Cevaplar 10

Yükleniyor...
469 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İlk tavsiyem okurken yarı zamanlı çalışmalarıdır. Ben 1 buçuk yıl boyunca iki farklı firmada uzun dönem staj yaptım ve çalıştığım firmalar bana hayata karşı özellikle iş hayatında nelerle karşılaşacağım konusunda çok büyük bir avantaj sağladı. Bu durum belki eğitim süresini uzatabilir veya derslere konsantre olmanızı engelleyebilir. Çünkü çoğu firmada haftada en az 2 gün gelmenizi istiyorlar. Bence okulun 4-5 yılda bitmesinin hiçbir anlamı yok. Ben hiçbir zaman bunun bana sorulduğunu görmedim. Bu yüzden bir şekilde yarı zamanlı çalışmalarını tavsiye ediyorum. Bunun dışında kendi yeteneklerine göre bir iş seçmeliler. Rastgele iş başvurusu yapıp da işe girmesinler çünkü ileride çok büyük zorluklar yaşayabilirler. Sevmediğiniz bir işi yaptığınız zaman her gün verimliliğiniz giderek düşer ve en son kopma noktasına gelirsiniz. O yüzden istediğiniz alanda hedefinizi koyun ve doğru işi bulana kadar o alanda araştırma yapın. Çünkü yarı zamanlı ve uzun dönem staj çalışmaları sayesinde iş hayatında yeni mezunlara göre çok önde oluyorsunuz ve firmalar da bunun farkında oluyor. Sosyal olarak gelişmenizi sağlayacak şekilde yarı profesyonel olmuş adayları tercih ediyorlar.

433 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Beni en çok motive eden şey, sorumluluk verilmesidir. Her türlü konuda araştırma yapmak istediğim zaman veya aklıma yatmayan bir konu olduğunda üst yöneticilerime çok rahat bir şekilde söyleyebiliyorum. Konuları tartışarak ortak bir nokta buluyoruz. Yanlış düşünseniz de size gerçek ve doğru yolu göstererek aynı noktaya gelmenizi sağlıyorlar. Global bir firma olduğu için başka ülkedeki çalışanların nasıl davrandığını görmek çok ilgi çekici oluyor. Özellikle iş seyahatlerinde yurtdışına gittiğiniz zaman fabrikanın nasıl işlediğini, çalışanların sorumluluklarını, çalışma ortamını görmek çok faydalı sağlıyor. Bu sayede de kendinizi geliştiriyorsunuz. Burada sürekli yeni konular öğrendiğiniz için dik olarak devam eden bir eğitim grafiği var ve sürekli kendinizi geliştiriyorsunuz. Böyle olduğu için her geçen gün sıkılsanız da yorulsanız da motive ediyor çünkü her geçen zaman size yeni olanaklar katıyor.

1,813 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Okulu bitirip 3 ay sonra işe başladıktan sonra ilk iş deneyimim olduğu için, 5 yıllık tecrübesi olan bir arkadaşımla birlikte çalışmaya başladım. Çünkü her toplantıya ve her probleme beraber yaklaşıyorduk. Yol açıcı olarak gösterdiği faydalar sayesinde problem yaşamadan her yeni konuya alışmamı sağladı. Aynı pozisyondaydık ve o başka bir ürüne bakıyordu, ben başka bir ürüne bakıyordum. Bu şekilde bana destek verdiği için herhangi bir problemle karşılaştığımda çözüm yoluna nasıl gideceğimi veya çözüm yolunu nasıl bulabileceğimi çok rahat bir şekilde gösterdi. Siemens’te en basitinden Excel’den tutun kendi ürün grubunuza göre üretim süreçlerine kadar her türlü eğitimi alarak işe alışabiliyorsunuz. Ayrıca yöneticiler de sizin yeni mezun olduğunuzu bildiği için sürekli destek sağlayarak yaklaşıyorlar. Burada yeni mezunlara güzel bir fayda var ve rahat bir çalışma ortamı yaratılıyor. Bu yüzden ben hiçbir şekilde zorluk yaşamadım. Her seferinde bana destek verecek veya bilgi birikimini paylaşacak tecrübeli bir çalışma arkadaşı yanımda oldu.

3,149 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Ben liseyi Eskişehir’de okudum ve son sınıfta hayatıma İstanbul’da devam etme kararı aldım. Bu yüzden ilk hedefim İstanbul’da üniversiteye girmekti. Bence İstanbul’da ilk akla gelen üniversite İTÜ’dür. İstanbul Teknik Üniversitesi’ndeki teknik eğitimin çok iyi olması ve yerleşkelere baktığım zaman Makine Mühendisliği’nin Gümüşsuyu Kampüsü’nde olması benim çok ilgimi çekti. Makine Mühendisliği’ni seçmemin nedeni de, çok genel bir mühendislik dalı olduğu için insanın kendisini bir alanla sınırlamak zorunda kalmamasıdır. Üretimden tutun makine yapımına veya başka bir türdeki iyileştirmelere kadar her türlü alanda kendinizi geliştirebiliyorsunuz. Dolayısıyla ben de Bilgisayar Mühendisliği gibi tek alanda devam etmektense Makine Mühendisliği’nde önümün daha açık olacağını düşündüm. Okulun bana kattığı avantajlar disiplin ve çalışma yöntemidir. Çünkü İTÜ’de en zor bölüm Makine Mühendisliği olarak bilinir. Bu da bendeki zorluklara karşı dayanma gücünü arttırdı. Çalışma arkadaşlarıyla proje yaptığımız zaman bazen bana projeye nasıl vakit ayırdığımı soruyorlar. Ben 4 yıl boyunca bunun eğitimini aldığım için hem geniş açıdan bakmayı hem de zorluklarla savaşmayı öğrendim. İşime de sosyal ve psikolojik açıdan en büyük getirisi bu şekilde oldu.

317 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Bu divizyonun altında Yüksek Gerilim, Orta Gerilim ve Alçak Gerilim olmak üzere üç fabrika var. Ben Alçak Gerilim fabrikasında çalışıyorum. Yüksek Gerilim’i pek tanımasam da Orta Gerilim’de ürünlerimizle elektrik panoları gibi ürünler gerçekleştiriliyor. Alçak Gerilim’e örnek vermek gerekirse; sigortalar, devre kesiciler, şalterler, kontaktörler gibi ürünlerin hem parça hem de montaj üretimini yapıyoruz. Ben Ön İmalat bölümünde parça üretimi kısmındayım. Hedef kitlemiz elektrik piyasası ve piyasada Siemens’i ilk sırada söyleyebiliriz çünkü diğer firmalarla karşılaştırdığımızda kalite açısından %200 veya %300 seviyelerindeyiz. Her zaman en iyi ürünü piyasaya sunuyoruz ve böylece pazar payında 1. sırada yer alıyoruz.