Cevaplar 11

Yükleniyor...
1,924 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Özellikle bizim departmanda müşterinin ya da marketin algısını öğrenmek çok önemli. BSH içinde bir bilgilendirme sistemimiz var. Genelde “rakipler neler yapıyor, piyasa ne durumda, bu ayki gerçekleşen satış rakamları, market rakamları neler, rakiplerimizin odaklandığı inovatif çözümler neler?” bunların bir haber yazısı oluyor. Genelde ilk saatim bu haber yazılarını incelemekle geçiyor. Bu haber yazılarında özellikle diğer firmaların finansal figürlerini ve markette ne gibi stratejilerinin olduğunu öğrendiğin için, bizim için de ne gibi kontrataklar veya yaptırımlar olabilir, onların stratejisini kurabiliyoruz. Açıkçası günüm ilk olarak bunları incelemekle geçiyor. Daha sonra devam eden projelerimizin durumlarını proje liderlerinden, Ar-Ge departmanlarından öğrenerek hedeflenen değerlere göre kalitede, maliyette veya zamanda herhangi bir aksama olup olmadığını kontrol ediyor ve eğer bir aksama varsa nasıl bir aksiyon alabiliriz, nasıl zamanında ürünümüzü markete sokabiliriz diye araştırarak zamanımız geçiyor. Diğer taraftan teknik ürün yönetiminde, “ürettiğimiz ürünlerde ufak tefek detaylarla markette nasıl farklılık yaratabiliriz?” araştırması ile geçiyor. Mesela, çamaşır makinesinde en ufak değişiklik olarak yapabileceğin gösterge grupları var. Gösterge camında renkli bir ışık kullanmak, farklı bir cam kullanmak tamamen farklı bir ürün yaratmanı sağlayabiliyor. Bu, markete kısa dönemli atak yapabileceğin ufak tefek şeylerle avantaj yakalayabilmek. Bu fikirleri hayata geçirerek de kısa vadede, 3-5 ayda markette farklı bir ürünle, farklı bir yüzle boy göstererek oradan da bir market share kazanma şansına sahip olabiliyorsun. Bunun dışında yeni bir inovatif fikir olabiliyor, “onu nasıl hayata geçirebiliriz ve rakiplerden önce nasıl sahada yer alabiliriz”i düşünebiliyoruz. Ve diğer taraftan tabi ki uzun vadede ürünlerimizin de piyasa da eskimemesi iin neler yapılabilieceği. Eskidikçe de yerini alabilecek ürünler olması gerekiyor. Çünkü beyaz eşya sektöründe ortalama olarak makinelerin ömürleri 5-6 yıldır. 5-6 yıldır eğer bir ürünü piyasada tutuyorsanız artık eskimiştir, yenilenmeye ihtiyacı vardır. Teknolojik olarak da gelişim olduğu için 5-6 yılda kesinlikle o ürün yenileniyor ve gündeme ayak uyduruyor olması gerekiyor. Burada tabi rakiplerden bir adım ön planda olmak çok önemli. O yüzden biz de, özellikle teknik ürün yönetiminde pre-development dediğimiz ön araştırma projeleriyle piyasadaki inovatif çözümleri var ve geliştirilebilecek şeyleri araştırıyoruz.

1,320 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Genelde “Product Management” diye bir konu vardır bütün şirketlerde. Bu BSH’da iki kısma ayrılır: bir Teknik Ürün Yönetimi, bir de ürün yönetiminin biraz daha market ve pazar tarafı. Aslında Teknik Ürün Yönetimi ile bu iki departman beraber çalışıyorlar. Pazarlama departmanından, pazardan aldıkları bilgileri biraz daha tekniğe dönüştüren bir departman. Ben şu an çamaşır ürünlerine bakıyorum. Çamaşır ürünlerinde; çamaşır makinesi, kurutucu ve çamaşırlı kurutma makinesi gibi ürünler var. Bu ürünlerin marketteki ihtiyacını anladıktan sonra, bu ihtiyaca göre ne gibi teknik özellikler sunulabileceğini yöneten bir departman. Mesela çamaşır makinesinde 7, 8, 9 kilolar şu anda revaşta. Ama gelecekte daha da artması planlanıyor. Mesela 14 kilo bir çamaşır makinesi ihtiyacı olması durumunda “bunu teknik olarak ürüne nasıl dönüştürebiliriz, ne kadar boyutta olabilir, nasıl özelliklere sahip olabilir, yorgan yıkayabilir mi?” gibi özelliklerini teknik olarak nasıl karşılanabileceğini yani aslında biraz daha Ar-Ge proje yönetim tarafını koordine eden bir departman. Aslında Teknik Ürün Yönetimi’nin genel olarak yaptığı gelecek 5 yıl ve ondan sonraki 5 yıldaki ürünleri marketin ihtiyacına göre planlamak ve bunların üzerine çalışıyor, projelendiriyor ve hayata geçiriyor olmak.

