İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nin ne kadar köklü bir okul olduğunu hepimiz biliyoruz ama o dönemde beklentileri karşılayan bir eğitim düzeyi yoktu. Bir süre önce okul, Basın Yayın Meslek Yüksekokulu’ndan bir fakülteye dönmüştü. Fakülte gerekliliklerinin tamamı görünür olmakla birlikte laboratuvar imkanımız, işimizle ilgili öğrenmemiz gereken çekim ve montaj stüdyoları gibi imkanlar çok sağlıklı değildi.

İletişim Fakültesi'ne girdiğim gün itibariyle İletişim Grubu’na girdim, o da rektörlüğe bağlı yarı kadrolu çalışan bir gruptu. Biz de 4 yıl boyunca “Yılın İletişimcisi” ve “Ayın İletişimcisi” olarak iki farklı organizasyon yaptık. Ayın İletişimcisi bir süre kesildi, Yılın İletişimcisi devam etti. Ben okulda bu işlerin mutfağını bu şekilde görme fırsatı elde ettim ama o grupta çalışan sınıfta 3 kişi vardı, geri kalanları da istemeden gelmişti. Biz de kendi kendimize bu işi öğrenmek için bir laboratuvar oluşturduk ve okulun sosyal anlamda faydaları da oldu.

Ben okula girdiğimde akademisyen olmak istiyordum. Binayı gördükten sonra oraya dekan olabileceğimi düşündüm. 1 senenin sonunda rektörlükle birebir ilişkileri gördükten sonra olamayacağıma ve özel sektörde devam etmem gerektiğine karar verdim. 3 sene boyunca İletişim Fakültesi’nin telefonları borçtan ötürü kesikti. Kapıda İletişim Fakültesi yazıyor, telefonlarınız çalışmıyor, siz Yılın İletişimcisi diye bir ödül töreni yaparak Uğur Dündar gibi Türkiye’nin önde gelen büyük iletişimcilerini bir sahnede ağırlayıp ödüller veriyorsunuz ve gazetelerde yarım sayfa haber alıyorsunuz. Tuhaf ve kaotik bir şey ama sanırım ben o kaosa aşık oldum.

Üniversitedeyken bir arkadaşıma destek olmak için turizm acentesinde yarı zamanlı olarak çalışmaya başladım. Para kazanıyordum ve orada çalışmayadevam ettim. Okulun 2 senesinde hem okul grubunda hem turizm acentesinde çalışıyordum hem de okulun dersleri vardı. O esnada başka bir sektörü de tanımış oldum. Turizmde insan ilişkileri adına çok şey öğrendim çünkü ne yazık ki fakültelerde insan ilişkilerine dair yüzleşeceğiniz hiçbir kanıt yok ve bunu iş dünyasına girdiğiniz zaman anlıyorsunuz. Başınıza ne gelip gelmeyeceğini, neyi yapabileceğinizi ve neyin size göre olduğunu okulda anlamanız mümkün değil. İletişim Fakültesi’nin iletişim duayenleriyle yaptığımız organizasyonlarda birebir temastan dolayı çok büyük bir katkısı olduğunu düşünüyorum. Bir de telefon olmadan iletişim kurmayı öğrenmek de güzel bir deneyimdi.

İlgili Konular

İstanbul

8 soru, 486 cevap.

İç İletişim

12 soru, 12 cevap.

İlgili Şirketler

BSH

102 soru, 221 cevap.

AIESEC Türkiye

49 soru, 65 cevap.

Philip Morris / Sabancı

94 soru, 248 cevap.

Koton

224 soru, 573 cevap.

METRO Cash & Carry Türkiye

151 soru, 318 cevap.

Hepsini Göster (32)
Abdi İbrahim

78 soru, 245 cevap.

Anadolu Efes

51 soru, 90 cevap.

Marjinal Porter Novelli

8 soru, 22 cevap.

Pronet

122 soru, 167 cevap.

Doğuş Oto

48 soru, 76 cevap.

EY Türkiye

88 soru, 157 cevap.

Anlatsın

47 soru, 276 cevap.

Tat Gıda & Düzey Pazarlama

112 soru, 197 cevap.

Burgan Bank

59 soru, 128 cevap.

Impact Hub Istanbul

29 soru, 57 cevap.

Decathlon

68 soru, 116 cevap.

Arvato CRM Türkiye

47 soru, 82 cevap.

DenizBank

150 soru, 324 cevap.

Migros

191 soru, 353 cevap.

Penti

73 soru, 150 cevap.

L'Oréal

97 soru, 161 cevap.

Avon

25 soru, 40 cevap.

Türk Telekom

66 soru, 156 cevap.

Arçelik

113 soru, 190 cevap.

Huawei

67 soru, 118 cevap.

Ipsos

28 soru, 55 cevap.

Canon Eurasia

82 soru, 147 cevap.

Microsoft

58 soru, 101 cevap.

Pharmactive

32 soru, 68 cevap.

Pfizer

86 soru, 215 cevap.

Zingat.com

88 soru, 216 cevap.

Eczacıbaşı Topluluğu

12 soru, 19 cevap.