Cevaplar 14

Yükleniyor...
9,055 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Tarihsel olarak mühendislik mesleğinin temelini oluşturan bir bölüm, diğerleri bunun üzerine inşa edilmiş mesleklerdir. Elektrik-Elektronik, Kontrol Sistemleri makinanın icadından sonra gelmiş. Endüstri Mühendisliği verimlilik çalışmalarının gereği olarak sonradan gelmiş. Makina branşı disiplin olarak çok temel bir öğreti. Dolayısıyla analitik düşünce yapısını yerleştiriyor. Birçok farklı parçayı bir arada düşünüp tümevarım veya tam tersi olarak bütünü parçalara ayırıp daha küçük sistemlere dönüştürebilmeyi sağlıyor. Birçok düşünsel yeteneğini geliştiriyor. Analitik olma, bütünsel bakabilme gibi kavramları hayatınızın pek çok yerinde kurgulayabilirsiniz. Bunun için illa ki Makina bölümünden mezun olarak Makinacı olmanıza gerek olmayabilir. Benim arkadaşlarım da benim gibi mezun olduktan sonra ya kendi işlerini kurmuşlardır ya da kurumsal, üretim veya sanayi şirketlerinde görev almışlardır. Birçoğu Satış ve Pazarlama kulvarında gitmiştir. Petrol ve enerji şirketlerine giden ve oralarda üst kademelerde görev alan, pilot olan arkadaşlarım da var. Kurumsal hayattan ayrılıp Danışmanlık kulvarına, hizmet sektörüne, eğitim ve siyaset kulvarlarına geçen, hayatın ve iş dünyasının pek çok farklı alanında görev yapan arkadaşlarım var.

3,533 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Makine Mühendisliği bölümü diğer mühendislik bölümlerine göre eğitim ve öğretim zorluk dereceleri açısından bana hep daha fazla efor gerektiren bölüm gibi gelmiştir. Diğer bölüm öğrencilerinin ders yükü veya ders çalışma durumu daha azken, Makine Mühendisliği bölümü daha fazla gibiydi. Dolayısıyla bu kadar yoğun çalışma temposunun içerisinde belli bir disiplini muhafaza etmek, disiplin içerisinde çalışabilmek ve o zorluğa dayanabilmek bu bölümün kattığı bir durum. ODTÜ kampüs içerisinde yurtlarıyla birlikte olan bir yerleşke. Ben de o yurt hayatını yaşamış biri olarak; orada da arkadaşlık, paylaşım, dayanışma gibi kavramları da tatmış oldum. Bölümün yapısı itibari ile geçme, kalma ve not sıralamasında öğrenciler arasında bir rekabet ortamı vardı. Dolayısıyla orada da rekabet edebilme, belli bir grup içerisinde sıyrılabilme, öne çıkabilme gibi durumları öğrendim. Rekabet, kişisel gelişiminize de katkı sağlıyor. Bu anlamda baktığımızda sadece okul ve ders değil farkında olmadan pek çok niteliği kendinize katmış olarak çıkıyorsunuz. Bana en fazla kattığı şeyler; kendini iyi ifade edebilme, öz güven, tek başına ve birlikte var olabilme yeteneğidir.

3,496 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Staj yapmak için çok önemli değil fakat kendi kişisel gelişimleri ve işe girmek, işe girdikten sonra kendini geliştirmek için çok daha önemlidir. İşe alımlarda uyguladığımız teknik mülakatların dışında yabancı dil testlerinde de belli bir seviyeyi geçmiş olmalarını bekliyoruz. Bu hem işlerini iyi yapabilmeleri ve takip edilmeleri için hem de güncel kalabilmek ve literatürleri takip edebilmek açısından ihtiyaçları var. Bu yüzden kişisel gelişim bazında yabancı dil olmazsa olmazlardan biridir. Türkçeye ne kadar hâkimlerse yabancı dile de o kadar hâkim olmak mesleki açıdan da ihtiyaçtır.

1,304 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Çoğunlukla teknik branşlarda yapılıyor. Üretim ve üretimin hemen yanı başındaki estek birimleri olan Kalite Tedarik Zinciri'nin yanı sıra Ar-Ge'nin içerisinde de birçok departmanlar var. Bunun yanı sıra Satış Pazarlama'da fırsatlarımız oluyor. Sosyal Birimler ve İşletme İdari ile ilgili bölüm öğrencileri için Kurumsal İletişim, İnsan Kaynakları, Mali Grup bünyesindeki görevler; Bilişim okuyan arkadaşlar için Bilgi İşlem departmanımız uygundur. Dolayısıyla Tofaş'ın bütün departmanlarında stajyer uygulamamız var.

3,964 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Devletin zorunlu tuttuğu bir 20 günlük staj ve bunun yanı sıra projeli staj uygulamamız var. Bu uygulamalara Prova ve Prova + isimlerini verdik. Biri yaz aylarında 10 hafta süreyle yapılan bir staj. Burada kişiyi yıl içinde ilgili bölümlerden program öncesi alıyoruz. Bu yaz hangi bölüm öğrencilerinden ne tip projeler var bunlara bakıyoruz. Bölümlerden bu talepleri ve projeleri topladıktan sonra buna yetecek sayıda öğrenciyi seçerek davet ediyoruz. Her yıl 1500'ün üzerinde bir başvurumuz oluyor. Bu başvurulardan yazın 50 kişi ve yıl boyunca 50 kişi olmak üzere toplam 100 kişilik bir projeli staj uygulamamız oluyor. Bu arkadaşlarımıza yapabilecekleri zorluk derecesinde bir konu veriyoruz. Bu çalışmayı yaparken de danışabilecekleri bir kişi atıyoruz. Çalışma bittikten yöneticilere sonra sunumlarını yapıyorlar. Buradaki staj hayatı boyunca onların kişisel gelişimlerine fayda sağlayacak şekilde CV doldurma, mülakat teknikleri, kişisel gelişim konusunda farkındalık yaratma gibi birçok konuda da tamamlayıcı kurslar veriyoruz. Programın sonunda da hedef olarak %10 ila %20 arasında bir işe alım gerçekleştirmesi yapmaya çalışıyoruz. Son 2 yılda bu programlardan geçen arkadaşlarımızdan da 15 kadarını bu vesileyle bünyemize kattık. Bunun dışında meslek liselerinden gelen öğrencilerimiz de var ama üniversite öğrencileri açısından bakacak olursak; teknik yoğunluklu bir işletme olduğumuz için Makine, Endüstri, Elektrik Elektronik ve Metalürji gibi bölümlerden mezun olan kişiler veya onların 3. veya 4. sınıf öğrencilerinden stajyerlerimizi alıyoruz. Stajın hem kendilerine hem de bize daha faydalı olması açısından 3. sınıf ve üzeri öğrencileri tercih ediyoruz.