737 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Bu departman eskiden de vardı ama Almanya’daydı. Şimdi daha çok BSH’nın, en azından strateji olarak bölgelerde büyüme, bölgelerde gelişme hedefi var. O yüzden şu anda Marketing Departmanları ve Teknik Ürün Yönetimi Departmanları’nın bölgelere kurulmasının amacı bölgenin gerçek ihtiyacını anlayabilmek. Çünkü Almanya’daki merkez ofisteki bir arkadaşın, Türkiye’deki veya Suudi Arabistan’daki, Afrika’daki, Rusya’daki ihtiyacı anlaması da çok kolay olmayabilir. Oradaki ihtiyacı anlayabilmesi için bu bölgeden insanlar seçiliyor ki, bu bölgedeki insanlar hem ülkelerde doğru iletişimi kurabilsinler, hem de doğru teknik cevapları sunabilsinler. Çünkü hani örnek vermek gerekirse 14 kilo algılayışlı bir makine yapılır ama çok büyük bir makine olur. Pazar, 14 kilo kapasiteye sahip olabilecek daha küçük bir makine istiyordur. Bunun algısını için de lokal insanlarla bu çözümleri geliştirmek daha doğru. Ar-Ge yine Almanya’da devam ediyor. Bizim asıl yaptığımız iş zaten Ar-Ge’ye teknik olarak ne çözüme sahip olması gerektiğini anlatmak. Ve onların da doğru Ar-Ge faaliyetlerini sürdürmesi ve bizim için doğru ürünleri geliştirmesi. Merkezi olarak Ar-Ge departmanımız da Almanya’da devam ediyor ama en azından teknik olarak ürünlerin ihtiyaçlarını biz buradan onlara sağlıyor oluyoruz.

805 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Teknik ürün yönetimi esnasında kesinlikle bir teknik backgrounda sahip olunması gerekiyor. Çünkü ürünün teknik özelliklerine, mesela çekme dayanımına, bir takım teknik verilerine hakim olunması gerekiyor. O yüzden kişinin kesinlikle mühendis kökenli olması gerekiyor. Diğer taraftan ürünlerin ne kadar yatırım, ne kadar maliyette üretilmesi gerektiğini, ne kadar finansal çıktıya dönüşebileceğini, ne kadar karlılık getirebileceğini de hesaplıyor olması gerekiyor. O yüzden ek olarak finansal backgroundunun da olması gerekiyor. En azından finansla tecrübesinin olması gerekiyor. Ve son olarak benim gördüğüm kadarıyla bir koordinasyon yeteneğinin olması gerekiyor. Çünkü bizimkisi tamamen bir köprü departmanı. Ar-Ge ile satış arasında, satıştan aldığı bilgileri doğru yorumlayarak, doğru koordine ederek; Ar-Ge’de de doğru ürünlerin tasarlanmasını, doğru ürünlerin üretilmesini sağlamak. O yüzden tamamen bu çerçevede bütün departmanları koordine ediyor, fabrikayı doğru koordine ediyor, Ar-Ge’yi doğru koordine ediyor ve satıştan, pazarlamadan da doğru bilgileri çeviriyor olması gerekiyor. O yüzden koordinasyon yeteneğinin de olması şart. Açıkçası şu 3 özelliğin de hepsi tam olmasa bile hepsinden anlıyor, ve doğru şekilde koordine ediyor olması gerekiyor.

1,101 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Teknik Ürün Yönetimi’nde eğer bir ürünü devreye almak ya da doğru ürünü bulduktan sonra kararını çıkartmak hakikaten zorlayıcı bir şey. Çünkü doğru ürünü doğru ülke için, doğru piyasa için bulabiliyorsun; fakat onun kararını aldırmak çok kolay olmayabiliyor. Ne oluyor mesela? Ürünü buluyorsun, kesinlikle diyorsun bu ürün bize bu markette gerekiyor. Ama hesaplamaları yaptığımda belki çok fazla kar edemiyorsun, ya da hiç kar edemiyorsun. Ama diğer tarafta çok ciddi ürün satabilme potansiyeline sahip oluyorsun. Bu durumda tabi üst yönetimi de ikna etmen gerekiyor. Karara katkı sağlaması ve bu kararı onaylaması gerekiyor. Bu işler tabi kolay olmuyor. Onlar da diğer tarafta çıktı görmek istiyor, kar görmek istiyor. Onları da gösteremeyince çok zorlanıyorsun. Şirkete bir şeyler çıkartmaya, bir yerde artı kazandırmaya çalışırken diğer tarafta para olarak bir çıktısı olmuyor. Belki şirkete ciddi anlamda ciro yaptıracaksın. Ciddi anlamda piyasa değerini de arttıracaksın. Ama sonuçta her şirketin de baktığı şey kar. Karlı ürünler de çıkmayabiliyor. Tabi bunu ikna etmek de çok kolay olmuyor. Aslında benim en çok zorlandığım konu bu oluyor.