Danışmanlık

47 soruya 49 cevap verildi.

Cevaplar 49

Yükleniyor...
2,226 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Kişinin hangi alanda Danışmanlık yapacağı sektöre girdikten sonra edindiği tecrübeyle veya deneyimle değişebilir ama mesleğe olan uygunluğunu iyi değerlendirmesi gerekiyor. Farklı ortamlara ayak uydurmayı, müşteriyle iletişim halinde olmayı, grup çalışmasını, yeni şeyler öğrenmeyi ve araştırmayı sevip sevmediği iyi anlaması ve iyi değerlendirmesi lazım. Emin değilse veya tereddütler varsa staj bunun için iyi bir imkan diye düşünüyorum. Bunun dışında trendleri ve dünyayı takip etmek, edinilen bilgiyi nasıl kanalize edeceğini bilmek ve araştırmak çok önemli. Eğer kişi bunları yapabiliyorsa, iletişimde eksiklikleri varsa ve onları gideriyorsa, iyi bir dinleyiciyse, fikirlerini iyi ifade edebiliyorsa, kalabalık ortamlarda güvenli bir şekilde konuşabiliyorsa; kişinin iyi bir Danışman olacağını düşünüyorum.

1,834 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Danışmanlık içerisinde bizde piramit gibi bir yapı var. Piramitlerin altında Analistlerimiz var, bu piramitin temellerini oluşturan pozisyon. Burada yeni mezun arkadaşlar ve birkaç yıllık deneyimli arkadaşlar oluyor. Bu arkadaşlar birkaç yıl boyunca farklı projelerde, bir kaç farklı sektörde (finansal hizmetler, bankacılık, üretim, kamu, sağlık...) projelere gidiyorlar ve burada birkaç yıl boyunca en başta en basit toplantı notları tutmaktan başlayarak müşterilerin ihtiyaçlarına göre çıktılar oluşturmaya başlıyorlar, toplantılarda söz almaya başlıyorlar. Sonrasında bunun bir üstünde, terfi alınca danışman oluyorsunuz. Danışmanlık da 3-4 yıllık bir pozisyon. İlk 2 yılı Danışman sıfatıyla, geri kalan 1-2 senesi de Kıdemli Danışman sıfatıyla çalışmaya başlıyorsunuz. Burada artık birkaç tane Analist arkadaşları yönetme, aynı anda farklı 1-2 tane projeye gitme, bunları yönetme, çıktıların kalitesinden sorumlu olma, sahada(müşteri ortamında) sürekli bulunma, müşterinin ihtiyaçlarını dinleme ve bunu yöneticilere iletme gibi sorumluluklarınız oluyor. Aslında ekibin gözü kulağı Danışman dediğimiz kişiler oluyor: hem analistlere görev dağılımı yapıyor, onları eğitiyor; hem de üstüne raporlama yapıyor. Müdür olduktan sonra olayın içine farklı şeyler girmeye başlıyor, yani sadece tek bir müşteri yönetmek değil, birkaç tane işi aynı anda yürütmek, yeni iş fırsatları çıkarmak gibi. Yelpaze bir anda genişliyor ve Analist ya da Danışmanken hiç girmediğiniz sorumluluklara ve yükümlülüklere girmiş oluyorsunuz. Bunun da ayrı bir heyecanı ve motivasyonu var çünkü burası artık bildiğiniz şeylerin dışında satış yapmak, müşterilere teklifler üzerine sunum yapmak, ekipleri biraz daha üst seviyeden yönetmek gibi farklı yetkinlikler gerektiriyor. Müdürken de deneyim kazandıktan sonra Senior Manager dediğimiz Kıdemli Müdür pozisyonuna geçiyorsunuz, bu da 3-4 senelik bir pozisyon. Bir iş alanının lideri olma yönünde gitmek, potansiyel ortak kalitesini göstermek gibi aranan özellikler oluyor bir Senior Managerda. Senior Manager olduktan sonra Executive Director ya da Partner olarak yolunuza devam edebiliyorsunuz.

1,701 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Bu benim bir evvelki görevim esasında. Yani ben biraz mutfaktan yetiştim. Çözüm Mimari olduğunuz zaman satış öncesi aşamalara daha çok dahil oluyorsunuz. Oluşturduğumuz çözümlerin, Microsoft ürünlerinin müşteriye aktarılması ve müşteriye bilgi verilmesi konularında da aktif görev yapıyorsunuz. Çözüm Mimarı’nın diğer bir görevi de, çözümün teknik risklerini yönetmek ve çözümün hayata geçirilmesi esnasında doğru adımların atıldığından emin olmak. Gerek kendi adımlarının, gerek ilgili danışmanlık kaynaklarının veya iş ortağı kaynaklarının doğru şeyleri yaptığından emin olmak Çözüm Mimarı olduğumda sorumluluklarımdandı.

1,556 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Yeni bir kanun ya da mevzuat ortaya çıktı, bu yerel de olabilir uluslararası da olabilir, bunları takip etmek ve anlamak gerekir. O müşterinin bulunduğu sektörde eğer sizin ilgi alanınız olan bir sektörse neler oluyor neler bitiyor gündelik olarak takip etmek gerekir. Yani kendinizi sürekli güncel tutmanız gerekir, danışmanlığın aslında bir zorluğu da budur. Yani bir gün ara vermek diye bir şey yoktur, sabahtan akşama kadar kendi işinizmiş gibi çok yakından takip etmek gerekiyor. Fakat bence Danışmanlığı yapmak için en önemli unsurlardan bir tanesi de uyum sağlayabilmek ve adaptasyon. Yeni teknolojilere, yeni mevzuatlara, yeni müşterilere adapte olabilmek ve kendinizi sürekli güncel tutmak çok önemli.