Cevaplar 3

Yükleniyor...
1,695 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Bana kalırsa iş hayatındaki başarı biraz kişinin kendini tanıması, gerçekçi hedefler koyması ve bu ikisi arasındaki farkı fark edip sürekli gelişmesinden geçiyor açıkçası. Bu bağlamda üniversitedeki arkadaşlarıma en büyük tavsiyem; birincisi anın, zamanın tadını çıkarmaları ortamın kesinlikle tadına varmaları. Bunu kesinlikle tavsiye ediyorum. Çünkü üniversite bence sadece teoriden ibaret değil. Bazen somut kazanımlara çok odaklanıyoruz ama, süreç boyunca elde ettiğimiz soyut kazanımlar aslında bizi biz yapan özellikler. O yüzden bu esnada zamanın, ortamın tadını çıkarırken kendilerini tanımalarını da tavsiye ederim. Güçlü yönleri, zayıf yönleri, değerleri, motivasyon faktörleri… Kesinlikle kendilerini keşfetmeleri lazım. Daha sonra da gerçekçi bir hedefle amaçlarına uygun bir şekilde, emin bir şekilde ilerlemelerini tavsiye ediyorum. Küçük bir tavsiyede daha bulunmak isterim. Bir hikayeyle aslında bunu anlatmak isterim. Uzun zaman önce bir iş görüşmesine gittim ve başıma bir talihsizlik geldi. Düştüm ve pantolonum yırtıldı. Beni tanıyan arkadaşlarım bilir, iş görüşmesinde biraz titizimdir. Ve benim için biraz sıkıntılı bir durumdu açıkçası. Doğal olarak iş görüşmesine yırtık bir pantolon ve kanayan bir dizle girmek durumunda kaldım. Müstakbel patronumla da görüşmeyi yaptığım esnada ağzımdan ilk çıkan şey “Bana bir pantolon borcunuz var.” oldu. Bu aslında hem benim kendimi biraz daha rahat hissetmemi sağladı, hem de görüşmenin pozitif geçmesinde önemli bir etkisi olduğunu düşünüyorum. Bu görüşme BSH’yla yaptığım görüşmeydi. O yüzden önemli tavsiyelerimden bir tanesi de sadece iş hayatında değil, genel olarak hayatınız boyunca düştüğünüz zamanlar olacaktır. Ayağa kalkıp ne istediğinizden emin olarak, motivasyonunuzu yüksek tutarak devam etmeniz her zaman tavsiyemdir.