Cevaplar 13

Yükleniyor...
5,231 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Yıldız Teknik Üniversitesi Alman ekollü olduğu için biraz da Alman eğitimi var. Boğaziçi Üniversitesi'nde ise tam bir Amerikan ekolü var. Dolayısıyla ben bu anlamda suyun iki tarafını da gördüm bu sayede kıyaslama yapabiliyorum. Boğaziçi Üniversitesi'nde çok sosyal ve özgür bir ortam var. Her konuda bir kulüp mevcut. Bunun dışında doğru bildiğinizi savunmayı ve eğitim gibi konulara eleştirisel yaklaşabilmeyi öğretiyor. Örneğin; hocalarımız yüksek lisansta bize bir konu söylerdi, biz de bu konuyu tartışırdık. En sonunda da bir toparlama seansı yapılırdı ve orada insanlara geri bildirim verilirdi. Buna bir nevi koçluk da diyebiliriz.

49,237 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Temelinde problem olan ve ne iş olsa yaparız diyenlerdir. Arkadaşlarım arasında; Bankacı, Stratejik Planlamaları ve Üretim Planlamaları Sorumlusu, İş Analisti ve Yazılımcı olanlar var. Endüstri Mühendisliği'ne çok benziyor ve iş skalası oldukça geniş. İnsanların %80'i mezun oldukları bölümün işini yapmıyorlar, böyle bir gerçek var. Bir keresinde konferansa gitmiştik, Ali Poyrazoğlu geldi. Teknoloji konusunda acayip uzman bir adam çıktı. Herkes ne kadar enteresan bir tiyatrocu diye şaşırdı. Bence burada çok yönlülük çok önemli. Yani insanın okuduğu bir şey var ama meraklı olduğu da bir şey var. Bu ikisini birleştirebiliyorsanız iş hayatında sizden daha mutlu kimse yoktur. Bence hayatta insanın kendisine bir rol model belirlemesi güzel bir durum.

7,658 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Oldukça ağır bir eğitimi var. İlk 2 senede hiç sayı görmüyorsunuz. Sürekli ispatlarla, teoremlerle geçiyor. Üniversite sınavının dinamiği çok farklı ve sanki üniversiteyi kazanınca her şey bitecekmiş gibi hissettiriyor ama öyle değil. Zor noktası şu; ispatlarla, teoremlerle çalışıyorsunuz. Soyut matematik var ama sonrasında iş hayatının içerisine girdiğinizde neler kattığını görüyorsunuz. Bir konuyu çok boyutlu analiz edebilmeyi öğreniyorsunuz. Örneğin; problemin daha detaylı derinlemesine analizi için, orada size gösterdikleri Oyun Teorisi dersleri, Diferansiyel Denklemler dersleri sizin daha güçlü analiz kabiliyeti almanızı sağlıyor. Bunu da seneler geçtikten sonra algılıyorsunuz. Hocalarımın hepsine teşekkür ediyorum. Üniversite kelimesinin kökeni Latince'de universiyum‘dan geliyor. Bu da evrensel demektir. Siz dünyanın en iyi üniversitesinde de, Türkiye'nin en iyi veya en kötüsünde de okuyabilirsiniz. Siz kendinize bir birey olarak kendinize ne katıyorsunuz o önemlidir. Einstein’ın da dediği gibi "Eğitim bütün öğrendikleriniz bittiğinde arta kalan şeydir." Matematik Mühendisliği'nin bana kattıkları; çok yönlü düşünebilmek, kompleks problemleri çözebilmek, derinliğine inebilmek, analiz edebilmektir.

443 görüntülenme
·
Transkripti Göster

18 yaşında İstanbul gibi bir şehirde kendi hayatınızı tek başınıza yurtta ya da kirada kalarak idame ettiriyorsunuz. Bu uzun yıllarda birçok şey değişti aslında. Bir kere böyle bir ortamın içerisine girmek, kendi hayatınızı çok iyi planlamayı öğretiyor. Her şeyde olduğu gibi riskler ve fırsatlar var. Optimizasyonda minimum parayla maksimum faydayı nasıl sağlayabileceğiniz konusu temelde çok önemli bir yetenek. Ben bu yüzden ailesinden ayrı bir şekilde üniversite okuyan gençleri hep daha şanslı görmüşümdür. Çünkü bu gerçekten iş hayatına çok fazla yansır ve daha dirayetli ve kararlı olma olursunuz.

495 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İşinizi gerçekten güzel yapıyorsunuz, şirketiniz size güzel eğitimler veriyor, güzel şeyler öğreniyorsunuz ve güzel bir yolculuk var. Ben buranın arkadaşlık ortamını da çok seviyorum. Öğle aralarında fabrikada kafeye gittiğim zaman üniversite günleri aklıma geliyor, şen bir ortam var içeride. Mesela burada bayram sonrasında insanlar kucaklaşır, bu çok güzel bir şey bence. Üretim'in, Tedarik Zinciri'nin, Kalite'nin, Üretim Teknolojileri'nin ve Satın Alma'nın teknolojiye olan derin bağlılığı beni çok motive ediyor. Fabrikada şu an 10 bine yakın insan çalışıyor ve herkese hizmet edebileceğini düşünüyorum. Herkes işlerindeki paradigma değişikliklerinde bir şekilde teknolojiyi kullanma telaşındalar ve bizimle çalışmak istiyorlar. Bu da beni gerçekten motive ediyor.