Cevaplar 15

Yükleniyor...
411 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Türkiye dışında çalışmanın iyi yanları da ve kötü yanları da var, nereden baktığınıza bağlı. Ben her zaman bardağın dolu tarafından bakıyorum çünkü orada yaşıyorum. Eğer boş tarafından bakarsam kendimi demotive ederim. Ben Türkiye’deki arkadaşlarımı özlüyorum, oradaki organizasyonu özlüyorum, burada bir aile gibiydik. Gerçekten bütün genç arkadaşlara da Metro ve Metro gibi kurumsal şirketlerde yer almalarını tavsiye ediyorum. Kurumsal yapının kendine göre bir ağırlığı ve yönetim tarzı var. Bu gibi değişiklikleri yaşamak lazım. Onlar da insanın başka kaslarını geliştiriyor. Her zaman bir arkadaş ortamında, güzel bir ortamda çalışmanın haricinde bu tip zorlayıcı ve çok kültürlü ortamlarda çalışmak insanın başka kaslarını geliştiriyor. Ama dediğim gibi kurumsal ve global ortam insana farklı tecrübeler katıyor.

225 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Ben 2012 senesinde Metro’daki iş hayatıma büyük bir projeyle başladım. Bu projede farklı depoları aynı çatı altında toplamaya çalışıyorduk ve ısı kontrol depolarla ısı kontrolsüz depoları aynı çatı altına toplamak bizim için çok büyük bir projeydi. Bu projede global ekiple beraber çalıştık ve bu Metro Türkiye için bir tarih anlamına geliyordu çünkü tabu olan bir şeyi değiştirecektik. 2015 senesinde çalışmaya başladık ve 2016 senesinde bu işlem bitti. 

Benim globale gitmem şöyle oldu; bu büyük projede yer almam, global ekiple beraber çalışmam, yaptığımız projenin çok büyük önemi olması sayesinde çok büyük bir emek sarf ettik. Sadece ben değil, ben ve Türkiye’deki tüm Supply Chain Ekibi çok büyük bir emek sarf etti. Daha sonra benim yurtdışında destekçim olan kişi işten ayrılma kararı alarak başka bir firma gitti. Onun direktörü kendisinin yerine gelebilecek tanıdığı biri var mı diye sorduğunda da beni önerdi. Teklif de bana böylece gelmiş oldu. Ben buradaki yöneticilerimle konuştum ve onlar da sağ olsunlar beni bu yolda desteklediler. Daha sonra bu aşama bu şekilde tamamlandı. Yaklaşık 5 aydan beri de Almanya Düsseldorf’da görev alıyorum.

200 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Çok kültürlü bir ortam var. Benim bulunduğum departman 6 kişi ve aslında bir fıkra gibi; Amerikalı, Bulgar, Türk, Hollandalı, Alman ve İngiliz. Tüm bunların karışımı olan bir kültür. Sadece bizim departmanımız değil, Almanya’daki tüm Metro ailesi çok kültürlülükten geliyor. Bence bu çok çok büyük bir avantaj çünkü değişik kültürlerdeki insanların değişik düşüncelerini alıp, bir arı gibi değişik çiçeklere konup, oradan en iyi şeyleri alıp kendinize bir yol çiziyorsunuz. Bu yüzden bana çok şey kattığını düşünüyorum. Dolayısıyla sadece tek bir perspektiften değil, olaya birçok yönden bakarak kendimi geliştirebiliyorum.

3,867 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Çok kültürlü bir ortam var. Benim bulunduğum departman 6 kişi ve aslında bir fıkra gibi; Amerikalı, Bulgar, Türk, Hollandalı, Alman ve İngiliz. Tüm bunların karışımı olan bir kültür. Sadece bizim departmanımız değil, Almanya’daki tüm Metro ailesi çok kültürlülükten geliyor. Bence bu çok çok büyük bir avantaj çünkü değişik kültürlerdeki insanların değişik düşüncelerini alıp, bir arı gibi değişik çiçeklere konup, oradan en iyi şeyleri alıp kendinize bir yol çiziyorsunuz. Bu yüzden bana çok şey kattığını düşünüyorum. Dolayısıyla sadece tek bir perspektiften değil, olaya birçok yönden bakarak kendimi geliştirebiliyorum.

867 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Gazi Üniversitesi Lojistik bölümü, bana Lojistik’in özünü kattı. Oradan aldığım eğitim ve yaptığım staj neticesinde az önce de bahsettiğim gibi işin özüne inebilme şansım oldu. Sonuçta işi insanla yapıyorsunuz ve depoda çalışan insanlar yönetilmeye ve iletişim kurmaya muhtaçlar çünkü şöyle söyleyeyim ben size; çok büyük zorluklarla çalışıyorlar. Dünyanın neresine giderseniz gidin depoda çalışan arkadaşlar gerçekten çok kutsal insanlar çünkü gece-gündüz çalışıyorlar ve amaçları sadece mağazalara ürün gönderebilmek. Lojistik Yönetimi de bu işin özünü anlatan bir kısmı kapsıyor. Bu kısım bana dediğim gibi Lojistik’in özünü anlamama yardımcı oldu. Kağıt üzerinde her şeyi anlayabilirsiniz ama bunu yaşamanız lazım. Dolayısıyla ne gibi zorluklar yaşandığını, insanların ne gibi sıkıntılar yaşadığını anlamakta bana çok büyük yardımcı oldu.