadıköy, İstiklal caddesi falan var.

366 görüntülenme