Cevaplar 118

Yükleniyor...
1,111 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Biraz zor bir şey aradığımızı kabul ediyorum. Hem analitik hem de sosyal tarafı kuvvetli olan kişileri arıyoruz. Kariyerinizde analitik tarafınızla işe başlarken, sosyal tarafınızla da işe devam ediyorsunuz. Biz de bundan 15 sene sonrasının Partner’larını yetiştirdiğimiz için bu iki özelliği kuvvetli olan kişileri arıyoruz. Bence Türkiye olarak çok şanslı bir yerdeyiz çünkü hem çok iyi üniversiteler tarafından hem de en iyi mezun portföyü tarafından tercih edilen bir kurumuz. Ayrıca analitik ve duygusal zeka birleşiminin rahat bulunduğu bir grupla beraber çalışıyoruz. EY içindeki en büyük ekip değiliz, Kurumsal Finansman olarak 75 kişilik bir ekibiz. Sabırlı, çalışmayı seven ve takım çalışmasına yatkın olan mezunlar arıyoruz.

1,076 görüntülenme
·
Transkripti Göster

EY Vergi Bölümü’nde her yıl ortalama 60 kadar yeni mezun alıyoruz. Mülakat süreçlerinde yaklaşık 1-1 buçuk saat süren karşılıklı olarak birbirini tanıma seansı yapılıyor. Bu süreç içerisinde ne siz karşı taraftan yeterli bilgi alabiliyorsunuz, ne de karşı taraf dahil olacağı organizasyonla ilgili yeteri kadar bilgi temin edebiliyor. Bu anlamda biz stajı inanılmaz bir avantaj olarak görüyoruz çünkü öğrenciliğine devam eden bir arkadaşımız aramıza katıldığı zaman, en azından 3 ay süreyle bu organizasyonu gözlemleme fırsatı buluyor. Biz de aynı şekilde 3 ay süreyle bu arkadaşımızla birlikte çalışarak onu çok daha iyi değerlendirebilme imkanına sahip oluyoruz. Bu yıl aramıza yeni katılan arkadaşların %50’den fazlası daha önce bu organizasyonda Vergi Bölümü içerisinde staj yapan arkadaşlarımızdır.

1,070 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Biz usta-çırak ilişkisini hala devam ettiren bir organizasyonuz. Yeni mezunlar EY’da öğrendiklerinin en fazlasını, proje esnasında kendilerinden biraz daha deneyimli olan takım arkadaşlarından öğreniyorlar. Biz her yıl bütçemizin oldukça büyük bir bölümünü eğitim faaliyetlerine ayırıyoruz. Yeni başlayan arkadaşlarımız aramıza ilk katıldıklarında 3 hafta boyunca süren eğitim programına dahil oluyorlar. Eğitim programı bittikten sonra takımlarla beraber çalışmaya başlıyorlar ve On-the-job training devam ediyor. Ardından yarı dönemde tekrar bir eğitim programı başlıyor. Bu arkadaşlar vergi eğitimlerine, soft-skill eğitimlerine veya uluslararası eğitim programlarına katılabiliyorlar. Dolayısıyla eğitim EY bünyesinde hiç bitmiyor. Ben 17 yıldır bu organizasyondayım ve hala eğitimlerime devam ediyorum.

1,025 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Vergi Bölümü olarak Türkiye’nin önde gelen şirketleriyle çalışıyoruz. Bu anlamda Türkiye’nin önde gelen şirketleri yatırım kararlarında vergiyle olan kısımları bizim verdiğimiz görüşlere ve değerlendirmelere göre belirliyorlar. Dolayısıyla Vergi Bölümü’nde 3. yılın sonunda Senior olarak görev yapan bir arkadaşımız; tek başına bir şirketin denetiminin üstesinden gelerek o şirketin vergi hesabını yapıp, o şirkete görüşler yazabilecek hale gelebiliyor. Hal böyleyken Vergi Bölümü’nde çalışacak arkadaşlarımızda aradığımız en büyük özellikler, sorumluluk ve inisiyatif bilincidir. Dolayısıyla bir takım inisiyatifler alıp hizmet verdikleri şirketleri yönlendirmelerini bekliyoruz. Bilgiye olan açlık da çok önemli çünkü değişen bir mevzuattan bahsediyoruz. Son olarak da yapmış olduğu işleri takip edebilme becerisi de çok önemli çünkü bu arkadaşlarımızın işini kesintiye uğratmadan sonuna kadar götürüp sonuçlandırması ve çözüm üretmesi gerekiyor.

1,016 görüntülenme
·
Transkripti Göster

EY Türkiye'de çok çalışmak gerekmiyor ama burada kendi işinizdesiniz. Kendi işinizde çok çalışır mısınız, çalışmaz mısınız? Başarıya ulaşmak, şirketinizi büyütmek, gelirinizi arttırmak, çalışanlarınıza daha iyi bir gelecek sağlamak istiyorsanız ve bu şirketin sahibiyseniz çalıştığınız hiçbir saat sizi yormaz ve her saat verimli geçer. Boşa geçen zamanlar da olacaktır ama gocunmazsınız çünkü bundan da bir tecrübe kazanırsınız.

Ben kendimi ilk günden itibaren bir çalışan olarak görmedim. Ben buranın bir ortağıyım. Burada çalıştığım süre içerisinde kendimi buranın bir sahibiymişim gibi düşündüm çünkü o zaman saatler rahatsız etmiyor ama çalışan kendisini maaşlı bir memur gibi konumlandırırsa sorun olabiliyor.

Burada herkese adil bir şekilde destek oluyoruz. Bizim zamanımızda Partner’lar yukarıdaydı, biz aşağıdaydık. Ben hiçbir zaman onlar bizden daha çok kazanıyor veya daha az çalışıyor diye düşünmedim çünkü onlar da buradan geçti. O da elini taşın altına sokmuş, sen de sokacaksın. Bu sistem kimsenin önünü kapatmıyor, herkes eşit çalışıyor. Bu yüzden de gününe ve saatine bakmamak lazım. İşini bitirdikten sonra dinlenebilirsin veya işini yapıyorsan nerede yaptığın benim için önemli değil. Sen öğlene kadar uyumayı da tercih edebilirsin, geceye kadar çalışmayı da sevebilirsin. Sabah uykunu almadan çalışamıyorsundur ama işini düzgün ve zamanında yapıyorsan sorun yok. Sabah 08.30’da gelip hiçbir şey yapmamaktansa, 12.00’de gelip düzgün hizmet üretmen daha iyi. Firmalar artık bunu arıyor, çağ ve dünya değişiyor.