Cevaplar 100

Yükleniyor...

Öncelikle İngiliz/Fransız/Alman/İspanyol kültürünü bir araştırın derim. Bölüme geçmeden önce hem gerçekten o tarafa ilginiz var mı öğrenmek hem de içgörünüzü geliştirmek adına faydalı olacaktır. Dil olarak sizi zorluyor mu ona da bakmalısınız, 4 sene boyunca belki de hiç bilmediğiniz bir dilin Edebiyatını öğreneceksiniz ve minimum 1 sene Hazırlık senesinin size zulüm gelmeyeceğinden emin olmalısınız :) Hazırlık senesinde öğreneceği dilden nefret ederek okulu bırakan ve sınava tekrar hazırlanan çok arkadaşım oldu. Bu yüzden o dile yatkınlığınız var mı önce bunu sorgulamalısınız. Mezun olduktan sonra büyük ihtimalle ana diliniz gibi konuştuğunuz bir dil olacak bölümünüzün dili. Hazırlık senesinden önce dil kurslarına da gidebilirsiniz fakat üniversite sınavı esnasında buna vaktiniz olmayabilir. Sonuçlar açıklandıktan sonra hızlandırılmış bir dil kursu mantıklı olabilir. Ya da üniversiteye geçme senesinden önceki senelerde istediğiniz bölümün kültürünü iyice öğrenmek adına yurt dışına gidip oralı arkadaşlar edinin ve onlarla hep iletişimde kalın derim :) Yurt dışı bağlantıları Dil bölümü mezunlarının her zaman işine yarar!

4,678 görüntülenme
4,599 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Anlatsın'da öğrenci kulübü sayfası adminliği almak için yagmur@anlatsin.com'a mail atmayı unutmayın!

4,324 görüntülenme
·
Transkripti Göster

En önemli şey takımınızdır, bunu asla unutmayın! Takımı kurarken iş bölümünü doğru yapın ve birlikte anlaşabileceğiniz insanlarla çalışın. Ben birçok start-up görüyorum, içinde 5 yazılımcı var ama diğer işlerin elinden tutabilecek kimse yok veya o işin satış tarafıyla ilgilenen insanlar var ama yazılım yapacak kimse yok. Böyle yapmayın. Bunu arkadaşlarınızla kurmak zorunda değilsiniz çünkü bu bir iş. Bu yüzden hem uyum hem de iş bölümü çok önemli olduğu için takıma fikirlerinizden daha çok önem verin. Emin olun ki aklınızdaki fikir birçok insanın aklında da var. Bu yüzden fikrinize çok önem vermeyin ve fikrinizi çok değerli görmeyin. Fikrinizi anlatmaktan korkmayın ve olabildiğince geribildirim toplayın. Bunun yanı sıra, Türkiye start-up için en uygun bir ekosistem değil ama bununla ilgili sürekli yakınmak da doğru değil. Bu yüzden bunlardan yakınmaktan vazgeçin. Ya bu işi Türkiye'de yapmayın ya da Türkiye'de yapacaksanız bunları söylemekten vazgeçin çünkü bunlar sizi ileriye götürmeyecektir. Oturun ve çalışın çünkü start-up tarafı bu şekilde ilerliyor, hiçbir şey stratejide ya da kağıt üstünde kalmıyor. Başarılı olmak için oturup çalışmanız gerekiyor.

RTS mezunları birçok farklı sektörde çalıştıkları için maaş skalası da bu yüzden epey bir değişkenlik gösterir. Bölümden mezun arkadaşlarım radyo, televizyon, sinema, dergi, gazete, reklam ve kurumsal şirketlerde farklı pozisyonlarda çalışıyor. Bu sektörlerde kendi içinde alanlara ayrıldığı gibi alanlar içerisinde de bir çok farklı bölüme ayrılıyor ve hepsinin maaşları çok farklı düzeylerde aslında. 

Net bilgi vermek gerekirse örneğin dizi sektöründe aylık net maaş yoktur. Dizi sektöründe çalışan kişiler haftalık olarak çalışırlar. Haftalık aldıkları ücrete kaşe denir. Herhangi bir dizi setinde reji, kamera, prodüksiyon, ses, ışık, sanat, kostüm gibi birçok grup bulunur. Bu gruplarda da farklı pozisyonlarda kişiler çalışır. En yüksek kaşeyi doğal olarak yönetmen alır. Yönetmenin kaşeleri de prodüksiyonun büyüklüğüne ve yönetmenin ismine göre çok değişkenlik gösterir. Şahsen haftalık 25 bin tl kaşesi olan yönetmenler duymuştum. Reji grubunda son asistan olarak başlayacak bir kişi bildiğim kadarıyla haftalık 500 ila 750 tl gibi bir ücretle başlar. Reji grubunda çalışan kişiler herhangi bir şirkete vs bağlı çalışmaz genelde freelance gibidir. Kamera grubunda ise en yüksek ücreti görüntü yönetmeni alır. Görüntü yönetmenleri de yine yönetmenler gibi yüksek ücretlere çalışırlar. Görüntü yönetmenin altında focus puller, kamera operatörü, kamera asistanı, dit gibi pozisyonlar vardır. Görüntü yönetmeni, focus puller, kamera operatörü reji ekibindekiler gibi freelance gibi hiçbir şirkete bağlı çalışmaz. Kamera asistanı ve dit ise genelde kamera kiralama şirketlerine bağlı çalışır. Kamera operatörlerinin 1000-1500 tl arasında haftalık kaşesi olduğunu duymuştum çok net olmamakla birlikte. Reji grubunda kaliteli bir prime time dizide 1.asistan olarak çalışan bir tanıdığım haftalık 2.500 liraya kadar kaşesi olduğunu da biliyorum. Tüm bunlarla birlikte dizi sektöründe kazanılan paralar yüksektir ama çalışma koşulları da çok zordur. Genelde günde 15-18 saat çalışılır, izin günleri çok belli değil ve genelde haftada 1 gündür. Bu çalışma saatleri de çok esnektir. Gece saat 12de de set başlayabilir, sabah 4.30da da. İşin zorluğuyla orantılı olarak düşünüldüğünde ücretlerin düşük olduğu bile söylenebilir.

