Güzellik

15 soruya 14 cevap verildi.

Cevaplar 14

Yükleniyor...
616 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Güzellik sektöründe çalışmanın bana kattığı en önemli şey, complex the management diyebilirim. Güzellik sektörü Türkiye’de en çok büyüyen pazarlardan birisi ve L'Oréal de buraya liderlik eden şirketlerin başında geliyor. Dolayısıyla birçok sektörde, özellikle FMCG’nin içindeki alt kategorilerde birçok pazarın büyümediğini, yerinde saydığını ya da çok stabil işler yapıldığını görüyoruz. Güzellik sektörüne ve özellikle L'Oréal’e geldiğimizde ise, L'Oréal’in bunun içindeki bütün kategorilerde faaliyet gösterdiğini görüyoruz. Tüm bunları yönetmek için de ciddi anlamda complex the management yapmanız gerekiyor. Özellikle Satış tarafı için online ve offline planların ayrı olması gerekiyor. Bunun yanı sıra bir taraftan makyaj konuşurken, aynı gün içinde saç bakımı veya cilt bakımı konuşuyorsunuz. Bunlar çok farklı ve müthiş büyüyen kategorilerdir. Dolayısıyla bu kadar büyüyen bir işin içinde toplam işi yönetebilmek için çok iyi complex the management yapılması lazım.

580 görüntülenme
·
Transkripti Göster

L'Oréal olarak 16 yıldır Türkiye’de, 20 yıldır da globalde For Women in Science (Bilim Kadınları İçin) sosyal sorumluluk projesini yürütüyoruz. Bilimde cinsiyet eşitsizliğinin önüne geçmek, bilim kadınlarının hak ettikleri itibari alabilmeleri için onları göz önüne getirmek hedefiyle çalışıyoruz. Onlar projeleriyle başvuruyorlar, aralarından Türkiye’de her yıl 6 bursiyer seçiyoruz ve bu kişilere maddi-manevi destek sağlıyoruz. Her sene bu 6 kişiden bir tanesini global olarak International Rising Talent dediğimiz Uluslararası Yükselen Yetenek Ödülü’ne aday gösteriyoruz.

Bu sene Uluslararası Yükselen Yetenek adayı Türkiye’den Doç. Dr. Duygu Sağ seçildi. Kendisi bağışıklık sistemimizle kanseri yenebilmek için kanserde immünoloji üzerine araştırma yapıyor. Kendisiyle çok keyifli çalıştık. Hala beraber konferanslara katılarak insanları biraz daha bilime yakınlaştırmaya çalışıyoruz.

Geçen yıl bu projeyi yürütürken cinsiyet eşitsizliğinin önüne biraz daha erken yaşlarda geçip geçemeyeceğimizi düşündük çünkü bunu çocukken önlersek ileride bunu tartışmamış oluruz. Bu yüzden bir proje araştırdık ve Bilgi Üniversitesi’nde Çocuk İstanbul’un işbirliğiyle 9-14 yaş arası çocuklara bilim eğitimi vermeye başladık.

Bu projeyle küçük yaşta bilime olan önyargıları kırmaya çalışıyoruz. Çocukların akıllarındaki imaj hep beyaz önlüklü birisinin laboratuvarda test tüpleriyle çalışması şeklinde oluyor, biz de bunu kırmaya çalışıyoruz. Bilimin her yerde olduğunu, herkesin bilim insanı olabileceğini, çok zeki olmak gerekmediğini ama meraklı olmak gerektiğini söylüyoruz. Programın sonunda çocuklar bilim insanı olabileceklerini düşünerek ayrılıyor ve kız çocuklarda da etkisi büyük oluyor. Çoğuna girip çıkarken birkaç kelime yazdırıyoruz, girerken ve çıkarken belirttikleri düşünceleri çok farklı oluyor. Hep erkeklerin bilim insanı olduğunu bildiklerini ama aslında kızların da bilim insanı olabileceğini düşünüyorlar, bu da bizi çok mutlu ediyor. Her sene özellikle devlet okullarından 5000 çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz. Şu an okul yılının sonuna yaklaştık ve bu sene hemen hemen hedefimizi tutturduk. Çok keyifli bir proje oldu, bazen çocukların çizdikleri resimleri görünce gözlerimiz doluyor. Bir fark yaratabiliyorsak ve bundan sonrası için fikirlerini değiştirebiliyorsak bu bizim için çok önemli.

515 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Misyonu “herkes için güzellik” olan bir şirkette çalışmak benim için çok motive edici. İşe her gün aynı heyecanla geldiğimi söyleyebilirim, burada bulunduğum için çok mutluyum.

459 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İş üzerinden, yöneticiden ve sınıf eğitimlerinden öğrenmek olarak üçe ayırabiliriz ama artık sınıf eğitimlerini söylemek pek doğru değil. Bizim sağladığımız yüz yüze eğitimlerimiz oluyor ama bununla beraber e-öğrenme odaklı sunduğumuz, farklı uluslararası firmalarla ve üniversitelerle işbirliği yaparak geliştirdiğimiz bir takım programlarımız var. Burada Coursera’yı kullanıyoruz ve burada istediğiniz eğitimi seçip Coursera’nın sağladığı sertifikayı alabileceğiniz programlar var. Bunun paralelinde çalıştığınız fonksiyona bağlı olarak almanız gereken olmazsa olmaz eğitimlerimiz var. Bunların da planlanıp hayata geçirilmesi mümkün. Önemli olan kişinin öğrendiklerini nasıl uyguladığı, nasıl hayata geçirdiği, kendisini ne kadar zorladığı ve nasıl gelişmeye odaklandığıdır. Bunun dışında görevinize bağlı olarak yurt dışı eğitimlerimiz de var.