Cevaplar 15

Yükleniyor...
950 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Bence en büyük fark çalışma saatlerinden meydana geliyor çünkü Türkiye’de alışveriş merkezleri sabah 10’da açılıp akşam 10’da kapanıyor. Sürekli ayakta çalışmak, güler yüzlü ve dayanıklı olmak zorundasınız. Tabii ki merkez kısmı fiziki olarak daha az zorluyor ama karar aşamalarında rol alıp önemli kararlar almak da yorucu. İkisi arasında bir seçim yapmak zorunda olsam tabii ki merkezi tercih ederim çünkü sahada çalışmak daha zor diyebilirim.

1,052 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Konya’da vitrin değiştirecektik. İşi bitiremedik ve mağazanın açılışından sonraya kaldık. Sabah saatlerinde iki arkadaş bir mankene iç giyim giydiriyorduk. Ardından bir kadın geldi, yanında da 5-6 yaşlarında bir tane çocuk vardı. Biz kabinlere doğru arka tarafta çalıştığımız için orası tenha, ön taraflar yoğundu. Çocuk arkaya doğru geldi, bizi görünce “Sapıklar!” diye bağırmaya başladı ve koşarak ön tarafa geldi. Ardından annesi endişe ederek o da arkaya geldi, belki de çocuğa bir şey yaptığımızı zannetti. Kadın gelip bizi mankeni giydirirken görünce gülümsedi, durumu anladı.

946 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Elbette var. Hayatımızı çok etkileyen şeyler değil ama biraz avantajlarından bahsedeyim: Bence kadınlarla çalışmak erkekleri ehlileştiriyor çünkü kadınlar daha detaycı ve daha hissiyatlı. Biz de belki zaman içinde öyle olduk, benim işim de öyle. Görsel Düzenleme detaylar üzerine yoğunlaşan bir bölüm ve ben orada kadınlardan çok şey öğrendim diyebilirim.

Dezavantaj olarak bir erkekle muhabbet ettiğiniz gibi her konuda muhabbet edemiyorsunuz ama bu da telafi edilebilecek bir şey.

789 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Günüm toplantılarla, o toplantıdan çıkan kararları ekibe aktarılmakla, ürün yerleşimlerini tasarlamakla geçiyor. Bu konuda genelde demo mağazada çalışıyoruz. Vitrin tasarımları, bir takım testler gibi birçok rutin iş var.

2,758 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İş anlamında değil ama şahsen bana kattıklarını söyleyeceğim: Öncelikle doğayı ve ekosistemi tam anlamıyla tanımamı sağladı. Türkiye’deki tüm insanlar yeterince ağaç ve yeşillik olmadığından şikayetçidir ama bu insanların çoğu bir çam ile ladini ya da sediri birbirinden ayıramaz, hepsine çam derler; muhtemelen yaprak dökmediği için olmalı. Aslında yüzlerce çeşit ağaç, çalı, otlu bitki ve çiçek var. Okuduğum bölüm de bunları tanımamı ve ekosistemin bütünlüğü üzerine fikir sahibi olmamı sağlayarak doğanın küçük bir parçası olduğumuzu hissettirdi.