Sinema sektöründe de durum hemen hemen aynıdır. Genelde bir sinema filmi ülkemizde 6 ila 8 haftada çekilir. Dizideki grupların hepsi hatta işe göre daha fazlası sinema sektöründe de vardır. Sinemada da yine haftalık olarak çalışılır. Dizi ile sinemanın farkı ise sinema daha kısa sürelerde çekildiği ve daha profesyonel davranılması gerektiği için kaşeler dizi sektörüne göre 1.5 kat daha yüksektir. Tabi bu durumlar yine belirtmek isterim ki işin büyüklüğüne göre çok fazla değişkenlik gösterir. 

Bir diğer sektör olan televizyonda ise yine bir çok pozisyon var. Televizyon kanalında çalışıyorsanız maaşla çalışıyor olursunuz. Özellikle haber kanallarının reji ekipleri sürekli yayın yaptıkları için çok güçlü olur. Burada da yönetmen, kameraman, resim seçici, kj operatörü, vtr operatörü, kurgucu, teknik yönetmen vs gibi bir çok pozisyon vardır. İsmen dizi ve sinemadaki pozisyonlarla aynı olsa da buradaki yönetmen ve kameramanların işlevleri çok farklıdır. Televizyondaki bir yönetmen veya kameraman dizi veya sinemada çalışamaz. Buradaki maaşları güncelde tam bilmemekle bundan 3-4 yıl öncesinde, vtr operatörü en düşük ücret alan kişiydi ve aylık maaşı asgari ücretin bir tık yukarısındaydı. Resim seçici ise 2,5-3 arası alıyordu. Teknik yönetmen de 3.5 gibi bir ücret alıyordu. Şu anda da bu durum çok değişkenlik göstermiyordur diye tahmin ediyorum. 

Reklam sektörü ise prodüksiyon ajansları ve reklam ajansları olarak ayrılıyor. Reklam prodüksiyonda dizi ve sinemadaki aynı ekipler çalışır. Bu sektörde ise dizi ve sinemaya göre iki farklılık vardır. Reklam setleri işin büyüklüğüne göre değişmekle birlikte %90'ı set yani çekim 1 gün sürer. Reklam filmlerinin çekim öncesi uzun bir süreçtir. Genelde 2 hafta ön hazırlık yapılır akabinde 1 gün çekim olur. Reklam rejisinde çalışanlar genelde iş başına para alır. Ayda maksimum iki reklam çekiminde bulunurlar. Kamera, ses, ışık vs gibi diğer ekipler ise sadece set günü çalışırlar. Rejideki son asistan 2-3 yıl önce iş başı 1000 tl civarı bir ücret alırdı. Görüntü yönetmeni 4bin, yönetmen 7-8bin, focus puller 2.500 gibi ücretler alırdı. Tabii yine burdada işin büyüklüğüne göre çok fazla değişkenlik gösterir. 30bin alan yönetmen de var. 

Reklam alanındaki diğer taraf da reklam ajanslarıdır. Reklam ajanslarında yazar, art director, grafiker, sosyal medya uzmanı, müşteri temsilcisi, stratejist, videographer vs gibi yine bir çok pozisyon vardır. Reklam sektöründe ajanslara göre maaşlar çok farklılık gösterir. Büyük ajanslarda maaşlar düşükken, küçük ajanslarda yüksektir. Bundan 2 yıl önce aynı pozisyonda farklı ajanslarda çalışan arkadaşlarımın maaşları arasında neredeyse 2 kat fark vardı. Ama genel bir şey söylemek gerekirse, sektörde pozisyondan bağımsız olarak giriş maaşları (yani 1-2 yıl tecrübeli) 2000-2500 tl arasında. Daha sonra yaratıcılığınızla orantılı olarak maaşınız çok değişkenlik gösteriyor. 

4,235 görüntülenme

Its a social department with lots of reading and writing missions. Being interested in extracurricular activities like theatre or musicals will be in your favour during your pupilage. Except your lectures, you should certainly be involved in activities which will improve your English. Also with no wonder, you should highly be interested in English language, its culture and history thoroughly.

4,135 görüntülenme