Sürdürülebilirlik

19 soruya 22 cevap verildi.

Cevaplar 22

Yükleniyor...
1,050 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Unilever’in sustainability anlayışı bizim 2020’ye kadar kendi işimizi büyütürken aynı zamanda çevreye verdiğimiz etkiyi de yarı yarıya düşürmek hedefiyle ortaya çıkmış bir stratejimiz ve buna canı gönülden inanıp, bağlı bir şekilde çalışıyoruz. Bunun üç bacağı var: bir sağlık ve esenlik; bir çevreye verdiğimiz zarar, birebir tarım ve aldığımız hammaddeyle alakalı bölümü; bir de yaşam koşullarını iyileştirmek diye bir bacağı var. Bu üç bacakta çeşitli aktivitelerimiz var: su havzalarının korunması, daha düşük derecelerde çamaşırların yıkanması, daha düşük derecede kirleri çıkartabilecek deterjanların piyasada bulunmasını sağlamak gibi. Sağlık ve esenlik içinde hijyen kampanyalarımız, çocuklara daha iyi hijyenik olmayı ve aslında bu tür alışkanlıkları edinmelerini sağlayacak programlarımız var. Hammaddelerimizin alınmasıyla alakalı birtakım çalışmalarımız var, tüm hammaddelerimizi sürdürülebilir tarım kanalıyla almak istiyoruz belli bir dönem sonra. Aynı dönemde Lipton’a yaptığımız Rize’deki, daha doğrusu Karadeniz Havzası’ndaki çay tarımının iyileştirilmesi, oradaki çiftçilerin eğitilmesi, oradaki çayın daha uzun yıllar mahsul verebilmesini sağlayacak birtakım programlarımız var. Bu yine çevereye verdiğimiz zararla alakalı, çevreye verdiğimiz zararı minimize etmekle alakalı. Bir de yaşam koşullarını iyileştirmek var. Daha çok birlikte daha farklı toplumda neler yapabiliriz, ki bizim birlikte çalıştığımız ve aslında buraya aldığımız tüm çalışanlarımız bu toplumdan geliyor. Bizim bu topluma geri verebileceğimiz neler olabilir, biz burada neler yapabiliriz gibi üç bacağı olan bir strateji. Benim için çok anlamlı çünkü gerçekten sadece bir şirkette çalışmıyorum aynı zamanda topluma bir şeyleri geri verebiliyorum, bu dünyaya bir şeyleri geri verebiliyorum. Unilever global bir şirket ve tüm şirketlerinde bu uygulanıyor. Burada Karadeniz Havzası’ndaki çay olabilir başka bir yerde başka bir şeyle ilgili olabilir. Hindistan’da veya Afrika’da temiz su bulunamıyor mesela bununla ilgili çalışmalar yapılıyor. Her bölgenin kendi ihtiyaçları doğrultusunda, o bölgeye geri biz neyi verebiliriz diye baktığımız bir stratejiden bahsediyoruz ve bu gerçekten benim için burada çalışma sebeplerimden bir tanesi diyebileceğim bir şey.

