Pronet Onaylı Hesap

18 kişi, 167 cevap verdi.

Cevaplar 167

Yükleniyor...
2,368 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Her sabah 08:00'de ofiste oluyorum. Yaklaşık 08:00-08:45 arası, günlük rutin olarak bakmış olduğum raporlar var. Cevaplanmamış bekleyen maillere bakıp, kendi kişisel gelişimle ilgili yapılması, tamamlanması gereken işlerle ilgileniyorum. Saat 09:00 gibi de ekip toplantıları başlıyor. Hemen her gün bu toplantılara katılmaya gayret ediyorum. Çünkü o gün sahaya çıkmadan önce son dokunuşlar oluyor. Günlük, rutin paylaşılması gereken güncel bilgileri paylaşıyorum. Takım arkadaşlarımın o günle ilgili bizden beklentileri varsa, onları alıyorum. Daha sonra ise yapılacak bire bir görüşmeleri gerçekleştiriyorum. Haftanın bir günü, komple takımla yapmış olduğumuz bir toplantı var. 'Ayın neresindeyiz, nereye gidiyoruz, planın ne kadarını gerçekleştirmiş durumdayız?' diye bakıyoruz. Haftanın bir günü de tüm takım toplantısı oluyor. Yine; 'ayın neresinde olduğumuzu, büyük resmin neresinde olduğumuzu' değerlendirdiğimiz toplantılar oluyor. Eğer dışarıda bir proje görüşmesi varsa ya da bulunmam gereken başka bir görüşme varsa katılıyorum. Belli günlerde, takımı büyütme tarafında ise İK ile gerçekleştirdiğimiz mülakatlara giriyorum. Günlük rutin içerisinde; kendi takımımız içinde rol almak olmak isteyenleri (bunların arasında yeni mezun ya da deneyimli arkadaşlar olabiliyor), tanıdığım ve günün sonunda kadroya kattığım, onlara nereye gitmek istediğimizi anlattığım mülakatlar oluyor.

2,360 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Aslında bizim iki tane alımımız oluyor. Bir tanesi; daha önce hayatında hiç satış yapmamış yeni mezun ya da yeni mezun değil ama farklı farklı işlerde çalışmış, hayatımın bir döneminde de satış deneyeyim, diyen arkadaşlar. Burada hangi okuldan mezun oldukları (bölüm olarak) çok önemli değil. Çünkü biz, firma olarak satışı öğretmek istiyoruz. Bizim şöyle bir amacımız yok: Satışı bilerek gelsin. Eğer gönlünde gerçekten satış yapmak varsa, satışı öğrenmek istiyorsa, bizim için değerli biridir. Burada neye bakıyoruz? Başarı odaklı mı değil mi, sonuç odaklı mı? Takım içinde çalışacağı için de; takım çalışmasına uygun olup olmadığına bakıyoruz. Şirketin sürekli değişen ve gelişen bir yapısı var. Normal piyasa şartlarına, global dünyaya göre, bulunduğu sektörde sürekli kendini geliştiriyor, gerisinde kalmıyor. Çalışacak arkadaşın da değişime ve gelişime açık olması gerekir. Bununla birlikte, diğer tarafta ise zaten hayatını satışla kazanan, satıcılık işini profesyonel olarak, meslek olarak yapan arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlar geldiği zaman da onlara sadece ürünü öğretiyoruz çünkü satışı zaten biliyorlar. Mevcut işlerinde belki kariyer beklentileri karşılanmıyor ya da kazançlarından memnun değiller. Burası onlar için ikinci bir yer, ikinci bir şans haline geliyor. O arkadaşlarla da çalışabiliyoruz. Benim girmiş olduğum mülakatlarda, hep dikkat ettiğim şey: Aday burayı gerçekten istiyor mu, satıcılık onun için bir meslek mi? Ama gönlünün bir tarafında satış varsa, Pronet olarak o kişiye bu işi öğretme konusunda her türlü feda karlığa katlanıyoruz.

2,100 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Bizim üniversite sınavına girdiğimiz dönemde, Bilgisayar Mühendisliği çok popülerdi. Eğer bir matematik mezunuysanız, seçebileceğiniz birkaç tane branş vardı. Elektronik bunlardan bir tanesiydi, bilgisayar en büyük ihtimaldi zaten. Çok fazla bilinçli yapılmış bir tercih değildi ama sonradan gördüm ki şansım yaver gitmiş. Aslında benim kendi yetkinliklerime uygun bir mesleği seçebilmişim. O yüzden önümüzdeki yıllarda sınavlara girecek, üniversiteye hazırlanan gençlere en büyük tavsiyem; işlerini şansa bırakmasınlar, sadece popüler diye ya da o dönem revaçta diye bir mesleği seçmesinler, mutlaka kendi özelliklerine, kendi ilgi alanlarına en uygun mesleğe yönelsinler.

1,941 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Müşteri Temsilcileri; pozitif düşünebilen, müşteri odaklı, strese dayanıklı, zorluklarla başa çıkabilen, inisiyatif alabilen ve stresle karşılaştığında müşteriye olan odağını hiçbir şekilde kaybetmeyen profiller olmalı. Gün geçtikçe müşteri beklentileri yukarı çıktığı için, bu çalışmaya ayak uydurup kendini geliştirmek isteyen profiller olması önemlidir. Pronet'te güvenlik konusunda bir iş yaptığımız için, bu sorumluluğu alabilen ve kendini geliştirmeye odaklı insanlar olması çok önemlidir.

1,847 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Aslında Pronet’te aklınıza gelebilecek her pozisyon için kariyer fırsatları var. Çoğu firmada olduğu gibi biz de kariyer fırsatlarımızı iç kaynağımızla kapatmayı hedefliyoruz çünkü Pronet’te bu gerçekten gerçekleştirilebilir bir hedef. Hem yatay hem de dikey geçişlerimiz mevcut. Rutin olarak; kariyer fırsatlarımız var ve açılan her pozisyon için organizasyon içinde ilanlar çıkarıyoruz. Belirlediğimiz kriterler doğrultusunda da uygun olan her adaya, aynı zamanı harcayarak, eşit bir şekilde pozisyonlar için görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Bu sürece değerlendirme ve geliştirme merkezleri de dâhildir. Kişiler hem bulundukları pozisyonlardan dikey olarak yöneticilik pozisyonlarında ilerlerken hem de daha çok ilgilerini çeken farklı pozisyonlara da geçiş yapabiliyorlar. Örneğin; Satış pozisyonunda çalışan bir arkadaşımız, kendisini Eğitim tarafında geliştirmek ve değerlendirmek isterse, yetkinlikleri ve performansı doğrultusunda Eğitim Departmanı'nda devam edebiliyor veya Satış Sonrası Hizmetler'deki bir arkadaşımız yine etkinlikleri ve performansı doğrultusunda Bilgi İşlem'e geçebiliyor. Bu şekilde tüm çalışanlarımızı değerlendirmemiz bu organizasyon sayesinde oldukça mümkün.