Cevaplar 16

Yükleniyor...
1,434 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Endüstri Mühendisliği heterojen bir yapıya sahip olmakla beraber hem işletme hem de endüstri dinamiklerini bir arada tutuyor. İyi bir Pazarlamacı; iyi bir mühendisin beynine, iyi bir tasarımcının kalbine ve çok iyi bir diplomatın diline sahip olmalıdır. Ben de kendimi bu üç potada değerlendirerek bir öz eleştiri yaptım. Pazarlama bu üç noktaya dokunabildiği için çok değerli ve kıymetli olduğunu düşündüm.

Endüstri Mühendisliği formasyonunun Pazarlama’ya çok uygun olduğunu düşünüyorum. Burada yaptığımız veri analizleri, bu analizler neticesinde çıkaniç görüler, alacağımız aksiyonlar, analitik düşünebilme ve problem çözme yetileri neticesinde çıkardığımız ürünler, tüketiciyle veya müşteriyle iyi bir şekilde iletişim kurulması gibi şeylerin hepsi eğitimin birer parçası. Bence Endüstri Mühendisleri aldığı dinamiklerle çok rahat bir şekilde Pazarlama alanında çalışabilir.

548 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Üniversitede mümkün olduğunca çok staj programlarına dahil olmalarını tavsiye ederim. Bunu ilk yıldan planlamak çok sağlıklı oluyor çünkü ileride iş programlarına başvurduğunuzda karşınıza gelecek en önemli sorular deneyimleriniz, yaşadığınız başarılar ve başarısızlıklar oluyor. Bu bağlamda elinizden geldiğince bu programlara dahil olmaya ve araştırmaya gayret göstermeniz gerekiyor.

Bunun dışında eğer kişide yurtdışı imkanları mevcutsa bu yönde çalışmalar yapabilir. Belki bir Erasmus programına veya yurtdışı programına dahil olabilir. Bunları gerçekleştirmek için de öğretim görevlileriyle sıkı temasta olmak çok önemli.

Bunun dışında kişinin bireysel gelişimine katkıda bulunan en önemli şey üniversite hayatı boyunca kulüplerde aktif rol almaktır. Bu yüzden mümkün olduğunca üniversitenin sunduğu imkanlarla kulüplerde aktif olarak rol almak, o an fark etmeseniz bile ileriki zamanlarda kariyer gelişiminiz için faydalı olacaktır diye düşünüyorum.

567 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Bu soruya iyi bir cevap verebilmek için Endüstri Mühendisliği tanımını iyi yapmak gerekiyor. Endüstri Mühendisliği; temel olarak insan, para, teçhizat, makine gibi kaynakların verimli kullanılabilmesine yönelik çalışmalar yapan bir bilim dalıdır. Bunun halk dilindeki karşılığı; “her mühendislikten birazcık” şeklinde yorumlanabilir. Bu klişe açıklama biraz doğru çünkü Endüstri Mühendisliği heterojen bir yapıya sahip.

Biz burada Yön Eylem Araştırmaları, Stok Yönetimi gibi endüstri alanlarındaki farklı mühendislik konularını almakla birlikte, İşletme ve İktisat alanlarına yönelik Pazarlama, Mikro Ekonomi, Makro Ekonomi gibi farklı dersler alma imkanına da sahibiz. Durum böyle olduğu zaman da Endüstri Mühendisleri sektörden bağımsız olarak birçok farklı departmanda rahatlıkla çalışabiliyor. Pazarlama, Finans, Tedarik Zinciri, Satın Alma gibi birçok farklı alanda görev alabiliyor.

693 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İçinde bulunduğumuz yüzyılın yetkinliklerini değerlendirdiğimizde problem çözme ve analitik düşünme yetisi ön plana çıkıyor. Bunlar Endüstri Mühendisliği’nin ana formasyonlarıdır. İyi bir problem çözme yeteneğine sahip olmak için problemin iyi tanımlanması ve planlamanın iyi yapılması gerekiyor. 

Ben Sabancı Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği eğitimi alarak analitik zekamı nasıl kullanabileceğimi ve nasıl iyi bir planlamacı olabileceğimi öğrenipbu adımlar yönünde kariyerimi hedefledim. Aynı zamanda üniversitenin bize sağladığı serbestlikten de yararlanarak farklı branşlardan ders alabilme fırsatı yakaladım. Finans, Tedarik Zinciri, Pazarlama gibi farklı alanlardan dersler alarak üniversite hayatında bir nevi kariyerimin planlamasına başladım.

404 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İlaç sektöründe çalışmanın beni tatmin eden noktası; insanların hayatına dokunabilmektir. Burada insan hayatına ve sağlığına dokunarak bambaşka bir boyutta çalışıyoruz. Hiç tanımadığımız bir insanın sorununa veya problemine çözüm olabilmek, o çarkın ufak bir kısmında bile görev alabilmek bu sektörün en çok tatmin eden yönleri arasındadır.

Tabii ki bu sektörde çalışmak oldukça ciddi ve riskli bir iş çünkü müşterinizin genel kitlesi devlet. Siz insanların hayatına dokunabildiğiniz gibi, yaptığınız en ufak bir hatada onların hayatında problem açabilirsiniz. Bu bağlamda atacağınız her adımın iyi planlanması, alacağınız her riskin iyi derecelendirilip iyi düşünülmesi gerekiyor.

Her dezavantajın bir avantajı var. Biz bu dezavantajları avantaja çevirerek analitik yeteneğimizi kuvvetlendirebiliriz. Az da olsa yaratıcılığı da ön plana çıkararak farklı alternatif çözümlerle insanların hayatlarına dokunabiliriz.