629 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Sürdürülebilirlik konusunda da birkaç tane şey söylemekte fayda var, Unilever Food Solutions Unilever’in sürdürülebilirlik ajandasının bir parçası. Bunun yanında spesifik olarak bazı konuları da Unilever Food Solutions sektörde sürükleyici rol oynuyor. Örneğin 2013 yılında biz Türkiye’de gıda atımını önleme kampanyasını başlattık. Birçok destekçemizle birlikte, özellikle sektörün büyük oyuncuları bu kampanyamıza destek verdi, son 2 yıldır bunun üzerine büyük bir farkındalık yaratmış durumdayız. Aynı zamanda büyük ölçekte otel ve restoranların gıda atıklarının indirilmesine ciddi katkı sağladık. Şuanda web sitemizde bununla ilgili broşürlere yaklaşık 10.000 tane tık gelmiş durumda, bu da konuya ciddi bir farkındalık yarattığımızı gösteriyor. Onun dışında buna paralel olarak “Yeşil Restaurant” konusu 2014 itibariyle Boğaziçi ve WWF liderliğinde ortaya çıktı. Unilever Food Solutions, TURYID ve Beşiktaş Belediyesiyle birlikte bu işin ana sponsoru. 2015 yılında İstanbul’da 100 tane Yeşil Restoranı umarım görüyor olacağız. Burada belki en kritik noktalardan biri de bu sponsorluk işlerinde parayı nereden buluyoruz sorusu. Bu parayı Unilever Food Solutions çalışanları kendileri yaratıyorlar. Nasıl yaratıyorlar, 1-2 sene evvel Kartopu Projesi adı verdiğimiz bir proje hayata geçirdik, bunu Unilever Food Solutions çalışanları olarak ortak bir kararla yaptık. Çok basit şeyler yapıyoruz, örneğin marketing grubumuz baskılı kağıt üretimini %50 düşürdü, dijitale ağırlık verdi, ağaçları koruduk. Bizim Unilever içinde Agile working sistemimiz var, flexible working sistemimiz var, bunu çok iyi uyguladık. Seyahat ve yakıt harcamaları ciddi biçimde düştü, böylelikle karbondioksit salınımına pozitif yardımcı olduk. Bunun gibi birçok aksiyon, mesela yine kendi içimizdeki gıda, ana depo ve fabrikalar gıda atıklarını azaltarak onunla ilgili aksiyonlar alarak, onda da ciddi bir iş çıkardık. Sonuçta bunlar bir para tuttu, bu tasarrufu da biz gittik yine Yeşil Restoran, Gıda Atığı gibi projelerin arkasına koyduk. Aslında güzel bir circle oldu. Bunu yapan, şuanda bu projelerin sahibi gerçekten Unilever Food Solutions’ta çalışan her bir arkadaşımız ve bunu gönülden yapıyorlar. Bu da bizim için en büyük gurur kaynağı.

576 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Biz Migros olarak değişen dünya şartlarında sadece Türkiye’deki değil, tüm dünyadaki perakendeciliği takip ediyoruz. Bunu yaptığımız zaman görüyoruz ki,dünyada sadece güvenli ürün satmak yeterli değil. Şirket olarak sattığımız ürünlerle birlikte sürdürülebilirlik kavramının içerisinde yer almak zorundayız ve biz bunun bilincindeyiz. Tedarik Zincirimizi de bu anlamda tetikleyip yönetiyoruz.

Migros olarak sürdürülebilir çalışmaların başında atıklarımızı yönetmek geliyor. Biz sanayi sektöründe değiliz, perakendeciyiz ve buna rağmen operasyonelfaaliyetlerimizde çıkardığımız pek çok atıklar var. Tehlikeli, tehlikesiz ve organik olan bu atıklarımızı bertaraf etmek için pek çok çalışma yapıyoruz. Ambalaj atıkları, plastik ve karton atıklarının hepsini lisanslı firmalara veriyoruz ve geri dönüşümünü sağlıyoruz. Böylece çevreye zarar vermiyoruz. Organik atıklarımızı da gübreye, komposta ve enerjiye dönüştüren firmalara veriyoruz. Böylece operasyonlarımız sonucunda meydana gelen atıklarımızın bertarafınıMigros olarak en uygun şekilde sağlıyoruz.

Ayrıca Migros olarak 4 yıldır iklim değişikliğine ne kadar etki ettiğimizi ölçümlüyoruz. Karbon emisyonlarımızın envanterini tutuyoruz ve bunları azaltmak için hedef bazlı çalışmalar yapıyoruz. Karbon emisyonlarımızla ilgili olarak bu sene doğrulama çalışmalarımızı yaptık. CDP’ye başvurarak firma olarak leadership’ler arasında yer aldık. Bu sene de ödülümüzü bu anlamda alacağız.

Üçüncü olarak suyumuzu yönetiyoruz. Su da doğal bir kaynak olduğu için gelecek nesillere aktarılabilmesi adına kullandığımız su miktarını ölçümlüyoruz. Bunu kişi ve mağaza bazlı hedeflerle takip ediyoruz. Bu hedeflerimize ulaşmak için de birçok farklı çalışma yapıyoruz.

 

557 görüntülenme
·
Transkripti Göster

P&G için her yıl bütçeler ayırdığımız sürdürebilirlik, çok önemli bir konudur. Örnek vermek gerekirse; global olarak Prima - Unicef işbirliği, P&G Temiz İçme Suyu Sağlama Projesi gibi projeler mevcut. Türkiye'de ise; Olimpik Anneler Projesi, Özel Olimpiyatlar Projesi, Darüşşafaka ile işbirliğimiz gibi farklı sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik projelerimizi örnek verebilirim.