Cevaplar 17

Filtrele:Sırala:

Fiat İş Birimi Direktörü ne iş yapar? TOFAŞ'ta görev ve sorumluluklarınız nelerdir? (1 Cevap)

FIAT İş Birimi Direktörü, Türkiye pazarında FIAT markalı otomobillerin ve hafif ticari araçların satış ve pazarlama aktivitelerinin sorumluluğunu üstleniyor. Tofaş'ın Türkiye pazarında 45 senelik bir geçmişi var. Bayi Teşkilatının Yönetim sorumluluğu FIAT İş Birimi'nde. Yapımız içerisinde Satış Direktörlüğü dışında bir de Pazarlama Organizasyonumuz var.

TOFAŞ'ta Lojistik, Tedarik Zinciri, Pazarlama ve Satış alanlarında hangi görevlerde bulundunuz? (1 Cevap)

Lojistikçi olarak başladım, Tofaş Oto Ticaret döneminde 10-11 sene bu işi yaptım. O zamanlarda da oldukça dinamik bir şirketti, bugün de olduğu gibi. İç rotasyon gibi imkanlar oluyordu. 2003 senesinde Ticari Projeler Koordinatörlüğü yaptım, ondan 1 sene sonra FIAT Marka Müdürlüğü yaptım. Önemli lansmanların olduğu, çok yoğun bir dönemdi. Grande Punto o zaman için çok önemli bir lansmandı. 2006 senesinde Alfa Romeo markasının başına geçtim, 2 sene bu görevi yaptım. O görev esnasında Lancia markasını Türkiye'ye getirmiş olduk. Dolayısıyla 2 markanın sarış sonrası pazarlama sorumluluğunu aldım. 2008 yılında Tedarik Zinciri Direktörlüğü görevini üstlendim. 2015 yılının başına kadar Bursa'da Tofaş fabrika da bu görevimi sürdürdüm. 2015 yılının başında ise tekrar ticari alana, Satış Sonrası ve Yedek Parça işinin sorumluluğunu aldım. Şu anda FIAT İş Birimi Direktörlüğü'ne geçtim. FIAT markasının Türkiye pazarındaki Satış ve Pazarlaması sorumluluğunu üstlendim.

TOFAŞ'ta hikayeniz nasıl başladı? Üniversite'den mezun olduğunuzda neden TOFAŞ'ı tercih ettiniz? (1 Cevap)

Benim ilk işim, ilk şirketim Tofaş, Tofaş Oto Ticaretti o zamanlar. 90’lı yıllarda Tofaş Fabrika ve Tofaş Oto Ticaret şeklinde iki şirketimiz vardı. Tofaş Oto Ticaret, ticari alanlı bir şirketti. Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği‘nden mezun olduktan sonra Tofaş da başvurduğum şirketlerden biriydi. İlk müracatımı da Koç Holding‘e yapmıştım. O zamanlar Yetiştirme Elemanı adında bir program vardı. Bu programdan Tofaş‘a yönlendirildim ve ilk görüşmelerimi burada yaptım. Tofaş Oto Ticaret’te de bir yeniden yapılandırma vardı ve bu yapılandırmada Lojistik bölümü kurulması planlanıyordu. Okulu bitirirken son dönemde de Endüstri Mühendisliği bitirme projem, Lojistik üzerineydi. Bayii teşkilatlarından siparişleri toplayan, otomobil siparişlerini fabrikaya yönlendiren, sonrasında da sevkiyatları yönlendiren bir Birim Satış Planlaması ve Lojistik Fiziksel Akışlar Sipariş Sistemi tasarlanıyordu. Türkiye‘de Lojistik kavramı yeni bir kavramdı ve daha çok nakliyeyi ifade ediyordu. Baştan uca bir Tedarik Zinciri ve bütün süreç sistemlerini içeren bir kavram yoktu. Bu yüzden Tofaş bu açıdan bir öncüydü. O zaman görüştüğüm kişiler benim o okuldaki lojistik tecrübemi görüp beğenmişlerdi. Bu sayede başladım.Endüstri Mühendisi olmam da o dönemde etkin olmuştur diye düşünüyorum. Okulun son senesinde okula gelip tanıtım yapan şirketler, bizim kendi kişisel arayışlarda bulduğumuz ve başvurduğumuz şirketleri düşündüğümüzde baya bir alternatif üretebiliyorduk. Hepsinin mülakatlarına giriyorduk ama Tofaş ilk mülakattan itibaren hem şirketin yapısı hem de görüştüğüm kişiler sayesinde çok şey denk düştü. Başlarken o müracaat safhasının nasıl biteceğini, nasıl görüşmeler olacağını, planlarınızı, isteklerinizi, ideallerinizi bilemiyorsunuz. Ama bir yandan da süreç geliştirdikçe biraz daha netleşiyor. Tofaş‘ta da çok hızlı gelişti. Görüşme yaptıktan bir iki ay sonra da işe başladım. İlk günden itibaren de o başlangıçtaki ilk aşamada çok iyi hissettim. Ekip içerisindeki uyum, insanların yeni gelen birine bakış açısı ve onu sahiplenmesi, şirket süreçlerine adaptasyonu oldukça iyi. Bunun dışında kişisel gelişim bazlı fırsatları hem Koç Holding bünyesinde hem de Tofaş‘ta mevcut. Bugün de hep bunun üzerine koyarak gitmeye çalışıyoruz. Hem hızlı bir adaptasyon hem de huzurlu bir ortam ve bir şeyler üretebilme fırsatını görmek böyle bir başlangıç oldu.

