Cevaplar 19

Yükleniyor...
623 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Önlisans eğitimimi İthalat İhracat bölümüyle yaptım. Burada aldığım teorik ve pratik eğitimleri lisansla tamamlama ihtiyacı duydum çünkü bazı derslerin eksik olduğu düşüncesi içerisindeydim. 2 yıllık önlisans eğitimimi 4 yıllık bir eğitimle pekiştirme ihtiyacı duydum. İş hayatı belli bir noktada devam ediyordu ve 36 yaşında bir yüksek lisans yapma ihtiyacı duydum. Bu ihtiyacımın en önemli faktörü; yaptığım işi akademik alana nasıl taşıyabileceğim, bana akademik alanda neler katabileceği ve bunu işime nasıl uygulayabileceğim üzerineydi. Açıkçası İstanbul Üniversitesi Ulaştırma Lojistik Yüksek Lisans Yönetimi’ne başlamamın en önemli etkenleri bunlardı.

Tabii ki hayat eğitimlerle devam ediyor. Bir şekilde kendinizi ve işinizi motive etmek için eğitimler bitmiyor. Temellerini atıp kısa dönem içerisinde rafa kaldırdığım doktora eğitimine yakın dönemde başlayacağım. Bunu yapmak istemememin de en önemli nedenleri; gerek ulusal gerekse uluslararası platformda Dış Ticaret ile ilgili eğitimleri vermek, Uluslararası Lojistik, Dış Ticaret, Gümrük İşletmeleri gibi bölümlerde okuyan öğrencilere 20 yıllık Dış Ticaret deneyimimi eğitimsel olarak aktarmak istememdir.

7,716 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Bence deneyimle pekiştirmek çok daha mantıklıdır. Okul bitiminde aldığınız dersler yine teorik olacaktır çünkü araştırma ve tez var. Eğer ki siz kendi branşınızda belli bir deneyimden sonra yüksek lisansı pekiştirirseniz gerek iş yapış gerekse inovatif düşünce olarak bakış açınız çok daha farklı bir yöne doğru gidecektir.

515 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Biz çok büyük bir markayız ve global olarak üretim ve ticaretini yaptığımız markalarımız mevcut. Bu markaların kendi tedarik zinciri yönetimleri var ve bunlar tamamen ERP sistemi üzerinden yönetiliyor. Bizler de bu sistem üzerinde yer alıyoruz ve onların kullandığı ERP programının iletişim dilini kullanıyoruz.  Dolayısıyla 3. parti lojistik hizmeti aldığımız firmalarda bu teknolojiyi arıyoruz. Bu teknoloji; tırın nerede olduğu, ne zaman geleceği, tahmini varış süresi gibi konuları takip etmemiz açısından önemlidir. Dolayısıyla bu tedarik zincirini profesyonel anlamda kullanan lojistik firmalarıyla çalışıyoruz.

 

777 görüntülenme
·
Transkripti Göster

90’lı yıllarda Dış Ticaret terimi pek bilinmiyordu, hatta Lojistik terimi hiç bilinmiyordu. Bu sektörde çalışanlar olaya biraz daha Gümrükçü, Nakliyeci, Tırcı şeklinde bakıyordu. 2000’li yıllardan sonra Türkiye’de daha kurumsallaşan ve akademik yönde gelişen kişilerin kurduğu firmalarla Lojistik’e döndü çünkü bu bir gereklilik oldu. Avrupa’da da Lojistik olarak tabir edilirken, Gümrükçülüğe Gümrük Müşavirliği denildi. Müşavirlik denilerek daha derin bir anlam katıldı çünkü sonuç olarak gümrük otoritesiyle birleşen bir noktanız var. İnsanlar bir müddet sonra Tedarik Zinciri Yönetimi altında bunları topladı. Bence bu Dış Ticaret ve Lojistik’in gelişiminin en üst noktalarından bir tanesi bu çünkü zincirin bir halkasıydı. Böylece Türkiye’de daha iyi tanımlanmış oldu.

571 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Uzakdoğu’dan bir mal ithalatı yapacağımızı düşündüğümüzde; malların Türkiye’ye gelmeden ilgili ülkelerde teftişine, yüklemesine, koyduğumuz kuralları oradaki lojistik ve üretim firmasının nasıl uyguladığına bakarız. Daha sonra malın zamanında gelmesi için gerekli olan taşıma prosesleri ve bu paydaşta çalıştığımız 3. parti lojistik firmalarının KPI’ları ve derecelendirmesi bizim için önemlidir.

Biz nihayetinde zamanla yarıştığımız için projelerimizde zaman ve verimlilik çok büyük bir etken. Genelde çalışmalarımızı bu şekilde yapıyoruz. Türkiye gümrüklerine kadar olan süreci takip ettiğimiz için gümrüklerdeki işlerimiz daha etkin başlıyor. Depomuza olan sevke kadar tüm projelerin her safhasında yer alıyoruz.