Cevaplar 100

Yükleniyor...

Açık konuşmak gerekirse kolay olmadı. Günde en az 8 saat soluksuz çalıştım. Genelde ise ortalama 10 saat çalıştım. 2 yıldır 8’den önce eve gittiğimi pek hatırlamıyorum. Zaten normalde 8 saat çalışılıyor diye düşünebilirsiniz. Ama genelde 8 saat çalışılan değil ofiste geçen zaman oluyor. Diziler, komikli videolar, klipler, haber siteleri, sosyal ağlar vs gibi yerlerde geçirilen süre bu 8 saatin minimum 3’te 1’ini kapsıyor. Benim bahsettiğim zaman dilimleri karşımda Adobe Premier açık, gerçekten çalıştığım süre.

Çalışmanın ötesinde kurgu - montaj yaparak çalışmanın birçok olumsuz yönü var. Mesela 2 yıldır çalışırken hiç müzik dinlemedim. Çünkü sürekli röportajları dinlemek zorundaydım. Günde 8-9 saat dikkatlice video izledikten sonra eve gidip bir dizi bir film hatta bir komikli video izlemeye takatim kalmadı. Ama bu işi mutsuz bir şekilde de yapmadım. Maslak’tan, Levent’ten vs geçerken bu kadar binada bu kadar kişi ne iş yapıyor sorusuna cevap buldum. Ayrıca Anlatsın olarak yaptığımız işin insanlara dokunduğunu görüyorum. Belki birçok gencin hayatı benim yaptığım videolar sayesinde, seçtiği okulla, bölümle, şirketle değişti. Yanlış bir üniversite ve bölüm tercihi yaptığını düşünen biri olarak bu durum beni mutlu ediyor açıkçası.


Bunlarla birlikte çok klasik bir söylem olacak ama yaptığımız iş gerçekten ekip işi. 7500 videonun kurgu-montajını tek başıma yapmış olsam da bu işin satışı, çekimin organize edilmesi, satış sonrası, platforma eklenmesi vs vs bir sürü süreç var. Yani aslında ekip arkadaşlarım çalıştıkça ben çalıştım, ben çalıştıkça arkadaşlarım daha çok çalıştı.


Son olarak ben çalışınca her şeyin olduğuna inanıyorum. 7500 değil 15000 video da yapılabilirdi. Düzenli, programlı, kazanılan paranın hakkı verilerek çalışılınca başarısız olma ihtimalinin olmadığını düşünüyorum. Birkaç yıl önce Kocaeli’ne gittiğimde her yerde “Çalışınca Oluyor” yazıyordu, çok hoşuma gitmişti. Başarının sırrı için afili cümlelere gerek yok. Gerçekten de çalışınca, çok çalışınca olduramayacağınız hiçbir şey yok. Bunu hem kendi tecrübelerimden hem de yaptığım 7500 videodaki kişilerin anlattıklarından net olarak söyleyebilirim.

179 görüntülenme
170 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Bu işin zor yanı; çok fazla teferruatlı olmasıdır. Her şeyle siz ilgilenmek zorundasınız çünkü online video sektöründe çalışıyorsanız her şeye hakim olmak zorundasınız. Bütün programları bilmelisiniz veya en azından bir fikrinizin olması veya çekim, ışık, renk bilginizin olması gerekiyor. Çok fazla bilgiye maruz kalıyorsunuz ve bunları sürekli yenilemeniz gerekiyor çünkü teknoloji sürekli gelişiyor ve yeni ekipmanlar çıkıyor. Bunların hepsine hakim olup sürekli takip etmek gerçekten zor. Ayrıca video işi hata kaldırmıyor çünkü bir kez çekim yapıyorsunuz. Bu da insanda stres yapıyor. Post prodüksiyon kısmında dikkatinizi sürekli oraya vermeniz gerekiyor. Ofisteki diğer arkadaşlar hem çalışıp hem müzik dinlerken ben dinleyemiyorum ama ürünü direkt ortaya çıkarıp onu izleyebilmek güzel hissettiriyor.

141 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Anlatsın.com’da beni en çok motive eden şey; çalışma ortamı ve birlikte çalıştığım arkadaşlarımdır. Bizim herhangi bir çalışma saatimiz yok, kendi işimiz gibi istediğimiz zaman gelip gidebiliyoruz. Kimseye hesap vermek zorunda değiliz ama herkes yaptığı işin bilincinde olduğu için kimse işi savsaklamıyor. İşe gelmediğim günler oluyor ama gelmediğim zaman da evden çalışıyorum. Çalıştığım arkadaşlarım çok kaliteli insanlar ve hepsi birer dünya vatandaşı. Herhangi birisini dünyanın herhangi bir ülkesine koysanız orada bir iş bulup çalışabilirler. Bu beni çok mutlu ediyor. Ben Türkiye’de birçok şirkette çalıştım. Birçok şirketin içine girerek çalışma ortamını gördüm. Oralarda şark kafasıyla iş yaparlar, garp kafasıyla düşünürler. Çok rahat gözükürler ama sabah saat 9’da eleman işe gelmeyince bir anda ortalık karışır. Bizde böyle bir şey yok. Herkes işinin bilincinde ve işini hakkıyla yapıyor. Bunun dışında yurtdışına açılıyoruz ve bu beni motive ediyor. Ben yaklaşık 6 aydır Anlatsın’da çalışıyorum ama öncesinde 2 buçuk yıllık çalışma geçmişimiz var. Anlatsın’ın ilk videolarını eski şirketimdeyken biz çekmiştik. Onların bir başarı hikayesi olduğunda kendimi bunun bir parçası olarak görüyordum ama artık bunun içindeyim. Anlatsın büyüdükçe bu başarı hikayesinin bir parçası olduğumu hissetmeye devam edeceğim.

Kesinlikle sosyal bir insan olmalısınız, özgüven burada en önemli faktör. Sadece bu bölüm için değil genel olarak İletişim Fakültesi'nde okumak isteyenler için gerekli. Kendini iyi ifade edebilmek, sorumluluk alabilmek, insanlarla iyi bir iletişim kurabilmek, dijital dünyaya ilgili olmak, her alanda gözünüzün açık olması, hemen hemen her şey hakkında doğru bilgi sahibi olmanız, en azından doğruyu öğrenebilmek için çabalamanız ve kendinizi sürekli geliştiren biri olmanız gerekiyor. Bu alanda rakibiniz çok fazla ve büyük bir yarış içinde olacaksınız, aklınızda bulunsun :)

Aslında olaya Reklam Tasarımı ve İletişimi Bölümü mezunu olarak kısıtlayıcı bakmamak gerekiyor. Tek bir alanda sıkışmış değilsiniz çünkü. İçerisinde iletişim olan ve ilgi alanınız doğrultusunda her alanda iş imkanına sahip olabilirsiniz. Reklam tarafına yönelip reklam ajanslarında, Start-Up'larda, daha tasarıma yatkınsanız eğer bu doğrultuda kendinize iş imkanı yaratabilirsiniz. Olay tamamen sizde bitiyor :) Kendinizi geliştirdikten sonra her şey mümkün.