Endüstri Mühendisliği bölümü mezunu olmanın nasıl avantajları var? İş imkanları nelerdir? (1 Cevap)

Modelleme, analitik düşünme ve optimizasyon yeteneğini en çok öne çıkaran branşlardan biridir. Diğer branşlarda da olsa da Endüstri Mühendisliği‘nde en önemli fark budur.Genelde bizim zamanımızda bir Mühendis‘in finansal sektörde çalışması pek de mümkün değildi. Bunu değiştiren en önemli sebep Endüstri Mühendisliği‘nin başlaması oldu. Mühendislik mesleğinin tekrardan formasyon olduğu Endüstri Mühendisliğiyle biraz daha ortaya çıktı. Doğruyu yapma, en doğru seçeneği bulma, karar verme mekanizmasının içgüdüsünün kuvvetlenmesi, belli hadiselere bütünsel bakma, bir işi yaparken diğer işi de düşünebilme gibi formasyonlar kazandırdı. Endüstri Mühendisliği‘nin geçmişi dar olmasına rağmen, tüm Mühendislik branşlarına getirdiği en önemli özellik, bu bütünsel bakış açısı ve modelleme yeteneğidir. Endüstri Mühendisleri her sektörde iş bulabilirler. Bu yüzden ne istediklerini iyi düşünmeliler.

Koç Üniversitesi Executive MBA Programı size neler kattı? (1 Cevap)

Executive MBA, birçok şirketten benzer durumdaki belli bir iş tecrübesiyle gelmiş kişilerin, kişisel gelişim adına, şirketlerindeki tecrübelerini de ortaya koyarak bir şeyler yaptıkları, çok kuvvetli bir networking'i olan, çok özel bir bölümdür. Çok da iyi bir eğitim sistemi var ve global düşünülüyor. Kendi pazarımız veya kendi ülkemizi bütün dünyadaki gelişmeleri yakından takip ediyor. Çok farklı milletten Visiting Professor dediğimiz o akademisyenler vardı. Dönem dönem gelip biz onların derslerine giriyorduk. Müthiş bir keyif, öyle de devam ediyor program. Biz de yakından takip ediyoruz. Dönem dönem Koç Üniversitesi’nde ve Boğaziçi Üniversitesi’nde de hem öğrencilerle hem de akademik ekiplerle bir araya gelme şansımız oluyor. Tabii ki iş hayatından belli bir ölçüde uzaklaşıyoruz ama tamamen de kopmuyoruz. İçinde bulunduğumuzda hem anıları hatırlıyoruz hem de olan biteni görme şansımız oluyor. Koç Üniversitesi de bu anlamda sürekli kendini geliştiriyor ve uluslararası arenada çok önemli eğitim enstitülerinden biri. İş hayatında yoğun bir tempo içerisinde günler, aylar, yıllar nasıl geçiyor anlamıyorsunuz. İnsan beyni de sürekli bir gelişme ihtiyacı hissediyor. Siz ne kadar dinamik bir ortamda çalışırsanız çalışın, hep aynı tempoda bir rutin peşinden gidiyorsunuz. Geri çekilip sahanın dışından oynanan oyuna baktığınızda, bu sefer taktiksel bir takım yaratıcılığınız artıyor. Finans tarafından tutun karar verme mekanizmasına, Üretim Planlama’dan Uluslararası İlişkilere kadar birçok alanda kendinizi tazeleme şansı buluyorsunuz. MBA olmasa da bazı şirketlerin, özellikle kurumsal yapıların kendi gelişim programları oluyor. Onlarda da MBA tadında çok güzel programlar oluyor. Koç Holding bünyesinde böyle programlarımız var ve bunun tam yaşı da yok. Dediğim gibi o insanın tazelenmesini, yenilenmesini sağlıyor.Bunun dışında networkingteki ekiple hiç kopmadık. O networkün de hayatta insana çok faydası oluyor. Sadece kişisel gelişiminiz değil kurduğunuz networkler de çok önemli diye düşünüyorum.