Cevaplar 9

Yükleniyor...
394 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Yaptığımız işlerin sonucunu görmek çok güzel bir şey. İnsanı çok güzel hissettiriyor. Bunun ilkini 2016 yılında yaşadık. Üst yöneticilerimiz, ekibimize güvenerek çok önemli sorumluluklar verdi. Bu sorumlulukların sonucunda da çok güzel bir uygulama yaptık. Bu uygulamanın içerisinde advance senaryolar ve ciddi anlamda verimlilik yaratan süreçler vardı. Kullanıcı için gerçekten inanılmaz basit bir uygulamaydı. Bu uygulamayla yarışmaya katıldık ve ING Global’de ING Türkiye olarak en iyi uygulama seçildi. Biz ödül olarak bir paket gelecek sanıyorduk ama para ödülü de varmış. Para ödülünü harca harca bitiremedik, birkaç kez yemeğe çıktık ve hepsinde ayrı eğlendik.

2018 yılında farklı bir uygulama geliştirdik ve daha gelişmiş bir şey oldu. İçerisinde modellerin olduğu, bankadaki tüm süreçlerin göründüğü bir yapı dizayn ettik. Bu sefer biraz daha cesaretlendik ve uluslararası bir yarışma olan Stevie Awards’a katıldık. Burada bronz kazandık. Açıkça söylemek gerekirse ödül kazanacağımızı bekliyorduk ama bronz mu olur yoksa bir teşekkür maili mi olur, onu tam kestiremiyorduk. Çok sevindik. Özellikle bu kadar uluslararası prestiji olan bir yarışmada böyle bir ödül kazanmak inanılmaz sevindirdi ve inanılmaz motive etti.

2018’de Data International Beta Corporation’ın düzenlediği yarışmaya yine bu uygulamayla girdik ve orada da ödül kazandık.

Şunu söyleyebilirim; bir iş yapıyorsunuz ve sonucunda hiç bilmediğiniz rakiplerle yarışmaya girip ödül kazanıyorsunuz. Bence bu çok değerli ve önemli bir şey. Bence yaptığımız her işin mutlaka sonucu olmalı ve bu sonuçlar da bizi mutlu hissettirmeli. Ekip olarak bu deneyimleri yaşadığımız için çok mutluyuz.

915 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Bu soruya cevap verebilmem için biraz kariyerimi anlatmam lazım. Ben Krediler’de çalışmaya başladım. O süreçlerin geliştirilmesiyle ilgileniyorken karşıma çok iyi bir fırsat çıktı. Kredilerin otomatize edilmesi gerekiyordu. Ben de bu görevi aldım ve IT ekipleriyle birlikte çalışmaya başladık. Orada biraz Proje Analisti gibi çalıştım.

Bunları yaparken Krediler altında kurulan bir Denetim ekibinde farklı bir kariyer fırsatı ortaya çıktı ve oraya dahil oldum. Orada bu tür geliştirmeleri gördükten sonra kod yazarken ve farklı şeyler denerken çok iyi sonuçlar aldık.

Daha sonra Teftiş ekibine geçtim. Orada da optimizasyonlarda ya da denetimlerde nasıl daha analitik çalışacağımız konularında destek olmaya çalıştım.

2014 yılında bir fırsat daha çıktı ve İç Kontrol’de Veri Analitiği Ekibi kuruldu. Ben de o tarafa geçtim ve serüvenim orada başladı. Biz bu işe odaklandık ve Veri Analitiği için ne yapabileceğimize baktık. SQL ve istatistik öğrendik, çok iyi sonuçlar elde ettik. Daha sonra iş hacmimiz genişledi. Uyum ve analitik işlerini yapmaya başladık. Daha sonra global fırsatlar ortaya çıktı ve projeler yaptık.

Bunların hepsini yaparken kendimize ciddi anlamda yatırımlar yaptık. Akşamları eve gittiğimiz zamanlarda bile kendimizi geliştirdik. Bunu bütün ekip olarak yaptık ve yeni şeyler öğrendik. Geldiğimiz noktada globalde bu hizmetleri sunabileceğimiz bir yapıya ulaştık. Proaktif ve enerjik olmak da bunları ciddi anlamda tetikledi.


441 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Ben Veri Analitiği ile ilgileniyorum ama bölümüm Uluslararası İlişkiler. Gazeteci olmakla yola çıkıp Veri Analitiği Ekibinin liderliğini üstlendim çünkü çok keyif alıyorum. Söylediğim gibi, bence teknik kısımlarımızdan çok, kişisel yetkinliklerimiz, kim olduğumuz, neyi sevdiğimiz çok önemli çünkü sonrası bir şekilde geliyor. Ekibimde İşletme, Matematik, İstatistik bölümlerinden mezunlar var. Açıkçası Edebiyat mezunu bile olabilirdi. Bu tamamen kişinin ne istediğiyle ilgili çünkü sektörde birçok insan var. Mühendislikten mezun olan arkadaşlar biraz daha ön plana çıkıyor olabilir ama biraz sektörün içine girip başarılı insanların profiline baktığınız zaman belli bir mühendislikten mezun olanlar yok. Tabii ki bunlar çok önemli. Tabii ki işi geliştirmek için eğitim sisteminin bunu desteklemesi lazım ama diğer bölümlerden mezun olan kişiler de bu işi yapamaz diye bir şey yok.

239 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Şu anda SQL, SAS ve Python kullanıyoruz ama bu demek değil ki hep bunları kullanacağız. İnanılmaz programlar geliyor ve sektörde inanılmaz bir rekabet var. Bu yüzden bunu öğrenmek olayı bitirmiyor. Bir sonraki adıma geçtiğiniz an farklı şeyler öğreneceksiniz. O yüzden kendinizi sadece bu tool’ları öğrenmek için programlamayın çünkü bunun sonu yok.

237 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Öncelikle adayın proaktif ve enerjisi yüksek olması önemli. Bunun dışındaki teknik kısımlar bence daha sonra geliyor. Biz ilk önce kişinin kendisiyle, sonra teknik kısımlarıyla ilgileniyoruz. Adayları ben tek başıma seçmiyorum, biz bu kararı ekip olarak alıyoruz. Adaylar geldiği zaman ekip olarak tanışıyoruz ve adayların çalışma ortamımızı görmesini sağlıyoruz.  Görüşmelerimiz yaklaşık 1 saatlik bir sohbet havasında geçiyor. Orada zaten hem aday bizim nasıl bir arkadaş aradığımızı anlıyor hem de biz arkadaşın nasıl bir aday olduğunu anlıyoruz.

Bizim için önemli olan teknik kısımdan çok, kişinin proaktif ve enerjisinin yüksek olmasıdır fakat teknik kısmı da ifade etmeye çalışayım. Biz eğitimi çok önemsiyoruz ve bu konuda arkadaşlarımıza çok ciddi yatırımlar yapıyoruz. O yüzden teknik seviyenin çok yüksek olmasına gerek yok ama “Bugün Python kullanıyorum, yarın x tool’u kullanacağım. Evet, benim bu x tool’unu öğrenmem lazım. Benim kabiliyetim, geçmiş tecrübelerim ya da geçmişte kullandığım tool’lar buna elverişli. Bu teknik şeyleri ben yapabilirim.” diyen kişilere ihtiyacımız var.