Cevaplar 17

Yükleniyor...
2,096 görüntülenme
·
Transkripti Göster

TOFAŞ‘ta çalışırken yandan da yüksek lisansımı devam ettiriyorum. Burada bir parantez açmak isterim çünkü şirketimiz çalışırken yüksek lisans yapılmasını da destekliyor. Teorik bilgilerin şirketimize değer kazandıracak bir yapıda olduğunu düşünüyor. Dolayısıyla bu çok büyük bir avantaj. Kendi adıma da konuşacak olursam; şu anda Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği'ne devam ediyorum. Yüksek lisansı iki kategoriye ayırıyorum. Biri lisans mezuniyetinden sonra ara vermeden direkt yüksek lisansa başlamak, diğeri de bir sektörde çalışırken o tecrübeyi kazanıp, bir nebze onunla birlikte yüksek lisansı devam ettirmektir. Ben ikinciyi seçenlerdenim. İşe başladığınızda gerçek hayatta neler yapılıyor, öğrenilen bilgiler nasıl kullanılıyor, hangileri benim işimde yararlı oluyor bu gibi durumları görme fırsatı buluyorsunuz. Bir yandan da yüksek lisansa başladığınızda kendinizi uzmanlaştırma şansına sahip oluyorsunuz. İşte o alanlara yönelik dersler alarak, tezinizle ilgili alanlara çalışarak, ilgili yüksek lisans kurumlarındaki hocalarınızla bilgi alışverişi yaparak, kendinizi geliştirebiliceğiniz bir yön ortaya çıkarmış oluyorsunuz. Bir yöne doğru kanalize olmuş oluyorsunuz. İşte bunu tam olarak çalışırken yaptığınızda kendi çalışma hayatınızda da faydalı oluyorsunuz. Çok daha verimli ve aktif olarak gerçek hayatta kullanabileceğiniz konular hakkında akademik bilgi ile gerçek pratik bilgiyi uygulama ve birleştirme şansına sahip oluyorsunuz. Bence mükemmel olan tarafı ve benim en çok hoşuma giden konu bu. Dolayısıyla Boğaziçi‘nde yüksek lisans yapmak hem teorik bilgimi daha çok genişletmek hem de bunları pratik olarak işimde kullanabilmek ve işimde daha başarılı olabilmek açısından çok şey kattığını düşünüyorum.

25,948 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Ben üniversiteye girmeden önce tercihlerimi yaparken Endüstri Mühendisliği yazmak istediğimde birçok akrabam ve tanıdığım anlam verememişti. Endüstri Mühendisliği'nin güzel tarafı çerçevenin çok geniş olmasıdır. Sağlık, Bankacılık, Otomotiv gibi tüm sektörlerle ilgili iç içe olacak bir eğitim alıyorsunuz. Endüstri Mühendisliği güzel şeyler yapmanıza sebep oluyor. Ama o şeyler kısıtlı ve siz en güzel şeyi yapmak istiyorsunuz. Kısıtlı kaynak, sınırsız arzu ve sınırsız istek var. Bunu yapabilmek güdüsü ya da bunu yapabilme becerisi hayatın bir parçasıdır. Doğal olarak çalışabileceğiniz alan hiçbir şekilde sınırlı değil, aklınıza gelebilecek her alanda bir Endüstri Mühendisi çalışma alanı var.

2,882 görüntülenme
·
Transkripti Göster

ODTÜ Endüstri Mühendisliği bana analitik düşünme ve vizyonerlik kattı diyebilirim. Bu aslında sadece kitaplarda öğretilen bir şey değil. Okul size bir düşünme yetisi, bir düşünme yolu açıyor. Biz gerçek hayatta her zaman yepyeni problemlerle karşılaşıyoruz. Hiçbir okulda öğrendiğimiz problemin aynısıyla bir daha karşılaşmıyoruz. Daha önce hiç görmemişsiniz öyle bir problem ama onu çözmek için hangi yola girildiği, hangi yollardan geçerek çözüme doğru zamanda ulaşmak gerektiği ile ilgili bir fikriniz oluyor. Açıkçası ODTÜ bana bu vizyonu kattı ve gerçekten yüksek seviyede teorik bilgi edindiğimi hissediyorum. Artık gelişen dünyada bu teorik bilgileri her yerde edinebiliyorsunuz ama en iyileme yöntemlerini kullanarak, teorik bilginizi gerçeğe dönüştürerek fark yaratmış oluyorsunuz.

1,107 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Rekabetçi dünya sektörleri birbirleriyle çok benzer hale getiriyorlar ancak FMCG ile otomotiv sektöründe bazı temel farklılılar olduğu aşikar. En önemlisi FMCG‘de hızlı tüketim malzemeleri satıyorsunuz. Ertesi gün o ürün tüketilmişse yeni bir tane alınması gerekli bir hale geliyor. Diğer yandan otomotiv sektörü bunun 180 derece tersidir. Örneğin; bir araç aldığınızı düşünün. Bir dondurmayı 15 dakikada tüketip ertesi gün yenisini alırken, otomotiv sektöründe bir aracı 5-10 yıl süreyle tüketiyorsunuz. Bu nedenle bariz bir farklılık var. Otomotiv sektöründe uzun vadeli bir süreklilik önem kazanıyor. Ayrıca son ürün çeşitliliği çok fazla. Daha düşük seviyede ham madde var. Bu da demek oluyor ki son ürünü müşteriye ulaştırmak, market raflarına doğru zamanda bulundurmak FMCG tarafından çok önem arz ediyor. Tedarik Zinciri açısından incelersek; maddenin doğru zamanda ve doğru tedarikçiden alınıp üretimin yapılmasıdır. Burada biraz da ilk tarafları önemli hale geliyor. Diğer taraftan benzerliklerine bakarsak, çok fazla rekabetçi bir dünya var. Ürün çeşitliliği açısından müşteriye hitap etmek ve sürekli yeni ürünler geliştirmek zorundasınız. Bu yüzden her ikisi de dinamik durumda ve rekabet çok fazla.

890 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Tofaş’ta sadece yaz döneminde bir stajyerlik programı değil, aynı zamanda okul dönemlerinde de Prova, Prova + ya da yaz stajı gibi çok farklı stajyerlik dönemleri oluyor. Tofaş’ta her birimde birçok proje ve birçok iyileştirilecek alan oluyor. Bu büyüklükteki bir fabrikada gelen her stajyer arkadaşımıza bir proje atıyoruz. Stajının sonunda da bunu sunmak üzere kendilerini hazırlıyorlar. Bunları bölüm içindeki direktörlere veya CEO’muza yapılan sunumlar şeklinde düşünebilirsiniz. Her arkadaşımıza biz bunları anlatıyoruz, onlar da bu bilinçle işe başlıyorlar ve bu bilinçle devam ediyorlar.